Sosyal Medya

Gündem

Saim Uysal yazdı:  Konkordato ve zombi şirketler: Turpun büyüğü heybede

2024’ün ilk 7 ayında 1554 firma konkordato ilan etti, 55 firma için iflas kararı verildi. Bunlar ilk veriler. Turpun büyüğü heybede. Yılın sonlarına doğru bu sayılar daha da artacak. Yılın sonuna doğru kişisel iflasların da artacağını göreceğiz

Saim Uysal yazdı:  Konkordato ve zombi şirketler: Turpun büyüğü heybede

Para Politikası Kurulu Ağustos ayına ilişkin toplantısında politika faizini beklentilere paralel değiştirmeyerek % 50 oranında sabit tuttu. Kurul açıklaması şahin bir duruşa işaret ediyor. Sıkılaşan Para politikası devam edecek. Bu sıkılaşma etkisini gittikçe arttıracak. Yaklaşık 2-3 çeyrek bunun şiddetini artarak hissedeceğiz. Merkez Bankası çıktı açığı verileri ekonominin 2 ve 3 çeyrekte belirgin olarak daraldığını gösteriyor.

PPK açıklamasının ana özetinden önceliğin “dezenflasyon” olduğunu net olarak anlamak mümkün, faiz indiriminde acele edilmeyeceğini anlıyoruz. Zaten son açıklanan işsizlik rakamları durgunluğun istihdama yansıdığını gösteriyor, çalışma çağındaki her üç kişiden biri işsiz. TL değerlenmeye devam edecek, değerlenme oranında azalmalar olacak. Reel ücretlerdeki düşüş her geçen çeyrek daha da artacak.

 

Daha önce defalarca vurguladığımız gibi sadece para politika sıkılığından medet ummak doğru değil. Maliye politikası bacağı eksik. Negatif reel faiz politikası ile servet transferi yapılan zengin kitleye maalesef vergi düzenlemeleri ile dokunulamadı. Bugünkü yaşanan yüksek enflasyon sürecindeki talep artışında bu zümrenin etkisi çok fazla. Buna karşın dezenflasyon sürecinin bedelini büyük çapta ücretliler, emekliler, küçük esnaf ve KOBİ’ler ödüyor. Ayrıca kamu da harcamalarını yeterince kısmıyor.

 

Şerif Elender:  ARAMIZDA SAHTE ZOMBİLER OLABİLİR Mİ?

 

Ünlü ekonomist Milton Friedman söyleminde ne kadar haklı “Gözünüz hükümetin ne kadar harcama yaptığında olsun. Çünkü gerçek vergi budur. Açık veren bütçeyi dengelemenin bedelini ya doğrudan vergi olarak veya dolaylı olarak enflasyonla ya da borçla ödersiniz.” Sanki bizim ülkenin mali durumunu özetliyor.

Nüfusu son 20 yılda %30 artmasına karşı memur sayısını %100 arttıran, asgari ücrete temmuzda zam yapmadığı halde en düşük memur maaşını iki asgari ücreti geçecek kadar arttıran, sürekli açık veren bütçesiyle enflasyon yaratmayacak da ne yaratacak?

 

Diğer bir konu ise ödediğimiz reel faiz oranı hayli yüksek. %50 politika faizinin bileşiği %63’ler civarı. 12 ay sonrası beklenen enflasyona (%28.7) göre reel faiz %26.7. Bunun sonucu; varlık fiyatlarının yükselmesi, finansman maliyetinin artması, satışların ve faaliyet karının reel olarak düşmesi, borçlu şirketlerin karlarının azalması ve dolayısıyla borçla yatırım yapanların risklerinin aşırı yükselmesi, işsizliğin de artması demek.

Nitekim konkordato ilanında %55’ler civarında artış var. 2024’ün ilk 7 ayında 1554 firma konkordato ilan etti, 55 firma için iflas kararı verildi. Bunlar ilk veriler. Turpun büyüğü heybede. Yılın sonlarına doğru bu sayılar daha da artacak. Yılın sonuna doğru kişisel iflasların da artacağını göreceğiz. 7 ayda 90 milyar TL çek İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa ilk 5 ilde olmak üzere karşılıksız çıktı. Konkorda ilan edilen firmalarda en başta 398 firma ile inşaat sektörü, 210 firmayla tekstil, 75 firmayla da akaryakıt istasyonları geliyor. Hatta konkorda dalgası İMBK’ye bile sıçradı. Borsada yer alan bir şirket konkordatoya başvurdu. Daha sonra sıralamalarda yer alan sektörler ise sırayla şöyle; Giyim, gıda, mobilya, metal ürünler sanayi, otelcilik, tarım, enerji.

 

Riskli, verimsiz, öz sermaye oranı düşük, aldığı kredilerin faizini bile ödeyemeyen, nakit yaratma kabiliyeti düşük, kamudan aldıkları desteklere rağmen ayakta kalamayan, sürdürülebilirlikleri olmayan şirketlere “zombi şirketler” diyoruz. Kavram A.B.D.“Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı” tarafından kurtarılan şirketler için kullanılmıştır. Dünyada en fazla zombi şirkete sahip ülke Türkiye. Zombi oranı %13. Ülkemizi %12 ile Endonezya takip ediyor. Daha sonraki 8 sırada yer alan ülkelerde oran %5-8 arasında. Yılın sonuna doğru bizdeki oranlar korkarız ki daha da artacak.

 

Ülkemizin kronik enflasyon ve döviz açığı problemlerini yaşaması ve bir türlü kalıcı bir şekilde bu ve benzeri problemleri çözememesi “Orta Gelir Tuzağı”na takılmamıza neden olduğu gibi yüksek gelirli ülkeler grubuna çıkmamıza da engel oluyor. Dünya Bankası verilerine göre 2023 sonunda bizim de içinde bulunduğumuz 108 ülke orta gelir tuzağına takılmış durumda. Kişi başı GSYİH bu ülkelerde 1136-13.845 dolar arasında. Küresel nüfusun %75’ini oluşturuyor bu ülkeler. Ekonomi politikası dahil tüm yönetimsel politikalarda (Hukuk, demokrasi, eğitim, vergi, gelir dağılımı vs gibi) bilimden ve evrensel standartlardan ne kadar uzaklaşırsak bu ve benzeri tuzaklarda o kadar debelenip dururuz.

 

Yazarın izniyle kaynaktan yeniden yayınlandı

 

 

 

 

BAKMADAN GEÇME

  • Gillian Tett: Japonya’nın İkilemi, Küresel Kriz Korkusu

    Küresel gündem savaşlar ve jeopolitik risklerle meşgulken, kamu maliyesi kaynaklı tehditler yatırımcıların radarından hızla düşüyor. Ancak Japonya örneği, küresel borç sorununun ne kadar kırılgan bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Borç seviyesi rekor kırarken piyasaların sakin kalması, “her şey yolunda” algısının ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusunu gündeme taşıyor.

  • Elon Musk: 2026’da Tekillik Başlıyor, Her Şey Sonsuza Dek Değişecek

    Elon Musk, yapay zekâ hakkında yaptığı en dikkat çekici açıklamalardan birinde “We have entered the Singularity” (Tekilliğe girdik) diyerek içinde…

  • Faiz Artırmak Enflasyonu Düşürmüyor mu?

    Son yıllarda ekonomi gündeminin en çok tartışılan başlıklarından biri, para politikasının ne kadar etkili kaldığı sorusu oldu. Merkez bankalarının faiz…

  • Sessiz Uyarılar: ABD Ekonomisi Yeni Bir Döneme mi Giriyor?

    ABD ekonomisine dair son veriler ve grafikler, yüzeyde sakin görünen ama derinlerde ciddi gerilimler barındıran bir tabloya işaret ediyor. Tahvil…

  • Bütçenin KİT Yükü Katlanıyor: Görev Zararlarında 4 Yılda %1626 Rekor Yükseliş

    Bütçeden Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ne (KİT) yapılan görev zararı ödemeleri 2025 yılında 411,3 milyar TL’ye ulaştı. Veriler, kamu kurumlarının mali tablosundaki…

  • Otokar, Romanya’ya 2 Milyar Liraya Yakın Tazminat Ödeyecek

    Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi AŞ, Romanya Milli Savunma Bakanlığına bağlı C.N. Romtehnica SA (Romtehnica) ile yapılan anlaşma kapsamında, yerel üretim hazırlıklarına ilişkin ara hedeflerin zamanında tamamlanamadığı ve ilk parti teslimatın gecikmesi gerekçeleriyle toplamda yaklaşık 2 milyar liralık tazminat ödemeyi kabul ettiğini açıkladı.

  • Tasarruf Söylemine Rağmen Harcamalar Zirvede: Cumhurbaşkanlığı Harcamaları 2025’te 15,8 Milyar TL’ye Ulaştı

    Cumhurbaşkanlığı’nın 2025 yılı harcamaları 15,8 milyar TL’ye ulaşarak önceki yıla kıyasla yüzde 26 oranında arttı. Harcamaların önemli bir bölümü yılın son döneminde yoğunlaşırken, yalnızca Aralık 2025’te yapılan 2,7 milyar TL’lik harcama aylık bazda rekor olarak kayıtlara geçti. Merkezi yönetim bütçe verileri, Cumhurbaşkanlığı harcamalarında son yıllarda dikkat çekici bir yükseliş eğilimine işaret ediyor. Tasarruf söylemlerine karşın, kamu harcamalarının özellikle 2025’in son çeyreğinde hız kazandığı görülüyor.

  • Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş. Dahil 9 Şirkete Kayyım Atandı

    Süper Lig ekiplerinden Eyüpspor’un yönetimine TMSF tarafından kayyım görevlendirildi. İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği, devam eden soruşturma çerçevesinde Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş.’nin de aralarında bulunduğu 9 şirkete kayyım atanmasına hükmetti.

  • Konkordato Takip: Bir dev, çok sayıda orta ölçekli firma da kervana katıldı

    2025 yılının ekonomi basınında en sık yer alan gündem maddelerinden biri konkordato ve iflaslar. Geçen sene pandemiden bu yana rekor kırılırken, bu yılda da şirketlerde yaprak dökümü devam ediyor. Birçok uzman açısından sayı olarak patlayan konkordato ve iflaslar, ekonomide yaşandığı iddia edilen ağır çekim çözülmenin yüzeye yansıması.

  • Konut Piyasasında 2026 Rotası: Fiyatlar ve Talep Yeniden mi Şekilleniyor?

    Türkiye gayrimenkul sektörü, son yılların en çalkantılı dönemlerinden birini geride bırakarak 2026 yılına giriyor. 2022-2024 yılları arasındaki "fiyat patlaması" ve 2025 yılındaki "reel düzeltme" dönemlerinden sonra, piyasa şimdi daha rasyonel bir dengenin izini sürüyor. Sektörün önde gelen analistleri ve veri devleri, 2026’nın bir "fiyat balonu" yılı değil, "ertelenmiş talebin dönüşü" yılı olacağına işaret ediyor.

  • Emekli maaşlarında yeni polemik: Çok uzun yaşıyorlar, iyi besleniyorlar

    En düşük emekli maaşının 20 bin lirada kalması ve asgari ücretin 28 bin 75 liraya yükselmesiyle milyonlarca emekli açlık sınırının altına sıkışırken, iktidar cephesinden gelen açıklamalar yeni bir polemiği tetikledi. AKP’li bir milletvekilinin “emekliler uzun yaşıyor” gerekçesi, siyasi tartışmayı alevlendirirken; veriler, emeklilerin uzun yaşamasından çok yetersiz beslenme ve sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

  • Parayı Anlama Rehberi II

    Parayı Anlama Rehberi II Hazine’nin gün içinde gerçekleştirdiği üç temel işleme yakından bakalım. Hazine, ana hesabını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası…

  • Allianz GI 2026 Raporu: Gelişmekte Olan Piyasalarda İkinci Bahar

    Küresel makroekonomik dengeler, gelişmekte olan piyasalar lehine dönmeye devam ediyor. ABD ekonomisinin sert bir resesyon yerine "yumuşak iniş" senaryosunu takip etmesi, Fed’in faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi ve likidite koşullarının pozitif seyri, 2026 yılının başında risk iştahını yüksek tutuyor.

Benzer Haberler