Sosyal Medya

Gündem

Mustafa Karaalioğlu: Erdoğan niye emekliyi tatmin edemiyor?

Emekli para isteyecek de Erdoğan vermeyecek, veremeyecek… Bu nasıl mümkün olabilir?

Mustafa Karaalioğlu: Erdoğan niye emekliyi tatmin edemiyor?

Başkan Erdoğan’ın emeklilerle başı dertte.  Nuray Babacan’a göre, AKP’ye en sadık seçmen kesimi, Bayram ikramiyesine yetersiz zam yapılınca, partiye küstü. KARAR yazarı Mustafa Karaalioğlu ‘En garantili seçim taktiği’nin sonuna mı geldik?” başlıklı makalesinde Erdoğan’ın niye cömertliğini emeklilerden esirgediğini yazdı.

 

 

Nuray Babacan:  65 YAŞ ÜSTÜ SEÇMEN YÜZDE 30 ERİDİ

 

Özellikle ekonomik sıkıntılar nedeniyle AK Parti’ye yönelik bir hayal kırıklığı ve memnuniyetsizlik yaşayan 65 yaş üstü seçmenler arasında yaklaşık %30’luk bir erime olduğunu belirten Babacan, partinin gençlerden aldığı destekte de sıkıntı yaşandığı ancak orta yaş ve genç seçmenlerle kıyaslandığında, emekli ve yaşlı seçmen kitlesinde daha belirgin bir düşüş yaşandığı gözlemlendiğini söyledi. Babacan bu durumu, parti için önemli bir çözülme olarak değerlendirildiğinin altını çizdi.

 

Karaalioğlu:  Emekli para isteyecek de Erdoğan vermeyecek, veremeyecek… Bu nasıl mümkün olabilir?

 

Son seçimini; bilhassa 14/28 Mayıs’ı emeklilerin gönlüne girerek, hatta mevcut emekli sayısını yeterli bulmayıp 2,5 milyon EYT’liyi ilave edip onların da gönlünü ederek kazanan Erdoğan’ın bugün en iyi bildiği derste zorlanması siyasetin ve siyasetçinin trajedisidir. Emekli para isteyecek de Erdoğan vermeyecek, veremeyecek… Bu nasıl mümkün olabilir?

Seçim atmosferinde herhangi bir popülist icraatın bütçeye yüklediği hiçbir maliyeti dert etmeyen bir lider, tam yeni bir seçim arafesinde, “Emekli maaşlarına 7 bin TL eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin TL eklemek demek 1,9 trilyon liralık kaynağı buraya aktarmaktır “ diyecek. Nasıl olur? Seçim mevzubahis olduğunda ne zamandan beri paranın lafı oluyor?

 

Cumhurbaşkanı, “Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz” diyor ki her ne kadar genç emeklimiz fazla olsa da genel olarak emekli kesimi için “Çalışalım, üretelim, sermaye biriktirelim, sonra bölüşelim” demek hiç de heyecan verici bir hedef değil. Emeğinin ve çalışarak geçirdiği yılların hakkını; bu bir hak değilmiş gibi lütuf ve inayetle almaya alıştırılmış 16 milyon emekli için, liderin iki dudağı arasından zam yerine “çok çalışıp paylaşacağız” uzun vadeli sözler çıkması da siyasette yerleşik “ver parayı al oyu” sisteminin trajedisi…

 

Paranın lafı mı olur yıllarından sonra bir salah kalkıp, “para bitti çalışıp kazanacağız” derseniz büyü bozulur ve herkes müteahhide, garantili geçişlere, avantajlı sözleşmeli havalimanlarına var da garibanı emekliye mi yok, diye sorar. Hatta bugünün çalışanı ama yarını emekli adayı 30 milyon kişinin bile kafası karışır. Düzen mi değişti acaba! İşçi, memur, emekli ister iktidar da maaşı verirdi, ne oldu birden?

Hatta son zamanlarda sanki Cumhurbaşkanı’ndan bağımsızmış gibi önce hükümet bir maaş verir sonra Erdoğan dayanamaz, biraz da o ilave ederdi. Bu mutluluk tablosu bitti mi? Ne hükümet seyyanen para veriyor, ne Cumhurbaşkanı lütfedip üzerine ekliyor…

 

Cumhurbaşkanı, “Birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin TL 10 Bin TL ekleyelim diyerek emeklilerimizi tahrik ediyor” diyor. Çok haklı ama yolu açan kendisi. Bu oyunu oynamayı alışkanlık haline getiren bizzat Cumhurbaşkanı. Bir yandan yanlış üzerine yanlış yaparak ekonomiyi bir acı reçeteyle bile içinden çıkılıp çıkılamayacağı belli olmayan krize sokup, bir yandan milyonlarca işçi, asgari ücretli ve emekliyi lütuf ve inayete alıştırmanın kaçınılmaz sonucunu yaşıyor.

 

Yoksa  kriz mi geliyor?

 

İşte Karaalioğlu makalesinin en vurucu paragrafı

Yılbaşında maaşlar arttı, asgari ücret tarihi oranda yükseldi; yani enflasyon maaşları daha eritmedi ama tüketici yine de memnun değil…

 

Bu tabloya rağmen Erdoğan’ın emekliye istediğini vermemesi gariptir. Daha garibi, siyasi hayatımızın kale gibi güçlü geleneği olan ve son on yılda daha da güçlenen “maaş/oy modeli”nin tek taraflı olarak sonlandırılmasıdır… En azından şimdilik! Anlaşılan o ki ekonomik krizin bol keseden para dağıtılamayacak noktada olduğunu iktidar da anlamış. Cumhurbaşkanı da denizin bittiğine nihayet ikna olmuş…

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler