Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Özlem Derici Şengül: Haftalık Makro görünüm

HAFTALIK MAKRO GÖRÜNÜM   YURTDIŞI Haftanın küresel piyasalar gündemi S&P500’de işlem gören Silicon Valley Bank’in (SVB) faaliyetlerinin durdurulması oldu. ABD’nin…

Özlem Derici Şengül: Haftalık Makro görünüm

HAFTALIK MAKRO GÖRÜNÜM

 

YURTDIŞI

Haftanın küresel piyasalar gündemi S&P500’de işlem gören Silicon Valley Bank’in (SVB) faaliyetlerinin durdurulması oldu. ABD’nin büyük bankalarından sayılan ve aktiflerinde çok fazla tahvil pasiflerinde mevduat taşıyan bankanın faizlerin artmasıyla aktif yapısı bozulmuş ve pasif tarafta da 2022’de 2021’e kıyasla daha düşük mevduat tutar hale gelmiş. Banka mudilerin hızlı bir şekilde mevduatlarını çekmesi sonucu geçtiğimiz hafta 21 milyar dolarlık tahvil pozisyonunu yaklaşık 1,8 milyar dolar zararla kapatmış ve 2 milyar doların üzerinde sermaye artırımına gideceğini duyurmuştu. Hisse fiyatının bir günde %60’ın üzerinde değer kaybetmesi mevduat düşüşünün devam etmesi sonucu bankanın işlemleri askıya alındı ve bankaya kayyum atandı. SVB, teknoloji endüstrisi bankacılığında uzmanlaşmış ve genellikle startuplara kredi veriyordu. Banka aynı zamanda startupların halka arzlarına da yardımcı oluyordu.

SVB ve ardından Silvergate Capital’ın kırılganlıklarının ortaya çıkması geçtiğimiz hafta Fed Başkanı Powell’ın yaptığı açıklamalarla da ilişkilendiriliyor. Geçtiğimiz hafta Powell kongre önünde yaptığı konuşmada faiz artışlarının hızının ve miktarının artırılabileceğine dair sinyaller vermişti. ABD Federal Deposit Insurance Corporation (FDIC)’nin açıklamalarına göre 2022 sonu itibariyle ABD bankacılık sistemi içerisinde 2022 sonu itibariyle satılmaya hazır ve vadeye kadar elde tutulacak menkul kıymetler üzerinde realize edilmemiş 620 milyar dolar zarar olduğunu açıkladı. Bu zararlarda ABD’de uygulanan ve tarihte uygulanmamış hızda uygulanan faiz artışlarının rolü bulunuyor.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Ayrıca geçtiğimiz hafta açıklanan ve yine beklentilerin üzerinde gelen tarım dışı istihdam verisi de tedirginliği arttırabilir çünkü veri her ne kadar ilk etapta pozitif piyasa fiyatlaması oluştursa da istihdam piyasasının güçlü olduğuna ve ücret enflasyonunun yükseldiğine işaret ediyor. Geçtiğimiz Cuma açıklanan veriye göre Şubat’ta tarım dışı istihdam 311 bin kişilik artışla 205bin kişilik beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Önceki aya ait veri ise 517binden 504bine revize edildi. %3.4’te sabit kalması beklenen işsizlik oranı %3.6’ya yükselirken bu artışta işgücüne katılım oranının %62.4’ten %62.5’e yükselmesi etkili oldu. Ücret enflasyonunun en önemli göstergesi olan ortalama saatlik ücretler Şubat’ta %4.4’ten %4.6’ya yükseldi; beklenti enflasyonun %4.7 olmasıydı. Ortalama saatlik ücretlerin beklentilerin altında gelmesi ABD 2 yıllık ve 10 yıllık tahvil faizlerinin gerilemesine, DXY’nin 104’lere gerilemesine yol açtı. SVB ile ilgili endişeler 104.0’a kadar gerileyen endeksin yeniden 104.6’lara yükselmesine neden olurken hafta içerisinde %5.0’in üzerini gören 2Y tahvil faizi düşüşünü sürdürdü ve haftayı %4.59 seviyesinde kapattı.

Haftanın en önemli verisi Salı açıklanacak ABD Şubat TÜFE enflasyonu olacak. 15:30’ta açıklanacak enflasyonun %6.4’ten %6.0’ya gerilemesi, çekirdek enflasyonun %5.6’dan %5.5’e düşmesi bekleniyor. Beklenenin üzerinde gerçekleşecek bir enflasyon verisi tahvil faizlerinde ve dolar endeksinde yeniden artışa neden olacaktır. TÜFE kadar olmasa da Çarşamba 15:30’da açıklanacak ABD ÜFE enflasyonu da piyasalar tarafından yakından takip edilecek. ÜFE enflasyonunun Şubat’ta %6.0’dan %5.4’e, çekirdek ÜFE enflasyonunun ise %5.4’ten %5.2’ye gerilemesi bekleniyor. ÜFE enflasyonunda düşüşün devam etmesi tüketici enflasyonu ile ilgili beklentileri olumlu etkileyecektir. Cuma açıklanacak Michigan Universitesi beklenti anketi de enflasyon beklentileri ile ilgili bilgi almak açısından önemli olacak. Şubat’ta açıklanan endekse göre ABD’de 1 yıllık enflasyon beklentisi %3.9’dan %4.1’e yükselmişti.

Haftanın piyasalar açısından diğer önemli gelişmesi Perşembe 16:15’te açıklanacak AMB faiz kararı ve 16:45’te gerçekleşecek basın toplantısı olacak. Şubat ayında AMB Başkanı Lagarde Mart ayında 50 baz puanlık bir artış planladıklarını açıklamıştı, o yüzden piyasada 50 baz puanlık artış fiyatlanmış durumda ancak Lagarde’ın önümüzdeki döneme dair açıklamaları EURUSD için kritik önemde olacak. ABD’de yaşanan gelişmeler Euro’nun değer kazanmasını engellese de Lagarde’ın önümüzdeki dönemde faiz artışlarına devam edileceği ve hızın düşürülmeyeceğine dair açıklamaları EURUSD paritesine destek olacaktır.

Haftanın diğer önemli verileri Salı 5:00’te açıklanacak Çin, 7:30’da açıklanacak Japonya, 13:00’te açıklanacak Euro Bölgesi ve Cuma 16:15’te açıklanacak ABD sanayi üretimi olacak.  Çin’de açıklanacak Ocak-Şubat sanayi üretimi artışının %2.6 olması bekleniyor. Önceki dönemde üretim artışı %1.3 olmuştu. Beklenene paralel bir artış Çin ekonomisi ile ilgili hızlanma beklentilerini destekleyecektir. Japonya’da Ocak sanayi üretiminin aylık bazda %0.3 artıştan %4.6 daralmaya dönmesi bekleniyor.  Euro Bölgesi sanayi üretiminin Ocak’ta geçen yıla göre %1.7 daralmadan %0.2 büyümeye dönmesi bekleniyor. ABD’de ise Şubat’ta aylık üretim artışının %0.4 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Önceki ay üretimde bir değişim olmamıştı. Ayrıca Salı 15:30’da açıklanacak perakende satışlar da ABD’de ekonomik aktivite ile ilgili bilgi vermesi açısından önemli bir veri olacak. ABD’de perakende satışların Şubat’ta aylık bazda %0.3 daralması bekleniyor. Önceki ay satışlar %3.0 artış göstermişti. Öte yandan çekirdek perakende satışlar %2.3 olarak gerçekleşmişti ve Şubat’ta %0.2’ye yavaşlama göstermesi bekleniyor. Beklenenden yüksek bir perakende satışlar verisi ekonomik aktivitenin canlı olduğuna ve Fed’in daha uzun süre sıkı para politikasına devam edeceğine işaret edeceği için piyasada olumsuz algılanacaktır.

 

YURTİÇİ

TCMB geçtiğimiz hafta aldığı kararla ticari kredi faizlerinde olduğu gibi tüketici kredi faizlerini de referans faize bağladı. Açıklanan aralıkların üzerinde faizle kredi veren bankalar ilave menkul kıymet tutma yükümlülüğü ile karşı karşıya kalacaklar. Düzenlemeye göre ihtiyaç kredilerinde “faiz/kâr payı oranı TCMB tarafından ilan edilen bileşik referans oranının 1.8 ile 2.0 katı arasında olanlara birinci kademede, 2.0 katından yüksek olanlara ikinci kademede” menkul kıymet tutma zorunluluğu getirildi. Böylelikle, oto ve konut kredileri haricinde verilecek ihtiyaç kredilerinde en yüksek aylık faiz %1.37 (yıllık basit %16.56) olacak. Referans faizin 1.8 ile 2.0 katı arasında faiz uygulaması halinde %20, 2.0 katının üzerinde faiz uygulanması halinde ise %90 menkul kıymet tutmak zorunda kalacak.

Haftanın önemli verilerinden mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak ayında ekonomistlerin beklediğinden fazla arttı. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, Aralık ayında revize edilen -%0,4’e kıyasla yıllık %4,5 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak’ta %1,9 a/a arttı ve Aralık ayı verisi %1,7’ye revize edildi. Arındırılmamış verilere göre ise, sanayi üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre %7 oranında artış gerçekleşmiştir. Böylece sanayi üretiminde üç aylık ortalamalardaki yıllık değişim arındırılmamış endekslerdeki değişime göre %1,6 olmuştur.

Ocak ayında mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı, geçen yılın aynı ayında %11,2 iken 1,5 puan azalarak %9,7 olarak gerçekleşti. Bir önceki ay ile kıyaslandığında ise arındırılmış işsizlik oranının %10,2’den 0,5 puan düşüş gösterdiği görülmektedir. Böylece Ocak 2020’den beri en düşük oran gerçekleşmesi oldu. İşsiz sayısı Aralık ayına göre 166 bin düşüşle 3,42 milyon oldu. Genç işsizlik oranı Aralık’taki %19,7’den %20,2’ye yükseldi. “Geniş işsizlik oranı” olarak adlandırılan işgücü yetersiz kullanımının bileşik ölçüsü, önceki ay %21,3’ten %21,9’a yükseldi.

Reel efektif döviz kuru Şubat’ta TÜFE bazlı olarak %2.9 artışla 58.7 oldu. Endekste gelinen seviye TL’nin reel bazlı Ekim 2021’den beri ulaştığı en yüksek seviye. ÜFE bazlı endekste ise değer kazancı daha sınırlı düzeyde %0.24 olarak gerçekleşti. Şubat itibarıyla geçen seneye göre TL’de reel değer kazancı TÜFE bazlı olarak %9.0’a, ÜFE bazlı olaraksa %17.1 olarak gerçekleşti. Yılbaşından bu yana ise ÜFE bazlı reel değişim görülmezken TÜFE bazlı olarak %7.1 değer kazancı yaşandı. TL’deki değer kazancı dış ticaret gelişmelerine de yansıyor. Özellikle ÜFE bazlı endeksteki değer kazancı öncelikle ithalat artışı ikincil planda da ihracattaki düşüşte etkili oluyor. İhracatta dış talep koşullarının da elverişli olmaması düşüşün sadece kur kaynaklı olmadığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde TL’nin nominal değerinde yaşanan stabilizasyonun devam etmesi reel değerlenmenin devam etmesine neden olacaktır.

Nakit bazlı bütçe dengesi Şubat’ta 171.5 milyar TL açık vererek geçen senenin aynı ayındaki 55.5 milyar TL fazlaya nazaran oldukça düşük gerçekleşti. Faiz dışı denge ise geçen sene Şubat’taki 95.8 milyar TL’lik fazlaya karşılık 140.1 milyar TL açık verdi. Geçen seneye nazaran oldukça büyük bir bozulma gösteren bütçe dengesinde geçen sene Şubat’ta gerçekleşen son çeyrek kurumlar vergisi tahsilatında bu sene yaşanan erteleme etkili oldu. Bu yüzden nakit bazlı bütçe dengesinde özellikle Nisan ayında görülebilecek artış bu farkın bir kısmının kapanmasına neden olacaktır.

Merkez Bankası tarafından açıklanan verilere göre 3 Mart haftasında brüt rezervler 811 milyon dolar düşüşle 120,4 milyar dolara geriledi. Böylece son 4 haftada rezervlerdeki düşüş 9 milyar doları aştı. 3 Mart’taki gerileme 1.7 milyar dolarlık döviz rezervi kaybından kaynaklandı; altın rezervleri 888 milyon dolar artış gösterdi. Böylece yılbaşından bu yana rezervler 8.4 milyar dolar azalırken döviz rezervlerinde kayıp 12.6 milyar dolara ulaştı. 3 Mart haftasında net rezervler 8.6 milyar dolardan 8.0 milyar dolara gerilerken, TCMB’deki Hazine mevduatı dahil net rezervler 22,1 milyar dolardan 21,6 milyar dolara düşmüş oldu. TCMB’nin açık pozisyonu ise 55.6 milyar dolardan 56.4 milyar dolara geriledi.

Yabancı yatırımcılar 3 Mart haftasında 137 milyon dolarlık hisse senedi, 69 milyon dolarlık DİBS alımı gerçekleştirdi. Yılbaşından bu yana bakıldığında, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi pozisyonu 487 milyon dolar azalırken, tahvil pozisyonu 118 milyon dolar arttı. 52 haftalık bazda incelediğimizde ise 3,7 milyar doları hisse senedi, 1,5 milyar doları tahvil satışı olmak üzere 5,2 milyar dolarlık sermaye çıkışı gerçekleşti. Önceki hafta sermaye çıkışı 5.9 milyar dolar düzeyindeydi.

3 Mart haftasında yerleşiklerin döviz mevduatı 590 milyon dolar artışla 186.4 milyar dolara yükseldi. Gerçek kişilerin mevduatı 500 milyon dolar artarken kurumsal mevduatlar 90 milyon dolar arttı. Parite etkisinden arındırılmış mevduat değişimi ise tüzel kişilerde 118 milyon dolar düşüş, gerçek kişilerde 6 milyon dolar artış yönünde gerçekleşti. Son 4 haftada parite etkisinden arındırılmış DTH değişimi ise 6.5 milyar dolar düşüş yönünde olurken yılbaşından bu yana döviz mevduatları 5.6 milyar dolar azaldı.

Haftanın en önemli verileri Pazartesi 10:00’da açıklanacak Ocak ayı ödemeler dengesi, perakende satışlar, Çarşamba 11:00’de açıklanacak Şubat ayı merkezi yönetim bütçesi, Perşembe 17:00’de açıklanacak özel sektör orta uzun vadeli dış borç stoku ve Cuma 17:00’de açıklanacak kısa vadeli dış borç stoku ve Fitch değerlendirmesi olacak. Pazartesi 10:00’da açıklanacak ödemeler dengesi ile ilgili piyasa beklentisi 9.2 milyar dolar cari açık verilmesi yönünde. Piyasa beklentisine paralel bir gerçekleşme 12 aylık toplam cari açığın 48.8 milyar dolardan 51.0 milyar dolara yükselmesine neden olacak. Cari açık 51 milyar doların üzerine en son Haziran 2028’de çıkmıştı. Çarşamba açıklanacak merkezi yönetim borç stoku ile ilgili bir beklenti bulunmuyor ancak geçen sene Şubat’ta merkezi yönetim bütçesi yüksek kurumlar vergisi tahakkuku nedeniyle 69.7 milyar TL olarak gerçekleşmişti. Bu sene Şubat ayındaki vergi ödemelerinin Nisan’a atılması nakit bütçe dengesinde olduğu gibi geçen seneye nazaran önemli bir bozulmaya işaret edecektir. Cuma açıklanacak Piyasa Katılımcıları Anketi ise enflasyon beklentilerinde depremin etkileri nedeniyle bozulmanın devam ettiğini görebiliriz. Şubat anketinde yılsonu enflasyon beklentisi %32.46’dan %35.76’ya yükselmiş, 12 ve 24 aylık enflasyon beklentileri sırayla %30.44’ten %30.75’e ve %17.18’den %18.11’e yükselmişti.

Özlem Derici Şengül

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Visa’dan Çarpıcı Araştırma: Türkiye’de Banka Şubesi Bağımlılığı Azalıyor

    Visa’nın 2026 Finansal Hizmetler Araştırması, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı dijitalleşen ödeme ekosistemlerinden birine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, fiziksel banka şubelerine olan ihtiyacın azalırken, temassız ve karekodlu ödemelerin günlük hayatın vazgeçilmez parçaları hâline geldiğini gösterdi.

  • Gündeme Bomba Gibi Düşen İddia: Soma Termik Santrali Satılıyor mu?

    Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Konya Şeker’in (Torku) işlettiği Soma Termik Santrali’nden olan alacağını tahsil etmek için yeni yollar arıyor. İddiaya göre, santrale ilişkin borç uzun süredir ödenememiş ve faizleriyle birlikte yaklaşık 24 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

  • SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), mart ayı toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu da faiz oranının bu seviyede korunmasını bekliyordu.

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

Benzer Haberler