Sosyal Medya

Ekonomi

3 milyonu aşkın insan yer değiştirdi: Hangi ile kaç depremzede yerleşti? Göç kalıcı olacak mı?

Deprem bölgesindeki 11 şehirde 3 milyonun üzerinde insan göç etti. Veriler henüz net değil, ancak kayıtlar en çok göçün Ankara’ya…

3 milyonu aşkın insan yer değiştirdi: Hangi ile kaç depremzede yerleşti? Göç kalıcı olacak mı?

Deprem bölgesindeki 11 şehirde 3 milyonun üzerinde insan göç etti. Veriler henüz net değil, ancak kayıtlar en çok göçün Ankara’ya yapıldığını gösteriyor. 40 binden fazla Suriyeli mülteci Türkiye’den Suriye’ye geçti.

TÜRKİYE’DEKİ ALTI KİŞİDEN BİRİ DEPREMDEN DOĞRUDAN ETKİLENDİ

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Göç Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin Durum Değerlendirme Raporu’na göre; deprem bölgesinde kayıtlı yurttaş sayısı 14 milyonun üzerinde ve oransal olarak tüm nüfusun yüzde 16,43’üne tekabül ediyor. Başka bir anlatımla Türkiye’de yaşayan her altı kişiden biri bu depremlerden doğrudan etkilendi.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi raporuna göre, deprem bölgesi aynı zamanda yabancı uyruklu kişilere de ev sahipliği yapıyordu. Rapora göre Türkiye’de bulunan yabancı uyruklu nüfusun 2 milyonu deprem bölgesinde bulunuyordu. Bu kategoride yer alan ve geçici koruma statüsünde bulunan Suriyeli sayısıysa yaklaşık 1 milyon 750 bin kişiydi. Başka bir deyişle Suriye’den Türkiye’ye sığınan göçmenlerin yarısı bu 11 ilde ikamet ediyordu. Depremle birlikte bu durumda da değişiklik oldu.

DEPREMLE GELEN GÖÇ DALGASININ MERKEZİ ANKARA

Depremlerin ardından BM tahminlerine göre 1,5 milyon kişi evsiz kaldı. Etkisi geniş bir bölgeye yayılan depremler göç hareketliliğini de beraberinde getirdi.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Cumhurbaşkanlığınca hazırlanan rapora bilgiye göre; depremin ilk haftasında 2 milyonun üzerinde kişi bölgeden ayrıldı, mart ayının ilk haftasındaysa bu sayı 3,3 milyonun üzerine çıktı. Peki afetzedeler sığınmak için hangi adresleri tercih etti?

Yapılan araştırmaya göre bölgeden ayrılan nüfus ağırlıklı olarak komşu şehirlere veya konaklama imkânı verilen yerlere göç etti. Depremzedelere ev sahipliği yapan illere bakıldığında Başkent Ankara’nın en fazla göç alan şehir olduğu görülüyor. Raporun bulgularına göre ilk etapta Ankara’ya 205.405 kişinin göç ettiği belirtiliyor. Son veriler bu sayının 300 bine yaklaştığı yönünde.

Antalya, 154 bin 86 kişiyle Ankara’yı takip ederken; 65 bin 86 kişi Mersin’e, 40 bin 442 kişi Kayseri’ye, 40 bin 300 kişi Muğla’ya göç etmiş durumda. Elazığ ise depremden etkilenen 11.il ilan edilmesine karşın 50 bin depremzedeyi ağırlıyor.

Cumhurbaşkanlığı raporuna göre deprem bölgesinde nüfusun yüzde 96,7’si şehirlerde yaşarken kırda yaşayan kişi sayısı 450 binin üzerinde. Ancak bu veriler de değişti, çünkü göç dalgası sadece şehirlerarası bir nitelik taşımıyor, kentten kıra da göç var. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mart’ta yaptığı açıklamada yaklaşık 1 milyon depremzedenin köylere yerleştiğini belirtmişti.

‘GÖÇ DEMEK İÇİN HENÜZ ERKEN’

Kentten kıra gerçekleşen hareketliliği AYBÜ Göç Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Ali Sağıroğlu Artı Gerçek’e değerlendirdi.

Sağıroğlu’na göre kentten kıra yönelen hareketlilikte depremzedelerin barınma ihtiyaçlarını karşılama ve korku psikolojisini aşma çabası önemli rol aldı. Doç. Dr. Sağıroğlu, bu hareketliliği göç olarak tanımlamak için erken olduğunu belirtiyor ve biraz beklemek gerektiği konusunda uyarıyor.

“Bu tür bir hareketliliğe göç dememiz için belli bir süreyi geçmesi beklenir. Depremden etkilenen şehirler imar edildiğinde, başkaca barınma olanakları yaratıldığında köylere yönelenlerin geri döneceğini düşünüyoruz. Bu sebeple insan hareketliliği kavramını daha yerinde buluyoruz.”

‘ANTEP, DİYARBAKIR VE VAN’IN GÖÇ ALMA POTANSİYELİ VAR’

İlerleyen süreçlerde depremden daha az etkilenen Antep, Diyarbakır ve Van gibi şehirlerin de göç alma potansiyeli olduğunu belirten Sağıroğlu, genel nüfus hareketlerinin kalıcılığına ilişkinse şu ifadeleri kullandı:

“Göçün kalıcı olup olmadığı bölgede gerçekleşecek imar faaliyetlerine, istihdam alanlarının oluşturulmasına, eğitim gibi temel unsurların nasıl planlanıp uygulanacağına bağlı. Ancak insanların gittikleri şehirlerde kalma süreleri uzadıkça göçün kalıcı olma ihtimali yükselir. Altı ayı geçen ve bir yıla yayılan sürede insanlar göçtükleri yerde iş bulabilir, çocukları okula başlayabilir. Bu durum geri dönüşleri baskılayacaktır.”

Peki, bölgede yaşayan depremzede Suriyeli mültecilerin göç hareketi nasıl seyretti?

SURİYELİ MÜLTECİLERİN GÖÇ HAREKETLİLİĞİ

Deprem bölgesinde bulunan mültecilerin Türkiye içindeki hareketliliği farklı bir prosedürle işledi. Göç İdaresi Başkanlığı, 7 Şubat’ta yayınlamış olduğu genelgeyle geçici koruma statü sahiplerinin il dışına çıkma sınırlılıklarının kaldırıldığını, bölgede yaşayan mültecilerin yol izin belgesi alma şartının iptal edildiğini ve gittikleri ilde gerekli resmi işlemleri yapmaları halinde 90 gün boyunca kalabileceklerini duyurdu. 13 Şubat’ta yapılan başka bir açıklamayla seyahat izin belgesi 60 güne indirildi. Bu açıklamayla beraber deprem bölgesi mülteciler için iki ayrı bölgeye tasnif edildi ve Adana, Osmaniye, Urfa, Kilis, Diyarbakır illerindeki yabancıların deprem kaynaklı barınma ihtiyacından doğan seyahatlerinde izin belgesi başvurusu zorunlu hale getirildi.

60 VE 90 GÜN SINIRLARI BELİRSİZLİK YARATIYOR

Bu kararın alınma nedenini Artı Gerçek’e değerlendiren Prof. Dr. Deniz Sert, “Yerinde bir karar fakat süre kısıtın getirdiği birçok belirsizlik söz konusu. Sayılan illerde deprem sonrası ortaya çıkan yıkım göz önüne alındığında 60 ya da 90 gün içerisinde bu illere geri dönmenin zorluğu ortada. Dolayısıyla yeni bir ilde barınma ihtiyacını bir şekilde karşılayan bu kişilerin önünde çok ciddi bir belirsizlik söz konusu. Yetkililerin de durumun farkında olduğuna ve verilen sürenin uzatılabileceğine dair duyumlar aldık ama henüz resmi bir açıklama yapılmadı” dedi.

DEPREMİN ARDINDAN ÜLKELERİNE DÖNEN SURİYELİ MÜLTECİLER

Göç Araştırmaları Derneği’nin raporuna göre, Suriyeli mültecilerin göç ettiği istikametlerin başında Mersin geliyor. Mersinde bulunan sivil toplum kuruluşlarının raporlarına göre Mersin’e 50-60 bin arasında mültecinin göç ettiği tahmin ediliyor. Türkiye’de gerçekleşen şehir değişikliklerinin yanında 40 bin aşkın kişi de Suriye’ye döndü. Söz konusu depremzedeler, 1 ila 6 ay arasında Suriye’de kalabilecekler.

Prof. Dr. Deniz Sert, “Bu uygulama deprem nedeniyle hayatını kaybetmiş yakınlarının cenazelerini götürmek, kayıplarını gömmek, oradaki yakınlarının yanında olmak, geride bıraktıkları yerin durumunu anlamak gibi birçok nedenle bir süreliğine Suriye’ye gitmek isteyen kişiler için yapıldı. Düzenlemeyi hızlı ve yerinde alınmış bir karar olarak yorumluyorum. Ancak bu izne tabi bir şekilde Suriye’ye gitmiş kişilerin dönüşlerinde bir sorun yaşanacak mı bunu ileriki zamanlarda göreceğiz” dedi.

Son olarak bölgede yaşayan herkesin depremzede olduğunu belirten Sert, yardımların insan onuruna yakışır şekilde kapsayıcı, din, dil, ırk, cinsel yönelim ayırmaksızın yapılması gerektiğini vurguladı.

Artı Gerçek

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • ING’den Türkiye Analizi: Dış Ticaret Açığındaki Artış Cari Dengeyi Zorlayabilir

    ING Global’e göre jeopolitik risklerdeki artış ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’nin cari dengesi üzerinde baskı yaratabilir. Banka, dış ticaret açığındaki büyüme, turizm gelirlerinde yaşanabilecek olası kayıp ve artan altın ithalatının cari açık görünümünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

  • Yabancı Yatırımcılar Hissede Net Satışa Geçti

    Yabancı yatırımcılar, 6 Mart ile biten haftada hisse senedinde 755,6 milyon dolar ve tahvilde 1,72 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi. Böylece, 13 haftadır süren kesintisiz hisse alımının ardından yabancı yatırımcılar bu hafta hisse tarafında net satışa geçmiş oldu.

  • TCMB Toplam Rezervleri Mart Başında Sert Düştü: 197,5 Milyar Dolara Geriledi

    Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 6 Mart haftasında 12,8 milyar dolarlık düşüşle 197,5 milyar dolara geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre, brüt döviz rezervleri 6 Mart itibarıyla 10,7 milyar dolar azalarak 62,8 milyar dolara indi. Önceki hafta, 27 Şubat’ta bu rakam 73,4 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Visa’dan Çarpıcı Araştırma: Türkiye’de Banka Şubesi Bağımlılığı Azalıyor

    Visa’nın 2026 Finansal Hizmetler Araştırması, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı dijitalleşen ödeme ekosistemlerinden birine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, fiziksel banka şubelerine olan ihtiyacın azalırken, temassız ve karekodlu ödemelerin günlük hayatın vazgeçilmez parçaları hâline geldiğini gösterdi.

  • Gündeme Bomba Gibi Düşen İddia: Soma Termik Santrali Satılıyor mu?

    Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Konya Şeker’in (Torku) işlettiği Soma Termik Santrali’nden olan alacağını tahsil etmek için yeni yollar arıyor. İddiaya göre, santrale ilişkin borç uzun süredir ödenememiş ve faizleriyle birlikte yaklaşık 24 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

  • SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), mart ayı toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu da faiz oranının bu seviyede korunmasını bekliyordu.

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

Benzer Haberler