Sosyal Medya

Genel

YENİLEME (Pazartesi yorumları eklendi): Tarihi yemeğin perde arkası…

Sözcü yazarı Deniz Zeyrek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısıyla bir araya gelen altı muhalefet partisinin liderlerinin cumartesi günü gerçekleştirdiği…

YENİLEME (Pazartesi yorumları eklendi):  Tarihi yemeğin perde arkası…

Sözcü yazarı Deniz Zeyrek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısıyla bir araya gelen altı muhalefet partisinin liderlerinin cumartesi günü gerçekleştirdiği 5 saat 15 dakika süren zirvesiyle ilgili kaleme aldığı yazısında liderlerden toplantıya ilişkin edindiği görüşlerini aktardı.

 

Akşener: İlk defa ülkenin geleceğine dair umutlandım

Zeyrek’in aktardığına göre; İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Çok güzel bir toplantı oldu. Altı siyasi partinin lideri olarak bir araya geldik ve bütün konularda uzlaştık. İlk defa ülkenin geleceğine dair umutlandım. Umutlandım demek doğru değil aslında. Toplantıdan ülkenin geleceği adına çok rahatlamış bir şekilde ayrıldım” değerlendirmesinde bulundu.

 

İsmail Saymaz: Ahlatlıbel’de en memnuniyetsiz görünen İyi Parti lideri Meral Akşener’di

 

Gazeteci İsmail Saymaz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun davetiyle bir araya gelen 6 muhalefet partisinin cumartesi günü gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin kaleme aldığı yazısında, “Ahlatlıbel’de en memnuniyetsiz görünen İyi Parti lideri Meral Akşener’di” dedi.

 

İyi Parti lideri Akşener’in o gece pek konuşmadığına dikkati çeken Saymaz, “İyi Parti’nin bir ağır topu” diyerek ismini paylaşmadığı bir kaynağının konuya ilişkin, “Üzerinde anlaşılması gereken, sadece parlamenter sistem konusuydu. Ama öyle ileri noktaya taşıdılar ki, gelecekte problem olacak bir yapı inşa ettiler. Yeni partiler kendilerine alan açma mücadelesi veriyor. İleride istekler zirve yapar. Belli konularda anlaşmakta sıkıntı çıkar. Grup kurmaya kadar istekler var. Olması gereken, ‘Parlementer sistemde anlaştık’ demekti. Büyük anlam yüklendi” sözlerini aktardı.

 

 

Melih Altınok:  HDP niye zirvede yok?

 

Siyasetin gündemi soldan sağa CHP, Saadet Partisi, İyi Parti, Gelecek Partisi, Deva Partisi, Demokrat Parti’nin verdiği ittifak pozu. CHP yandaşı gazetecilerden biri dün, karede Millet İttifakı’nın fiili ortağı HDP’ye yer verilmemesi yönelik eleştirileri şöyle savuşturmaya çabalıyordu:

“Bu arada muhalefet zirvesinde HDP yok ama HDP de demokratik parlamenter sistemi destekliyor. Haliyle ilk yapılacak genel seçimlerde TİP gibi diğer sol partilerle ittifak yapması beklenen HDP, Anayasa Değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefet bloğuna dışarıdan destek verebilir.

 

Güven Gürkan Öztan:  Bardak ne o kadar dolu, ne de tamamen boş

 

 

Önce bardağın dolu tarafına bakalım. 6 partinin, iktidarın tüm sabotajlarına rağmen, birlikte çalışıp demokratik dönüşüm iddiası olan bir taslak üzerinde mutabık olması küçümsenecek bir iş değil. Farklı siyasal geleneklerden gelen bu partiler, asgari bir program etrafında birleşilebileceğini göstererek önemli bir adım attı. En azından sistem düzeyinde seçmene ne vadedileceği şekillendi. Bu durum, iktidar kanadının “daha ne istediklerini bile bilmiyorlar” propagandasını büyük ölçüde etkisizleştirme potansiyeline sahip. Üstelik masada temsil edilen partilerin örgütlerinde belirli bir özgüven ve heyecanın ortaya çıkması da kuvvetle muhtemel.

 

Bunları söylemekle yetinip 6 partinin övgüsünü toplayacak çok sayıda kanaat önderi çıkacak; ancak bir de bardağın boş tarafı var. O “boş” kısmı konuşmazsak politik sorumluluğumuzu yerine getiremeyiz. Bir defa bu “masa”, sistem değişikliği vaadi ile toplumsal talepler arasındaki ilişkiyi kurabilmiş bir masa değil. Hâlbuki geniş halk kesimlerinin yaşadığı ekonomik, politik ve toplumsal sorunlar, halkın yine izleyici koltuğuna sıkıştırıldığı bir sistemsel restorasyonla giderilemez. Masadaki liderler, seçim sandığı haricinde kitlelere siyasal katılım kanallarını açmanın yollarını aramıyor, tüm enerjilerini ittifak içi konsolidasyona harcıyor.

 

 

Mehmet Ocaktan:  Kervan yola çıktı

Kısacası ittifakın saati işlemeye başlamış ve kervan yola çıkmıştır. Açıklamada da net bir şekilde ifade edildiği gibi Türkiye’yi bu badireden kurtarmak için güçlü bir ittifakın oluşması hayati derecede önem taşımaktadır.

 

Hemen belirtelim, altı muhalefet partisi liderinin aynı masa etrafında verdiği fotoğraf, hem Türkiye’nin geleceği hem de siyasi hayatımız açısından çok kıymetli bir birlikteliğin belgesidir.

 

Bu fotoğraf gerek Türkiye’yi sürekli bir kutuplaşma ekseninde tutmaya çalışan iktidar cenahına, gerekse farklı mahallelerin birbirine etmesinden nemalanmaya çalışan ve de rövanşist özlemler içinde olan çevrelere karşı verilmiş çok anlamlı bir cevaptır.

 

 

 

 

Muhalefet atağa kalktı: İYİ Parti & DEVA’dan çıkarma & Kılıçdaroğlu’ndan fatura resti |Güldem Atabay-Semih Sakallı

 

Nezih Onur Kuru: yüzde 50+1 muhalefete yetmez, 360 vekil gerekli

 

ANALİZ:  Son 2 ankette AKP’nin gerileme trendi net okunuyor

 

 

 

 

 

T24’ten Gökçer Tahincioğlu köşesinde dün gece CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısıyla bir araya gelen altı muhalefet partisinin liderlerinin 5 saat 15 dakika süren zirvesinde konuşulanları anlattı.

Türkiye’nin yeniden demokrasi, hukukun üstünlüğü ve akılcı ekonomi politikalarına dönüşü açısından tarihi nitelikte olan zirvede Tahincioğlu’na göre notlar aşağıda:

Parlamenter sisteme geçiş anayasası paketindeki başlıklar konuşuldu: Altı partinin kurmayları uzun süredir güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş anayasası ile ilgili yoğun bir çalışma yürütüyor. Bu çalışma geçtiğimiz aralık ayında büyük ölçüde sonlandırıldı. Alınan bilgiye göre toplantının ana gündemini de söz konusu anayasa paketi oluşturdu. Liderler, görüşlerini sıraladı ve açıklama için genel çerçeve çıkartıldı.

Sekreterya liderlerden ayrı çalıştı: Genel çerçeve, hazır bekleyen ve altı partinin temsilcilerinden oluşan sekreteryaya iletildi. Sekreterya metni hazırladıktan sonra liderlere sundu ve onay alındı. Toplantı onayın ardından sonlandırıldı ve yazılı açıklama yapıldı. Liderlerin yuvarlak masa toplantısına parti kurmayları dahil edilmedi.

İttifak konusu aşama aşama konuşulacak: Liderler, Millet İttifakı’nın geleceğini de konuştu. Bu konuda tüm liderler ayrı ayrı görüşlerini iletti. Davutoğlu’nun ittifaka yeni bir isim bulunması önerisinden, olası bir seçim yasası ile ittifakın ittifak formüllerinin değişebileceğine kadar görüşler ortaya atıldı. Bu konuda aşama aşama liderlerin yeniden görüş alışverişinde bulunması benimsendi.

Aday ismi değil prensipler konuşuldu; ortak Cumhurbaşkanı adayı son aşamada açıklanacak: Alınan bilgiye göre liderler isim düzeyinde bu konuyu konuşmamaya özel önem gösterdi. Son aşamaya kadar da prensipler üzerinden konunun konuşulması konusunda görüş birliğine varıldı. Öncelikle mutabakat metni ve geçiş sürecinin topluma anlatılması gerektiği görüşüne varıldı.

Daha sık bir araya gelinecek: Toplantıda liderlerin daha sık bir araya gelmesi konusunda da uzlaşı oluştu. Mutabakat metninin topluma fazla gecikmeden açıklanması benimsendi.

‘Krizin nedeni sistem’: Açıklamada, “Türkiye’nin cumhuriyet tarihinin en derin siyasi ve ekonomik krizlerinden birini yaşadığı belirtilerek, krizin nedeni konusunda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı altında uygulanan keyfi ve kural tanımaz yönetimdir” denildi. Açıklamada, altı siyasi partinin ortak sorumluluk gereği bir araya geldiği ifade edilerek, derin sorunların ancak demokratik siyasetin alanını genişleterek, çoğulculuk temelinde çözülebileceği vurgulandı.

Açıklamada, “Yasama, yürütme ve yargı organlarının güçlendirilmesinin yanında, demokratik hukuk devletini güçlendirmek amacıyla Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni üzerinde yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Kutuplaşmayı değil, istişare ve uzlaşmayı esas aldık” denildi. Mutabakat metninin toplantının asıl konusu olduğuna işaret edildi.

Sembolik tarih 28 Şubat: Açıklamada, genel başkanların yeni sistemle ilgili mutabakat metninin kamuoyuna takdimi üzerine görüştüğü, açıklama tarihi olarak da 28 Şubat 2022 tarihinin belirlendiği vurgulandı. Böylece Kılıçdaroğlu’nun daha önce yaptığı helalleşme açıklaması doğrultusunda sembolik bir tarih seçilmiş oldu.

Seçim sonrası ortak politika- Koalisyon iması: Açıklamada, seçim sonrasına yönelik olarak da çok kritik ifadeler kullanıldı. “Ayrıca bu toplantıda güncel ekonomik ve sosyal gelişmeleri değerlendirdik ve seçimlerden sonra uygulanmaya başlanacak politikalar konusunda ortak çalışma yapılabilecek alanlara ilişkin görüş alışverişinde bulunduk. Hedefimiz milletimizin rahat bir nefes almasını sağlamak ve refah düzeyini, kapsayıcı bir anlayışla ivedilikle yükseltmektir” denildi. Böylece altı partinin temel alanlarda ortak politikalar oluşturacağı ve birlikte çalışacağına vurgu yapıldı. Çalışmaların sadece parlamenter sistemle sınırlı kalmayacağına, bir koalisyon gibi çalışılacağına örtülü olarak işaret edildi.

Avrupa Konseyi ve AB vurgusu: Açıklamanın son bölümünde, hükümetin son olarak iş insanı Osman Kavala ilgili kararlarını tanımadığını ilan ettiği Avrupa Konseyi’ne ve AB’ye vurgu yapılarak, “Türkiye’nin istişare ve uzlaşı ile çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Önemli olan, tüm farklılıklarımızla beraber “biz” düşüncesini, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği normları çerçevesinde temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, herkesin kendini eşit ve özgür vatandaş olarak gördüğü, düşüncelerini özgürce ifade edebildiği, inandığı gibi yaşayabildiği demokratik bir Türkiye’yi inşa etmektir” denildi.

 

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler