Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Trump, ABD’yi ‘Kripto Başkenti’ yapabilecek mi?

Temsilciler Meclisi, 14 Temmuz'la başlayan haftayı resmi olarak bu şekilde ilan etti. Amaç, ABD'yi küresel kripto merkezi haline getirmek...

Trump, ABD’yi ‘Kripto Başkenti’ yapabilecek mi?

Temsilciler Meclisi, 14 Temmuz’la başlayan haftayı resmi olarak bu şekilde ilan etti. Amaç, ABD’yi küresel kripto merkezi haline getirmek. Bu potansiyelin üç önemli yasa tasarısı “Meclis” ayrı ayrı taşınıyor: CLARITY, GENIUS ve Anti-CBDC.

Trump yönetiminin kriptoya sıcak bakması ve ekonomi kadrosunda kripto yanlılarının yer almasıyla birlikte, düzenleme adımları da hız kazandı. Kongre, artık büyüyen dijital varlıkların net bir yasal zemine kavuşmasını istiyor.

GÖRÜŞMELERE ARA VERİLDİ

Ancak görüşmelerin planlandığı gibi gitmedi. Üç tasarının nasıl oylanacağı konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle sürecin durma noktası geldi. Bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri Demokratlar ile birlikte hareket ederek tasarıların paket halinde oylanmasını istedi. Trump ve bazı partilerin tasarılarının ayrı ayrı oylanmasından yana bir tutum izliyor.

Trump’ın “ABD’yi başkenti kripto yapma” söylemi ve düzenlemelerin artması kripto piyasası üzerinde yukarı yönlü bir fiyatlamaya neden oluyor. Kripto piyasasının 2022 sonundan bu yana yaklaşık %270 büyüme göstermesi, teknik gösterime dayalı öte politik sebeplerle de güçlendi.

Kripto pazarında 2024’ün ilk kısmı neredeyse iki büyüyor yakın bir büyüme kaydediyor. Sert düzeltmeler ile birlikte 2025’te yeniden güçlü bir yükseliş trendi ile, 2025’in Temmuz ayında tüm zamanların en yüksek seviyesi kaydedildi.

2025’TE SABİTCOİN’LERİN PAZAR GÖRÜNÜMÜ

Sabitcoin piyasasının toplam hacmi 254 milyar doları geçmiş durumda. Günde 49 milyar dolardan fazla işlem hacmine sahip. Kripto dünyasında en çok güvenilen araçlardan bir parça sabitcoinler olarak öne çıkıyor.

ÖNE ÇIKAN SABİTCOİN’LER

CoinMarketCap özelliklerine göre, USDT (Tether), 14 Temmuz 2025 itibarıyla piyasa değeri 159 milyar dolar, pazar payı %4,27 düzeyindedir. Son 90 günde fiyat değişimleri minimum düzeydeki düzeyde.

USDC (USD Coin), toplam değeri 63 milyar doların biraz üzerindedir. Günlük işlem hacmi 15,57 milyar dolar seviyesinde. Piyasada aktif olarak kullanılan, günlük işlem hacmi / piyasa değer oranı %24’ün üzerindedir.

Ethena, toplam piyasa değeri 2,28 milyar dolar. Günlük işlem hacmi 428 milyon dolar seviyesinde. Piyasa değeri / Toplam Kilitli Varlık oranı ortalaması 0,42 seviyesindedir. Güçlü bir teminat yapısı ile ortaya çıkıyor.

DAI’nin toplam piyasa değeri 5,36 milyar dolar. Günlük işlem hacmi 22,9 milyar dolar seviyesinde. İşlemlerde çok aktif kullanımda, hacim / piyasa değeri oranı %428.

PEKİ, 3 AYRI YASA TASARISINDA NELER VAR?

DAHİ: SABİTCOİN PİYASASI İÇİN ŞEFFAFLIK HEDEFİ

“ABD Sabitcoinleri için Ulusal İnovasyonun Yönlendirilmesi ve Kurulması Yasa Tasarısı” adıyla bilinen GENIUS tasarısı, sabitcoin pazarına yönelik federal düzeyde bir düzenleme getirmeyi amaçlıyor.

Tasarıyla birlikte, sabitcoin ihraç eden uygulamaların hem federal hem eyalet otoriteleri tarafından denetlenmesi öngörülüyor.

Tasarıda, sabitcoinlerin ABD doları veya kısa vadeli devlet borçları gibi güçlü varlıklarla bire bir olarak listelendiği belirtiliyor. Böylece hem şeffaflık hem de hesap vermeliğin sürdürülmesi hedefleniyor.

Geçen ay Senato’da 68’e karşı 30 oyla kabul edilen tasarının yasalaşması için Temsilciler Meclisi’nden de bulunması gerekiyor. GENIUS, sabitcoinlerin finansal sistemi daha güvenli ve toplantıya uygun şekilde yer almasının önünü açabilir.

AÇIKLIK: KRİPTO SEKTÖRÜNDE DÜZENLEYİCİ BELİRSİZLİKLER GİDERİLECEK

“Dijital Varlık Piyasası Netlik Yasa Tasarısı” ya da kısaca adıyla CLARITY, dijital varlıklar sektöründeki yasal oluşumları ve parlamalarının ortadan kaldırılmasını amaçlıyor.

Tasarı, dijital paranın hangi para biriminin kıymetinin ya da emtianın sayılacağı gibi temel düzenleme alanlarında net kurallar getirmeyi planlıyor.

Bu yasal netlik sayesinde hem kitlenin korunması hem de ABD merkezli kripto faaliyetlerinin faaliyetlerinin büyütülmesi teşvik edilecek.

Cumhuriyetçiler, bu tasarıyı inovasyonu destekleyen bir adım olarak değerlendirirken; Demokratlar, daha sıkı denetim sisteminin da tasarıya entegre edilmesini talep ediyor.

ANTİ-CBDC: MERKEZ BANKASI DİJİTAL PARALARINA FREN

“Anti-CBDC” yasa tasarısı, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bireylere doğrudan ya da dolaylı olarak merkez bankası dijital para birimi (CBDC) sunmasını yasaklamayı hedefliyor.

Tasarlamayı destekleyenler, CBDC’lerin harcayabilecekleri kapasitelerini izlemek için kullanılabileceğini ve finansal mahremiyetin tehdit altında olduğunu savunuyor.

Anti-CBDC tasarısında, finansal gizlilik anayasal bir hak olarak tanımlanıyor. Bu işbirliğiyle, CBDC’lerin kişisel mali kararlarının, siyasi bağışların ya da özel harcamaların denetlenmesinin aracı haline gelmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Kripto savunucuları tasarıya güçlü destek veriyor, bazı Demokrat üyeler CBDC’nin finansal sistemdeki rolünün tamamen dışlanmasının dijital inovasyonu geriletebileceği uyarısında bulunuyor.

AVRUPA TARAFİNA BAKARSAK: Avrupa’da kripto paralar ile alım-satım yapabilirsiniz. Ancak bir ödeme aracı olarak kullanamazsınız. İşler sadece serbestlikten ibaret değil, belli kurallar ile düzenleniyor.

AB GENELİNDE GEÇERLİ OLAN MiCA YÖNETMELİĞİ, BU ALANDAKİ ANA ÇERÇEVEYİ OLUŞTURUYOR. BU DÜZENLEME NE İŞE YARIYOR:

Tüketicileri korumayı hedefliyoruz,

Dolandırıcılığı ve piyasa oyunlarını önlemeyi amaçlıyor,

Bir yandan da finansal sistem güvence altına alınıyor.

Kripto borsaları, bütçe sağlayıcıları gibi hizmet sunan herkes bu kurallara uymak zorundadır.

Şeffaflık, raporlama, işleyişin bozulması, kara para aklamayı önleme gibi ciddi yükümlülüklerin var.

AYRICA HER AB ÜLKESİ KENDİ EK KURALLARINI DA KOYABİLİYOR

FRANSA: KRİPTODAN KAZANÇ VARSA VERGİ VAR

Fransa’da kripto işlem yapmak serbest ama bu işten çıkmak para kazanmaksa %30 vergi ödemek zorundasın.

Ayrıca kripto hizmeti sunan bir şirketsen, ülkenin finansal otoritesi olan AMF’ye mutlaka kayıt yaptırman ya da lisans alman gerekiyor.

“Yatırım yap, ama vergini ve yapmayı unutma.”

İTALYA: KRİPTO İŞİ YAPACAKSAN ÖNCE LİSANS AL

İtalya’da kripto işi yapmak isteyen ülkenin resmi kurumu olan OAM’ye kayıt yaptırması gerekiyor.

Sadece kayıt da henüz yapmıyor: AML ve KYC kurallarına uyman gerekiyor, mali raporlarını düzgün vereceksin, belirli bir sermaye şartını da karşılayacaksın.

Kısaca: İtalya diyor ki “Bu ciddi bir iş yapıyorsan, önce kayıt kapısını çal.”

İSPANYA: SENİ İZLİYORUM

İspanya’da da işler sıkı takipte. Kriptoyla ilgili işlemi yapan kimlik doğrulama (KYC) ve kara para aklama (AML) kurallarına uyulması gerekiyor.

Ayrıca kriptodan kazanç elde ettiysen vergi dairesine bildirmenin var.

İspanya henüz MiCA kadar özet bir sistem kurmadı ama diyor ki: “Kurallara uy, bana da haber ver.”

TÜRKİYE’DE DE KRİPTO PARA ALMAK, SATMAK VE SAKLAMAK SERBEST. ANCAK BAZI SINIRLAR VE KURALLAR BULUNUYOR

Son parçalarla birlikte kripto paralar artık “kripto varlığı” olarak tanımlanıyor.

Kripto borsaları ve hizmet sağlayıcıları, SPK’dan lisans almak zorundadır.

NE GİBİ KURALLAR VAR?

Platformlar, kullanıcılarla açık ve yazılı sözleşmeler yapmak zorundadır.

İşlemler “şeffaf, güvenilir, adil ve uygun” olmak zorundadır.

Kullanıcının kimlik değiştirmesini yapmadan işlem yapması.

KURAL KOYMA VE REKABET DÖNEMİ BAŞLIYOR

Bu hafta Washington’da yaşananlar, ABD’nin kriptoyu sahiplenme arzusunu açık bir şekilde ortaya koyarken; Yapılan siyasi sızıntılar bu alanda ne kadar birikmiş bir birikime sahip olduğunu gösteriyor.

Avrupa tarafında ise “MiCA” yönetmeliği ile birlikte pazarlamaya daha sistemli ve denetimli bir yöntem yöntemi getirilmek isteniyor. Bu anlamda sabitcoinler piyasayı istikrara kavuşturabilecek araçlar olarak dikkat çekiyor. Kripto varlıklarındaki en büyük soru işaretlerinden bir tanesi, değerlemelerindeki sonuçlardan kaynaklanan yüksek volatiliteye sahip olması. Bu kripto paraların “güvenilir” finans araçları ile endekslenmesi ve rezervlerinin sürekli denetime sokulması oradaki “riski” bir anlamda aşağı çekilecektir.

Türkiye de bu küresel düzenleme yarışına dahil olarak, piyasanın belirleyeceği kurallardan geri kalmak istemiyor.

Kısacası kripto dünyasında artık “serbestlik dönemi” değil; “kural koyma ve rekabet etme dönemi” başlıyor.

 

EKOTÜRK – Harun Erözbağ

BAKMADAN GEÇME

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

  • Konut Fiyat Endeksi 2025’te Reel Olarak Geriledi

    Konut Fiyat Endeksi, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 29 yükseldi. Ancak endeks, 2025 yılı genelinde reel olarak yüzde 1,4 oranında değer kaybetti.

  • Suriye’de Kürt otonomisine darbe

    Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.

  • Çin Ekonomisinde Momentum Kaybı: %5 Büyüme Hedefi Tutsa da İç Talep Alarm Veriyor

    Çin ekonomisi 2025’te hükümetin “yaklaşık %5” büyüme hedefini tutturmasına rağmen yılın son çeyreğinde belirgin bir ivme kaybı yaşadı. Sanayi üretimi görece güçlü seyrini korurken, perakende satışlar ve yatırımlar beklentilerin altında kaldı. Veriler, ihracata dayalı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretlerini artırırken, iç talepteki zayıflığın derinleştiğine işaret ediyor.

  • Asya-Pasifik Piyasalarında Satış Baskısı: Trump’ın Grönland Çıkışı ve Çin Verileri Gündemde

    Asya-Pasifik piyasaları haftaya ağırlıklı olarak düşüşle başladı. Yatırımcılar bir yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik sert mesajlarını, diğer yandan Çin’den gelen büyüme ve makroekonomik verileri değerlendirdi. Küresel risk iştahı zayıflarken, güvenli liman talebiyle altın ve gümüş fiyatları tarihi zirvelere yükseldi.

  • 2026’da Borsa, döviz, konut ne olur? | Atilla Yeşilada video

    Atilla Yeşilada'nın 18 Ocak 2026 tarihli bu videosu, Türkiye ekonomisi ve piyasalar için kapsamlı bir 2026 projeksiyonu sunmaktadır.

Benzer Haberler