Sosyal Medya

Ekonomi

YORUM:  Seçim harcamaları patlayacak, enflasyon ve cari açığa ne olacak?

TBMM ve başkanlık seçimleri en yüksek olasılıkla 2023 Mayıs’ta yapılacak. Seçimlere giderken Erdoğan ve AKP-MHP ittifakı anketlerde  gittikçe geriye düşüyor.…

YORUM:  Seçim harcamaları patlayacak, enflasyon ve cari açığa ne olacak?

TBMM ve başkanlık seçimleri en yüksek olasılıkla 2023 Mayıs’ta yapılacak. Seçimlere giderken Erdoğan ve AKP-MHP ittifakı anketlerde  gittikçe geriye düşüyor. Her ankette vatandaşın en büyük sorununun enflasyon ve işsizlik olduğu sonucu vurgulanıyor. Muhalefet iktidarı sürekli ekonomi üzerinden vuruyor ve kısmen de siyasi prim yapıyor.

Erdoğan hükümeti şimdi karşı saldırıya geçiyor. Ağustos bütçesinde patlayan faiz-dışı harcamalar sonbahardan itibaren çeşitli vergi indirimleri ve teşviklerle bezenerek, seçmenin gönlü çalınacak. Hükümetin elinde seçmeni memnun etmek için kullanacağı oldukça bol kaynağı ve aracı var. Ama, seçim için para harcamanın bir de yan etkisi var.  Bakalım yazarımız FÖŞ    bu yan etkiyi nasıl tanımladı:

“Kredi ve bütçe harcamaları ile büyümeyi sürdürmenin istenmeyen çok yan etkisi var. Güvendiğim ekonomistlere göre, yılın ilk yarısı sonunda çıktı fazlası GSYH’nin %3’i civarındaydı. Yani, ekonomi zaten aşırı ısınmıştı. Çünkü, ekonominin kas ve kemiklerini öyle insafsızca ameliyat ettik ki, gövde  bırak sprint atmayı, düz yolda yürüyemiyor. Bu zayıf bacaklara dev miktarda gelir yüklerseniz, arz tarafı talebi karşılayamaz. Yeni yılda düşecek diye halka yemin-billah ettiğiniz enflasyon 3 haneye çıkar. Rusya’da para gelecek palavrasıyla geciktirdiğiniz döviz talebi KKM’da de servetinin eridiğini anlayınca, kuru yukarı iter”.

 

Cumhuriyet’te yayınlanan “Seçim maratonuna giren iktidar düşük faizli sıcak para dağıtmaya hazırlanıyor” başlıklı incelemede bir çok ekonomist FÖŞ’ün görüşüne katıldı:

“Hükümet yatırım için Kredi Garanti Fonu kaynaklı kredi vermeye hazırlanıyor. Ekonomistler ise “Güven ortamı yok, yatırım yapılamaz. Ucuz krediler yine yata, kata, mala gider” diyor.”

 

Dr Ali Orhan Yalçınkaya:  Ağustos bütçesinde  seçim harcamaları başladı

Temmuz 2022 itibariyle merkezi yönetim bütçesi yılın ilk 7 ayında 29.5 milyar TL fazla verirken OVP’de 2022 yılı bütçe açığı gerçekleşme tahmininin 461,2 milyar TL olduğunu gördük. Bu da yılın kalan 5 ayında bütçenin 490.7 milyar TL açık vereceği anlamına geliyor. Önümüzdeki dönemde faiz dışı giderlerin hızla yükseldiğine şahit olacağız.

 

İşte dev harcama ve teşvik  paketi

Piyasada hane halkı için düşük faizli konut ve araç kredisi, ÖTV indirimi beklenirken iş dünyası için de düşük faizli Kredi Garanti Fonu (KGF) destekli krediler sırada.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati geçtiğimiz günlerde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin (KOBİ) teminat eksikliklerinin tamamlanması için yeni bir destek paketi hazırlandığını açıkladı. Yapılan yeni Hazine Destekli Kefalet Paketi çalışmasına dair teknik çalışmalar sürerken, piyasalarda KGF destekli geniş kapsamlı bir kredi paketi bekleniyor.

Henüz kesinleşmedi ama, yeni yılda EYT’lilerin  mağduriyetinin giderileceği vaadi var. EYT’liler için çalışılan bazı formüllerin Hazine’ye yıllık maliyeti TL30 milyar civarında. Ek olarak, yılbaşında enflasyona endeksli olarak yenilenecek kamu çalışanı ve emekli maaşlarına “refah payı” eklenmesi söz konusu. FÖŞ’e göre, yeni yılda asgari ücrete %50 zam nerdeyse kesin.

 

İyi ama, faturayı nasıl ödeyeceğiz?

KGF, 22 Haziran itibarıyla 483 bin şirket için 234.1 milyar TL krediye kefalet verdi. Ancak bu kredilerin yatırım dışında kullanıldığı eleştirileri uzun süredir gündemde. Bu konuda en sert eleştiriyi ise Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati yapmış, “Kredi Garanti Fonu, kredileri yatırıma gitmemiş yata, kata, dövize gitmiş. Şimdi kontrollü olacak” demişti.

Ziraat Bankası eski Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Babuşçu, düşük faizli verilecek kredilerin yatırıma dönüşmesinin imkânsız olduğunu söyledi. “Yata, kata gitmesin diye mutlaka önlemler alacaklardır ama ne kadar işlevsel olur bilinmez” diyen Babuşçu şunları söyledi: “Net olan tek şey yatırıma gitmeyeceğidir. Bunun yanı sıra düşük faizli konut kredileri de gelecek. Ancak bu kadar yüksek enflasyonun olduğu bir ülkede piyasaya bu kadar sıcak para dağıtmak, ister istemez enflasyonu tetikleyecek ve dar gelirli ücretli çalışanı zora sokacaktır.”

Prof. Dr. Bilsay Kuruç da enflasyon ortamında dağıtılacak ucuz kredilerin piyasaya destek olmaktan ziyade dövize gideceğini savundu. Kuruç şöyle konuştu:

“Bu kadar yüksek enflasyon varken, seçim öncesi belirsizliği hâkimken yatırım olur mu? İktidar resmen krediyi alabilecek olanlara ‘Gidin döviz alın’ diyor. Güven kaybı bu kadar düşük seviyedeyken yatırım yapılmaz.”

Prof. Dr. Aziz Konukman da enflasyon çözülmeden ve güven ortamı tesis edilmeden atılacak bu tür adımların işlevsiz kalacağını vurguladı. Konukman, “Bu krediler tabii ki yata kata gider. Bu enflasyon oranında alınan ucuz parayı mala bağlayacaklar. Seçim var iktidarın değişme ihtimali var kim neden yatırım yapsın bu maliyetlerle?” dedi.

 

Necmettin Batırel:  Rusya $20 milyar tutarında TL alacak

 

Doları seçime kadar tutmak mümkün mü? & Orta sınıf dışlandı! | Ümit Özlale & Murat Kubilay

 

Prof Tahsin Bakırtaş: TÜRKİYE’DE İSTİHDAM YARATMAYAN BÜYÜME: BÜYÜRKEN YOKSULLAŞIYORUZ

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler