Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Raghuram Rajan:  Gelişen Ülkeler pandemiden çıkmakta geride kalıyor

    Eski Hindistan Merkez Bankası Başkanı ve halihazırda Şikago Üniversite’si Booth Fakültesi finans profesörü Raghuram Rajan Financial Times için…

Raghuram Rajan:  Gelişen Ülkeler pandemiden çıkmakta geride kalıyor

 

 

Eski Hindistan Merkez Bankası Başkanı ve halihazırda Şikago Üniversite’si Booth Fakültesi finans profesörü Raghuram Rajan Financial Times için “A lopsided recovery from the pandemic bodes ill for emerging economies” başlıklı bir makale kaleme aldı.

 

Rajan’ın tezi sağlık sistemi ve mali kaynaklar bağlamında Gelişmiş Ülkeler’in geniş imkanlarından yoksun olan Gelişmekte Olan Ülkeler’in (GOÜ, Piyasalar = GOP) pandemiyi bastırmakta zorlandığı yönünde.  Gelişmiş-Gelişmekte Olan Ülkeler arasındaki gelir uçurumu önümüzdeki yıllarda daralmak yerine genişleyebilir. Makalede Türkiye’den bahsedilmiyor, fakat Rajan’ın saptamaları bir çok yönden bizim için de geçerli.

Şöyle yazıyor Ragan: Sanayileşmiş Ülkeler geniş mali ve parasal imkanlarını kullanarak, pandemiden zarar gören vatandaşlarını korumayı becerdiler. Hatta, bazıları bu fırsattan istifa ederek gelir dağılımındaki bozulmayı tersine çevirecek önlemleri de hayata geçirdi.

GOÜ için görüntü oldukça karamsar.  Bu ülkelerin büyük çoğunluğunun uzaktan çalışma imkanına sahip olmayan işgücünü eve kapatma lüksü yok. Ayrıca,  bütçe kaynakları da yeterli mali yardım dağıtılmasına imkan sağlamıyor. Bu ülkelerde sürü bağışıklığına erişecek dozda aşılamanın 2022 sonunda dahi bitmesi kesin değil.

 

Önümüzdeki aylarda, dünya iki vitesli toparlanmaya şahit olacak. Gelişmiş Ülkeler pandemi öncesi ekonomik büyüklüklerine kolaylıkla erişecek.  Bu sayede Fed ve AMB gibi rezerv para MB’ı parasal gevşemeyi de erken sonlandıracak. Bu sürecin yansıması olarak, bir dizi GOÜ’de erken faiz artırımları başladı bile. Zengin ve yüksek eğitimli sınıf, Gelişmiş Ülkeler’deki benzerleri gibi evden çalışarak gelir düzeyini koruyor. Öte yanda, fabrika ve hizmet sektörü çalışanları iyice fakirleştiler. Pandemi bitince bir çok ülkede siyaset radikalleşirken, geniş çaplı protestolar ihtimali de var.

 

DSÖ önderliğinde hızlanan aşılama kampanyaları, zengin ülkelerden gelmeye başlayan bağış aşılar ve IMF’nin SDR (IMF’nin para birimi) imkanını yükselterek bazı GOÜ’ye ek rezerv sağlaması, sıkıntıyı aşmaya yetmeyecek. Zaten kalitesi şüpheli bir eğitime mahkum edilen öğrenciler, şimdi de dijital yetersizlik yüzünden geri kalıyor. Eğitimi terk etme oranları yükselecek.

 

Ekonomik açıdan en önemli sorunlardan biri, pandemi esnasında krediye boğularak ayakta kalan KOBİ’lerin seri iflası. Gelişmiş Ülkeler’den gelen talep, Çin gibi pandemiyi yenen bazı GOÜ’in acısını azaltır. Velakin, büyük çoğunluk dış talebi üretime çeviremeyecek kadar güç kaybetti. Tedarik zincirlerinin yeniden düzenlenmesi sürecinde, bu KOBİ’ler oyun dışı kalacak.

 

Sanayileşmiş Ülkeler bu acı ve kalcı sonuçları bertaraf etmek için iklim değişikliği ve işçi haklarını gözeten politikalarını gözden geçirmeli. Mesela, Bangladeş’te tekstil işçilerinin çok zor şartlarda çalıştığı kesin. Ama, KOBİ’leri Batı’daki benzerleri gibi davranmaya zorlamak, iflaslara neden olur.  AB’nin sera gazı salınımını ülkesinde engellemeyen ürünlerden ithalat vergisi alma kararı da gözden geçirilmeli. Bir çok GOÜ’in karbon emisyonlarını azaltacak ekonomik gücü yok. Bir çözüm, bu ülkelere ücretsiz karbon kredileri hediye etmek. Bunlar Gelişmiş Ülkeler’de yoğun sera gazı salan işkollarına satılarak, küresel ısınmayla mücadele için kaynak sağlanabilir. Gelişmiş Ülkeler, GOÜ’e destek için $100 milyar bağış sözünü de yerine getirmeli. Bu bağışların kullanımı iklim değişikliği ve çevre tahribatı ile mücadele şartına bağlanmalı.

 

Global ölçekli bankalar ve Dünya Bankası gibi ulus-üstü  finans kurumları artık kredi riski düşük dev kamu altyapı projelerine kredi sağlamayı kesmeli. GOÜ’in start-up ve girişimcilere ihtiyacı var. Krediler bu alanlara yönlendirilmeli.

 

Gelişmiş Ülkeler şu noktayı unutmamalı:  GOÜ’in geride kalmasına seyirci kalmak, hem iklim değişikliği ile mücadeleyi geciktirecek, hem de yeni göç dalgalarına neden olacak.

 

Diem ve SDR Hesaplaması

 

FÖŞ yazdı: Küresel ısınmada geri dönülmez eşik yaklaşıyor

 

Doların yükselişi Gelişen Piyasaları zorluyor

 

 

 

 

BAKMADAN GEÇME

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

  • Güldem Atabay: Küresel ekonomi şoklara dirençli çıktı, bizde de enflasyon

    Dünya ekonomisi jeopolitik şoklara beklenenden daha güçlü dayanıklılık sergilerken, bizde TCMB yapışkan enflasyona rağmen faiz indiriminin yolunu arıyor

  • Hazine’den 3,5 Milyar Dolarlık Dış Borçlanma

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, 7 Ocak’ta gerçekleştirdiği dolar cinsinden çift dilimli tahvil ihracıyla uluslararası piyasalardan 3,5 milyar dolar kaynak sağladı.…

  • TÜİK, Aralık Ayında En Çok Kazandıran Yatırım Araçlarını Açıkladı

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) görüldü. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) dikkate alındığında DİBS’in reel getirisi yüzde 4,13 olurken, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile hesaplandığında bu oran yüzde 3,98 olarak gerçekleşti.

  • İSO: İhracat Pazarları İklim Endeksi Aralık’ta Geriledi

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Aralık 2025’te bir önceki aya göre düşüş göstererek 51,6 seviyesine geriledi. Kasım ayında 52,4 olan endeks, böylece son beş ayın en düşük değerini aldı. Endeksin 50 eşik değerinin üzerinde kalması, ihracat pazarlarında talep koşullarının zayıf da olsa iyileşmeye devam ettiğine işaret ederken, mevcut toparlanma eğilimi Aralık ayı itibarıyla ikinci yılını tamamlamış oldu.

  • Hükümet Harekete Geçti: Emekliye Asgari Ücret Oranında Zam Yapılacak mı?

    Milyonlarca emekli, açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verirken yapılacak maaş artışına odaklanmış durumda. Enflasyon farkının yetersiz kalması nedeniyle, iktidarın emekli maaşlarına asgari ücret artışı oranında zam yapmayı değerlendirdiği ifade ediliyor.

  • Demirören Grubu’nda İflas Kararı: Demirören’in Veliahtıydı, O da İflas Etti

    Karşılıksız çek kullandığı iddiasıyla tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Tayfun Demirören’in iflasına karar verildi.

  • Küresel Piyasalarda İvme Kaybı: Rekorların Ardından Kâr Satışları, Jeopolitik Riskler Yeniden Gündemde

    Küresel piyasalarda yılın başından bu yana risk iştahını destekleyen iyimser hava, hafta ortasında yerini temkinli bir duruşa bıraktı. ABD borsalarında endeksler gün içinde yeni zirveler test etse de, özellikle yılın başında güçlü performans gösteren sektörlerde gelen kâr satışlarıyla birlikte kapanışlar karışık gerçekleşti.

Benzer Haberler