Sosyal Medya

Ekonomi

YORUM:  Faizleri düşürmek, kredileri hızlandıracak mı?

Gedik Yatırım ekonomisti Serkan Gönençler, TCMB PPK açıklamasında önemli bir ayrıntıya dikkat çekti: “TCMB ticari kredilerde istenenin ötesinde bir yavaşlama…

YORUM:  Faizleri düşürmek, kredileri hızlandıracak mı?

Gedik Yatırım ekonomisti Serkan Gönençler, TCMB PPK açıklamasında önemli bir ayrıntıya dikkat çekti: “TCMB ticari kredilerde istenenin ötesinde bir yavaşlama olduğu gerekçesiyle politika faizini indirerek aktarım mekanizması üzerinden finansal koşulları gevşemeyi amaçlamakta. Ancak, politika faizindeki düşüşe karşın, TL’deki değer kaybı, tahvil faizlerindeki ve CDS primlerindeki yükseliş finansal koşulların arzulandığı ölçüde gevşemediğine işaret ediyor. Bu açıdan, kredi faizlerinin, özellikle de ticari kredi faizlerinin seyri de yakından takip edilecek”.

 

Ticari krediler gerçekten yavaşlıyor mu?  Evet, ama veriyi  nasıl kullandığımız da anlatmalıyız.

 

Yukarda gördüğünüz tabloda, 15 Ekim’de biten haftada ticari krediler haftalık %2 artmış. Fakat, kredi verilerinde mevsimsellik çok yüksek olduğu için, TCMB’nin önerdiği gösterge olan 13 haftalık hareketli ortalama kredi artış hızını gözönüne almak daha akılcı. Bu göstergeye göre, ticari kredilerin ivmesi yıllık %7 ile ekonomik aktivitede ilerde ciddi bir darboğaza işaret ediyor.

 

Genel kredi artış hızı ise yavaşlıyor. Yıllık hız %13’ten %11’lere geriledi.

 

Öt yanda, ekonomik faaliyete destek vermek TCMB’ye emanet edilen görevler arasında değil. TCMB’nin kanunla belirlenen tek hedefi enflasyonu %5’e doğru indirmek. Bu nedenle, kredilerin yavaşlaması faiz indirimi için hukuki bir neden olamaz. Daha da önemlisi, faiz indirimlerinin kredileri hızlandıracağı görüşü de tartışmalı.

 

Ekonomist ve danışman Dr Veyis Fertegligil Linkedin.com hesabında şu görüşleri paylaştı:

“Merkez Bankası politika faizini yüzde 18’den yüzde 16’ya indirdi. Bankanın son söylemlerini düşündüğümüzde bu çok şaşırtıcı olmadı. Benim anladığım Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele etme niyetlerinin olmadığıdır. Faiz indirimi yoluyla döviz kurlarının yükselmesi ve bu yolla ihracatın teşvik edilmesi düşünülmekte herhalde. Diğer bir amaç ise kredi faizlerinde gerileme sağlanması ve reel sektöre bu yolla destek. Ancak döviz kurlarının dramatik bir biçimde yükselmesi ithalata bağımlı olan ihracatçıya bir süre sonra zarar verecektir. Enflasyon ve maliyetlerdeki kontrolsüz artış reel sektörü de vuracaktır. Ekonomide büyüme sağlansa da bu geçici olacaktır ve toplumun büyük kesimine yansımayacaktır.

Hane halkları yükselen enflasyonla birlikte yoksullaşmaya devam edecektir. Bundan sonraki dönem yüzde 20’ler düzeyinde ve hatta onu aşan kronik bir enflasyonla karşılaşırsak çok şaşırtıcı olmaz. Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası’nın gittikçe sağduyudan uzaklaştığını ve gerçeklerden koptuğunu görmek çok üzücü. Bu saatten sonra ekonomide reformdan söz etmek de bu şartlar altında imkansız. Yapay bir şekilde faiz düşürmenin ve döviz kurlarındaki artışın etkilerini daha önceki yıllarda defalarca gördük ve bunun krize yol açtığını da gözlemledik. Bu yolla dolarizasyonun da iyice önü açılmış oldu. Merkez Bankası’nın ve ekonomi yönetiminin bunları görememesi veya buna aldırmaması çok şaşırtıcı. Ya da dünyada bilinmeyen yeni bir ekonomik model buldular herhalde.

Aslında diyecek fazla söz kalmadı. Her alanda bilimsellikten ve rasyonaliteden gittikçe uzaklaşmaktayız. Gelecekten umutlu olmak da gittikçe zorlaşıyor”.

 

TCMB şoku sonrasında, enflasyon tahminleri yükseliyor

 

Çetin Ünsalan yazdı: Faiz indi de ne oldu?

 

YORUM: Tüketici Güveni’nde 12.5 yıllık dip

 

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler