Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Para Politikası

TCMB Ekim'de faiz indirecek mi?

GCM Yatırım'a göre eylül enflasyonunun yüzde 30'a yaklaşması TCMB'ye ekimde 100 baz puanlık indirim alanı açabilir. Petrol ise en büyük risk.

3 Ekim 2026

TCMB Ekim'de faiz indirecek mi?

GCM Yatırım, eylül enflasyonunun beklentiler doğrultusunda yıllık yüzde 30 seviyesine yaklaşması halinde TCMB'nin ekim toplantısında 100 baz puanlık sınırlı bir faiz indirimi için alan bulabileceğini değerlendiriyor. Ancak petrol ve diğer enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması, Merkez Bankası'nın önündeki en önemli risk. Kuruma göre ekim toplantısında faiz kararının kendisi kadar TCMB'nin enerji fiyatları, enflasyonun ana eğilimi ve beklentilere ilişkin vereceği mesajlar da önem taşıyacak.

Türkiye ekonomisi yılın son çeyreğine girerken para politikasında iki karşıt güç öne çıkıyor: Devam eden dezenflasyon süreci TCMB'ye sınırlı bir faiz indirimi alanı açarken, yükselen enerji fiyatları enflasyon görünümüne yönelik riskleri artırıyor.

GCM Yatırım'ın değerlendirmesine göre, eylül enflasyonunun beklentiler doğrultusunda gerçekleşmesi halinde politika faizi ile yıllık enflasyon arasındaki fark yeniden genişleyecek. Bu durum TCMB'nin sıkı para politikası duruşunu tamamen değiştirmeden 100 baz puanlık teknik bir faiz indirimi yapmasına imkân sağlayabilir.

Ancak enerji fiyatlarındaki yükselişin kalıcı hale gelmesi durumunda bu alan hızla daralabilir.

Eylül enflasyonu kritik eşik

Ağustos 2026 itibarıyla yıllık manşet enflasyon yüzde 31,5, çekirdek enflasyon ise yüzde 30,1 seviyesinde bulunuyor.

Ancak alt kalemlerde önemli farklılıklar var.

Hizmet enflasyonu yüzde 40,3, enerji enflasyonu yüzde 39,2 ve gıda enflasyonu yüzde 33,8 seviyesinde.

GCM Yatırım'a göre bu tablo, 2025'ten bu yana devam eden dezenflasyon sürecinin sürdüğünü ancak fiyat artışlarının bütün sektörlerde aynı hızda gerilemediğini gösteriyor.

Özellikle hizmet fiyatlarındaki katılık ile enerji fiyatlarındaki oynaklık, manşet enflasyondaki düşüşün önümüzdeki dönemde daha yavaş ve dalgalı gerçekleşmesine neden olabilir.

Bu nedenle eylül enflasyonu yılın son çeyreği açısından kritik bir eşik olacak.

Geçen yıl eylül ayında aylık TÜFE yüzde 3,23 artmıştı. Eylül 2026 için piyasa beklentileri ise aylık enflasyonun yüzde 2,12-2,21 aralığında gerçekleşmesi yönünde.

Beklentilerin gerçekleşmesi durumunda yıllık enflasyonun ağustostaki yüzde 31,51 seviyesinden yüzde 30,1-30,3 bandına gerilemesi mümkün.

Sadece manşet enflasyona bakılmayacak

GCM Yatırım, yıllık enflasyondaki düşüşün niteliğinin de en az enflasyon seviyesinin kendisi kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Manşet enflasyondaki gerilemenin çekirdek enflasyon, hizmet fiyatları ve gıda enflasyonundaki yavaşlamayla desteklenmesi, dezenflasyonun kalıcılığı açısından daha güçlü bir sinyal oluşturacak.

Buna karşılık enerji fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi fiyatlama davranışlarını yeniden bozabilir.

Dolayısıyla TCMB açısından yalnızca yıllık TÜFE'nin yüzde 30'a yaklaşması değil, enflasyonun ana eğilimi ve alt kalemlerdeki fiyatlama davranışları da belirleyici olacak.

TCMB'de operasyonel normalleşme

TCMB, 23 Ağustos'ta bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlayarak mart-ağustos döneminde uyguladığı üst banttan fonlama stratejisinden uzaklaşmış ve operasyonel çerçevede normalleşmeye yönelik önemli bir adım atmıştı.

Politika faizi ise yüzde 37 seviyesinde tutuluyor.

Merkez Bankası son dönemde enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin ana eğilimde gerilemeye işaret ettiğini vurgularken, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarını yukarı yönlü enflasyon riski olarak göstermeye devam ediyor.

Bu nedenle yılın son çeyreğinde para politikası yalnızca mevcut enflasyon seviyesine değil, enerji fiyatlarındaki yükselişin ne kadar kalıcı olacağına da bağlı olacak.

100 baz puanlık indirim için alan var mı?

Ağustos itibarıyla yüzde 37 olan politika faizi ile yüzde 31,5 seviyesindeki yıllık enflasyon arasında yaklaşık 5,5 puanlık fark bulunuyor.

GCM Yatırım, Eylül 2024'ten bu yana pozitif bölgede bulunan bu farkın dönemsel ortalamasının yaklaşık 6,5 puan olduğuna dikkat çekiyor.

Eylül enflasyonunun beklentiler doğrultusunda yüzde 30 civarına gerilemesi halinde mevcut yüzde 37'lik politika faizi ile yıllık enflasyon arasındaki fark yaklaşık 7 puana çıkacak.

Bu durumda 100 baz puanlık bir faiz indirimi sonrasında dahi pozitif reel faiz farkı korunabilecek.

GCM Yatırım'a göre bu tablo, TCMB'nin sıkı para politikası duruşunda belirgin bir değişikliğe gitmeden 100 baz puanlık sınırlı ve teknik bir indirim yapabilmesi için makul bir zemin oluşturabilir.

Böyle bir hamle, dezenflasyonun yarattığı politika alanının kontrollü biçimde kullanılması olarak değerlendirilebilir.

Petrol TCMB'nin hesabını bozabilir

Ancak bu senaryonun önündeki en büyük risk enerji fiyatları.

Petrol ve diğer enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalıcı hale gelmesi, Türkiye'de hem doğrudan enflasyonu hem de üretim ve taşıma maliyetleri üzerinden fiyatlama davranışlarını etkileyebilir.

Bu durumda TCMB'nin daha güçlü bir faiz indirimine gitme ihtimali sınırlanabileceği gibi, planlanan bir indirimin tamamen ertelenmesi de gündeme gelebilir.

TCMB'nin 17 Eylül tarihli toplantı özetinde enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizlikleri yukarı yönlü enflasyon riski olarak vurgulaması da bu temkinli yaklaşımı destekliyor.

GCM Yatırım bu nedenle ekim toplantısında yalnızca faiz kararına değil, Merkez Bankası'nın enerji fiyatları, enflasyon beklentileri ve ana eğilime ilişkin iletişimine odaklanılması gerektiğini düşünüyor.

Türkiye'nin CDS'i yeniden yükseliyor

Para politikasının yanı sıra Türkiye'nin risk primi de yılın son çeyreğine girilirken yeniden yükselişte.

Türkiye'nin 5 yıllık CDS primi eylül ayında yaklaşık yüzde 13 artarak 245 baz puan civarına çıktı.

Ancak GCM Yatırım, bu yükselişin tamamının Türkiye'ye özgü olmadığını belirtiyor.

Aynı dönemde küresel risk iştahındaki bozulmanın etkisiyle İtalya, Almanya, Portekiz ve İngiltere'nin yanı sıra Güney Afrika başta olmak üzere EMEA bölgesindeki birçok ülkenin CDS primlerinde de belirgin artışlar yaşandı.

Türkiye açısından ise yükselen enerji fiyatları ve jeopolitik risklere ek olarak fon piyasasında yaşanan gelişmelerin yarattığı belirsizlik yerel risk faktörlerinden biri oldu.

Dolayısıyla eylül ayındaki CDS artışının küresel riskten kaçış ile Türkiye'ye özgü gelişmelerin birleşiminden kaynaklandığı değerlendiriliyor.

Gözler S&P'nin 16 Ekim takviminde

GCM Yatırım'ın dikkat çektiği bir diğer önemli tarih 16 Ekim.

S&P Global'in Türkiye değerlendirmesi bu tarihte takvimde yer alıyor.

Ancak kredi derecelendirme kuruluşunun söz konusu tarihte mutlaka bir karar açıklama zorunluluğu bulunmuyor.

Türkiye'nin mevcut kredi notu BB-, görünümü ise durağan.

GCM Yatırım bu nedenle doğrudan bir not veya görünüm değişikliğinden çok, S&P'nin Türkiye ekonomisine ilişkin vereceği mesajların önem taşıyacağını düşünüyor.

Enerji fiyatlarının enflasyon ve cari denge üzerindeki etkisi, TCMB rezervlerinin seyri, dezenflasyonun devamlılığı ve sıkı para politikasının ne ölçüde korunacağı S&P'nin değerlendirmesinde öne çıkabilecek başlıklar arasında.

Ekimde faiz indirimi mümkün, ancak garanti değil

GCM Yatırım'ın değerlendirmesi, TCMB'nin ekim toplantısı öncesindeki para politikası denklemini iki temel değişkene bağlıyor.

Eylül enflasyonunun yüzde 30 civarına gerilemesi, politika faizi ile yıllık enflasyon arasındaki farkı genişleterek 100 baz puanlık sınırlı bir faiz indirimi için teknik alan yaratabilir.

Ancak petrol ve enerji fiyatlarının yüksek kalması, enflasyon beklentilerini ve fiyatlama davranışlarını yeniden bozma riski taşıyor.

Bu nedenle ekim toplantısında faiz indiriminin yapılıp yapılmayacağı kadar, TCMB'nin enerji şokunu ne ölçüde geçici gördüğü ve gelecekteki faiz indirimleri konusunda ne kadar temkinli bir iletişim kuracağı da piyasalar açısından belirleyici olacak.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş