Fed Ekim’de faiz artıracak mı? Williams ve Cook’tan farklı mesajlar
Williams ekimde faiz artışı için aceleye gerek olmadığını söylerken Cook, YZ yatırımlarının enflasyon baskısını ekonomiye yaydığı uyarısında bulundu.
30 Eylül 2026

Wall Street’te salı seansına sert satışlarla başlayan hisse senetleri, New York Fed Başkanı John Williams’ın ekim ayında yeni bir faiz artışına gerek olmadığı sinyalini veren açıklamalarının ardından toparlandı. Vadeli piyasalarda ekim ayında faiz artırımı olasılığı yüzde 70’ten yaklaşık yüzde 50’ye geriledi. Ancak Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook, YZ yatırımlarının enerji, su ve inşaat gibi sektörler üzerinden enflasyon baskısını ekonominin geneline yaymaya başladığı uyarısında bulundu.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) ekim ayında üst üste ikinci kez faiz artırıp artırmayacağı konusunda Fed yetkililerinden farklı mesajlar geliyor.
New York Fed Başkanı John Williams, enflasyonu kontrol altına almak için yılın ilerleyen dönemlerinde bir faiz artışının daha uygun olabileceğini ancak eylül ayında gerçekleştirilen 25 baz puanlık artışın ardından Fed’in yeni bir hamle yapmak için acele etmesine gerek olmadığını söyledi.
Williams’ın açıklamaları, piyasalar tarafından Fed’in 27-28 Ekim toplantısında faizleri sabit bırakabileceğine yönelik güçlü bir sinyal olarak değerlendirildi.
Williams: Acele etmemize gerek yok
Buffalo Üniversitesi tarafından düzenlenen bir etkinlikte konuşan Williams, ekonomik görünümün kendi tahminleri doğrultusunda gelişmesi halinde yıl sonuna doğru bir faiz artışının daha gündeme gelebileceğini söyledi.
Williams, “Ekonomi genel olarak tahminlerimle uyumlu şekilde gelişirse, enflasyonun hedefe daha zamanında dönmesini desteklemek amacıyla federal fon hedef aralığında yılın ilerleyen dönemlerinde bir yukarı yönlü ayarlama daha uygun olabilir” dedi.
Fed eylül ayında politika faizini 25 baz puan artırmıştı. Bu, merkez bankasının 2023’ten bu yana gerçekleştirdiği ilk faiz artışı olmuştu.
Williams’a göre bu hamle Fed’e ekonomik görünümü daha net değerlendirmek için yeni verileri bekleme imkânı sağladı.
“Eylül toplantımızda attığımız politika adımının ardından acil hareket etmemize gerek yok. Daha fazla bilgi toplamak için zamanımız var” diyen Williams, ekim ayında yeni bir artış konusunda aceleci davranılmaması gerektiği mesajını verdi.
Ekim ayında faiz artışı ihtimali yüzde 70’ten yüzde 50’ye geriledi
Williams’ın konuşmasının ardından federal fon vadeli işlemlerinde Fed’in 27-28 Ekim toplantısında faiz artırma olasılığı yaklaşık yüzde 70’ten yüzde 50 seviyesine düştü.
Evercore ISI analistleri, Williams’ın mesajını Fed’in ekim ayında üst üste ikinci faiz artışına gitme ihtimaline karşı net bir çıkış olarak değerlendirdi.
Analistler, Williams’ın açıklamalarının ekim toplantısının pas geçilmesi ve bir sonraki faiz artışının aralık ayında yapılması senaryosuyla daha uyumlu olduğunu belirtti.
Williams’ın görüşleri piyasalar açısından özellikle önem taşıyor. New York Fed Başkanı, Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) daimi oy hakkına sahip üyelerinden ve komitenin başkan yardımcısı.
Williams uzun yıllar eski Fed Başkanı Jerome Powell’a yakın isimlerden biri olarak görülüyordu. Ancak yeni Fed Başkanı Kevin Warsh ile para politikası konusunda ne ölçüde aynı çizgide olduğu henüz net değil.
Williams: YZ hâlâ soru işareti
Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Williams, bundan sonraki faiz kararlarının temel enflasyon eğilimlerinin seyrine ve ekonomide arz-talep dengesi konusundaki değerlendirmelerine bağlı olacağını söyledi.
Williams, mevcut enflasyon dinamikleri içinde YZ’nin (yapay zekâ) önemli bir soru işareti olmaya devam ettiğini belirtti.
Fed’in ekim toplantısının ABD ara seçimlerine çok yakın bir tarihte yapılmasının para politikası kararlarında herhangi bir rol oynamayacağını da vurguladı.
Williams ayrıca uzun vadeli ABD tahvil faizlerindeki yükselişin güçlü ekonomik görünüm, YZ bağlantılı yatırımlara yönelik yüksek talep ve petrol fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığını söyledi.
Ancak uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin, piyasaların orta ve uzun vadeli enflasyon beklentilerinde ciddi bir bozulmaya işaret etmediğini savundu.
Lisa Cook: YZ enflasyon baskısını ekonomiye yayıyor
Williams’ın görece yumuşak mesajlarından önce konuşan Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook ise YZ yatırımlarının enflasyon üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Cook’a göre YZ yatırımlarından kaynaklanan fiyat baskıları başlangıçta çipler, bilgisayarlar ve yazılım gibi doğrudan teknolojiyle bağlantılı ürünlerde yoğunlaşmıştı.
Ancak devasa veri merkezi yatırımları artık elektrik, su ve inşaat işçiliği gibi ekonominin çok daha geniş kesimlerinin kullandığı kaynaklar üzerinde baskı yaratmaya başladı.
Cook, elektrik ve su maliyetlerinin son bir yılda yaklaşık yüzde 5 arttığına dikkat çekerek YZ kaynaklı talebin daha geniş kapsamlı enflasyon baskılarına dönüşmeye başladığına ilişkin işaretler bulunduğunu söyledi.
Fed için yeni ikilem: YZ enflasyonist mi, dezenflasyonist mi?
Cook’un açıklamaları doğrudan yeni bir faiz artışı çağrısı anlamına gelmiyor.
Fed yetkilisine göre belirli bir sektördeki güçlü talebin yol açtığı fiyat artışlarına para politikasıyla müdahale etmek ters etki yaratabilir. Çünkü faiz politikası yalnızca YZ sektörünü değil, ekonominin tamamını etkiliyor.
Ancak YZ yatırımlarının elektrik, su, arazi, inşaat işçiliği ve diğer kaynaklar için ekonominin geri kalanıyla rekabet etmeye başlaması halinde enflasyon baskısı daha geniş bir alana yayılabilir.
Öte yandan Cook, YZ’nin uzun vadede enflasyonu düşürücü bir güç haline gelebileceğini de belirtti.
YZ sayesinde üretkenlik artışının hızlanması, ekonominin mal ve hizmet üretme kapasitesini yükseltebilir. Arz kapasitesindeki artış talepteki büyümeyi aşarsa YZ yatırımları zaman içinde fiyat baskılarının azalmasına yardımcı olabilir.
Fed’in ekim kararı daha da kritik hale geliyor
Williams ve Cook’un açıklamaları Fed’in önündeki para politikası ikilemini ortaya koyuyor.
Bir tarafta yüksek petrol fiyatları, güçlü YZ yatırımları ve artan uzun vadeli tahvil faizleri enflasyon risklerini canlı tutuyor. Diğer tarafta Fed’in eylül ayında gerçekleştirdiği faiz artışının ekonomi üzerindeki etkilerini görmek için zamana ihtiyaç bulunuyor.
Williams’ın açıklamalarının ardından piyasaların ekim ayında faiz artışı beklentisini önemli ölçüde azaltması, Fed’in bir sonraki hamlesinin aralık ayına ertelenebileceği ihtimalini güçlendirdi.
Ancak önümüzdeki haftalarda açıklanacak enflasyon ve istihdam verileri Fed’in ekim toplantısındaki kararında belirleyici olacak.
Bloomberg, Yahoo Finance!
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




