Tahvil piyasalarında satış dalgası büyüyor: ABD 10 yıllık faizi yüzde 5,11’e çıktı
Altın geriledi, hisse senetlerinde hava bozuldu
24 Eylül 2026

ABD’den gelen güçlü ekonomik veriler ve Hazine tahvil ihalesine zayıf talep, küresel tahvil piyasalarında satış dalgasını derinleştirdi. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,11’e çıkarken beş yıllık faiz 2007’den bu yana ilk kez yüzde 5’i aştı. Piyasalar önümüzdeki bir yıl içinde Fed’den üç adet 25 baz puanlık faiz artışını tamamen fiyatlamaya başladı. Tahvil satışları Asya’ya yayılırken altın geriledi, hisse senetleri ise baskı altında kaldı.
Küresel tahvil piyasalarında satış dalgası giderek güçleniyor.
ABD ekonomisinin beklenenden güçlü kalması, enerji fiyatlarının yüksek seyri ve Hazine'nin tahvil ihalesine gelen zayıf talep, faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisini artırdı.
ABD tahvil piyasasında başlayan satışlar Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda ve gelişmekte olan ülke tahvillerine de yayıldı.
ABD 10 yıllık Hazine tahvil faizi Asya işlemlerinde yüzde 5,11 civarında dengelendi. Faiz bir önceki seansta 15 baz puan yükselerek, Başkan Donald Trump'ın Nisan 2025'te açıkladığı gümrük tarifelerinin piyasalarda yarattığı çalkantıdan bu yana en büyük günlük sıçramasını gerçekleştirmişti.
Beş yıllık faiz 2007’den beri ilk kez yüzde 5’in üzerinde
Tahvil piyasasındaki satışın hızlanmasında ABD Hazinesi'nin gerçekleştirdiği beş yıllık tahvil ihalesine gelen zayıf talep etkili oldu.
İhalenin ardından beş yıllık ABD tahvil faizi yüzde 5'in üzerine çıkarak 2007'den bu yana ilk kez bu seviyeyi aştı.
Tahvil faizlerindeki yükseliş yalnızca ABD ile sınırlı kalmadı.
Küresel devlet tahvillerinin ortalama faizi yüzde 4 sınırına yaklaşırken, Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda tahvillerinde de satış görüldü. Gelişmekte olan ülke tahvilleri de küresel hareketten etkilendi.
Bloomberg'in dolar endeksi ise temmuz ayından bu yana görülen en yüksek seviyeler civarında seyretti.
Piyasalar Fed’den üç faiz artışını tamamen fiyatlıyor
Tahvil piyasasındaki hareketin arkasında Fed'e ilişkin beklentilerde yaşanan hızlı değişim bulunuyor.
Swap piyasaları önümüzdeki bir yıl içerisinde Fed'in üç kez 25 baz puanlık faiz artışına gitmesini tamamen fiyatlıyor. Dördüncü bir faiz artışına karşı da önemli miktarda pozisyon alınmaya başlandı.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde Fed'in politika faizi hedef aralığı yüzde 4,75-5 seviyesine ulaşacak.
Fed geçen hafta 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırarak politika faizini yüzde 3,75-4 aralığına yükseltmişti.
Fed Başkanı Kevin Warsh, kararın para politikasındaki bir miktar gevşekliği ortadan kaldırdığını belirtmişti.
Fed Yönetim Kurulu üyesi Michael Barr ise enflasyonu yüzde 2 hedefine geri döndürmek için yeni faiz artırımlarına ihtiyaç duyulmasının muhtemel olduğunu söyledi.
“Gerçek bir yeniden sıkılaşma döngüsüne girdik”
Wells Fargo Investment Institute'tan Tony Miano, tahvil piyasasındaki son fiyatlamanın para politikasına ilişkin önemli bir mesaj verdiğini söyledi.
Miano, piyasanın artık “gerçek bir yeniden sıkılaşma döngüsüne” girildiğine işaret ettiğini belirtti.
Getiri eğrisinin tamamında faizlerin aynı anda yukarı doğru yeniden fiyatlanması, yalnızca tahvil yatırımcılarını etkilemiyor.
Daha yüksek tahvil faizleri hisse senetlerinin değerlemelerinde kullanılan iskonto oranlarını yükseltirken, mortgage ve şirket kredilerinin maliyetini de artırıyor. Böylece riskli varlıkların cazip hale gelebilmesi için gereken getiri eşiği yükseliyor.
Petrol 102 dolar civarında
Enerji fiyatları tahvil piyasasının en önemli risklerinden biri olmaya devam ediyor.
Brent petrol, önceki seansta yaşanan yükselişin bir bölümünü geri vererek yüzde 0,7 düşüşle varil başına yaklaşık 102 dolardan işlem gördü.
Petroldeki sınırlı gerileme hisse senetlerine ise belirgin bir destek sağlayamadı.
Asya borsaları Wall Street'teki zayıf seyri izleyerek yaklaşık yüzde 0,6 geriledi. Vadeli işlemler, satışların Avrupa piyasalarına da taşınabileceğine işaret etti.
Yüksek enerji maliyetlerinin güçlü ABD ekonomisiyle aynı anda ortaya çıkması, tahvil piyasasının karşı karşıya bulunduğu temel sorunlardan biri.
Ekonomik aktivitenin güçlü kalması Fed'in faiz artırmasına alan yaratırken, pahalı enerji enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıyı artırıyor.
Altın yüksek faiz baskısıyla geriledi
Tahvil faizlerindeki yükseliş altını da vurdu.
Altın önceki seansta yüzde 1,7 değer kaybederek ons başına yaklaşık 4 bin 290 dolara geriledi ve yeni seansta kayıplarını korudu.
Faiz getirisi olmayan altının cazibesi, tahvil faizlerinin yükselmesiyle azalıyor.
Özellikle ABD reel faizleri ve doların aynı anda yükselmesi değerli metaller üzerinde ilave baskı yaratabiliyor.
Japon tahvilleri de satış dalgasına katıldı
Tahvil satışlarının önemli merkezlerinden biri Japonya oldu.
Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımına tahvil piyasasının gecikmeli tepkisinin yeni seansta belirginleştiği değerlendiriliyor.
Bloomberg Markets Live stratejisti Mark Cranfield, tatil döneminden dönen sabit getirili menkul kıymet yatırımcılarının ABD tahvillerindeki sert satışın yanı sıra Japonya Merkez Bankası'nın faizleri nötr seviyeye çıkarmakta geç kaldığı yönündeki endişeleri de fiyatladığını belirtti.
Böylece ABD'de başlayan faiz şoku küresel tahvil piyasalarının büyük bölümüne yayılmış durumda.
ABD ve Çin ticaret ateşkesini uzattı
Tahvil piyasasındaki sert hareketin yanı sıra ABD-Çin ilişkilerinde de önemli bir gelişme yaşandı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington ile Pekin'in ticaret ateşkesini iki ay daha uzatma konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı.
Anlaşmayla mevcut ateşkesin süresi 10 Ocak'a kadar uzatıldı.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ise 11 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği ilk devlet ziyareti için ABD'ye geldi.
Analistler, ateşkesin uzatılmasının kısa vadede piyasalardaki önemli bir belirsizliği ortadan kaldırdığını, ancak ticaret savaşının yarattığı daha uzun vadeli baskının hafiflemesi için somut ilerlemeye ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor.
Olumlu habere rağmen Çin ana kara borsalarında kayıplar yüzde 1'i aştı.
Piyasaların yeni sorunu: Faizler ne kadar yükselebilir?
Küresel piyasaların odağı artık Fed'in faiz indirip indirmeyeceğinden, yeni faiz artırımlarının ne kadar ileri gidebileceğine kayıyor.
Güçlü ABD ekonomisi, 100 doların üzerindeki petrol fiyatları ve enflasyon riskinin yeniden yükselmesi Fed'in para politikasını daha fazla sıkılaştırabileceği beklentisini güçlendiriyor.
Buna bir de ABD Hazinesi'nin hızla büyüyen borçlanma ihtiyacı ve tahvil ihalelerine yönelik zayıf talep ekleniyor.
ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,11'e, beş yıllık faizin ise 2007'den bu yana ilk kez yüzde 5'in üzerine çıkması, finansal koşullardaki sıkılaşmanın yalnızca merkez bankası politikası üzerinden gerçekleşmediğini gösteriyor.
Tahvil faizlerinin bu seviyelerde kalması veya daha da yükselmesi halinde şirketlerin finansman maliyetlerinden mortgage faizlerine ve hisse senedi değerlemelerine kadar küresel finans sisteminin birçok alanında baskının artması beklenebilir.
Bloomberg
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




