Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Piyasa

SABAH Raporu: Faiz alarmı çalıyor: Petrol şoku küresel risk iştahını bozdu

Petrol 110 dolara yaklaşırken küresel tahvil faizleri yükseldi. Fed ve BoJ’da faiz artışı beklentileri güçlenirken risk iştahı sert geriledi.

11 Eylül 2026

SABAH Raporu: Faiz alarmı çalıyor: Petrol şoku küresel risk iştahını bozdu

Petrol 110 dolara dayandı, enflasyon korkusu geri döndü

Petrol
fiyatlarındaki sert yükseliş, küresel piyasalarda enflasyon endişesini yeniden
alevlendirdi. Brent cinsi ham petrolün, Orta Doğu'daki savaşın genişlemesi ve
Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının kısıtlı kalmasıyla dün %6 yükselmesinin
ardından bu sabah 110 dolar sınırına dayanırken, haftalık yükselişi de %13'e
yaklaştı. İran destekli Husilerin Yemen'de Mocha Limanı'nın kontrolünü ele
geçirmesi, Kızıldeniz üzerinden Suudi petrol ihracatına ilişkin riskleri de
artırdı. Yüksek petrol fiyatlarının etkisi akaryakıt tarafında da görülmeye
başladı. ABD'de ortalama dizel fiyatı tarihte ilk kez galon başına 6 doların
üzerine çıktı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yeniden
besleyebileceği endişesi, merkez bankalarının faiz artırımlarına devam etmek zorunda
kalabileceği beklentisini güçlendiriyor. Haber akışında JPMorgan, Fed ve BoJ
dâhil olmak üzere dokuz gelişmiş ülke merkez bankasının sekizinin yıl sonuna
kadar faiz artırmasını beklediğini belirtti.

Tahvil piyasasında satış dalgası: ABD 10 yıllık faizi %5’e yaklaştı

Petrol
fiyatlarının kontrolden çıkması ve faiz beklentilerinde yaşanan sert değişim,
küresel risk iştahını da belirgin şekilde zayıflattı. Tahvil piyasalarında
satışlar hızlanırken, ABD 10 yıllık tahvil getirisi kritik %5 seviyesine
yaklaşarak 2007'den bu yana görülen en yüksek seviyelere çıktı. Getiri
eğrisinin uzun tarafında ise 30 yıllık tahvil faizi %5,38 ile 19 yılın
zirvesini test etti. Dün sonuçlanan Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) eylül
toplantısında politika faizi bu yıl ikinci kez artırılarak %2,50'ye
yükseltilirken, ekim ayında yeni bir artış ihtimali de masada kalmaya devam
ediyor. Fed cephesinde ise gelecek haftaki toplantıda 25 baz puanlık faiz
artırımına verilen olasılık %70'e yaklaşmış durumda. Piyasalar yıl sonuna kadar
toplamda yaklaşık 45 baz puanlık ilave sıkılaşma fiyatlıyor.

Riskten kaçış var ama dolar güçlenmiyor

Yükselen
faizler hisse senetleri ve kıymetli metaller üzerinde baskı kurarken, dolar
endeksinin neredeyse yerinde sayması ise üzerinde durulması gereken önemli bir
değişime işaret ediyor. Hatırlanacağı üzere son aylarda morallerin bozulduğu ve
risk iştahının azaldığı dönemlerde doların belirgin şekilde güçlendiğine şahit
oluyorduk. DXY dün hafif de olsa değer kazansa da, yakın dönemde test ettiği
102 seviyesinin oldukça altında, 99 civarında kalmaya devam ediyor. Riskten
kaçışın arttığı bir ortamda para dolara da gitmiyorsa, yatırımcının güvenli
limanı nerede aradığını sorgulamak gerekiyor.

Euro direniyor, Bitcoin 77 bin doların altına indi

Faiz
artırımına rağmen zayıf risk iştahından destek bulamayan ortak para birimi euro
1,16 seviyesinin üzerinde tutunurken, Sterlin de 1,35 seviyesinin hemen
üzerinde seyrediyor. Kripto para cephesinde ise Bitcoin olumsuz havadan
nasibini alarak 77 bin doların altına geriledi. Bitcoin'in son beş gündür
aralıksız satış baskısı altında olduğunu da not edelim.

Hisse senetlerinden metallere satış dalgası yayıldı

ABD
borsaları dün de baskı altında kalarak günü yaklaşık %0,5 düşüşle tamamlarken,
yeni güne Pasifik'in diğer ucunda da kırmızı bir tabloyla başlıyoruz. Gösterge
endeks Nikkei %3’e yakın gerilerken, Şangay ve Tayvan borsalarında kayıplar
%2'ye yaklaştı. Faiz getirisi olmayan kıymetli metaller de küresel tahvil
faizlerindeki yükselişten olumsuz etkilenerek sert satışlara sahne oldu. Altın
dün yaklaşık %2 gerilemesinin ardından bu sabah 4,300 dolar seviyesine
yaklaşırken, gümüş çok daha sert bir satışla karşı karşıya kaldı. Dün %5,5
değer kaybeden gümüşün ons fiyatı bu sabah 63 dolar civarına geriledi. Satış
baskısının ne kadar genele yayıldığını ise bakırdaki hareket açıkça gösteriyor.
Son dönemin en güçlü performans gösteren emtialarından biri olan ve kısa süre
önce tüm zamanların zirvesini test eden bakır bile dün yaklaşık %5 geriledi.

Gözler ABD enflasyonunda: Yüksek veri satışları derinleştirebilir

Dün ABD'de
açıklanan ve beklentilere paralel sonuçlanan üretici enflasyonunun ardından
bugün gözler, Fed'in gelecek haftaki kararında belirleyici olabilecek ABD
ağustos ayı tüketici enflasyonu verisinde olacak. Reuters anketine göre manşet
enflasyonun aylık bazda %0,4 (çekirdek %0,2), yıllık bazda ise %3,4 (çekirdek
%2,4) artması bekleniyor. Enflasyonun beklentilerin üzerinde sonuçlanması, faiz
artırım beklentilerini de kuvvetlendirerek piyasalarda var olan olumsuz havayı
daha da perçinleyebilir.

BoJ’dan 31 yılın en yüksek faizine doğru

Kıymetli
metallerden hisse senetlerine kadar birçok varlık sınıfında belirgin kayıplar
yaşanırken, enflasyon endişeleriyle tahvil faizlerindeki yükselişin devam
etmesi piyasalardaki tedirginliği artırıyor. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ)
gelecek haftaki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak %1,25'e
çıkarmasına ise artık neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Böyle bir karar, uzun
yıllar sıfıra yakın faiz ortamına alışmış Japonya'da politika faizini 31 yılın
en yüksek seviyesine taşıyacak. Üstelik haziran ayındaki artışın üzerinden
yalnızca üç ay geçmişken yeni bir faiz artışına gidilecek olması, BoJ'un
normalleşme sürecinde hızlanmaya başladığı yönünde önemli bir sinyal olarak
değerlendirilebilir.

Yen güçleniyor, carry trade için yeni dönem başlıyor

Faiz artırım
beklentileriyle yen son dönemde değer kazanırken (bu sabah 154 seviyelerinde
salınıyor) Japonya'da üretici enflasyonunun ağustos ayında yıllık %7,6'ya
yükselmesi de BoJ'un elini güçlendiren unsurlardan biri olarak ön plana
çıkıyor. Reuters anketine katılan ekonomistler politika faizinin 2027 yılında
%1,75'e kadar yükselmesini beklerken, uzun yıllardır küresel piyasalarda düşük
maliyetli fonlamanın başlıca adreslerinden biri olan yenin bu özelliğini
giderek kaybetmesi ise carry trade açısından yeni bir soru işareti yaratıyor.
Yen sahneden çekilirken onun yerini hangi para biriminin alacağı henüz belli
değil!

TCMB faizi değiştirmedi, enerji riskine dikkat çekti

Türkiye
cephesinde ise dün sonuçlanan olağan TCMB Eylül ayı PPK toplantısında tüm faiz
oranları beklentiler dâhilinde sabit tutuldu. Kararla birlikte yayımlanan
politika metninde enflasyon eğiliminde gerilemeye işaret edilirken, iç talebin
zayıf seyrettiği vurgulandı. Jeopolitik riskler nedeniyle yüksek seyreden
enerji fiyatları politika yapıcıların da gündemini meşgul ediyor olmalı ki,
enerji maliyetlerinin enflasyon açısından risk teşkil ettiğinin altı özellikle
çizildi. Kararın piyasa beklentileriyle uyumlu olması nedeniyle piyasalarda
kayda değer bir heyecan yaratmadığını da söyleyelim.

TCMB’de bir sonraki adım Ekim’de faiz indirimi olabilir

TCMB'nin
liralaşma stratejisinde elde ettiği başarı ve iç talepte giderek daha görünür
hâle gelen yavaşlama nedeniyle bir sonraki adımın faiz indirimi olacağını
düşünmeye devam ediyoruz. Lâkin, net enerji ithalatçısı olan Türkiye açısından
artan jeopolitik riskler ve kış öncesinde enerji fiyatlarında görülen sert
yükselişin zihinleri kurcalamaya devam ettiğini de itiraf etmek gerekiyor. Dün
açıklanan zayıf sanayi üretim verisini de denkleme eklediğimizde, maliyet
kaynaklı enflasyon karşısında eli bir miktar zayıflayan TCMB'nin yine de bebek
adımlarıyla faiz indirimlerini 22 Ekim'deki olağan PPK toplantısıyla birlikte
yeniden gündeme alacağını düşünüyoruz.

Rezervlerde iyileşme, DTH’da düşüş sürüyor

Hazır
TCMB’den söz etmişken, her hafta Perşembe günü açıklanan haftalık verileri de
yine enine boyuna irdeledik. En güncel rakamlara göre TCMB'nin net yabancı para
pozisyonu 9 Eylül valörlü işlemlerde hafif bir gerilemeyle 48,6 milyar dolar
seviyesinde gerçekleşti. Rezervlerin önemli bir bölümünün altından oluştuğu
dikkate alındığında, altın fiyatlarındaki yükselişin yarattığı değerleme etkisi
dışlandığında rezervlerdeki iyileşme eğiliminin devam ettiğini söyleyebiliriz.
4 Eylül ile sona eren haftada ise parite etkisinden arındırılmış verilere göre
yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları (DTH) önemli bir değişim göstermeyerek
0,3 milyar dolar azaldı. Son iki haftayı birlikte değerlendirdiğimizde yaklaşık
3 milyar dolarlık düşüş görülmesi, Liralaşma eğiliminin gücünü koruduğuna
işaret ediyor.

Yabancı yatırımcı uzun süre sonra net satıcı

Yabancı
yatırımcı cephesinde ise uzun bir aradan sonra daha zayıf bir tabloyla
karşılaştık. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi portföyü 0,65 milyar dolar
azalırken, bu harekette söz konusu haftadaki SPK düzenlemesinin etkili olduğunu
düşünüyoruz. DİBS tarafında ise 0,16 milyar dolarlık sınırlı bir giriş
kaydedildi. Büyük resme baktığımızda, yabancı yatırımcıların menkul kıymet
portföyünde uzun bir aradan sonra net bir azalma yaşandığını görüyoruz.

Emre
Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)

Grup Müdürü• Group Manager, Hazine Bölümü • Treasury Department, Kıbrıs İktisat Bankası

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş