Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Para-banka-finans

Küresel tahvil satışları derinleşiyor: Japonya’da faiz 30 yılın zirvesinde

Küresel tahvil satışları sürüyor. Japonya 10 yıllık faizi yüzde 3,10 ile 30 yılın zirvesine, ABD 10 yıllık faizi yüzde 5,19’a çıktı.

25 Eylül 2026

Küresel tahvil satışları derinleşiyor: Japonya’da faiz 30 yılın zirvesinde

Küresel devlet tahvillerindeki satış dalgası hız kesmiyor. Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,10 ile 30 yılın yeni zirvesine çıkarken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,19’a yükseldi. Enerji fiyatlarındaki artış, güçlü ekonomik büyüme ve merkez bankalarından daha fazla faiz artırımı beklentisi küresel tahvil piyasalarında baskıyı artırıyor.

Küresel tahvil piyasalarında hafta ortasında başlayan sert satış dalgası cuma günü de devam etti.

Japonya'nın 10 yıllık devlet tahvili faizi 2 baz puan yükselerek yüzde 3,10'a çıktı ve son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

ABD tahvillerinde de satışlar sürdü. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artışla yüzde 5,19'a yükselirken, 30 yıllık tahvil faizi yaklaşık yüzde 5,48 ile 2004'ten bu yana en yüksek seviyelerinde seyrediyor.

Tahvil piyasasında kritik eşikler kırıldı

ABD tahvillerindeki satış dalgası çarşamba günü hız kazanmıştı.

10 yıllık ABD tahvil faizindeki günlük yükseliş, Başkan Donald Trump'ın “Kurtuluş Günü” olarak adlandırdığı gümrük tarifesi açıklamalarından bu yana görülen en sert hareket olurken, faiz yüzde 5 seviyesini güçlü biçimde aştı.

Satışların ardından Avrupa ve Japonya tahvil piyasaları da benzer yönde hareket etmeye başladı.

T. Rowe Price portföy yöneticisi David Clewell, kritik teknik seviyelerin aşılmasının piyasalardaki hareketi büyütebildiğini belirterek, “Önemli eşikleri geçtiğinizde büyük ve birbirini tetikleyen hareketler görebilirsiniz” değerlendirmesinde bulundu.

Petrol ve güçlü büyüme faiz beklentilerini değiştiriyor

Tahvil piyasalarındaki satışların arkasında iki temel faktör öne çıkıyor: güçlü ekonomik büyüme ve yüksek enerji fiyatları.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyonun daha uzun süre yüksek kalabileceği endişesini artırırken, yatırımcılar ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımlarının hızına ve büyüklüğüne ilişkin beklentilerini yeniden değerlendiriyor.

Capital Economics Asya-Pasifik Başkanı Marcel Thieliant, gelişmiş ekonomilerin tamamında faiz beklentilerinin keskin biçimde yükseldiğini söyledi.

Thieliant'a göre piyasa algısındaki değişimin temel nedeni enerji fiyatlarındaki artış.

Yüksek petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki doğrudan etkisinin yanı sıra ulaştırma, üretim ve diğer maliyet kanalları üzerinden fiyat baskılarını güçlendirebileceği endişesi, tahvil yatırımcılarının daha yüksek faiz talep etmesine yol açıyor.

ABD 10 yıllık faizi yüzde 6’ya yaklaşabilir mi?

Tahvil piyasasındaki satışın ne kadar ileri gidebileceği ise Wall Street'in temel sorularından biri haline geldi.

T. Rowe Price'tan Clewell, ABD ekonomisindeki temel büyüme dinamiklerinin güçlü kalması halinde 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,5 ile yüzde 6 arasına kadar yükselebileceğini düşünüyor.

Bu senaryo gerçekleşirse finansal koşulların daha da sıkılaşması gündeme gelecek.

Uzun vadeli tahvil faizleri mortgage kredilerinden şirketlerin borçlanma maliyetlerine ve hisse senedi değerlemelerine kadar finansal sistemin çok geniş bir bölümünü etkiliyor.

Dolayısıyla yüzde 5'in üzerindeki ABD tahvil faizlerinin kalıcı hale gelmesi, yalnızca tahvil yatırımcıları açısından değil, küresel finans piyasalarının tamamı açısından önemli sonuçlar yaratabilir.

Japonya’da 30 yılın zirvesi

Küresel satış dalgasının en dikkat çekici cephelerinden biri ise Japonya.

Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 3,10'a ulaşması, ülkede uzun yıllar süren ultra düşük faiz döneminin ardından son derece önemli bir değişime işaret ediyor.

BNP Paribas Asset Management kıdemli sabit getirili menkul kıymetler stratejisti Ryutaro Kimura, Japon tahvil faizlerindeki yükselişin önemli bölümünün ülke dışından, özellikle de ABD'den kaynaklandığını söyledi.

Kimura'ya göre Japon ekonomisi açısından temel sorun, ABD ve Avrupa'daki faiz artışlarının Japonya'ya kıyasla daha hızlı ilerlemesi.

Bu fark döviz piyasasına da yansıyor.

Yen dolar karşısında 158 seviyesinde

Tahvil faizleri yükselmesine rağmen Japon yeni dolar karşısında zayıflamaya devam ediyor.

Yen yaklaşık 158 seviyesinden işlem görürken, Japon para birimindeki değer kaybı Fed'in geçen hafta faiz artırmasının ardından hızlandı.

Normal şartlarda yükselen Japon tahvil faizlerinin yeni desteklemesi beklenebilir. Ancak ABD faizlerindeki daha hızlı yükseliş iki ülke arasındaki faiz farkının geniş kalmasına neden oluyor.

Bu durum yen üzerindeki baskının devam etmesine yol açıyor.

BoJ neden Fed’in gerisinde kalabilir?

Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) önündeki politika tercihi ise diğer büyük merkez bankalarından farklı.

Clewell'e göre BoJ, daha önce gerçekleştirdiği faiz artışlarının ekonomi üzerindeki etkilerini görmek için beklemeyi tercih ediyor.

Bu nedenle Japonya'daki faiz artırım döngüsünün Fed'e kıyasla daha yavaş ilerlemesi bekleniyor.

Japonya'nın onlarca yıl süren deflasyon döneminden çıkmasının ardından BoJ, enflasyonun kalıcı hale gelmesini isterken aynı zamanda ekonomiye aşırı zarar verecek ölçüde hızlı bir sıkılaşmadan kaçınmaya çalışıyor.

Clewell bu durumu, “Japonya'da BoJ'un görevi ekonomiyi bozmamak. BoJ eğrinin gerisinde kalmak zorunda” sözleriyle özetledi.

Küresel tahvil piyasasında yeni dönem

Son hareketler, tahvil piyasalarındaki satışın artık yalnızca ABD'ye özgü olmadığını gösteriyor.

ABD'de 10 yıllık faiz yüzde 5'in üzerine yerleşirken, 30 yıllık tahvil faizleri 2004'ten bu yana görülmeyen seviyelere çıktı. Japonya'da ise 10 yıllık faiz 30 yılın zirvesini gördü.

Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini bozması ve merkez bankalarının daha uzun süre sıkı para politikası uygulayabileceği beklentisi, küresel tahvil piyasalarının temel baskı unsurları haline geliyor.

Piyasalar açısından kritik soru ise tahvil faizlerinin nerede denge bulacağı.

ABD'nin 10 yıllık faizinin yüzde 5'in üzerinde kalıcı olması ve yüzde 5,5-6 bandına doğru hareket etmesi halinde, küresel finansal koşullardaki sıkılaşmanın hisse senetlerinden gelişmekte olan ülke varlıklarına kadar geniş bir alanda etkili olması beklenebilir.

FT

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş