Küresel Piyasalarda Enflasyon Endişesi: Tahviller Satılıyor, Altın 4.400 Doları Aştı
Hürmüz krizi petrolü yükseltirken enflasyon endişeleri tahvil faizlerini artırdı. Altın 4.400 doları aşarken gözler ABD TÜFE verisine çevrildi.
11 Ağustos 2026

Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik ABD-İran görüşmelerinde ilerleme sağlanamaması petrol fiyatlarını yukarı taşırken, enerji maliyetlerindeki artış küresel piyasalarda enflasyon endişelerini yeniden canlandırdı. Tahvil faizleri yükselirken altın 4.400 doların üzerine çıktı. Yatırımcıların gözü şimdi ABD’de açıklanacak kritik enflasyon verilerinde.
Küresel piyasalarda haftanın ikinci işlem gününde yön arayışı sürerken, petrol fiyatlarındaki dört günlük yükseliş tahvil piyasalarında satışları beraberinde getirdi.
ABD 10 yıllık tahvil faizi pazartesi günü 6 baz puan yükselerek yüzde 4,71’e çıkarken, Asya-Pasifik piyasaları da Wall Street’teki hareketi takip etti. Avustralya ve Yeni Zelanda devlet tahvilleri değer kaybetti.
Piyasaların temel kaygısı, Hürmüz Boğazı krizinin petrol fiyatlarını yüksek tutarak küresel dezenflasyon sürecini sekteye uğratması.
Altın 4.400 doları geçti Tahvil piyasalarında satış görülürken güvenli liman talebi değerli metalleri destekledi.
Altın üçüncü işlem gününde de yükselerek ons başına 4.400 doların üzerine çıktı. Altındaki yükselişe gümüş ve platin de eşlik etti.
Petrol ile altının aynı anda yükselmesi piyasalardaki dikkat çekici gelişmelerden biri oldu. Son aylarda iki varlık grubunun sıklıkla farklı yönlerde hareket ettiği düşünüldüğünde, mevcut tablo yatırımcıların hem enflasyon hem de jeopolitik risklere karşı korunma arayışının güçlendiğine işaret ediyor.
Vantage Global Prime kıdemli piyasa analisti Hebe Chen’e göre Asya piyasaları yeni makroekonomik sinyaller öncesinde bekle-gör dönemine girerken, petrol ve altının birlikte yükselmesi yatırımcıların farklı bir piyasa rejimine hazırlanmaya başladığının işareti olabilir.
Hürmüz çıkmazı petrolü 88 dolara taşıdı Piyasaların merkezinde bir kez daha ABD-İran gerilimi bulunuyor.
Brent petrol pazartesi günkü yaklaşık yüzde 5’lik sıçramanın ardından salı günü de yükselerek varil başına 87,98 dolar civarında işlem gördü.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran'a yönelik yeni talepleri, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşmaya kısa sürede ulaşılabileceği beklentilerini zayıflattı.
Trump, İran’ın çatışmanın sona erdirilmesine yönelik görüşmeler kapsamında tazminat talep etmesine sert tepki gösterdi. Bu açıklamalar, tarafların yakın zamanda anlaşmaya varabileceğine ilişkin umutları azalttı.
Hürmüz’deki belirsizliğe Husi saldırıları ve tankerlere yönelik güvenlik tehditleri de eklenince petrol piyasasında risk primi yeniden yükseliyor.
Petrol Fed'in işini zorlaştırıyor Petroldeki yükselişin en önemli makroekonomik sonucu ise ABD enflasyonu ve Fed politikası üzerinden hissedilebilir.
Geçen hafta açıklanan beklentilerin altındaki ABD istihdam verileri, Fed’in yakın zamanda yeniden faiz artırmak zorunda kalacağı yönündeki beklentileri azaltmıştı. Ancak enerji fiyatlarının yeniden hızla yükselmesi bu iyimserliği tehdit ediyor.
Piyasalar bu nedenle çarşamba günü açıklanacak ABD tüketici fiyat endeksine odaklandı.
Enflasyonun beklenenden güçlü gelmesi halinde, petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutacağı, hatta yıl içinde yeniden artırabileceği beklentileri güçlenebilir.
Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack da enflasyonu hedefe geri döndürmek için birden fazla faiz artırımına ihtiyaç duyulabileceğini belirtti. Hammack, faizlerin nihai olarak hangi seviyeye ulaşması gerektiği konusunda ise şimdiden bir karar vermek istemediğini söyledi.
Hisselerde yön arayışı Tahvil ve emtia piyasalarındaki hareketlere karşılık hisse senetlerinde daha karışık bir görünüm hâkim.
MSCI Asya hisse senetleri endeksi dalgalı işlemlerin ardından yaklaşık yüzde 0,1 yükseldi. Teknoloji hisselerine yönelik talep görece güçlü kalırken Güney Kore Kospi endeksi yüzde 1’e yakın prim yaptı.
Nasdaq 100 vadeli kontratları da yüzde 0,3 yükseldi.
Buna karşılık Wall Street’te petrol fiyatlarının yükselmesi ve tahvil faizlerinin artması yatırımcıların risk iştahını sınırladı. S&P 500 hisselerinin çoğu gerilerken, Nvidia da şirketle bağlantılı 500 milyar dolarlık YZ finansman paketine ilişkin haberlerin ardından satış baskısıyla karşılaştı.
Interactive Brokers stratejisti Jose Torres, ABD ve İran arasında görüşmelerin gerçekleştirilememesinin Wall Street açısından endişe yarattığını belirterek, yatırımcıların geçen hafta anlaşmaya giden yolun dar da olsa açık olduğuna inandığını hatırlattı.
Yen yeniden 160 sınırına yaklaşıyor Asya piyasalarının bir diğer önemli gündem maddesi Japon yeni oldu.
Yen pazartesi günü dolar karşısında yüzde 1 değer kaybederek ABD ve Japonya’nın ortak döviz müdahalesi sonrasında elde ettiği kazançların yaklaşık yarısını geri verdi.
Salı günü sınırlı toparlanmayla 159,14 yen/dolar civarında işlem gören Japon para biriminin yeniden 160 seviyesine yaklaşması, piyasaların yeni bir resmi müdahale olasılığına karşı tetikte kalmasına neden oluyor.
Piyasaların gözü ABD enflasyonunda Küresel piyasalar açısından kısa vadeli denklem giderek daha net hale geliyor: Zayıflayan ABD istihdam piyasası Fed üzerindeki faiz artırma baskısını azaltırken, Hürmüz krizi nedeniyle yükselen petrol fiyatları tam ters yönde çalışıyor.
Bu nedenle çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE verisi, yalnızca tahvil piyasası açısından değil; dolar, altın, petrol ve küresel hisse senetlerinin yönü açısından da haftanın en kritik verisi olacak.
Petrol fiyatlarının yüksek kalması ve enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi halinde “yüksek faizlerin daha uzun süre korunacağı” senaryosu yeniden güç kazanabilir. Buna karşılık enflasyonda ılımlı bir veri, zayıflayan istihdam piyasasının Fed politikasındaki ağırlığını artırabilir.
Bloomberg, CNBC
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



