İngiltere Merkez Bankası faiz artırımında neden Fed'i takip etmedi?
İngiltere Merkez Bankası, enerji maliyetlerindeki artışın yurt içi fiyatlara ve ücretlere henüz tam yansımaması nedeniyle ABD ve Avrupa'nın aksine politika faizini %3,75'te sabit tuttu. Buna karşın, enerji kaynaklı enflasyon baskılarının kalıcı hale gelmesi durumunda ilerleyen aylarda faiz artışının güçlü bir seçenek olarak masada olduğu vurgulandı.
18 Eylül 2026

İngiltere Merkez Bankası politika faizini %3,75'te sabit tutarak, faiz artırımına giden ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) yolundan ayrıldı. Ancak enerji fiyatlarındaki şokun daha kalıcı enflasyonist baskılara dönüşmesi halinde ilerleyen dönemlerde olası bir artışa açık kapı bıraktı.
Wall Street Journal gazetesine göre, İngiltere'deki para politikası yapıcılarının çoğu, artan enerji maliyetlerinin şu ana kadar ücretlere ve yurt içi fiyatlara geniş çaplı bir şekilde yansımadığını düşünüyor. Öte yandan devlet tahvili getirilerindeki yükseliş, halihazırda finansal koşulların sıkılaşmasına ve ekonomik faaliyetin frenlenmesine katkıda bulunuyor.
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, küresel enerji maliyetlerindeki artışın İngiltere'deki fiyat ve ücret belirleme süreçleri üzerindeki etkisinin hala sınırlı olduğunu belirtti. Ancak dalgalanmaların uzun süre devam etmesinin enflasyon üzerindeki etkiyi ve faiz artırımı ihtiyacı olasılığını artıracağı konusunda uyardı.
Oylama, Para Politikası Kurulu (PPK) içindeki bölünmenin devam ettiğini ortaya koydu; dokuz üyeden üçü faizin %4'e yükseltilmesini destekledi.
Enerji, enflasyonu yeniden gündeme getiriyor
İngiltere'de enflasyon ağustos ayında, temel olarak artan akaryakıt ve ev enerjisi fiyatlarının etkisiyle %3,1'e yükselerek BoE'nin %2'lik hedefini aştı. Banka temmuz ayında, yılın son çeyreğinde ortalama enflasyonun %3,2 olacağını öngörmüştü.
Bu baskılar, petrolün bu hafta varil başına 110 doları aşmasının ve Avrupa doğalgaz fiyatlarının Ortadoğu'daki çatışmalara bağlı tedarik endişeleri nedeniyle 2023'ten bu yana en yüksek seviyelerine yaklaşmasının ardından geldi.
Ancak banka, özellikle ücretler üzerinden ikinci tur enflasyonist etkilerin oluştuğuna dair henüz güçlü bir kanıt görmüyor; nitekim temmuz ayında sona eren üç aylık dönemde ortalama haftalık ücretlerdeki büyüme yavaşlarken bordrolu çalışan sayısında da düşüş yaşandı.
İngiltere'nin tutumu ABD'den farklılık gösteriyor; ABD Merkez Bankası (Fed) faiz oranını son üç yılda ilk kez artırırken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika faizini 2026 yılı içinde ikinci kez yükseltti.
Tahvil azaltım politikasında düzenleme
Faiz kararına paralel olarak İngiltere Merkez Bankası, 10 yıllık İngiliz tahvil getirilerinin 2008'den bu yana en yüksek seviyelerine ulaşmasıyla birlikte devlet tahvili portföyünü daraltma mekanizmasını da değiştirdi.
Banka, elden çıkarma mekanizmasını gözden geçirmek üzere tahvil satış ihalelerini nisan ayına kadar durdururken, kalan portföyünü yıllık ortalama 46 milyar sterlin (yaklaşık 61,5 milyar dolar) azaltarak 2034 sonuna kadar sıfıra indirmeyi planlıyor.
İngiltere Merkez Bankası'nın varlık alım programı portföyü, 2022 yılında niceliksel sıkılaştırma (QT) programı başladığında 895 milyar sterlinken şu an yaklaşık 368 milyar sterlin seviyesinde bulunuyor.
Enerji fiyatları, alınacak bir sonraki kararda en belirleyici faktör olmaya devam ediyor. KPMG Baş Ekonomisti Yael Selfin, fiyatların uzun süre yüksek seviyelerde kalmasının, İngiltere Merkez Bankası'nın kasım ayında faiz artırımına gitme olasılığını artıracağını öngörüyor.
Kaynak: Wall Street Journal
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




