AB’den Çin’e hibrit otomobil ültimatomu: İhracatı sınırlayın, yoksa biz sınırlayacağız
AB, Çin’den hibrit otomobil ihracatını gönüllü olarak sınırlamasını istedi. Anlaşma olmazsa daha yüksek tarifeler gündeme gelebilir.
17 Eylül 2026

Avrupa Birliği, Çin’den Avrupa’ya yapılan hibrit otomobil ihracatının gönüllü olarak sınırlandırılmasını istiyor. Brüksel, Çin üretimi hibritlerin AB pazarındaki payını üçte birin üzerinden yaklaşık %15’e çekmeyi hedeflerken, anlaşma sağlanamaması halinde daha yüksek gümrük vergileri gündeme gelebilir. Çin’den hibrit otomobil ithalatının Ekim 2024’ten Temmuz 2026’ya kadar 10 kattan fazla artması Avrupa otomotiv sektöründeki baskıyı artırıyor.
Küresel ticaret savaşlarında yeni bir cephe açılabilir. Avrupa Birliği ile Çin arasındaki ticari gerilim, gelecek ay Pekin’de yapılması beklenen kritik görüşmeler öncesinde hızla tırmanıyor.
Financial Times’a konuşan konuya yakın üç kaynağa göre Brüksel, Çin’den hibrit otomobil ihracatını gönüllü olarak sınırlamasını istedi. Avrupa tarafı, anlaşma sağlanamazsa Çin araçlarına yönelik daha sert ticaret önlemlerine başvurabileceği mesajını veriyor.
Bir AB yetkilisi yaklaşımı şu sözlerle özetledi:
“Eğer onlar pazarımıza ihracatlarını sınırlamazsa biz sınırlayacağız. Bu, sanayisizleşmeyi durdurmakla ilgili. Harekete geçmek zorundayız.”
Yetkili, Avrupa’nın hedefinin bir tür “yönetilen ticaret” modeli olduğunu söyledi.
Hedef: Çinli hibritlerin pazar payını yüzde 15’e indirmek
Brüksel’in Pekin’den temel talebi, Çin’de üretilen hibrit otomobillerin AB pazarındaki payının gönüllü olarak sınırlandırılması.
Kaynaklara göre Çin üretimi hibritlerin Avrupa pazarındaki payı bugün üçte birin üzerinde bulunuyor. AB, bu oranın yaklaşık %15’e düşürülmesini istiyor.
Brüksel’in talepleri otomobillerle de sınırlı değil. AB’nin kimya sektörü dahil bazı ürün gruplarında Çin’in ihracat konusunda daha ölçülü davranmasını istediği belirtiliyor.
Ayrıca Pekin’in Avrupa’dan daha fazla ürün satın alması talep ediliyor.
AB’nin Çin’le günlük ticaret açığı 1 milyar euro
Avrupa Birliği, haziran ayında Çin’e ticari ilişkilerde “somut sonuç” alınması için ekim ayına kadar süre vermişti.
İki taraf, pazara erişim ve ticaret dengesizliklerini ele almak amacıyla AB-Çin Ticaret ve Yatırım İstişareleri forumunu oluşturmuştu.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin Çin karşısındaki günlük yaklaşık 1 milyar euroluk ticaret açığının “kırılma noktasına” ulaştığını söyledi.
Von der Leyen, Avrupa ekonomisinin artık “ikinci Çin şokuyla” karşı karşıya olduğunu savundu.
“İlişkimizi yeniden dengelemek için elimizdeki bütün araçları kullanacağız” diyen von der Leyen, sözlerden ziyade somut adım beklediklerini belirtti.
Çin’den hibrit ithalatı 10 kattan fazla arttı
Avrupa otomotiv sektöründeki endişenin merkezinde Çin’den yapılan hibrit otomobil ithalatındaki patlama bulunuyor.
AB, Ekim 2024’te Çin üretimi elektrikli otomobillere yönelik sübvansiyon karşıtı gümrük vergilerini %45’e kadar yükseltmişti.
Pekin buna Avrupa’dan ithal edilen konyak, et ve süt ürünlerine yönelik vergilerle karşılık vermişti.
Ancak elektrikli otomobillere getirilen yüksek vergiler Çinli üreticilerin hibrit araçlara yönelmesini hızlandırdı.
Çin’den ithal edilen hibrit otomobiller AB’de yalnızca %10’luk standart gümrük vergisine tabi tutuluyor.
Sonuç olarak Çin’den hibrit araç ithalatı Ekim 2024’te yalnızca 3 bin 800 adetken, Temmuz 2026’da 50 bin adede yükseldi. Böylece ithalat 10 kattan fazla artarken araçların ortalama fiyatları da geriledi.
Çinli hibritlerin Avrupa pazarındaki hızlı yükselişi, zaten maliyet baskısı ve zayıf talep nedeniyle zorlanan Avrupalı otomobil üreticileri üzerindeki baskıyı artırıyor.
Volkswagen dahil bazı şirketler, Çin’den ithal edilen hibritlere de elektrikli araçlardakine benzer yüksek vergiler uygulanmasını talep ediyor.
Avrupa otomotiv sektöründe işten çıkarmalar artıyor
Çin’de üretilen daha ucuz otomobillerin Avrupa pazarındaki payının hızla artması, Avrupalı üreticilerin geniş çaplı işten çıkarmalara gitmesine katkıda bulunuyor.
Bu nedenle Brüksel’de Çin’e karşı daha sert önlemler alınması yönündeki siyasi baskının “çok büyük” olduğu belirtiliyor.
Özellikle Avrupa’nın en büyük iki ekonomisi Almanya ve Fransa’nın, geçmişte Çin politikasında yaşadıkları görüş ayrılıklarına rağmen daha sert önlemler konusunda birbirlerine yaklaştıkları ifade ediliyor.
Avrupa otomotiv sektörünün yanı sıra kimya ve çelik üreticileri de Çin rekabeti karşısında kritik bir noktaya yaklaştıkları uyarısında bulunuyor.
AB, Japonya modelini Çin’e uygulamak istiyor
Brüksel’in Çin’e sunduğu gönüllü ihracat sınırlaması önerisinin tarihsel bir örneği de bulunuyor.
AB, 1986 yılında Japonya ile benzer bir anlaşmaya varmış ve Tokyo Japon otomobillerinin Avrupa’ya ihracatını gönüllü olarak sınırlamayı kabul etmişti. Uygulama 1999 yılına kadar devam etmişti.
Bu politika Toyota ve Nissan gibi Japon üreticilerin Avrupa Birliği içerisinde üretim yatırımları yapmasını veya Avrupalı şirketlerle işbirliğine gitmesini teşvik etmişti.
Brüksel’in Çin konusunda da benzer bir sonuç elde etmeyi amaçladığı belirtiliyor.
Gözler ekim ayındaki Pekin görüşmelerinde
AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič’in Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao ile görüşmesinin ardından ekim ayının ikinci haftasında Pekin’e gitmesi bekleniyor.
Šefčovič, Çin’le ticaretin yeniden dengelenmesi konusunda Pekin ziyaretine kadar “olumlu sonuçlar” görmek istediğini söyledi.
Çin ise “Made in China” politikalarının haksız sübvansiyon anlamına geldiği yönündeki suçlamaları reddediyor. Pekin’e göre Çinli şirketlerin düşük fiyatları devlet desteğinden değil, üreticilerin yüksek verimliliğinden kaynaklanıyor.
Çin ayrıca görüşmeler kapsamında AB ülkelerinden Çinli şirketlere yönelik ihracat kontrollerini ve yaptırımları kaldırmalarını istiyor.
Ticaret savaşları yeniden küresel gündemin merkezinde
AB-Çin geriliminin tırmanması, küresel ticaret politikalarında korumacılığın yeniden güçlendiği bir döneme denk geliyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikaları ve Kanada-AB yakınlaşmasına yönelik sert açıklamaları da transatlantik ticaret ilişkilerindeki belirsizliği artırıyor.
Bu nedenle ekim ayında yalnızca AB-Çin görüşmeleri değil, Trump-Xi temaslarının seyri de küresel ticaret savaşlarının yeni bir tırmanma dönemine girip girmeyeceği açısından yakından izlenecek.
Çin’in Avrupa’nın gönüllü ihracat sınırlaması talebini reddetmesi halinde ise otomotiv sektörü, küresel ticaret savaşlarının yeni önemli cephelerinden biri haline gelebilir.
FT
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




