Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Döviz

ING Global: Fon Krizine Rağmen Dolarizasyon Artmadı, Türk Eurobondları ve TL Carry Trade Cazibesini Koruyor

ING Global'e göre fonlardan 625 milyar TL çıkış dolarizasyonu artırmadı. Banka, TCMB'den iki faiz indirimi beklerken TL carry trade ve eurobondları cazip buluyor.

20 Ekim 2026

ING Global: Fon Krizine Rağmen Dolarizasyon Artmadı, Türk Eurobondları ve TL Carry Trade Cazibesini Koruyor

ING Global, Türkiye'de yatırım fonlarından yaşanan büyük çıkışların döviz talebinde belirgin bir artışa neden olmadığını bildirdi. Ağustos sonundan 6 Ekim'e kadar TL cinsi yatırım fonlarından 625 milyar lira çıkış yaşanırken, dövize bağlı fonlardan da 2,2 milyar dolar çekildi. Buna rağmen mevduat ve repo hesaplarındaki artış, dolarizasyonun kontrol altında kaldığına işaret ediyor. ING, TCMB'den ekim ve aralık aylarında 100'er baz puan faiz indirimi beklerken, Türk eurobondları ve TL carry trade işlemlerine yönelik olumlu görüşünü koruyor.

Fonlardan 625 milyar TL çıktı, ancak dövize kaçış yaşanmadı

ING Global'in Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde, son dönemde yatırım fonlarında yaşanan sert dalgalanmaların tasarruf sahiplerinin döviz tercihlerinde belirgin bir değişime yol açmadığı vurgulandı.

Rapora göre ağustos sonundan 6 Ekim'e kadar Türk lirası cinsinden yatırım fonlarından net 625 milyar TL çıkış gerçekleşti. Bu hesaplamaya işlemleri askıya alınan fonlar dahil edilmedi.

Aynı dönemde dövize bağlı yatırım fonlarının varlıklarından da toplam 2,2 milyar dolar çıkış yaşandı.

Ancak ING analistleri, yatırım fonlarından çıkan paranın doğrudan dövize yöneldiğine ilişkin bir bulgu bulunmadığını belirtti.

Aksine, TL mevduat ve repo bakiyelerindeki artış, yatırımcıların fonlardan çektikleri kaynakların önemli bir bölümünü Türk lirası cinsinden alternatif finansal araçlarda değerlendirdiğine işaret ediyor.

ING'ye göre fon piyasasındaki büyük çaplı çıkışlara rağmen ekonomide dolarizasyon oranı belirgin biçimde yükselmedi.

Bu tespit, fon krizinin finansal sistem üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.

Eylül enflasyonu faiz indirimlerinin önünü açıyor

ING'nin değerlendirmesinde enflasyon görünümündeki iyileşmeye de dikkat çekildi.

Eylül ayında tüketici fiyatları, gıda ve ulaştırma kalemlerindeki olumlu gelişmelerin desteğiyle piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.

Yıllık enflasyon, ağustostaki yüzde 31,5 seviyesinden eylülde yüzde 29,7'ye geriledi.

Raporda özellikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yakından takip ettiği mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon verisi öne çıkarıldı.

Bu gösterge ağustosta yüzde 2,2 düzeyindeyken eylülde yüzde 1,6'ya düştü.

ING, söz konusu oranın son yılların en düşük aylık okumalarından biri olduğunu vurguladı.

Enflasyondaki yavaşlama, zayıf iç talep ve yatırım fonlarında yaşanan aksaklıkların ekonomik faaliyet üzerindeki olası olumsuz etkileri, bankaya göre para politikasında gevşeme için alan yaratıyor.

TCMB'den ekim ve aralıkta 100'er baz puan indirim bekleniyor

ING Global, son dönemde yaşanan yatırım fonu krizinin ekonomik faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri artırabileceği görüşünde.

Fonlardan yaşanan çıkışlar ve finansal piyasalardaki belirsizlik, kredi ve likidite koşulları üzerinden iç talebi olumsuz etkileyebilir.

Bu nedenle kurum, enflasyondaki yavaşlamanın yanı sıra ekonomik büyüme üzerindeki risklerin de TCMB'nin faiz kararlarında etkili olacağını düşünüyor.

ING analistleri, ekim ve aralık aylarında 100'er baz puanlık iki faiz indirimi öngörüyor.

Böylece mevcut yüzde 37 düzeyindeki politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e gerilemesi bekleniyor.

Kurumun tahminlerine göre faiz indirimleri sonraki yıllarda da devam edecek.

Politika faizinin 2027 sonunda yüzde 30'a, 2028 sonunda ise yüzde 25'e düşeceği öngörülüyor.

Türk eurobondları BB notlu ülkelere göre avantajlı

ING Global, Türkiye'nin döviz cinsinden tahvil piyasasına yönelik olumlu değerlendirmesini de sürdürüyor.

Raporda, yükselen enerji maliyetleri ve küresel tahvil faizlerindeki artışa rağmen Türkiye'nin eurobond piyasasının dirençli bir performans sergilediği belirtildi.

Türk eurobondlarının, benzer kredi notuna sahip gelişmekte olan ülkelere kıyasla sunduğu ek getiri dikkat çekiyor.

ING'ye göre Türkiye'nin eurobondları, BB kredi notu grubundaki benzer ülke ortalamasının yaklaşık 30-40 baz puan üzerinde getiri farkı sunuyor.

Bu fark son haftalarda daralmış olsa da banka, Türk eurobondlarının yatırımcılar açısından cazibesini koruduğu görüşünde.

Kurum, Türkiye'nin temel makroekonomik göstergelerinin küresel belirsizliklere ve yerel fon piyasasındaki sorunlara rağmen görece dengeli seyrettiğini belirtiyor.

TL carry trade işlemleri hâlâ cazip

ING'nin olumlu değerlendirdiği bir diğer yatırım stratejisi ise Türk lirası üzerinden gerçekleştirilen carry trade işlemleri.

Carry trade, yatırımcıların düşük faizli para birimlerinden borçlanarak daha yüksek faiz getirisi sunan para birimlerine yatırım yapmasına dayanıyor.

Türkiye'de yüksek TL faizleri, bu stratejiyi uluslararası yatırımcılar açısından cazip kılıyor.

Ancak carry trade işlemlerinde elde edilen faiz kazancının korunabilmesi için Türk lirasındaki değer kaybının faiz getirisini aşmaması gerekiyor.

ING analistleri, önümüzdeki dönemde de TL'nin sunduğu faiz getirisinin kurdaki değer kaybını telafi etmeye devam edeceğini öngörüyor.

Bu nedenle banka, Türk lirasını carry trade stratejilerinde tercih etmeyi sürdürüyor.

Bununla birlikte kurumun dolar/TL tahminleri, Türk lirasında nominal değer kaybının önümüzdeki yıllarda devam edeceğine işaret ediyor.

ING'nin dolar/TL tahmini: 2026 sonunda 51,50

ING Global'in güncel makroekonomik projeksiyonlarında Türk lirasının dolar ve euro karşısında kademeli olarak değer kaybetmeye devam edeceği öngörülüyor.

Kurum, dolar/TL kurunun 2026 sonunda 51,50 seviyesine ulaşmasını bekliyor.

2027 yıl sonu tahmini 62,50, 2028 yıl sonu tahmini ise 74,00 olarak açıklandı.

Euro/TL için de benzer bir yükseliş patikası öngörülüyor.

ING'nin tahminlerine göre euro/TL 2026 sonunda 58,20, 2027 sonunda 73,13 ve 2028 sonunda 90,28 seviyesinde olacak.

Bu projeksiyonlar, bankanın TL carry trade işlemlerine yönelik olumlu görüşünün kurda değer kaybı yaşanmayacağı varsayımına dayanmadığını gösteriyor.

ING, yüksek TL faizlerinin döviz kurundaki yükselişin olumsuz etkisini telafi edebileceğini düşünüyor.

Büyüme 2027'de hızlanacak, enflasyon yavaş gerileyecek

ING Global'in Türkiye ekonomisine ilişkin 2026-2028 dönemi tahminleri şöyle:

Ekonomik büyüme

  • 2026: Yüzde 2,8

  • 2027: Yüzde 4,5

  • 2028: Yüzde 4,0

Yıl sonu enflasyon

  • 2026: Yüzde 29,0

  • 2027: Yüzde 25,0

  • 2028: Yüzde 20,0

Yıl sonu politika faizi

  • 2026: Yüzde 35,0

  • 2027: Yüzde 30,0

  • 2028: Yüzde 25,0

İki yıllık gösterge tahvil faizi (yıllık ortalama)

  • 2026: Yüzde 39,6

  • 2027: Yüzde 32,4

  • 2028: Yüzde 26,3

Dolar/TL (yıl sonu)

  • 2026: 51,50

  • 2027: 62,50

  • 2028: 74,00

Euro/TL (yıl sonu)

  • 2026: 58,20

  • 2027: 73,13

  • 2028: 90,28

ING'nin tahminleri, Türkiye ekonomisinde büyümenin 2026'da yüzde 2,8 ile görece zayıf kalacağını, 2027'de ise yüzde 4,5'e hızlanacağını gösteriyor.

Enflasyonda ise daha kademeli bir iyileşme bekleniyor.

Kurum, yıllık enflasyonun 2028 sonunda dahi yüzde 20 seviyesinde olacağını öngörüyor.

Bu görünüm, faiz indirimleri devam etse bile Türkiye'de yüksek nominal faiz ortamının bir süre daha korunabileceğine işaret ediyor.

ING'nin Türkiye değerlendirmesinde üç önemli mesaj

ING Global'in son değerlendirmesinde üç temel nokta öne çıkıyor.

İlk olarak, yatırım fonlarından yaşanan büyük çıkışların henüz belirgin bir dolarizasyon dalgasına dönüşmediği belirtiliyor. TL mevduat ve repo bakiyelerindeki artış, tasarrufların önemli bir bölümünün Türk lirası sisteminde kalmaya devam ettiğini düşündürüyor.

İkinci olarak, enflasyondaki yavaşlama ve iç talepteki zayıflık nedeniyle TCMB'nin faiz indirimlerine devam etmesi bekleniyor. ING'nin tahmini, ekim ve aralık aylarında 100'er baz puan indirim yapılması yönünde.

Üçüncü olarak ise Türkiye'nin eurobondları ve TL carry trade işlemleri, küresel belirsizliklere rağmen uluslararası yatırımcılar için cazip görülüyor.

Sonuç olarak ING Global, fon krizinin ekonomik faaliyet üzerinde risk yarattığını kabul etmekle birlikte, bu gelişmenin henüz döviz talebinde belirgin bir bozulmaya yol açmadığı ve Türk finansal varlıklarının getiri avantajını ortadan kaldırmadığı görüşünde.

Kaynak: ING Global değerlendirmesi, ForInvest Haber.

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler