Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Dünya Ekonomisi

G20'de Ortak Metin Çöktü: ABD ve Çin Arasında "Devasa Ticaret Fazlası" Restleşmesi

ABD’nin başını çektiği G20 ülkeleri, Çin’in 1,2 trilyon dolara ulaşan rekor dış ticaret fazlası ve ucuz ihracat baskısı nedeniyle Pekin yönetimiyle sert bir anlaşmazlığa düştü. Kuzey Karolina’daki zirvede Çin; ticaret dengesizlikleri, borç yapılandırmaları ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer özgürlüğüne dair maddelere itiraz ederek ortak bildirinin yayımlanmasını engelledi. Toplantı, ABD ve AB’nin tepkilerine rağmen geleneksel bildiri yerine 19 ülkenin desteklediği başkanlık metniyle tamamlandı.

3 Eylül 2026

G20'de Ortak Metin Çöktü: ABD ve Çin Arasında "Devasa Ticaret Fazlası" Restleşmesi

Çin’in küresel ticaretteki devasa dengesizlikleri, G20 ülkeleri arasında ciddi bir anlaşmazlığa dönüştü. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Kuzey Karolina’daki Asheville’de düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’nın ardından, Pekin yönetimini ortak bir bildiri yayınlanmasını engellemekle suçladı. Diğer tüm üyelerin, aşırı dış ticaret fazlasına ve ihracata aşırı bağımlılığa yol açan politikalara karşı ortak hareket edilmesini desteklediği belirtildi.

Bessent, Çin’in konsensüse karşı çıkan tek ülke olduğunu vurgulayarak Pekin'in cari fazlasını "dünyanın en büyüğü ve sürdürülebilir olmaktan uzak" olarak niteledi. ABD’li Bakan, pazar ekonomisine sahip olmayan ülkelerin küresel piyasalara ucuz ihracat pompalamaya devam etmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Toplantı sonunda geleneksel ortak bildiri yerine, Rusya dahil 19 üyenin desteklediği G20 Dönem Başkanlığı açıklaması yayımlandı. Çin; ticaret dengesizlikleri, IMF’nin denetim yetkileri, borç yapılandırmaları ve Hürmüz Boğazı’ndan geçiş özgürlüğü gibi kritik maddelere itiraz ederek bildiriyi engelledi.

Çin’den Rekor Ticaret Fazlası

Gerginlik, Çin’in 2025 yılında bir önceki yıla göre %20 artışla 1,2 trilyon dolarlık rekor bir ticaret fazlasına ulaşmasının ardından geldi. Aynı dönemde ABD’nin Çin ile olan ticaret açığı yaklaşık 200 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

G20 Dönem Başkanlığı bildirisinde, sürekli ve aşırı dış ticaret fazlası veren ülkelerin iç tüketimi baskılayan ve büyümek için ihracata aşırı bağımlılık yaratan dengesizlikleri gidermesi gerektiği vurgulandı. Zayıf iç talep nedeniyle Çin’in elektrikli araç, yarı iletken ve diğer sanayi ürünlerindeki ihracat baskısı artarken, ülkenin Temmuz ayındaki toplam ihracatı yıllık bazda %23,9 yükseldi. Çin’in Avrupa Birliği ile mallardaki ticaret fazlası ise geçen yıl 360,6 milyar avroya ulaştı.

AB Ekonomi Komiseri Valdis Dombrovskis, Çin’in ekonomik dengesizliklerin temel kaynağı olduğunu kabul etmekle birlikte, ABD ve Avrupa’nın da küresel dengenin sağlanmasında sorumluluk taşıdığını belirtti.

Pekin Suçlamaları Reddediyor

Çin makamları Bessent’ın ithamlarına doğrudan yanıt vermezken, küresel dengesizliklerin kapsamlı, objektif ve dengeli bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini savundu. Çin Maliye Bakan Yardımcısı Liao Min, gelişmekte olan ülkelerin borç sorunlarının kalkınmanın teşvik edilmesiyle çözülebileceğini belirterek G20 üyelerini serbest ticareti korumaya ve kapsayıcı küresel ekonomik büyümeyi desteklemaya çağırdı.

IMF Başkanı Kristalina Georgieva ise Çin’in adım atması gerektiğini bildiğini, ancak bunun tek taraflı değil; ABD’nin de ithalat talebini artıran bütçe açığını kapatması gibi eş zamanlı ve koordineli adımlarla gerçekleşmesi gerektiğini dile getirdi.

Kritik Mineraller ve Hürmüz Boğazı da Masada

G20’deki görüş ayrılıkları yalnızca ticaret rakamlarıyla sınırlı kalmadı:

  • Kritik Mineraller: Çin’in ABD gümrük vergilerine misilleme olarak nadir toprak elementleri ihracatına getirdiği kısıtlamalar tepki topladı. Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama bu tür keyfi kısıtlamaların küresel ekonomiye zarar verdiğini belirtirken, G20 bildirisinde tedarik zincirlerinin aksamaması için gereksiz kısıtlamalardan kaçınılması çağrısı yapıldı.

  • Hürmüz Boğazı ve Enerji: Çin’in itirazına rağmen bildiride, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğü ve güvenliğinin sağlanmasının altı çizildi.

  • Yapay Zeka Rekabeti: Bessent, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Xingping’in bu ay içinde yapacağı görüşmede yapay zeka yatırımları ve küresel etkilerinin de önemli bir gündem maddesi olacağını açıkladı.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Uber’den Robotaksi Dönüşümü: Küresel Çapta 3 Bin 300 Çalışanını İşten Çıkarıyor
Dünya Ekonomisi

Uber’den Robotaksi Dönüşümü: Küresel Çapta 3 Bin 300 Çalışanını İşten Çıkarıyor

Robotaksi ve sürücüsüz araç alanında Tesla ile Waymo’nun artan rekabet baskısıyla karşı karşıya kalan Uber, yönetim kademelerini sadeleştirmek ve kaynaklarını otonom sürüş teknolojilerine aktarmak amacıyla küresel iş gücünün %10’unu oluşturan 3 bin 300 çalışanının işine son veriyor. Şirket bu hamleyle operasyonel verimliliği artırmayı, yönetim katmanlarını düşürmeyi ve uzaktan çalışma oranını %1 ile sınırlandırarak otonom geleceğe daha hızlı adapte olmayı hedefliyor.

3 Eylül 2026
Altında Yükseliş Trendi Neden Bitmedi? Dev Bankadan Dikkat Çeken Analiz
Dünya Ekonomisi

Altında Yükseliş Trendi Neden Bitmedi? Dev Bankadan Dikkat Çeken Analiz

Bütçe açıkları, yaptırım kaygıları ve rezerv çeşitlendirme hamleleriyle altının ons fiyatı rekor tazelerken, küresel finans merkezleri dolara bağımlılığın azaldığı yeni bir döneme adım atıyor.

3 Eylül 2026
Çin, eritmeyi sürdürüyor: ABD Hazine Tahvili Stoku son 18 yılın en düşük seviyesinde
Dünya Ekonomisi

Çin, eritmeyi sürdürüyor: ABD Hazine Tahvili Stoku son 18 yılın en düşük seviyesinde

ABD ile tırmanan ekonomik rekabet ve yaptırım riskleri nedeniyle dolar bağımlılığını azaltmak isteyen Çin, elindeki ABD Hazine tahvillerini 1,3 trilyon dolarlık tarihi zirvesinden yüzde 50'den fazla azaltarak 633,4 milyar dolarla son 18 yılın en düşük seviyesine geriletti. Pekin yönetimi, finansal misilleme gücünü korurken ani bir piyasa şoku yaratmak yerine altın ve farklı para birimlerine yönelerek rezervlerini kademeli olarak çeşitlendirmeye devam ediyor.

3 Eylül 2026