FON KRİZİ/ Erişah Arıcan fon skandalının kilit ismi mi? Borsa İstanbul, Varlık Fonu ve JCR bağlantısı mercek altında
Fon krizinde gözler Erişah Arıcan'a çevrildi. Borsa İstanbul, TVF ve JCR Avrasya'nın Tera Grubu'na verdiği kredi notları tartışılıyor.
6 Kasım 2026

Özet: Türkiye'yi sarsan yatırım fonu skandalında gözler, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Varlık Fonu Başkanvekili Prof. Dr. Erişah Arıcan'a çevrildi. Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın akademik danışmanı olarak tanınan Arıcan'ın finans yönetimindeki yükselişi, kamu kurumlarındaki görevleri ve fon krizine ilişkin sessizliği TBMM'de tartışma konusu oldu. Arıcan'ın geçmişte başkanlığını yürüttüğü JCR Avrasya'nın Tera Grubu şirketlerine verdiği kredi notları da yeni sorular doğuruyor. İYİ Parti Milletvekili Erhan Usta, ekonomi yönetiminde ikili bir yapı bulunduğunu öne sürerek Arıcan'ın Meclis'e gelip soruları yanıtlamasını istedi.
Fon skandalında gözler Erişah Arıcan'a çevrildi
Türkiye'de yatırım fonları etrafında ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları ve bunların finans piyasalarındaki sonuçları tartışılmaya devam ederken, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan'ın sorumlulukları yeniden gündeme geldi.
Aynı zamanda Türkiye Varlık Fonu (TVF) Yönetim Kurulu Başkanvekili olan Arıcan, kamuya ait finansal kuruluşların yönetiminde uzun yıllardır önemli görevler üstleniyor.
Fon krizine ilişkin soruşturmalar, yönetici değişiklikleri ve yatırımcıların zararlarının karşılanmasına yönelik işlemler sürerken, Arıcan'ın kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yapmaması eleştirilere neden oluyor.
Tartışma, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na da taşındı.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Arıcan'ın Komisyon'a gelerek finans piyasalarındaki gelişmeler ve kurumsal sorumluluklar hakkında açıklama yapması gerektiğini savundu.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Arıcan'ın üstlendiği yöneticilik görevleri ve bunlara ilişkin hesap verme yükümlülüğü, fon skandalını bizzat yönettiği iddiasıyla aynı anlama gelmiyor.
Böyle bir suçlamanın doğrulanabilmesi için somut deliller ve ilgili soruşturmalarda ortaya konmuş bulgular gerekiyor.
Erişah Arıcan kimdir? Akademiden finans yönetiminin zirvesine
Prof. Dr. Erişah Arıcan, uzun yıllar Marmara Üniversitesi'nde bankacılık, para politikası ve finans alanlarında akademik çalışmalar yürüttü.
Borsa İstanbul'un resmî özgeçmişine göre Arıcan, akademik kariyerine 1988 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İktisat-Maliye Kürsüsü'nde araştırma görevlisi olarak başladı.
1990 yılında Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü'ne geçti.
1991 yılında Merkez Bankası ve Parasal Büyüklüklerin Denetimi başlıklı doktora teziyle doktor unvanını aldı.
1999 yılında iktisat politikası alanında doçent, 2005 yılında ise bankacılık alanında profesör oldu.
Arıcan'ın akademik ve idari kariyerinde öne çıkan görevler şöyle:
1998-2006: Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü'nde müdür yardımcılığı ve yönetim kurulu üyeliği.
2006-2015: Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulu Müdürlüğü.
2015: Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü Müdürlüğü'ne atanması.
1 Nisan 2016: Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesi.
12 Eylül 2018: Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu üyeliğine atanması.
27 Eylül 2018: Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanlığı'na seçilmesi.
Ocak 2021: Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Başkanvekilliği'ne getirilmesi.
Arıcan'ın bankacılık, finansal piyasalar, merkez bankacılığı ve ekonomik sistemler üzerine akademik yayınları bulunuyor.
Berat Albayrak ile akademik ilişki
Arıcan'ın kamuoyunda tanınmasının nedenlerinden biri, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile akademik geçmişine dayanan ilişkisi.
Arıcan, Albayrak'ın üniversitedeki tez danışmanı olarak biliniyor.
Bu ilişki, Arıcan'ın kamu finans yönetimindeki yükselişine ilişkin siyasi tartışmalarda sık sık gündeme getirildi.
Berat Albayrak, Temmuz 2018'de Hazine ve Maliye Bakanlığı'na atanmıştı.
Yaklaşık iki ay sonra, 12 Eylül 2018'de Arıcan TVF Yönetim Kurulu üyeliğine getirildi.
Aynı ay Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı seçildi.
Bu atamalar, Türkiye'nin 2018'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişinin hemen ardından gerçekleşti.
Arıcan'ın Borsa İstanbul'daki yükselişi, Albayrak'ın bakanlığı dönemine rastlamakla birlikte, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyeliği 2016'da başlamıştı.
Dolayısıyla Arıcan'ın finans yönetimindeki kariyeri yalnızca 2018 sonrasındaki atamalardan oluşmuyor.
Albayrak'ın akademik danışmanı olması ve aynı dönemde önemli kamu görevlerine getirilmesi belgelenmiş bir ilişki ve zaman çizelgesi oluşturuyor. Ancak bu durum, tek başına atamalarda usulsüzlük yapıldığını veya fon skandalıyla bağlantı bulunduğunu kanıtlamıyor.
Albayrak'ın ardından TVF Başkanvekili oldu
Berat Albayrak, Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Başkanvekilliği görevini de yürütüyordu.
Kasım 2020'de bakanlıktan ayrılmasının ardından TVF yönetiminde de değişiklik yaşandı.
Ocak 2021'de Cumhurbaşkanı kararıyla Arıcan, TVF Yönetim Kurulu Başkanvekilliği'ne getirildi.
Böylece Albayrak'ın daha önce yürüttüğü görevi üstlendi.
Arıcan'ın aynı zamanda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı olması, finansal sistemdeki iki önemli kurumun yönetiminde eş zamanlı sorumluluk taşıması anlamına geliyor.
TVF'nin başkanlığını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yürütüyor.
Fonun portföyü ve sahip olduğu şirketler dikkate alındığında, yönetim yapısının kamuoyunda ve TBMM'de denetlenmesi tartışmaları önem kazanıyor.
İslami finans alanındaki çalışmaları ve çevresi
Arıcan'ın akademik geçmişi yalnızca geleneksel bankacılık ve para politikasıyla sınırlı değil.
İslami finans ve katılım bankacılığı alanındaki akademik etkinliklerde de görev aldı.
Örneğin 2017 yılında düzenlenen Uluslararası İslam Ekonomisi, Finans ve Etik etkinliğinin programında Arıcan, “Küresel İslami Finansal Sistem: Mevcut Durum ve Gelecek Projeksiyonu” başlıklı açılış panelinin moderatörü olarak yer aldı.
Panelde Albaraka Türk, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve akademi dünyasından temsilciler bulunuyordu.
Etkinliğin programında TÜRGEV Başkanı Arzu Akalın ve dönemin AKP yöneticileri Özlem Zengin ile Ravza Kavakçı Kan da açılış konuşmacıları arasında yer aldı.
Bu kayıt, Arıcan'ın katılım finansı ve İslami finans alanındaki kurumsal ve akademik çevrelerle ilişkisini gösteriyor.
Ancak Arıcan'ın İslami finans alanındaki faaliyetleri ile belirli bir Sünni tarikatın mensubu veya yöneticisi olduğu iddiası birbirinden ayrılmalı.
Arıcan'ın belirli bir tarikatla organik bağı bulunduğunu doğrulayan güvenilir ve somut bir kayıt ortaya konmuş değil.
Bu nedenle kendisini belirli tarikatların temsilcisi veya bu yapıların finans piyasalarındaki yöneticisi olarak tanımlamak için yeterli kanıt bulunmuyor.
Benzer şekilde Arıcan'ın Türkiye'deki İslami ekonominin tartışmasız en önemli otoritesi olduğu yönünde nesnel bir sıralama da mevcut değil.
Doğrulanabilen bilgi, bankacılık ve finans alanında uzun bir akademik kariyere sahip olduğu ve İslami finans konulu çalışmalarda yer aldığı.
Borsa İstanbul dışında bir başka önemli görev: JCR Avrasya
Arıcan'ın finans sektöründeki görevleri Borsa İstanbul ve Türkiye Varlık Fonu ile sınırlı kalmadı.
2021 yılında yayımlanan haberlerde, Arıcan'ın kredi derecelendirme kuruluşu JCR Avrasya'nın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu da bildirildi.
Kredi derecelendirme kuruluşları, şirketlerin ve finansal kuruluşların kredi risklerinin değerlendirilmesinde önemli bir rol oynuyor.
Bu nedenle Arıcan'ın farklı finans kurumlarındaki eş zamanlı görevleri, kurumsal yönetim ve çıkar çatışmalarının önlenmesi açısından incelenmesi gereken bir konu olarak değerlendirilebilir.
Ancak farklı kurumlarda yöneticilik yapılması, kendi başına mevzuata aykırılık veya çıkar çatışması bulunduğunu göstermiyor.
Böyle bir değerlendirme için ilgili tarihlerdeki görevlerin, ortaklık yapılarının ve karar alma süreçlerinin ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor.
JCR Avrasya'nın Tera Grubu'na verdiği kredi notları da tartışma konusu
Arıcan'ın geçmişte yönetim kurulu başkanlığını üstlendiği JCR Avrasya'nın Tera Grubu şirketlerine verdiği kredi notları, fon skandalıyla bağlantılı yeni soruları gündeme getiriyor.
Kamuya açık derecelendirme raporlarına göre JCR Avrasya:
31 Ekim 2025'te Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'nin uzun vadeli ulusal kredi notunu A (tr), durağan görünüm olarak teyit etti.
29 Temmuz 2026'da Tera Yatırım Bankası'na A- (tr), durağan görünüm notu verdi.
28 Eylül 2026 tarihli KAP açıklamasına göre Tera Yatırım Bankası'nın kredi notu A- (tr) seviyesinden CC (tr), negatif görünüme indirildi.
Son gelişme özellikle dikkat çekici. Çünkü kısa süre önce daha yüksek kredi notuyla derecelendirilen bir finans kuruluşunun notu, fon krizinin ardından çok daha düşük bir seviyeye geriledi.
Üstelik JCR'nin derecelendirmeleri yalnızca Tera Grubu'nun kurumsal kredi görünümü açısından önem taşımıyordu.
Tera Portföy'ün 26 Ağustos 2026 tarihli KAP açıklaması, şirketin yönettiği para piyasası fonunda bulunan bir ihraççının JCR tarafından kredi notunun düşürülmesi üzerine ilgili finansal araçların portföyden çıkarıldığını gösteriyor.
Dolayısıyla kredi derecelendirmeleri, yatırım fonlarının hangi finansal araçları portföylerinde tutabileceğini etkileyebiliyor.
Bu gelişmeler, JCR'nin Tera Grubu'na verdiği notların hangi varsayımlara dayandığı, finansal risklerin ne zaman tespit edildiği ve derecelendirme kararlarının yeterince zamanında güncellenip güncellenmediği sorularını gündeme getiriyor.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu da 21 Ekim tarihli açıklamasında, fon skandalından önce bazı finans kuruluşlarına verilen yatırım yapılabilir kredi notlarının sorgulanması gerektiğini savundu.
Burada yanıtlanması gereken önemli soru, Arıcan'ın JCR Avrasya'daki görev döneminin Tera şirketlerine verilen derecelendirme kararlarıyla örtüşüp örtüşmediği ve bu kararlarda herhangi bir rolünün bulunup bulunmadığıdır.
Mevcut kayıtlar JCR'nin Tera şirketlerini derecelendirdiğini doğruluyor. Ancak Arıcan'ın söz konusu notları belirlediğini, derecelendirme sürecine müdahale ettiğini veya fon skandalıyla bağlantılı bir usulsüzlüğe katıldığını gösteren doğrulanmış bir kanıt bulunmuyor.
Ayrıca mevcut belgeler, JCR'nin doğrudan Tera yatırım fonlarının kendilerine kredi notu verdiğini göstermiyor. Belgelenen ilişki, Tera Grubu şirketlerinin derecelendirilmesi ve kredi notlarının fon portföylerindeki yatırım kararları üzerindeki etkisiyle ilgili.
TBMM'de Erhan Usta'dan sert sorular
Fon skandalı ve finans yönetimindeki sorumluluk tartışmaları, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda da gündeme geldi.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Arıcan'ın Komisyon'a katılmamasını eleştirdi.
Usta, Arıcan'ın kamu finans yönetimindeki konumu nedeniyle milletvekillerinin sorularını doğrudan yanıtlaması gerektiğini savundu.
“Erişah Arıcan olmadan neyi konuşacağız biz burada?” diye soran Usta, ekonomi yönetiminde ikili bir yapı bulunduğunu ileri sürdü.
İYİ Partili milletvekili, Arıcan'ın ekonomi yönetiminde “gölge bakan” gibi hareket ettiğini iddia etti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in hareket alanının da bu yapı tarafından sınırlandırıldığını öne sürdü.
Bunlar muhalefet milletvekilinin siyasi değerlendirmeleri niteliğinde.
Kaynak metinde, ekonomi yönetiminde resmî yetki hiyerarşisi dışında ayrı bir karar mekanizmasının varlığını doğrulayan belge sunulmuyor.
Takasbank bağlantısı neden tartışılıyor?
Erhan Usta'nın dikkat çektiği bir başka konu, Borsa İstanbul'un Takasbank ile kurumsal ilişkisi oldu.
Takasbank, sermaye piyasalarında takas, saklama ve ilgili finansal altyapı hizmetleri açısından önemli bir kurum.
Borsa İstanbul'un Takasbank'taki ortaklık ilişkileri nedeniyle Usta, Arıcan'ın Takasbank üzerinde de dolaylı etkisi bulunduğunu savundu.
Bu değerlendirme, sermaye piyasalarının farklı kurumlarında karar alma yetkisinin ne ölçüde yoğunlaştığı sorusunu gündeme getiriyor.
Ancak Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı olmak, hukuken otomatik olarak Takasbank Yönetim Kurulu Başkanı olmak anlamına gelmiyor.
Bu nedenle Usta'nın sözleri, Arıcan'ın resmî olarak Takasbank Başkanlığı görevini de yürüttüğü şeklinde yorumlanmamalı.
Tartışmanın merkezinde, kurumlar arasındaki ortaklık ve yönetim ilişkilerinin denetim üzerindeki olası etkileri bulunuyor.
Komisyon Başkanı Mehmet Muş ne söyledi?
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş da bütçe görüşmelerine ilgili kamu yöneticilerinin davet edilmesi konusunda açıklama yaptı.
Muş, ilgili bürokratların ve kamu kurumlarının yöneticilerinin davet edildiğini belirterek bakanlığın bu konuda hassasiyet gösterdiğini söyledi.
Bu açıklama, Arıcan'ın Komisyon'a davet edilip edilmediği ve neden katılmadığı sorularını gündeme getirdi.
Ancak aktarılan sözlerden Arıcan'a şahsen yapılmış bir davetin tarihi, davetin kendisine ulaşıp ulaşmadığı veya katılmama gerekçesi kesin olarak anlaşılamıyor.
Bu soruların yanıtlanması, tartışmanın açıklığa kavuşturulması açısından önem taşıyor.
Fon krizinin ardından neden açıklama bekleniyor?
Arıcan'a yönelik eleştirilerin temelinde, Borsa İstanbul'un son dönemde yaşadığı ciddi piyasa sarsıntıları ve fon skandalı bulunuyor.
Fon işlemlerine ilişkin soruşturmalar, yatırımcı zararları, yönetici değişiklikleri ve piyasalardaki güven kaybı, sermaye piyasası kurumlarının sorumluluklarını gündeme taşıdı.
Kaynak metinde, Borsa İstanbul'da Arıcan'la birlikte çalışan bir genel müdürün rüşvet suçlamasıyla tutuklandığı da belirtiliyor.
Bu gelişme, kurumsal yönetim ve denetim süreçlerine ilişkin soruların artmasına neden oluyor.
Bununla birlikte bir yöneticinin tutuklanması, aynı kurumun yönetim kurulu başkanının söz konusu suçlamalardan haberdar olduğunu veya bunlara katıldığını kanıtlamaz.
Arıcan'ın hangi kararları aldığı, hangi bilgilere eriştiği ve fon işlemleriyle ilgili hangi yetkileri kullandığına ilişkin somut bulguların ortaya konması gerekiyor.
Arıcan'ın kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapmaması eleştirilebilir; ancak sessizliği tek başına suçluluk göstergesi olarak değerlendirilemez.
Fon skandalında sorumluluk hangi kurumlarda aranmalı?
Türkiye'deki sermaye piyasalarının denetimi ve işleyişi farklı kurumların görev alanına giriyor.
Sermaye Piyasası Kurulu, yatırım fonları ve sermaye piyasası faaliyetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesinde temel yetkili kurum.
Borsa İstanbul, organize piyasaların işletilmesi ve ilgili piyasa kurallarının uygulanmasından sorumlu.
Takasbank ise takas ve ilgili piyasa altyapısı hizmetlerini yürütüyor.
Türkiye Varlık Fonu'nun görevleri ve yönetim yapısı ise ayrı bir hukuki çerçeveye dayanıyor.
Bu nedenle fon skandalındaki sorumlulukların belirlenmesi, yalnızca kurum yöneticilerinin isimlerine bakılarak yapılamaz.
Hangi işlemin hangi kurumun yetki alanına girdiğinin, uyarı ve denetim mekanizmalarının nasıl çalıştığının ve ilgili kararların kimler tarafından alındığının incelenmesi gerekiyor.
Ayrıca fon yöneticileri, portföy yönetim şirketleri, aracı kurumlar ve ilgili diğer piyasa aktörlerinin rollerinin de ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Asıl soru: Arıcan'ın kurumsal sorumluluğu ne?
Arıcan'ın uzun yıllardır Borsa İstanbul ve TVF yönetiminde bulunması, finans piyasalarındaki gelişmelere ilişkin kamuoyu önünde hesap vermesi yönündeki taleplerin temelini oluşturuyor.
JCR Avrasya'nın Tera Grubu şirketlerine verdiği kredi notlarının ortaya konması da bu tartışmaya yeni bir boyut ekliyor.
TBMM'de dile getirilen eleştiriler ve derecelendirme kayıtları birlikte değerlendirildiğinde yanıt bekleyen sorular şöyle:
Arıcan, fon skandalına yol açan işlemler ve denetim eksiklikleri hakkında hangi bilgilere sahipti?
Borsa İstanbul yönetimi, piyasalardaki olağan dışı işlemler karşısında hangi kararları aldı?
Arıcan'ın JCR Avrasya'daki görev dönemi, Tera Grubu şirketlerine verilen kredi notlarıyla örtüşüyor mu?
JCR, Tera Yatırım Bankası'nın kredi notunu Eylül 2026'da sert biçimde düşürmeden önce hangi finansal risk göstergelerini değerlendirdi?
Arıcan, TVF ve Borsa İstanbul'daki görevleri kapsamında TBMM'ye ve kamuoyuna hangi açıklamaları yapacak?
Bu soruların yanıtlanması, kurumsal hesap verebilirlik açısından önem taşıyor.
Ancak mevcut bilgiler, Arıcan'ın fon skandalının planlayıcısı veya yöneticisi olduğu sonucuna ulaşmak için yeterli değil.
Arıcan'ın açıklaması tartışmayı aydınlatabilir
Prof. Dr. Erişah Arıcan'ın akademik geçmişi, Berat Albayrak ile ilişkisi, Borsa İstanbul ve Türkiye Varlık Fonu'ndaki üst düzey görevleri, finans yönetimindeki etkisine ilişkin tartışmaların nedenlerini ortaya koyuyor.
Buna JCR Avrasya'nın Tera Grubu şirketlerine verdiği kredi notları da eklenince, finansal sistemin farklı kurumları arasındaki ilişkiler ve denetim mekanizmaları daha fazla önem kazanıyor.
TBMM'de yöneltilen sorular, kurumsal hesap verebilirlik taleplerinin siyasi gündemde yer tuttuğunu gösteriyor.
Fon skandalındaki işlemlerin nasıl gerçekleştiği, denetim mekanizmalarının yeterli olup olmadığı ve sorumlulukların hangi düzeyde bulunduğu henüz bütünüyle açıklığa kavuşmuş değil.
Bu nedenle Arıcan'ın kamuoyu önünde yapacağı ayrıntılı bir açıklama, kendisine yöneltilen eleştirileri yanıtlaması ve kurumların rolünü ortaya koyması bakımından önem taşıyabilir.
Arıcan'ın finans yönetimindeki etkisi ve kurumsal sorumluluğu tartışmaya açık olsa da fon skandalının arkasındaki isim olduğu iddiası mevcut kaynaklarla doğrulanmış değil.
Kaynak belgeler:
Çiğdem Toker: “Erişah Arıcan olmadan neyi konuşacağız biz burada?”
JCR Avrasya, Tera Yatırım Menkul Değerler derecelendirme raporu: https://www.jcrer.com.tr/documents/Reports/jcrer_tera-yatirim-menkul-degerler-a_s_summary_2025%281%29.pdf
KAP, Tera Yatırım Bankası kredi notu indirimi: https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/1668991
KAP, Tera Portföy'ün kredi notuna bağlı portföy açıklaması: https://www.kap.org.tr/en/Bildirim/1655179
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




