Fed Başkan Yardımcıları: Ekim faiz artırım için erken
Jefferson ve Williams'ın açıklamaları Fed'in ekim ayında faiz artırma ihtimalini yüzde 70'ten yaklaşık yüzde 25'e düşürdü. Gözler 14 Ekim enflasyonunda.
3 Ekim 2026

Fed Başkanı Kevin Warsh gelecekteki faiz kararlarına ilişkin açık yönlendirmeden uzak dururken, Başkan Yardımcısı Philip Jefferson ve New York Fed Başkanı John Williams piyasaların aşırı şahin fiyatlamasını frenledi. İki yetkilinin açıklamalarının ardından Fed’in ekim toplantısında faiz artırma olasılığı yüzde 70’ten yaklaşık yüzde 25’e geriledi. Goldman Sachs ve Evercore ISI ekonomistleri mesajı net okuyor: Fed’in yeniden faiz artırmak için acelesi yok.
ABD Merkez Bankası'nda (Fed) Başkan Kevin Warsh'ın faiz politikasına ilişkin piyasalara açık sinyaller vermekten kaçınması, yatırımcıların diğer üst düzey Fed yetkililerinin açıklamalarına daha fazla odaklanmasına neden oluyor.
Bu hafta Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson ile New York Fed Başkanı John Williams iki gün arayla yaptıkları konuşmalarda benzer bir mesaj verdi: Fed'in yeni bir faiz artışına karar vermeden önce ekonomik gelişmeleri değerlendirmek için zamanı var.
Açıklamalar, piyasaların ekim ayında yeni bir faiz artışı yapılacağı yönündeki beklentilerini sert biçimde aşağı çekti.
Faiz artışı olasılığı yüzde 70'ten yüzde 25'e düştü
Williams'ın salı günkü konuşması öncesinde federal fon vadeli kontratları, Fed'in 27-28 Ekim toplantısında faiz artırma ihtimalini yüzde 70 civarında fiyatlıyordu.
Jefferson'ın perşembe günkü konuşmasının ardından bu oran yaklaşık yüzde 25'e geriledi.
Arada açıklanan ve beklentilerden daha düşük gelen enflasyon verileri de bu değişime katkıda bulundu.
Bu gelişmeler Fed'in faiz artırım döngüsünün sona erdiği anlamına gelmiyor. Yetkililer enflasyonun hâlâ fazla yüksek olduğu konusunda uyarılarını sürdürüyor. Özellikle 14 Ekim'de açıklanacak tüketici enflasyonu verisi, ekim toplantısındaki tartışmalar açısından kritik olacak.
Piyasalar Fed'in önüne mi geçti?
Fed'i yakından izleyen ekonomistlere göre Jefferson ve Williams'ın ortak mesajı, yatırımcıların eylül ayındaki faiz artışının ardından yeni artışları çok hızlı fiyatladığı yönünde.
Fed, 16 Eylül'de politika faizini 25 baz puan artırmıştı. Bu, 2023'ten bu yana gerçekleştirilen ilk faiz artışıydı.
Karar oybirliğiyle alınırken, toplantı sonrasında yayımlanan tahminler Fed yetkililerinin bu yıl içinde bir faiz artışına daha açık olduğunu göstermişti.
Ancak bu durum artışın hemen ekim ayında yapılacağı anlamına gelmiyor.
JPMorgan Chase Baş ABD Ekonomisti Michael Feroli'ye göre Jefferson ve Williams'ın mesajı, Fed'in her toplantıda arka arkaya faiz artırmak zorunda olmadığı ve hamleler arasında daha fazla zaman bırakabileceği yönünde.
Goldman Sachs: Ekim artışı düşük ihtimal
Wall Street'teki bazı büyük kurumlar da açıklamaları Fed'in ekim ayında beklemede kalabileceğine yönelik güçlü bir sinyal olarak değerlendirdi.
Goldman Sachs ekonomistleri, Jefferson ve Williams'ın konuşmalarının ekim ayında faiz artışının düşük ihtimal olduğu yönündeki görüşlerini güçlendirdiğini belirtti.
Evercore ISI Ekonomi Direktörü Krishna Guha ve ekibi ise iki yetkiliden gelen ortak mesajın “otorite taşıdığını” ifade etti.
Williams'ın açıklamaları özellikle önemli. New York Fed Başkanı, Federal Açık Piyasa Komitesi'nde (FOMC) sürekli oy hakkına sahip olmasının yanı sıra geleneksel olarak komitenin başkan yardımcılığı görevini de üstleniyor.
Bu nedenle Fed Başkanı, Fed Başkan Yardımcısı ve New York Fed Başkanı uzun yıllardır para politikasının liderlik “troykası” olarak görülüyor.
Bununla birlikte Jefferson ve Williams'ın konuşmalarını birbirleriyle veya Warsh ile koordine ettiklerine ilişkin herhangi bir kanıt bulunmuyor.
Warsh “forward guidance” politikasından uzaklaşıyor
Kevin Warsh yönetimindeki Fed'in önemli değişikliklerinden biri, “forward guidance” olarak bilinen gelecekteki faiz kararlarına ilişkin yönlendirmeden uzaklaşması oldu.
Warsh, Fed'in üç ayda bir yayımlanan faiz tahminlerine katılmıyor ve kamuoyu önündeki konuşmalarında gelecekteki faiz kararlarına ilişkin açık işaretler vermekten kaçınıyor.
Bunun yerine yatırımcıların ekonomik verileri takip ederek kendi beklentilerini oluşturmasını istiyor.
Bu yaklaşım Fed çevrelerinde destek de görüyor. Forward guidance uygulamasını eleştiren ekonomistler, bu yöntemin kriz dönemlerinde faydalı olabileceğini ancak ekonomik verilerin hızla değiştiği dönemlerde merkez bankasını gereksiz yere belirli bir politika patikasına bağlayabileceğini savunuyor.
Son veriler de Fed'in karşı karşıya olduğu ikilemi gösteriyor.
Enflasyon ve istihdam verilerinin beklentilerden daha zayıf gelmesi yeni bir faiz artışının aciliyetini azaltırken, tüketici harcamaları güçlü kalmaya ve ekonomik büyüme hızlanmaya devam ediyor.
Bowman da “acele yok” dedi
Jefferson ve Williams'ın ardından Fed Yönetim Kurulu üyesi ve bankacılık düzenlemelerinden sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman da faizleri yeniden artırmak için fazla aciliyet görmediğini söyledi.
Buna karşılık Fed içinde daha şahin görüşler de var.
Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, enflasyonu yüzde 2 hedefine geri döndürmek için muhtemelen birkaç ek faiz artışına ihtiyaç duyulacağını savundu.
Ancak Logan da tahvil piyasalarında yükselen vade primlerinin ekonomiyi yavaşlatıcı bir etki yaratabileceğine dikkat çekti.
Uzun vadeli tahvil faizlerindeki sert yükseliş, konut kredilerinden şirketlerin finansman maliyetlerine kadar ekonominin birçok alanında para politikasından bağımsız bir sıkılaşma yaratıyor.
Bölgesel Fed başkanları veri bekliyor
Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, Boston Fed Başkanı Susan Collins ve Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid ise Kuzey Carolina'daki bir konferansta yılın son iki Fed toplantısına ilişkin açık sinyal vermekten kaçındı.
Barkin, yaklaşımı “Gelişmelerin nasıl şekilleneceğini görelim” sözleriyle özetledi.
Bu açıklamalar, Fed'in önümüzdeki aylarda önceden belirlenmiş bir faiz patikası yerine veriye bağlı hareket etmeye ağırlık vereceği görüşünü destekliyor.
Beş günde Fed fiyatlaması tamamen değişti
Sonuç olarak yalnızca beş günlük bir dönemde piyasaların Fed'in yılın geri kalanındaki faiz politikasına ilişkin beklentileri önemli ölçüde değişti.
Eylül ayındaki faiz artışının hemen ardından yatırımcılar ekim ayında yeni bir artışa yüksek olasılık verirken, Jefferson ve Williams'ın açıklamaları, daha düşük enflasyon ve zayıf istihdam verileriyle birleşerek bu fiyatlamayı tersine çevirdi.
Clocktower Group Baş Makro Stratejisti Eric Wallerstein'a göre Fed yetkililerinin yaptığı şey aslında merkez bankasının uzun süredir uyguladığı yöntemin devamı:
Piyasa fiyatlaması Fed'in ekonomik gerçeklik algısından fazla uzaklaştığında, yetkililer konuşarak beklentileri yeniden ayarlıyor.
Şimdi piyasaların gözü 14 Ekim ABD enflasyon verisinde. Verinin seyri, Fed'in 27-28 Ekim toplantısında beklemede mı kalacağı yoksa eylül ayında başlayan faiz artırım sürecine devam mı edeceği tartışmasında belirleyici olacak.
Bloomberg
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




