Dünya tahvillerinde satış dalgası
ABD 30 yıllık tahvil faizi %5,31 ile 2007'den beri zirvede. Bütçe açıkları, tahvil arzı, YZ yatırımları ve petrol şoku küresel faizleri yükseltiyor.
18 Ağustos 2026

ABD tahvil piyasasında satış baskısı giderek ağırlaşıyor. 30 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi %5,31’e çıkarak 2007’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş yalnızca ABD ile sınırlı değil; Kanada ve Avrupa tahvil piyasalarında da benzer bir hareket yaşanıyor.
Satış dalgasının arkasında birkaç önemli faktör var: ABD’nin devasa bütçe açıkları ve artan tahvil arzı, Fed hedefinin üzerinde kalmaya devam eden enflasyon, YZ (yapay zekâ) yatırım patlamasının yarattığı şirket borçlanması ve uzun vadeli tahvillere yönelik geleneksel talebin zayıflaması.
Ortadoğu savaşı nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatları ise hem ABD hem de Avrupa’da enflasyon endişelerini yeniden besliyor.
30 yıllık faiz %5,31’e çıktı
30 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi pazartesi günü yaklaşık 6 baz puan yükselerek %5,31’e ulaştı. Böylece geçen ay görülen zirve de aşıldı ve 2007’den bu yana en yüksek seviye kaydedildi.
10 yıllık ABD tahvil getirisi de yaklaşık 3 baz puan yükselerek %4,72 civarına çıktı.
Geçen haftaki tahvil ihaleleri, ABD Hazinesi'nin karşı karşıya olduğu finansman maliyetini açık biçimde ortaya koymuştu. Hazine, 25 milyar dolarlık yeni 30 yıllık tahvili %5,216 getiriyle satmak zorunda kaldı. Bu, 2001'den bu yana bir 30 yıllık tahvil ihalesinde görülen en yüksek maliyet oldu.
10 yıllık tahvil ihalesindeki finansman maliyeti de 2007'den beri en yüksek seviyeye ulaştı.
2 trilyon dolarlık bütçe açığı piyasayı zorluyor
Tahvil piyasasının temel endişelerinden biri ABD'nin maliye politikası.
Federal hükümetin yıllık bütçe açığının yaklaşık 2 trilyon dolar düzeyinde seyretmesi kamu borcunu artırırken, bu açıkların finansmanı için piyasaya giderek daha fazla tahvil sürülüyor.
Arz artarken uzun vadeli devlet tahvillerinin geleneksel alıcılarından gelen talebin zayıflaması, yatırımcıların daha yüksek getiri istemesine yol açıyor.
Barclays ABD Faiz Stratejisi Başkanı Anshul Pradhan, uzun vadeli tahvillerdeki satış hareketine karşı pozisyon alınmaması gerektiğini savunuyor.
Pradhan'a göre uzun vadeli tahviller konusunda yeniden olumlu bir görüş geliştirebilmek için mali görünümde beklenmedik bir iyileşme, YZ bağlantılı borçlanmanın yavaşlaması, Hazine'nin borçlanma stratejisinin değişmesi veya ekonomik verilerde kalıcı bir zayıflama gerekiyor.
YZ yatırım patlaması tahvil piyasasını da etkiliyor
Tahvil faizlerini yukarı iten unsurlardan biri de küresel YZ yatırım döngüsü.
Teknoloji şirketlerinin veri merkezleri, çipler, enerji altyapısı ve diğer YZ yatırımlarını finanse etmek amacıyla borçlanmayı artırması, devlet tahvillerindeki devasa arzın üzerine yeni bir kurumsal tahvil arzı ekliyor.
Böylece kamu sektörü ile şirketler aynı sermaye havuzundan giderek daha fazla finansman talep ediyor.
Bu durum özellikle uzun vadeli faizler üzerinde yukarı yönlü baskı yaratıyor.

Fed faiz artırmasa bile uzun vadeli faizler yükseliyor
Tahvil piyasasındaki en dikkat çekici gelişme ise son ekonomik verilerin aslında Fed üzerindeki faiz artırma baskısını bir miktar azaltmasına rağmen uzun vadeli getirilerin yükselmeye devam etmesi.
Temmuz istihdam raporunda ABD ekonomisi beklenmedik biçimde 23 bin istihdam kaybetti. Perakende satışlar bir yıldan uzun sürenin en sert düşüşünü kaydederken, son çekirdek enflasyon göstergeleri de görece ılımlı geldi.
Buna rağmen manşet tüketici enflasyonu temmuzda yıllık %3,4 ile Fed'in %2 hedefinin oldukça üzerinde kaldı.
Citadel Securities EMEA Sabit Getirili Menkul Kıymetler Satış Başkanı Nohshad Shah'a göre uzun vadeli getirilerdeki yükseliş, Fed'in uzun süredir hedef üzerinde kalan enflasyona rağmen para politikasını daha fazla sıkılaştırmakta isteksiz davranmasını da yansıtıyor.
Getiri eğrisi dikleşiyor
Ekonomideki yavaşlama sinyalleri kısa vadeli faiz beklentilerini aşağı çekerken, mali riskler ve enflasyon endişeleri uzun vadeli tahvil faizlerini yukarıda tutuyor.
Sonuç olarak ABD getiri eğrisi belirgin biçimde dikleşiyor.
2 yıllık ve 30 yıllık tahvil getirileri arasındaki fark 113 baz puana çıkarak nisandan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Bu ayrışma önemli. Piyasa, Fed'in kısa vadede faiz artırmak zorunda kalmayabileceğini kabul ederken, ABD hükümetine 20-30 yıllığına borç vermenin taşıdığı enflasyon ve maliye politikası riskleri için çok daha yüksek bir prim talep ediyor.
Trump yönetiminin hesabı tutmadı
Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş Trump yönetimi açısından da rahatsız edici.
Yönetim geçen yıl maliye politikalarının kamu harcamalarını ve enflasyonu kontrol altına alarak uzun vadeli faizleri aşağı çekeceğini savunuyordu.
Bunun yerine tahvil getirileri yükseldi.
ABD-İran savaşının yarattığı petrol şoku enflasyon riskini artırırken, federal hükümetin gelirlerinden çok daha fazla harcama yapmayı sürdürmesi tahvil piyasasının mali sürdürülebilirlik konusundaki endişelerini büyütüyor.
Yükselen Hazine tahvil faizleri de mortgage kredilerinden şirket finansmanına kadar ekonominin geneline yayılarak borçlanma maliyetlerini artırıyor.
Avrupa tahvilleri de satış altında
Sorun yalnızca ABD'ye özgü değil.
Avrupa devlet tahvilleri de yoğun satış baskısı altında. Almanya'nın 10 yıllık tahvil getirisi %3,2 civarına, 30 yıllık getirisi ise %3,7'lere yükseldi. Alman 30 yıllık tahvil faizi böylece 2011'den bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Fransa'nın 10 yıllık tahvil getirisi %4'ün üzerine çıkarak 2009'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
İngiltere'nin 10 yıllık tahvil getirisi de %5 civarına yükseldi.
Kanada'da ise 30 yıllık devlet tahvili getirileri 2010'dan beri görülmeyen seviyelere çıktı.
Petrol, enflasyon korkusunu canlı tutuyor
Küresel tahvil satışının bir diğer ayağını Ortadoğu oluşturuyor.
ABD ve İran arasındaki gerilim devam ederken Brent petrolün varil fiyatı 17 Ağustos'ta 89 doların üzerine çıktı.
Enerji fiyatlarının uzun süre yüksek kalması halinde özellikle enerji ithalatçısı Avrupa ekonomilerinde enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişesi var.
Bu nedenle yatırımcılar, uzun vadeli tahvilleri mevcut faiz seviyelerinden satın almakta isteksiz davranıyor.
Tahvil piyasasının mesajı Fed'den daha büyük olabilir
Son satış dalgasının verdiği mesaj, küresel piyasalar açısından önemli.
Tahvil yatırımcıları artık yalnızca “Fed faizleri ne zaman artıracak veya indirecek?” sorusuna bakmıyor.
Devasa kamu açıkları, hızla büyüyen tahvil arzı, YZ yatırım döngüsünün sermaye ihtiyacı, petrol şoku ve kalıcı enflasyon riski uzun vadeli faizleri merkez bankalarından kısmen bağımsız biçimde yukarı çekiyor.
Bu eğilim devam ederse sorun yalnızca tahvil yatırımcılarının zararı olmayacak. Yükselen uzun vadeli faizler mortgage ve şirket kredilerini pahalılaştırırken, yüksek değerlemelerle işlem gören hisse senetleri üzerinde de baskı oluşturabilir.
30 yıllık ABD tahvil faizinin %5,31'e ulaşması bu nedenle sadece tahvil piyasasına ait bir gelişme değil. Küresel ekonominin önümüzdeki yıllarda daha yüksek finansman maliyetleriyle yaşamak zorunda kalabileceğine ilişkin güçlü bir uyarı.
Bloomberg, Finance Bigo



