Wall Street ekime satışla başladı: Tahvil faizleri 24 yılın zirvesinde
Wall Street ekime düşüşle başladı. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34 ile 2002’den bu yana zirveye çıkarken petrol ve Micron hisseleri baskı yarattı.
1 Ekim 2026

Wall Street ekim ayının ilk işlem gününe düşüşle başladı. ABD 10 yıllık tahvil faizinin 2002’den bu yana en yüksek seviyesine çıkması ve petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi hisse senetleri üzerinde baskı yaratırken, güçlü bilançosuna rağmen Micron Technology hisselerinin gerilemesi teknoloji sektöründeki iyimserliği de sınırladı.
ABD hisse senetleri ekim ayının ilk işlem gününde yönünü aşağı çevirdi. Yatırımcıların son aylardaki iki temel endişesi olan yüksek petrol fiyatları ve yükselen tahvil faizleri yeniden piyasanın merkezine yerleşti.
S&P 500 yaklaşık yüzde 0,2 gerilerken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite yüzde 0,1 düştü. Dow Jones Sanayi Endeksi ise yaklaşık 215 puan değer kaybetti.
Satışlar, S&P 500’ün hazirandan bu yana en kötü aylık performansını göstermesinin ardından geldi.
10 yıllık tahvil faizi 2002’den beri en yüksek seviyede
Piyasalardaki en önemli baskı ABD tahvil piyasasından geliyor.
ABD 10 yıllık Hazine tahvili getirisi gün içinde yüzde 5,342’ye yükselerek Nisan 2002’den bu yana en yüksek seviyesini gördü.
10 yıllık faiz en son 3 Nisan 2002’de yüzde 5,379 seviyesine ulaşmıştı.
30 yıllık tahvil getirisi de yüzde 5,663 seviyesine yükselerek yaklaşık 24 yılın zirvelerinde seyretti.
Tahvil faizlerinin bu seviyelere çıkması hisse senetlerinin göreceli cazibesini azaltırken, şirketlerin ve tüketicilerin finansman maliyetlerini de yukarı çekiyor.
Fundstrat ekonomi stratejisti Hardika Singh, hisse senetlerinin rekor seviyelere yakın olmasına karşılık devlet tahvili getirilerinin de onlarca yılın zirvesinde bulunmasının mevcut rallinin ne kadar devam edebileceğine ilişkin soru işaretleri yarattığını belirtti.
Singh’e göre bazı yatırımcılar, yüksek faizlerin uzun yıllar boyunca piyasaları destekleyen “hisse senedinin alternatifi yok” yaklaşımını sona erdirebileceğini düşünüyor.
Petrol yeniden yükseliyor
Wall Street üzerindeki ikinci baskı petrol piyasasından geldi.
ABD tipi WTI ham petrol yüzde 1,3 yükselerek varil başına 91 doların üzerine çıktı. Brent petrol ise 100 dolar civarında seyretti.
Yatırımcılar ABD Başkanı Donald Trump’ın İran savaşında bundan sonra nasıl bir strateji izleyeceğini ve yeni askeri operasyonlar için ara seçimlerin sonrasını bekleyip beklemeyeceğini izliyor.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden besleyebileceği endişelerini artırıyor.
Bu durum Fed’in para politikasını gevşetme ihtimalini azaltırken, daha yüksek faizlerin daha uzun süre korunması veya yeni faiz artırımlarının gündeme gelmesi riskini güçlendiriyor.
Micron’dan muhteşem bilanço, hissede yüzde 3 düşüş
Teknoloji sektöründe ise günün en dikkat çekici gelişmesi Micron Technology bilançosu oldu.
Şirket son çeyrekte gelirini yaklaşık dört katına çıkararak son derece güçlü sonuçlar açıkladı.
Ancak bilanço yatırımcıları tatmin etmeye yetmedi.
Micron hisseleri yaklaşık yüzde 3 değer kaybetti.
Bunun temel nedenlerinden biri hissenin yılbaşından bu yana zaten yüzde 200’ün üzerinde yükselmiş olması. Güçlü bilanço beklentilerinin önemli bölümünün hisse fiyatına önceden yansıdığı değerlendiriliyor.
Şirketin kâr marjı yüzde 87 gibi olağanüstü bir seviyeye ulaşırken, Micron çalışan ücretlerini artırmayı planladığını açıkladı.
Bu kararın şirketin gelecekteki kâr marjlarını Wall Street beklentilerine kıyasla bir miktar aşağı çekebileceği değerlendiriliyor.
Micron CEO’su Sanjay Mehrotra ise rekor performans doğrultusunda çalışanları ödüllendirmekten memnun olduklarını söyledi.
Teknoloji dışındaki hisselerde tablo daha zayıf
Wall Street’te son dönemde endekslerin performansı ile piyasanın geneli arasında önemli bir ayrışma yaşanıyor.
Teknoloji hisseleri eylül ayında endeksleri yukarı taşırken, S&P 500 içerisindeki hisselerin çoğunluğu değer kaybetmişti.
Ekim ayının ilk işlem gününde de benzer eğilim devam etti.
Büyük teknoloji şirketleri endekslerdeki kayıpları sınırlarken, teknoloji dışındaki birçok hisse yatay veya negatif seyrediyor.
Bu durum Wall Street rallisinin giderek daha dar bir şirket grubuna bağımlı hale geldiğine ilişkin endişeleri canlı tutuyor.
İmalat büyüyor ama hız kaybetti
Makroekonomik cephede açıklanan ISM imalat endeksi de piyasalar tarafından yakından takip edildi.
ISM imalat PMI eylül ayında 0,1 puan gerileyerek 54,5 seviyesine indi.
Endeksin 50'nin üzerinde olması sektörde büyümeye işaret ediyor.
ABD imalat sanayisi böylece üst üste dokuzuncu ay genişleme bölgesinde kaldı. Bu, 2022’den bu yana görülen en uzun kesintisiz büyüme dönemi oldu.
Ancak verinin beklentilerin altında kalması, ekonomik aktivitenin ivme kaybetmeye başlayabileceği endişelerini artırdı.
Kashkari: Faizlerin ne kadar yükselmesi gerektiğini bilmiyorum
Fed cephesinden ise şahin mesajlar gelmeye devam ediyor.
Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, enflasyonu kontrol altına almak için faizlerin ne kadar yükselmesi gerekeceğini henüz bilmediğini söyledi.
Kashkari, Fed’in temel görevinin son beş yılda yaşanan arz şoklarının ardından enflasyonu yeniden hedefe indirmek olduğunu belirtti.
“Enflasyonu hedefimize geri getirmek için ne gerekiyorsa yapacağız” diyen Kashkari, faizlerin nihai olarak ne kadar yükselmesi gerektiği sorusunun yanıtını henüz bilmediğini ifade etti.
Bu açıklamalar, bir gün önce beklentilerin altında kalan PCE enflasyonunun ardından Fed’in ekim ayında faiz artıracağına ilişkin beklentiler gerilemiş olsa da para politikasındaki sıkılaşma sürecinin henüz sona ermediğini gösteriyor.
Wall Street’in iki büyük sorunu: Petrol ve tahvil faizleri
Ekim ayına girerken Wall Street açısından temel denklem giderek daha net hale geliyor.
Bir tarafta teknoloji şirketlerinin güçlü kârları ve özellikle YZ yatırımlarından kaynaklanan büyüme beklentileri bulunuyor.
Diğer tarafta ise yüzde 5,3’ü aşan 10 yıllık tahvil faizi ve yeniden yükselen petrol fiyatları var.
Yüksek petrol enflasyonu beslerken, yüksek tahvil faizleri hem şirketlerin finansman maliyetlerini artırıyor hem de tahvilleri hisse senetlerine karşı daha güçlü bir yatırım alternatifi haline getiriyor.
Bu nedenle Wall Street’in ekim ayında karşı karşıya olduğu temel soru artık yalnızca şirket kârlarının güçlü olup olmadığı değil.
Asıl soru, hisse senetlerinin 24 yılın zirvesindeki tahvil faizlerine karşı ne kadar daha direnebileceği.
CNBC, Bloomberg
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




