Wall Street’te YZ hisseleri gerçeği gizliyor: Yükselen faizler piyasanın geri kalanını vuruyor
ABD tahvil faizleri 24 yılın zirvesine çıkarken küçük hisseler, bankalar ve kamu hizmetleri sert düşüyor. S&P 500’ü YZ rallisi ayakta tutuyor.
2 Ekim 2026

ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,34 ile 2002’den bu yana en yüksek seviyesine çıkması Wall Street’in geniş kesimlerinde ağır hasar yaratıyor. S&P 500 rekora yüzde 2’den az uzaklıkta olsa da küçük şirketler, bankalar, kamu hizmetleri ve spekülatif teknoloji hisselerinde tablo çok daha kötü. Endeksi ayakta tutan ise büyük ölçüde YZ rallisi.
Wall Street’te ana endekslere bakıldığında boğa piyasası hâlâ güçlü görünüyor. Ancak piyasanın yüzeyinin altında giderek büyüyen bir ayrışma yaşanıyor.
ABD 10 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 5,34’e çıkarak 2002’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yatırımcılar tahvil satışlarının ne zaman S&P 500’ü ciddi biçimde vuracağını tartışırken, aslında yüksek faizlerin yarattığı hasar piyasanın önemli bölümünde çoktan başladı.
S&P 500 tarihi zirvesine yüzde 2’den daha az uzaklıkta. Buna karşılık faizlere duyarlı küçük şirketlerden bankalara, kamu hizmetlerinden zarar eden teknoloji şirketlerine kadar geniş bir kesim ciddi kayıplar yaşıyor.
iCapital küresel yatırım stratejisti Dan Suzuki, piyasanın çoğu bölümünün zirvesinden en az yüzde 5 gerilediğini, bazı segmentlerde kayıpların yüzde 15’i aştığını belirtiyor.
Suzuki’ye göre bunun önemli bölümü yüksek faizler ve buna eşlik eden finansal koşullardaki sıkılaşmadan kaynaklanıyor.
S&P 500’ü YZ hisseleri taşıyor
ABD borsası sıra dışı bir dönemden geçiyor.
Bir tarafta YZ (yapay zekâ) yatırımlarına yönelik beklentiler büyük teknoloji şirketlerini ve dolayısıyla ana endeksleri yukarıda tutuyor.
Diğer tarafta ise yükselen faizler, jeopolitik riskler ve yaklaşan ABD ara seçimlerinin yarattığı belirsizlik bulunuyor.
The Wealth Alliance Başkanı Eric Diton’a göre ekonomi ve şirket kârları güçlü kaldığı sürece borsa yüksek tahvil faizlerini tolere edebilir.
Ancak Diton asıl riskin YZ yatırımlarında ortaya çıkabilecek bir bozulma olduğunu düşünüyor.
YZ altyapı yatırımları veya teknoloji şirketlerinin kâr beklentilerinde ciddi bir aşağı yönlü revizyon yaşanması halinde, bugün endeksleri koruyan son güçlü destek de ortadan kalkabilir.
Wall Street’in yüzeyinin altındaki bozulmayı beş gösterge açık biçimde ortaya koyuyor.
1- Eşit ağırlıklı S&P 500 yedi haftadır düşüyor
Piyasadaki daralmanın en güçlü göstergelerinden biri S&P 500 Eşit Ağırlıklı Endeksi.
Normal S&P 500’de piyasa değeri büyük şirketler endeks üzerinde çok daha fazla ağırlığa sahip. Eşit ağırlıklı endekste ise 500 şirketin tamamına aynı ağırlık veriliyor.
Bu nedenle eşit ağırlıklı endeks piyasanın genel sağlığını daha iyi gösteren göstergelerden biri kabul ediliyor.
Endeks üst üste yedinci haftalık kaybına doğru ilerliyor.
Bloomberg verilerine göre bu seri cuma gününe kadar devam ederse, tarihte yalnızca üçüncü kez eşit ağırlıklı S&P 500 yedi hafta arka arkaya düşmüş olacak.
Daha önce bu durum yalnızca 2002’de dot-com balonunun çöküşünün ardından ve 2022 ayı piyasasında yaşandı.
Bu tablo, mevcut yükselişin giderek az sayıda mega teknoloji şirketine bağımlı hale geldiğine işaret ediyor.
Ancak herkes bunu boğa piyasasının sonu olarak görmüyor.
Tallbacken Capital Advisors CEO’su Michael Purves, piyasa genişliğindeki bozulmayı S&P 500 açısından doğrudan düşüş sinyali olarak değerlendirmiyor. Purves, teknoloji sektöründeki büyük dönüşümün endeks performansını doğal olarak birkaç şirkette yoğunlaştırdığını savunuyor.
Purves’in S&P 500 için yıl sonu hedefi 8.500 seviyesinde bulunuyor.
2- Küçük şirketlerde ağır darbe
Yüksek faizlerin en sert vurduğu alanlardan biri küçük ölçekli şirketler.
Russell 2000 Endeksi, S&P 500 karşısında 1999’dan bu yana ikinci en kötü çeyreğini geçirdi.
Küçük şirketler büyük şirketlerin yaklaşık 10 puan gerisinde kaldı.
Russell 2000, 14 Ağustos’taki rekorundan yaklaşık yüzde 8,5 gerileyerek teknik düzeltme sınırına yaklaştı.
Bunun temel nedeni küçük şirketlerin genellikle daha fazla borç taşıması ve finansman kaynaklarının büyük şirketlere kıyasla daha sınırlı olması.
Russell 2000 aynı zamanda finans ve sanayi gibi ekonomik döngüye duyarlı sektörlere S&P 500’den daha fazla ağırlık veriyor.
Daha çarpıcı olan ise endeksteki şirketlerin finansal yapısı.
Bloomberg verilerine göre Russell 2000 şirketlerinin üçte birinden fazlası “zombi şirket” kategorisinde. Bu şirketler faaliyet gelirleriyle borçlarının faiz ödemelerini karşılamakta zorlanıyor veya bunu başaramıyor.
Tahvil faizlerinin yüzde 5’in üzerine çıktığı ortamda bu şirketlerin borçlarını yeniden finanse etmesi giderek daha pahalı hale geliyor.
3- Bankalar düzeltmeye girdi
Yüksek faizlerin baskı oluşturduğu diğer önemli sektör bankalar.
24 büyük Amerikan bankasını kapsayan KBW Nasdaq Bank Endeksi ağustos ortasındaki zirvesinden yüzde 12’den fazla gerileyerek düzeltme bölgesine girdi.
Endeks yılbaşından bu yana yalnızca yüzde 3,3 yükselirken, S&P 500’ün getirisi yaklaşık yüzde 12.
Yüksek finansman maliyetleri, yükselen tahvil faizleri ve kredi kalitesine ilişkin endişeler bankaların kısa vadeli kâr beklentilerini aşağı çekiyor.
Capital One Financial yılbaşından bu yana yüzde 20, Wells Fargo yüzde 14 ve Huntington Bancshares yüzde 12 değer kaybetti.
Citigroup hisseleri de perşembe günü yüzde 4,6’ya kadar geriledi.
Bankalar açısından yeni bir risk ise YZ teknolojilerinden geliyor. Meta’nın Muse YZ Agent uygulamasının tüketicilerin düşük faizli banka hesaplarında paralarını hareketsiz bırakma alışkanlığını değiştirebileceği endişesi finans hisseleri üzerinde ek baskı yaratıyor.
4- Defansif hisseler bile güvenli değil
Normal koşullarda piyasa çalkantılarında yatırımcıların sığındığı kamu hizmetleri şirketleri de bu kez ağır kayıp yaşıyor.
S&P 500 Kamu Hizmetleri Endeksi şubat ayındaki zirvesinden yaklaşık yüzde 17 gerileyerek ayı piyasası sınırına yaklaştı.
Sektör üçüncü çeyrekte yüzde 13 düştü.
Endeksteki 31 şirketten yalnızca Constellation Energy ve AES pozitif getiri sağlayabildi.
Bunun önemli nedenlerinden biri tahvil faizlerindeki yükseliş.
Kamu hizmetleri hisseleri istikrarlı ve yüksek temettüleri nedeniyle geleneksel olarak tahvillere alternatif kabul ediliyor.
Ancak Hazine tahvillerinin getirisi yüzde 5’in üzerine çıktığında yatırımcıların daha riskli kamu hizmeti hisselerini satın alma motivasyonu azalıyor.
Aynı zamanda yüksek faizler yenilenebilir enerji yatırımlarının finansman maliyetlerini artırırken, yükselen yakıt fiyatları elektrik üreticilerinin kâr marjlarını tehdit ediyor.
5- Spekülatif hisselerden kaçış başladı
Piyasanın en riskli bölümlerinde de satışlar hızlanıyor.
Goldman Sachs’ın zarar eden teknoloji şirketlerinden oluşturduğu sepet üçüncü çeyrekte yüzde 11 düştü.
Bu, verilerin başladığı 2014’ten bu yana temmuz-eylül dönemindeki en kötü ikinci performans oldu.
Sepette Roku ve Peloton gibi şirketler bulunuyor.
Bilançoları en zayıf ve borç yükü en yüksek şirketlerden oluşan başka bir grup ise üçüncü çeyrekte yalnızca yüzde 1,9 yükseldi.
Bu, Fed’in son büyük faiz artırım döngüsünü başlattığı 2022 başından bu yana en zayıf çeyreklik performans.
Yüksek faiz ortamında yatırımcıların zarar eden, nakit akışı zayıf ve sürekli yeni finansmana ihtiyaç duyan şirketlerden uzaklaşması hızlanıyor.
Wall Street’in en büyük riski: YZ rallisinin bozulması
Bütün göstergeler aynı noktaya işaret ediyor.
S&P 500 endeksi henüz ciddi bir satış yaşamasa da Wall Street’in önemli bölümü zaten yüksek faizlerin etkisini hissediyor.
Küçük şirketler düzeltme sınırında. Bankalar düzeltmeye girdi. Kamu hizmetleri ayı piyasasına yaklaşıyor. Zarar eden teknoloji şirketleri çift haneli kayıplar yaşıyor.
Buna karşılık mega teknoloji ve YZ hisseleri S&P 500’ü tarihi zirvelere yakın tutmaya devam ediyor.
Wealth Consulting Group CEO’su Jimmy Lee, tahvil faizlerindeki yükselişin kontrolden çıkmasını beklemediğini ve yatırımcıların faizlere hassas hisselerden teknoloji şirketlerine geçiş yaptığını düşünüyor.
Ancak Lee de piyasanın temel riskinin YZ işlemlerinin beklenmedik şekilde çözülmesi olduğunu vurguluyor.
Wall Street açısından kritik denklem bu nedenle giderek daha net:
Yüzde 5’in üzerindeki tahvil faizleri piyasanın geniş kesimlerini zaten vuruyor. S&P 500’ü bundan koruyan ise büyük ölçüde YZ hisselerindeki yükseliş. Eğer YZ rallisi de tökezlerse, endeks seviyesinde bugüne kadar gizlenen hasarın bütün Wall Street’e yayılması riski ciddi biçimde artacak.
Bloomberg
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




