Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Borsa İstanbul

Borsa İstanbul’da yeni hafta: 14 bin eşiği, güçlü bilançolar ve Hürmüz riski

BIST 100'de 14 bin kritik eşik. Güçlü bilançolar ve yabancı ilgisine karşı Hürmüz riski, yüksek faiz ve halka arzlar yükselişi sınırlıyor.

9 Ağustos 2026

Borsa İstanbul’da yeni hafta: 14 bin eşiği, güçlü bilançolar ve Hürmüz riski

Borsa İstanbul yeni haftaya artan risk iştahı, güçlü ikinci çeyrek bilançoları ve yabancı kurumların olumlu Türkiye değerlendirmeleriyle giriyor. Ancak jeopolitik riskler, yeni bir küresel enflasyon dalgası ihtimali ve halka arzların piyasadan çektiği likidite yükselişin önündeki önemli engeller olarak öne çıkıyor. Teknik açıdan BIST 100’de 14.000 puan kritik eşik olarak izleniyor.

Zeynep Balcı: Risk iştahı artıyor Piyasa uzmanı Zeynep Balcı'ya göre Borsa İstanbul'daki tepki yükselişinin arkasında birden fazla olumlu faktör bulunuyor.

TCMB'nin 10 Eylül toplantısında faiz indirimine gidebileceği beklentilerinin yeniden güçlenmesi, ABD-İran geriliminin azalması, yabancı finans kuruluşlarından Türkiye piyasalarına ilişkin olumlu değerlendirmeler gelmesi ve ülke risk primindeki düşüş yatırımcıların risk iştahını destekliyor.

Balcı bununla birlikte yükselişin henüz güçlü ve kalıcı bir boğa piyasasına dönüştüğünü söylemek için erken olduğu görüşünde.

Yüksek faiz, yatırım tercihlerinde hâlâ temel referanslardan biri olmayı sürdürüyor. Mevduat ve para piyasası fonlarının sunduğu yüksek getiriler nedeniyle Borsa İstanbul uzun süredir sabit getirili yatırım araçlarıyla rekabet etmekte zorlanıyor.

Son günlerde ise dış piyasalardaki olumlu seyir ve ABD-İran hattındaki tansiyonun yeniden gerilemesi BIST 100'e destek verdi.

Yabancı yatırım bankalarının değerlendirmeleri de bu tabloyu güçlendiriyor. HSBC, Türk hisse senetlerinin hak ettiği değerin altında olduğunu ve yabancı yatırımcıların takas oranının düşük kaldığını belirterek Türkiye hisseleri için “ağırlığını artır” görüşünü korudu. JPMorgan da temmuz ayında benzer değerlendirmelerde bulunmuştu.

Üstelik yabancı kurumların olumlu değerlendirmeleri yalnızca raporlarda kalmadı. Son dönemde yabancı yatırımcıların hem hisse senedi hem de tahvil piyasasında alım yaptığı görülüyor.

BIST 100'de kritik seviye 14.000 Teknik görünümde ilk önemli direnç 14.000 puan.

Bu seviyede satışların güçlenebileceği belirtilirken, 14.000'in aşılması halinde sonraki direnç bölgeleri 14.400 ve 14.900 olarak öne çıkıyor.

Aşağı yönlü hareketlerde ise ilk destek 13.700 seviyesinde. Bunun altında 13.500-13.200 bölgesi daha güçlü destek alanı olarak izleniyor.

Dolayısıyla tepki yükselişi devam etse bile özellikle 14.000 ve üzerindeki dirençlerde kâr satışlarının görülmesi şaşırtıcı olmayacak.

FÖŞ: Güçlü kârlar Hürmüz ve halka arz kurbanı olabilir İkinci çeyrek bilanço sezonunun şu ana kadarki sonuçları Borsa İstanbul açısından oldukça güçlü.

Matriks'in araştırmasına göre net kâr gerçekleşmesi ile piyasa beklentisi karşılaştırılabilen 42 banka ve şirketin 33'ü beklentilerin üzerinde, yalnızca dokuzu beklentilerin altında sonuç açıkladı.

Böylece beklentileri aşan şirketlerin oranı yüzde 78,6 gibi oldukça yüksek bir seviyeye ulaştı.

Bu tablo, Borsa İstanbul'un temel göstergeler açısından ucuz kaldığı tezini destekliyor.

Ancak FÖŞ'e göre güçlü bilançolara rağmen bu hafta da kalıcı bir boğa trendinin başlamasını beklemek için erken.

Bunun ilk nedeni jeopolitik riskler.

Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mandeb çevresindeki sorunların kısa sürede ortadan kalkması beklenmiyor. Washington zaman zaman İran ile çözümün yakın olduğu mesajını verse de Tahran'ın talepleri kalıcı bir uzlaşmanın önünde ciddi engel oluşturuyor.

Buna Karadeniz'deki ticari gemi trafiğine ilişkin artan riskler de ekleniyor.

Enerji ve taşımacılık hatlarındaki aksaklıkların sürmesi halinde dünya ekonomisi yeni ve “sinsi” bir enflasyon dalgasıyla karşı karşıya kalabilir. Böyle bir senaryo küresel merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek tutmasına, hatta bazı ülkelerde yeniden faiz artırımlarının gündeme gelmesine neden olabilir.

Bu da Borsa İstanbul dahil küresel riskli varlıklar açısından olumsuz bir ortam yaratacaktır.

Halka arzlar ikincil piyasanın likiditesini emiyor FÖŞ'ün dikkat çektiği ikinci risk ise halka arzlar.

Yeterli büyüklükte yabancı sermaye girişinin bulunmadığı bir dönemde art arda gerçekleştirilen halka arzlar piyasadaki likiditenin önemli bölümünü birincil piyasaya çekiyor.

Yılbaşından bu yana halka arzlar yoluyla piyasadan yaklaşık 67 milyar TL çekildi. Bu kaynağın ikincil piyasaya yönelmesi halinde endeksin çok daha yüksek seviyelerde olabileceği savunuluyor.

Halka arzların şirketlerin şeffaflaşması ve sermaye piyasalarının gelişmesi açısından olumlu olduğu kabul edilmekle birlikte, mevcut konjonktürde bazı şirketlerin yeni yatırım finansmanından çok işletme sermayesi ihtiyacını karşılamak ve kredi borçlarını çevirmek amacıyla halka açıldığı eleştirisi yapılıyor.

Yatırımcı davranışları da ayrı bir risk unsuru. Şirketi ve halka arz izahnamesini yeterince incelemeden yalnızca kısa vadeli kazanç beklentisiyle halka arzlara katılmak, hem yatırımcılar hem de piyasanın sağlıklı fiyatlama mekanizması açısından sorun yaratıyor.

Zeynep Aktaş: Altın yükseliyor, madencilik hisseleri peşinden geliyor Zeynep Aktaş ise Borsa İstanbul'daki son yükselişin sektörel dağılımına dikkat çekiyor.

BIST 100 haftayı yüzde 2,39 yükselişle kapatırken, esas hareket madencilik hisselerinde yaşandı.

BIST Madencilik Endeksi yüzde 14,21 yükselerek haftanın açık ara en güçlü sektörü oldu.

Türk Altın yüzde 18,09, Park Madencilik yüzde 14,78 ve TR Doğal Enerji yüzde 14,24 yükseliş kaydetti. Bilişim yüzde 6,55, kimya-petrol sektörü ise yüzde 6,46 prim yaptı.

Altın fiyatlarındaki yükseliş madencilik şirketleri açısından yalnızca hisse fiyatlarını destekleyen bir faktör değil. Yüksek faiz nedeniyle finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde güçlü altın fiyatları şirketlerin nakit yaratma kapasitesini artırarak bir çeşit oto-finansman mekanizması oluşturuyor.

Bu durum yeni yatırımlar açısından da madencilik şirketlerinin elini güçlendirebilir.

Altında 5.200 dolar senaryosu Uluslararası finans kuruluşlarının altına ilişkin beklentileri de giderek daha iyimser hale geliyor.

Goldman Sachs, Bank of America, Morgan Stanley, UBS, JPMorgan ve Deutsche Bank'ın projeksiyonları önümüzdeki dönemde ons altın fiyatının 4.800-5.200 dolar bandına ulaşabileceğine işaret ediyor.

Merkez bankalarının devam eden altın alımları ve altın ETF'lerine yönelik sermaye girişleri bu beklentilerin temel dayanakları arasında.

Jefferies analistleri ise altın açısından reel faizlerin mutlak seviyesinden çok faiz beklentilerinin yönünün önemli olduğunu düşünüyor. Faiz indirimlerinden yeniden faiz artırımı ihtimaline geçiş sırasında yaşanan düzeltmenin büyük ölçüde tamamlandığı ve altın için yeniden yukarı yönlü alan oluştuğu değerlendiriliyor.

Yabancı hissede kâr aldı, tahvilde kaldı Yabancı yatırımcıların son pozisyonları da dikkat çekici bir ayrışmaya işaret ediyor.

Yabancılar hisse senetlerinde altı haftadır devam eden kesintisiz alım serisini 185,94 milyon dolarlık net satışla sonlandırdı.

Buna karşılık tahvil piyasasındaki ilgi devam etti. Yabancı yatırımcılar tek haftada 163,96 milyon dolarlık net DİBS alımı gerçekleştirirken, toplam tahvil stokları 17,89 milyar dolara ulaştı.

Bu tablo yabancı yatırımcının hisse piyasasında kâr realizasyonu yaparken Türkiye'nin faiz ve dezenflasyon hikâyesini tahvil piyasası üzerinden oynamaya devam ettiğini gösteriyor.

Yeni haftada ne izlenecek?

Borsa İstanbul yeni haftaya birbiriyle yarışan iki farklı hikâyeyle giriyor.

Bir tarafta güçlü ikinci çeyrek bilançoları, yabancı kurumların olumlu Türkiye raporları, TCMB'den faiz indirimi beklentileri ve gerileyen ülke risk primi bulunuyor.

Diğer tarafta ise Hürmüz ve Karadeniz kaynaklı jeopolitik riskler, yeni bir küresel enflasyon dalgası ihtimali, yüksek faizlerin cazibesi ve halka arzların ikincil piyasadan çektiği likidite var.

Bu nedenle kısa vadede 14.000 puan yalnızca teknik değil, psikolojik açıdan da kritik eşik niteliğinde.

Bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 14.400 ve ardından 14.900 gündeme gelebilir. Ancak jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi veya küresel faiz beklentilerinin bozulması halinde güçlü şirket bilançoları bile endeksi tek başına yukarı taşımakta zorlanabilir.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş