Ankara’nın Karadeniz sınavı: Yük taşımak giderek daha pahalı hale geliyor
Karadeniz'de artan savaş riski sigorta ve navlun maliyetlerini yükseltiyor. Tahıl, petrol ve doğalgaz lojistiğindeki risk Türkiye'nin maliyetlerini artırıyor.
9 Ekim 2026

Türkiye'nin Karadeniz'deki sorunu artık yük gemileri denize açılmadan başlıyor. Sigorta şirketleri ve gemi kiralayanlar savaş riskini navlun fiyatlarına önceden yansıtırken, Odesa ve Novorossiysk çevresindeki güvenlik sorunları Türkiye'nin gıda, enerji ve deniz taşımacılığı maliyetlerini artırıyor. Karadeniz tamamen kapanmasa bile ticaret giderek daha pahalı hale geliyor.
Karadeniz'de ticaretin karşı karşıya olduğu temel risk artık yalnızca gemilerin saldırıya uğraması veya önemli limanların kapanması değil.
Türkiye açısından ekonomik maliyet, yük daha denize ulaşmadan ortaya çıkmaya başlıyor. Sigorta şirketleri ve gemi kiralayanlar artan güvenlik riskini fiyatlarına dahil ederken, yükselen savaş riski primleri Karadeniz üzerinden yapılan ticaretin maliyetini artırıyor.
Romanya yakınlarında Royad Mammadov ile Bulgaristan açıklarında Alfa Watan ve Able gemilerinin karıştığı olaylar Ankara açısından özellikle önemli. Çünkü bu bölgeler Ukrayna ve Tuna üzerinden gerçekleşen ticareti Türk Boğazları'na bağlayan batı rotalarının yakınında bulunuyor.
Dolayısıyla Karadeniz'in ticarete tamamen kapanması gerekmiyor.
Artan sigorta maliyetleri ve gemi kiralama sürelerinin uzaması bile açık kalan bir ticaret yolunun ekonomik değerini azaltabiliyor.
Türkiye için iki kritik alan: Gıda ve enerji
Karadeniz'deki risklerin Türkiye ekonomisine en hızlı yansıdığı iki alan bulunuyor: gıda işleme ve enerji lojistiği.
Odesa çevresindeki bir aksama tahıl arzını ve değirmencilik sektörünün kâr marjlarını etkileyebilir.
Novorossiysk çevresindeki güvenlik sorunları ise petrol arzını ve enerji taşımacılığını zorlaştırabilir.
Savaş riski primlerinin yükselmesi bir yandan Karadeniz'in batı kıyılarından geçen rotayı daha değerli hale getirirken diğer yandan Türk denizcilik makamlarının üzerindeki sorumluluğu artırıyor.
Bu nedenle ekonomik açıdan temel soru Karadeniz'in dramatik biçimde kapanıp kapanmayacağı değil.
Asıl sorun, Karadeniz'i kullanmanın maliyetinin sürekli yükselmesi.
Ukrayna'nın deniz koridoru artık geçici değil
Ukrayna'nın Eylül 2023'te devreye aldığı deniz koridoru artık geçici bir çözüm olarak değerlendirilemeyecek kadar önemli hale geldi.
Koridor üzerinden bugüne kadar yaklaşık 179 milyon ton yük taşındı.
Bunun 107 milyon tonunu tahıl oluşturdu.
Bu hacim, Karadeniz'in yeniden Ukrayna'nın temel ihracat kanallarından biri haline geldiğini gösteriyor.
Ancak Odesa limanları baskı altına girdiğinde ticaret demiryolu, karayolu ve Tuna güzergâhlarına yönelmek zorunda kalıyor.
Ukraynalı yetkililer ve piyasa kaynaklarına göre bu alternatif güzergâhlar Odesa liman kümesinin normal aylık kapasitesinin ancak yaklaşık yarısını taşıyabiliyor.
Üstelik üreticilere ton başına yaklaşık 45-50 dolar ek maliyet getiriyor.
Yaz aylarının bazı dönemlerinde ton başına 200 doların biraz üzerinde işlem gören tahılda 45-50 dolarlık ilave lojistik maliyeti, üreticinin kâr marjının önemli bölümünü daha ürün nihai alıcıya ulaşmadan ortadan kaldırabiliyor.
Türkiye'nin un ve makarna ihracatı açısından kritik
Türkiye bu zincirin doğrudan bir parçası.
Ülkenin buğday, un ve makarna ekonomisi büyük ölçüde Karadeniz bölgesinden sağlanan hammaddeye dayanıyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO, Türkiye'nin 2026 yılı buğday ithalat ihtiyacını 7 milyon ton olarak tahmin ediyor.
Bu talebin önemli bölümü değirmencilik ve gıda işleme sektörlerinden kaynaklanıyor.
ABD Tarım Bakanlığı USDA ise Türkiye'yi dünyanın en büyük buğday unu ihracatçısı olarak tanımlıyor.
Türkiye'nin dahilde işleme rejimi, ithal edilen buğdayın işlenerek yeniden ihraç edilmesine olanak sağlıyor.
Bu nedenle Türk değirmencileri açısından Karadeniz'deki sevkiyatların güvenilirliği en az buğday fiyatları kadar önemli.
Gemilerin gecikmesi veya navlun maliyetlerinin yükselmesi, Türk un ihracatçılarının Afrika ve Orta Doğu pazarlarındaki kâr marjlarını doğrudan azaltabilir.
Savaş riski bölgesi genişledi
Londra'daki deniz sigortacıları, ticari gemilere yönelik saldırıların artmasının ardından eylül ayında Karadeniz'deki yüksek risk bölgesini genişletti.
Ancak Türkiye, Romanya, Bulgaristan ve Gürcistan'ın karasuları yüksek riskli bölgenin dışında tutuldu.
Bu durum Karadeniz'in batı kıyılarından Türk Boğazları'na uzanan rotanın önemini artırıyor.
Odesa veya Tuna'dan çıkan gemiler, bu güzergâh sayesinde yüksek sigorta maliyetlerinin uygulandığı bölgede daha az zaman geçiriyor.
Ancak bu avantaj Türkiye'ye yeni bir sorumluluk da yüklüyor.
Hasar gören veya tehlike altındaki gemilerin Türk deniz yollarına ulaşmadan önce durumlarının hızla belirlenmesi ve gerekli koordinasyonun sağlanması gerekiyor.
Novorossiysk riski petrolü doğrudan etkiliyor
Enerji cephesinde Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenlik sorunlarına maruziyeti daha da doğrudan.
Novorossiysk çevresindeki riskler özellikle petrol arzı açısından kritik.
Caspian Pipeline Consortium (CPC) sistemi Kazakistan petrolünü Novorossiysk yakınlarındaki deniz terminali üzerinden Karadeniz'e taşıyor.
Dolayısıyla bölgedeki bir aksama yalnızca Rus petrolünü değil, Kazakistan petrolünün ihracatını da etkileyebilir.
Türkiye açısından Rusya'nın Karadeniz limanlarındaki aksaklıkları da göz ardı etmek mümkün değil.
Rusya halen Türkiye'nin ham petrol ve petrol ürünü ithalatında en büyük tedarikçi konumunda.
Temmuz 2026'da Türkiye Rusya'dan 1,66 milyon ton ham petrol ve petrol ürünü ithal etti.
Bu miktar Irak ve Kazakistan'dan yapılan ithalatın oldukça üzerinde gerçekleşti.
Doğalgazda da Karadeniz'in önemi büyüyor
Türkiye açısından Karadeniz yalnızca petrol ve tahıl güzergâhı değil.
Doğalgaz güvenliği açısından da giderek daha önemli hale geliyor.
BOTAŞ verilerine göre TürkAkım'ın iki hattının toplam yıllık taşıma kapasitesi 31,5 milyar metreküp.
Türkiye'nin Sakarya Gaz Sahası'ndaki günlük üretimi ise 9,5 milyon metreküpe ulaştı.
Aynı zamanda Romanya'nın Neptun Deep projesi de Karadeniz'de üretim platformunun kurulmasıyla ilerliyor.
Türkiye ve Romanya'nın Karadeniz'deki doğalgaz üretimi arttıkça açık denizdeki enerji altyapısının güvenliği de ticari gemilerin güvenliği kadar önemli hale geliyor.
Türk Boğazlarından günde 220'den fazla gemi geçiyor
Türkiye savaş riski primlerini tek başına kontrol edemez.
Ancak gemiler, güzergâhlar ve kurtarma operasyonları konusundaki belirsizliği azaltabilir.
2026'nın ilk yarısında İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından toplam 40 bin 218 gemi geçti.
Bu, günde ortalama 220'den fazla boğaz geçişi anlamına geliyor.
Bu yoğunluk Türkiye'ye önemli bir stratejik avantaj sağlıyor. Ancak bu avantajın korunması, denizcilik şirketlerinin ve Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkelerin Türkiye'nin koordinasyon kapasitesine güvenmesine bağlı.
Türkiye, Romanya ve Bulgaristan'ın işbirliği önem kazanıyor
Ankara açısından önceliklerden biri, Türk sahipli veya Türk şirketleri tarafından işletilen gemilerin karıştığı olaylara ilişkin hızlı ve doğrulanmış bilgi sağlamak.
Türk şirketleriyle bağlantılı gemiler için güncel risk değerlendirmelerinin yapılması ve Romanya ile Bulgaristan'la koordinasyonun artırılması da giderek önem kazanıyor.
Türkiye, Romanya ve Bulgaristan'ın Karadeniz'deki mayın karşı tedbir görev grubunun kapsamını kritik altyapının korunmasını da içerecek şekilde genişletme kararı bu açıdan önemli.
Çünkü Karadeniz'de ticaret yolları ile enerji altyapısının güvenliği artık birbirinden ayrı değerlendirilemiyor.
Karadeniz açık kalabilir ama ticaret pahalanabilir
Karadeniz'deki ticaretin savaş baskısı altında devam etmesi muhtemel.
Türkiye açısından hedef, kontrol edebildiği alanlarda bu ticareti daha öngörülebilir ve daha düşük maliyetli hale getirmek olmalı.
Ankara, Karadeniz'in batı rotasını, Türk Boğazlarını ve çevredeki enerji altyapısını güvenilir tutabildiği ölçüde bölgedeki ekonomik ve stratejik önemini artırabilir.
Çünkü Karadeniz'de yeni risk artık yalnızca bir limanın kapanması veya bir geminin saldırıya uğraması değil.
Belirsizliğin kendisi artık navluna, sigortaya, tahıla ve enerjiye eklenen bir maliyet kalemine dönüşüyor.
Türkiye açısından Karadeniz sınavının ekonomik özeti de burada yatıyor:
Deniz açık kalıyor, ancak onu kullanmanın faturası giderek kabarıyor.
Turkiye Today
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



