Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Politika

Almanya’da Siyasi Deprem: Aşırı Sağcı AfD Saksonya-Anhalt Seçimini Açık Farkla Kazandı

AfD, Saksonya-Anhalt seçimlerinde yaklaşık %44 oyla tarihi zafer kazandı. CDU %17,2'ye gerilerken Almanya'da siyasi dengeler ve koalisyon hesapları değişti.

7 Eylül 2026

Almanya’da Siyasi Deprem: Aşırı Sağcı AfD Saksonya-Anhalt Seçimini Açık Farkla Kazandı

Almanya için Alternatif (AfD), Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde oyların yaklaşık %44’ünü alarak birinci parti oldu. 2021’e kıyasla oylarını iki kattan fazla artıran aşırı sağcı parti, mutlak çoğunluğun ise hemen altında kaldı. Başbakan Friedrich Merz’in CDU’sunun ağır yenilgisi, Almanya siyasetinde AfD’yi iktidardan uzak tutmayı amaçlayan “güvenlik duvarı” stratejisini yeniden tartışmaya açtı.

Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), ülkenin doğusundaki Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde tarihi bir başarıya imza attı.

Eyalet makamlarının pazartesi sabahı açıkladığı geçici sonuçlara göre AfD, yüksek katılımın yaşandığı seçimlerde oyların yaklaşık %44'ünü aldı. Parti 2021'deki eyalet seçimlerinde %20,8 oy almıştı.

AfD'nin eyalet başbakanı adayı Ulrich Siegmund, sonuçların ardından, “Tarih yazdık” açıklamasını yaptı.

İlk sonuçlar AfD'nin eyalet parlamentosu Landtag'da tek başına mutlak çoğunluk elde etmenin hemen altında kalabileceğine işaret ediyor. AfD'nin tek başına iktidara gelmesi veya liderliğinde bir koalisyon kurulması halinde Almanya'nın İkinci Dünya Savaşı sonrası tarihinde ilk kez aşırı sağ bir eyalet yönetiminin başına geçmiş olacak.

Merz'in CDU'suna ağır darbe

Seçimin diğer büyük sonucu Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) uğradığı ağır yenilgi oldu.

2002'den bu yana eski Doğu Almanya eyaletindeki koalisyonlara liderlik eden CDU'nun oy oranı %17,2'ye geriledi. Parti 2021 seçimlerinde %37,1 oy almıştı.

Sonuç, muhafazakârların Almanya'nın yeniden birleşmesinden bu yana Saksonya-Anhalt'ta aldığı en düşük oy oranı anlamına geliyor.

Sol Parti'nin oy oranı %9'un altında kalırken Sosyal Demokrat Parti ve Yeşiller de yaklaşık %9'ar oy aldı.

Sahra Wagenknecht tarafından kurulan sol eğilimli BSW ise parlamentoya girebilmek için gerekli %5 barajını aşmış görünüyor.

AfD'ye karşı “güvenlik duvarı” çatlıyor mu?

AfD'nin seçim başarısının ulusal siyaset açısından en önemli sonucu, geleneksel partilerin aşırı sağı yönetimden uzak tutmak için uyguladığı “firewall”, yani güvenlik duvarı stratejisinin geleceğini tartışmaya açması.

Almanya'nın büyük partileri bugüne kadar AfD ile koalisyon kurmayı reddediyordu. Ancak AfD'nin oyların yaklaşık %44'ünü aldığı bir eyalette bu yaklaşım, alternatif hükümet çoğunlukları oluşturmayı son derece güç hale getiriyor.

AfD eş başkanı Alice Weidel seçim sonucunu “sansasyonel” olarak nitelendirerek partisinin Saksonya-Anhalt'ta “açık bir hükümet etme yetkisi” aldığını savundu.

Weidel, Siegmund'un “yapıcı güçlerle” görüşmeye hazır olduğunu ve diğer partilerden kopuşların da AfD'nin konumunu güçlendirebileceğini söyledi.

Siegmund ise diğer partilerle resmi koalisyon kurulması ihtimaline mesafeli yaklaşıyor.

CDU için zor koalisyon denklemi

Seçim sonuçları Saksonya-Anhalt'ta son derece karmaşık bir hükümet kurma sürecine işaret ediyor.

AfD, belirli yasaların geçirilmesinde BSW'nin dışarıdan desteğine başvurabilir. Rusya ile ticari ilişkilerin yeniden kurulmasını ve göç konusunda daha sert politikaları savunan BSW, bazı konularda AfD ile birlikte hareket etmeye açık olduğunu açıkladı.

Ancak AfD'nin başbakan adayı Siegmund bu teklife sıcak yaklaşmadı ve BSW'nin “çözümün parçası olmadığını” söyledi.

CDU açısından ise denklem daha da güç. Merz'in partisi hem AfD hem de Sol Parti ile koalisyon kurmayı reddediyor. Ancak CDU'nun eyalette iktidarda kalabilmesi için parlamentoda Sol Parti'nin desteğine ihtiyaç duyması olasılığı ortaya çıktı.

Böyle bir formül CDU içinde ciddi görüş ayrılıklarına yol açabilir.

CDU: Bu sorun bütün Almanya'ya yayılabilir

Görevden ayrılmaya hazırlanan CDU'lu Saksonya-Anhalt Başbakanı Sven Schulze, seçim yenilgisinin AfD'yi dışlama politikasının sonuçlarından biri olduğunu kabul etti.

Schulze, çok sayıda seçmenin bu seçimde sandığa geri döndüğüne ve bunların önemli bölümünün AfD'ye oy verdiğine dikkat çekti.

Seçime katılım oranı da bu tabloyu destekledi. 2021'de yaklaşık %60 olan katılım, bu seçimde %75'in üzerine çıktı.

Schulze, partisinin Saksonya-Anhalt'ta karşı karşıya kaldığı sorunun yalnızca bir eyaletle sınırlı olmadığını, aynı siyasi meydan okumayla Almanya'nın genelinde karşılaşabileceğini söyledi.

AfD için sırada Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern var

Saksonya-Anhalt sonucu AfD'ye bu ay yapılacak diğer iki bölgesel seçim öncesinde önemli bir ivme kazandırabilir.

Almanya'da gözler şimdi Berlin şehir eyaleti ile ülkenin kuzeydoğusundaki Mecklenburg-Vorpommern seçimlerine çevrilecek.

AfD'nin Saksonya-Anhalt'taki performansının bu seçimlerde de partiye destek sağlaması halinde, aşırı sağın yükselişi yerel bir Doğu Almanya olgusundan çıkarak ulusal siyasetin temel gündem maddelerinden biri haline gelebilir.

Sonuç aynı zamanda Avrupa'nın en büyük ekonomisinin Rusya yanlısı, Avrupa Birliği karşıtı popülist sağın yükselişine karşı ne ölçüde direnebileceği konusunda yeni soru işaretleri yaratıyor.

ABD Başkanı Donald Trump seçim sonuçlarını Truth Social hesabında yorum yapmadan paylaşırken, Başkan Yardımcısı JD Vance daha önce AfD'nin Alman siyasi sisteminden dışlanmasını eleştirmişti. ABD medyasına göre üst düzey AfD temsilcileri de Beyaz Saray'ı ziyaret etti.

Almanya'yı uzun hükümet pazarlıkları bekliyor

Seçimden sonra eyalet parlamentosunun 30 gün içinde toplanması gerekiyor. Ancak yeni eyalet başbakanının seçileceği ilk oylamanın ne zaman yapılacağı konusunda kesin bir süre bulunmuyor. Bu nedenle Sven Schulze, halefi belirlenene kadar geçici olarak görevini sürdürebilecek.

İlk turda başbakan seçilebilmek için parlamentodaki milletvekillerinin mutlak çoğunluğunun desteği gerekiyor. Sonuç alınamazsa yedi gün içinde ikinci tur gerçekleştirilecek.

İkinci turdan da sonuç çıkmaması halinde parlamentonun kendisini feshederek erken seçime gitme seçeneği bulunuyor. Aksi halde üçüncü turda kullanılan oyların basit çoğunluğunu alan aday eyalet başbakanı seçilebilecek.

Bu mekanizma, AfD'nin yaklaşık %44'lük oyuyla tek başına çoğunluğa ulaşamamasına rağmen hükümet kurma sürecinin merkezinde kalabileceği anlamına geliyor.

Saksonya-Anhalt seçiminin verdiği daha geniş siyasi mesaj ise açık: AfD artık yalnızca Almanya'daki protesto oylarının adresi değil. Parti, en azından ülkenin doğusunda, geleneksel partilerin iktidar denklemlerini kökten değiştirebilecek büyüklüğe ulaştı.

FT

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş