ABD tahvillerinde satış bitmedi: 10 yıllık faiz için yüzde 5,3 tahmini
ABD 10 yıllık tahvil faizinde yüzde 5’i öngören Steven Barrow, satışların süreceğini ve faizin 2027 başında yüzde 5,3’e çıkabileceğini tahmin ediyor.
15 Eylül 2026

ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5’e ulaşacağını aylar öncesinden öngören Standard Bank stratejisti Steven Barrow, tahvil piyasasındaki satış dalgasının henüz sona ermediğini düşünüyor. Barrow, 10 yıllık faizin yıl sonunda yüzde 5,2’ye, 2027’nin ilk çeyreğinde ise yüzde 5,3’e çıkabileceğini tahmin ediyor.
ABD tahvil piyasasında 2007’den bu yana görülmeyen faiz seviyeleri yeniden gündemde. Standard Bank G10 Strateji Başkanı Steven Barrow, ABD 10 yıllık Hazine tahvili için tahminini yukarı yönlü revize etti.
Barrow, 10 yıllık tahvil faizinin 2026 sonunda yüzde 5,2, 2027’nin ilk çeyreğinde ise yüzde 5,3 seviyesine ulaşmasını bekliyor.
Gösterge tahvil faizi pazartesi günü yüzde 5,01’e kadar yükseldi. Ekim 2023’te yaşanan kısa süreli hareket dışında ABD 10 yıllık tahvil faizi 2007’den bu yana yüzde 5’in üzerine çıkmamıştı.
Şubat ayındaki yüzde 5 tahmini gerçekleşti
Barrow, şubat ayında 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5’e çıkacağını söylediğinde bu görüş piyasa konsensüsünün oldukça dışındaydı. O dönemde yatırımcıların Fed’den art arda faiz indirimleri beklemesiyle 10 yıllık faiz yüzde 4’ün altına gerilemişti.
Ancak daha sonra ABD-İran savaşı enerji fiyatlarında tarihi bir yükselişe yol açarken, enflasyon beklentileri de yeniden bozuldu. Piyasalar artık Fed’in faiz indirmesinden ziyade yeni bir faiz artırım döngüsünü fiyatlıyor.
Barrow, mevcut ortamı “faizlerin daha uzun süre yüksek kaldığı yapısal bir rejim” olarak tanımlıyor.
Stratejist, 10 yıllık faizin yüzde 5’e yaklaşmasının beklenenden çok daha güçlü enflasyon verileri sonucunda gerçekleşmediğine dikkat çekerek, bunun daha yüksek seviyeler yönündeki tahminine olan güvenini artırdığını söyledi.
İran savaşı ve enerji şoku tahvil piyasasını vurdu
Küresel tahvil faizleri, Trump yönetiminin şubat sonunda İran'a yönelik saldırıları başlatmasından bu yana yükseliş eğiliminde.
Orta Doğu'dan petrol ve doğalgaz arzının sekteye uğraması enerji fiyatlarını yukarı taşırken, bunun küresel enflasyon üzerindeki etkileri merkez bankalarının faiz indirim alanını önemli ölçüde daralttı.
ABD'de tahvil faizlerini yukarı iten bir başka faktör ise YZ (yapay zekâ) yatırımlarındaki patlama. Dev teknoloji şirketlerinin veri merkezleri ve altyapı yatırımları için hızla artan finansman ihtiyacı borçlanmayı büyütürken, YZ yatırımlarının ekonomiye sağladığı ek talep de enflasyonist baskıları destekliyor.
Barrow: Daha uzun vadeli sorunlar ortadan kalkmadı
Barrow'a göre tahvil faizlerini yükselten faktörler yalnızca İran savaşı ve enerji fiyatlarından ibaret değil.
Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan sıkışıklıklar, iklim değişikliğinin üretim maliyetleri üzerindeki etkileri ve daha sıkı göç politikalarının işgücü arzını sınırlandırması, uzun vadede enflasyonun geçmiş dönemlere kıyasla daha yüksek seyretmesine neden olabilir.
Barrow, bu yapısal güçlerin yılın başındaki tahminini yaptığı döneme göre bile daha kuvvetli hale geldiği görüşünde.
Gözler Kevin Warsh yönetimindeki Fed'de
Tahvil piyasasının yönünü belirleyecek en önemli değişkenlerden biri Fed'in bundan sonraki adımları olacak.
Barrow, Başkan Kevin Warsh yönetimindeki Fed'in eylül toplantısında faiz artırmasını, ardından aralık ayında bir artış daha yapmasını bekliyor. Stratejistin tahminine göre Fed daha sonra kısa vadeli faizleri 2027 sonuna kadar değiştirmeyecek.
Başkan Donald Trump'ın Fed üzerindeki faiz indirimi baskısı ise para politikasının geleceğine ilişkin belirsizliği artırıyor.
Barrow, Fed'in enflasyona karşı harekete geçmemesinin daha ciddi sorunlar yaratabileceğini savunarak, Orta Doğu'daki savaş sürdükçe göstergelerin daha yüksek enflasyona işaret ettiğini belirtti.
Yüzde 5'in üzerindeki faiz Wall Street için de risk
ABD 10 yıllık tahvil faizi pazartesi günü yaklaşık 5 baz puan yükselerek yüzde 5,01'i gördü. Daha sonra tahvillere gelen alımlarla faiz yeniden yüzde 5'in altına çekildi ve Asya işlemlerinde yüzde 4,98 civarında seyretti.
Ancak yüzde 5 ve üzerindeki kalıcı tahvil faizleri yalnızca borç piyasası açısından değil, ABD ekonomisi ve hisse senetleri için de önemli bir risk oluşturuyor.
Yüksek uzun vadeli faizler mortgage, şirket kredileri ve diğer finansman maliyetlerini artırarak ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir. Aynı zamanda yüksek değerlemelerle işlem gören Wall Street hisselerinin cazibesini azaltabilir.
Tahvil piyasasındaki baskı Washington'u da harekete geçirdi. Hazine Bakanı Scott Bessent tahvil geri alımlarını artırırken, Japonya'nın ABD Hazine tahvili satışlarını sınırlaması yönünde girişimlerde bulunuyor.
Barrow'un yeni tahmini gerçekleşirse, ABD tahvil piyasasında son aylarda yaşanan sert satış dalgası bir zirveden çok, daha uzun süre yüksek faizlerle yaşanacak yeni dönemin başlangıcı olabilir.
Bloomberg
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



