Dolar/TL50,15
0.05%
Euro/TL56,20
0.05%
Gram Altın6.536,45
1.40%
BIST 10011.333,27
1.26%
Brent Petrol$99,59
1.32%
Gümüş/Ons$51,57
1.55%
Gedik Yatırım
Reel Sektör

AB'de 'Made in Europe' çatlağı: Almanya korumacılığa karşı çıkıyor, Türkiye Avrupa sanayisinde yer istiyor

Merz, AB'nin 'Made in Europe' politikasında korumacılık uyarısı yaptı. Bakan Kacır, Türk ürünlerinin yeni düzenlemeye dahil edilmesini istedi.

6 Kasım 2026

AB'de 'Made in Europe' çatlağı: Almanya korumacılığa karşı çıkıyor, Türkiye Avrupa sanayisinde yer istiyor

Özet: Avrupa Birliği'nin Çin rekabetine karşı geliştirdiği 'Made in Europe' politikası, Almanya ile Fransa arasında görüş ayrılıklarını derinleştiriyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa üretimini korumayı amaçlayan yerli içerik kurallarının rekabeti ve yenilikçiliği zayıflatabileceği uyarısında bulundu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise Türkiye'nin Avrupa sanayisinin üretim zincirlerine entegre olduğunu belirterek Türk menşeli ürünlerin yeni AB düzenlemesine dahil edilmesini istedi.

Merz'den Avrupa'ya korumacılık uyarısı

Avrupa Birliği'nin Çin'in ticaret politikalarına karşı geliştirmeyi planladığı koruyucu önlemler, birliğin iki büyük ekonomisi Almanya ve Fransa arasında yeni bir tartışma başlattı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa sanayisini haksız rekabete karşı korumayı amaçlayan düzenlemelerin bölgenin rekabet gücüne zarar vermemesi gerektiğini söyledi.

Berlin'de Friedrich August von Hayek Vakfı'nda perşembe günü konuşan Merz, açık piyasaların ve rekabetin ekonomik büyüme açısından önemini vurguladı.

Avusturyalı iktisatçı Friedrich Hayek'in devlet müdahalesine karşı piyasa mekanizmalarını savunan yaklaşımına atıfta bulunan Merz, Avrupa'nın korumacılık konusunda aşırıya kaçmaması gerektiğini belirtti.

Merz, özellikle Fransa'nın savunduğu 'Made in Europe' yaklaşımını eleştirerek şunları söyledi:

"Avrupa'daki tartışmalar korumacılık yönünde fazla ileri gitme riski taşıdığında, özellikle büyük batılı komşumuzun defalarca savunduğu 'Made in Europe' kurallarında olduğu gibi, Hayek'in ruhuna uygun biçimde frene basıyorum."

Almanya Başbakanı'nın sözleri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Avrupa üretimini korumaya yönelik politikalarına doğrudan bir gönderme olarak değerlendiriliyor.

Almanya ile Fransa arasında Çin konusunda görüş ayrılığı

Merz ve Macron, Çin'in Avrupa sanayisi üzerindeki rekabet baskısına karşı daha güçlü bir ticaret politikası uygulanması konusunda genel olarak benzer görüşlere sahip.

Ancak Alman lider, bu yaklaşımın Avrupa pazarını yabancı üreticilere kapatan bir korumacılık politikasına dönüşmesine karşı çıkıyor.

Merz, geçen hafta gerçekleştirdiği Asya ziyaretinde de AB'nin yeni yerli içerik kurallarına ilişkin sorularla karşılaştığını açıkladı.

Singapur, Japonya ve Güney Kore'deki yetkililerin, Avrupa'nın yeni düzenlemelerinin uluslararası ticareti nasıl etkileyeceğine ilişkin endişelerini dile getirdiğini belirtti.

Almanya Başbakanı, bu konunun Brüksel'de yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Merz'e göre AB'nin sanayisini korumak amacıyla geliştirdiği önlemler, yeni bir korumacılık döneminin başlangıcına dönüşmemeli.

Alman lider, yenilenebilir enerji ve yapay zekâ (YZ) gibi sektörlerde yenilikçiliğin gelişmesi için rekabetin gerekli olduğunu vurguladı.

"Rekabet korkmamız gereken bir şey değil" diyen Merz, Avrupa şirketlerinin uluslararası rekabetten tamamen yalıtılmasının teknolojik gelişmeyi olumsuz etkileyebileceğine işaret etti.

'Made in Europe' düzenlemesi otomotiv sektörünü değiştirebilir

AB'deki tartışmanın merkezinde, Avrupa Komisyonu'nun üzerinde çalıştığı Sanayi Hızlandırma Yasası (Industrial Accelerator Act – IAA) bulunuyor.

Düzenleme, Avrupa'da üretilen ve belirli oranda Avrupa menşeli parça ve bileşen içeren ürünlere avantaj sağlamayı amaçlıyor.

Özellikle otomotiv sektörü açısından önem taşıyan tasarı, Avrupa'da monte edilen ve yüksek oranda Avrupa içeriği barındıran araçların desteklenmesini öngörüyor.

Bu yaklaşımın, AB dışındaki ülkelerde üretilen araçlar ve otomotiv parçaları üzerinde önemli etkiler yaratması mümkün.

Ancak düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için AB üyesi ülkeler ile Avrupa Parlamentosu arasında anlaşmaya varılması gerekiyor.

Dolayısıyla yeni yerli içerik kurallarının kapsamı ve hangi ülkelerin bu düzenlemeden yararlanabileceği henüz kesinleşmiş değil.

İçten yanmalı motor yasağında geri adım

Almanya ile Fransa arasındaki uzlaşmanın bir diğer boyutu otomotiv sektörünün geleceğiyle ilgili.

İki ülkenin liderleri geçen ay, AB'nin 2035 sonrasında içten yanmalı motorlu yeni otomobillerin satışını sona erdirmeye yönelik hedefinin gevşetilmesi konusunda anlaşmaya vardı.

Bu uzlaşma karşılığında Avrupa sanayisini destekleyecek daha güçlü yerli içerik kurallarının gündeme alınması kararlaştırıldı.

Merz, Brüksel'de gazetecilere yaptığı açıklamada içten yanmalı motor yasağının artık geçmişte kaldığını söyledi.

Almanya ile Fransa arasındaki anlaşma, Sanayi Hızlandırma Yasası'nın hazırlanmasına siyasi destek sağladı.

Bununla birlikte Merz'in son açıklamaları, Almanya'nın yerli içerik düzenlemelerinin kapsamı konusunda Fransa kadar ileri gitmek istemediğini ortaya koyuyor.

Türkiye'den AB'ye çağrı: Türk ürünleri de kapsama alınmalı

Avrupa'da 'Made in Europe' tartışmaları sürerken Türkiye de yeni düzenlemenin dışında kalmamak için girişimlerini sürdürüyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul'da düzenlenen 17. Boğaziçi Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada Türkiye'nin Avrupa sanayisi açısından stratejik önemine dikkat çekti.

Uluslararası İşbirliği Platformu tarafından düzenlenen zirvede konuşan Kacır, Türkiye'nin sahip olduğu üretim kapasitesiyle AB'nin ihtiyaç duyduğu ekonomik dinamizmi ve rekabet gücünü sağlayabilecek ülke olduğunu savundu.

Kacır, Türkiye ile AB arasında uzun yıllardır devam eden sanayi ve teknoloji işbirliğinin daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin yaklaşık 30 yıllık Gümrük Birliği ilişkisi sayesinde Avrupa sanayisinin üretim ve değer zincirlerine derin biçimde entegre olduğunu vurguladı.

Bakan, bu entegrasyonun Avrupa'nın karşı karşıya olduğu jeostratejik ve ekonomik sorunlara çözüm üretilmesinde önemli rol oynayabileceğini ifade etti.

Kacır: Avrupa'nın rekabet gücünü artırmanın yolu Türkiye'den geçiyor

Kacır, küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı bir dönemde ülkeler arasındaki işbirliğinin daha önemli hale geldiğini belirtti.

Ekonomik kalkınmanın karşılıklı güvene ve adalete dayanan ortaklıklarla mümkün olduğunu söyleyen Kacır, Avrupa'nın ölçek ekonomileri oluşturmak, yenilikçiliği hızlandırmak ve verimliliği artırmak zorunda olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin bu hedeflere katkı sağlayabileceğini savunan Bakan, AB'nin mevcut sorunları ayrışma nedeni olarak değil, daha güçlü dayanışma için fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Kacır, Türkiye'nin mevcut ekonomik büyüklüğünün ötesinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek şu çağrıyı yaptı:

"Türk menşeli ürünlerin 'Made in EU' düzenlemesine dahil edilmesinin karşılıklı çıkarımıza olduğunu vurgulamak istiyoruz."

Bakan, Avrupa'nın rekabet gücünü artırmasının yolunun Türkiye ile ekonomik ve teknolojik bağlarını daha da derinleştirmekten geçtiğini söyledi.

Türkiye'nin ülkeye güvenen yatırımcıları desteklemeyi, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandırmayı ve ihracat pazarlarını çeşitlendirmeyi sürdüreceğini belirtti.

Türkiye neden 'Made in EU' kapsamına girmek istiyor?

Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği, sanayi ürünlerinin ticaretinde önemli bir entegrasyon sağlıyor.

Ancak Gümrük Birliği üyeliği, Türkiye'nin AB'nin yeni sanayi destekleri ve yerli içerik düzenlemelerinde otomatik olarak üye ülke statüsünde değerlendirileceği anlamına gelmiyor.

Bu nedenle 'Made in EU' kapsamının nasıl tanımlanacağı Türkiye açısından önem taşıyor.

Özellikle otomotiv, makine, elektrikli ekipman ve diğer sanayi ürünlerinde Avrupa üretim zincirlerine bağlı Türk şirketleri, yeni düzenlemenin kapsamından etkilenebilir.

Türk menşeli ürünlerin Avrupa içeriği olarak kabul edilmesi, Türkiye'deki üreticilerin AB pazarındaki mevcut konumlarını korumaları açısından önem taşıyabilir.

Buna karşılık Türk üretiminin kapsam dışında bırakılması, bazı sektörlerde Avrupa içindeki üreticiler lehine yeni avantajlar yaratabilir.

Kacır'ın açıklamaları, Ankara'nın yeni AB sanayi politikasının oluşturulma sürecinde Türkiye'nin üretim zincirlerindeki konumunun dikkate alınmasını istediğini gösteriyor.

Kacır: Teknoloji artık jeopolitik güç unsuru

Sanayi ve Teknoloji Bakanı, konuşmasında teknolojik kapasitenin uluslararası güç dengeleri üzerindeki etkisine de değindi.

YZ, yarı iletkenler, biyoteknoloji ve enerji sistemleri gibi alanlarda geliştirilen yetkinliklerin giderek daha önemli jeopolitik unsurlar haline geldiğini söyledi.

Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde Türkiye'nin üretim kapasitesini ve teknolojik birikimini artırmaya yönelik politikalar izlendiğini belirtti.

Son 24 yılda Türkiye'nin Avrupa'nın ve dünyanın önemli üretim merkezlerinden biri haline geldiğini savundu.

Araştırma ve geliştirme harcamalarındaki artış ile bu alanda çalışan personel sayısındaki yükselişin Türkiye'nin teknolojik kapasitesini desteklediğini ifade etti.

Savunma sanayisindeki gelişmelere de dikkat çeken Kacır, insansız hava araçları ve savaş gemileri üretimindeki ilerlemenin savunma ve havacılık ihracatına katkı sağladığını söyledi.

Almanya yenilenebilir enerji teşviklerini de azaltmak istiyor

Merz'in açıklamalarında yalnızca ticaret politikaları değil, Almanya'nın enerji dönüşümüne yönelik yaklaşımı da öne çıktı.

Alman hükümeti, yenilenebilir enerji sektöründe rekabeti artırmak amacıyla bazı kamu teşviklerini azaltmayı planlıyor.

Merz, sektörün artık gelişmiş bir sanayi haline geldiğini ve devlet desteklerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Başbakan, bu yaklaşımın enerji dönüşümünden vazgeçmek anlamına gelmediğini belirtti.

Aksine, çevre hedeflerinin ekonomik açıdan sürdürülebilir hale getirilmesinin gerekli olduğunu söyledi.

Merz'e göre iklim politikalarının maliyeti toplum açısından karşılanamaz hale gelirse, demokratik çoğunluk bu hedefleri tamamen terk edebilir.

Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin iklim politikalarına yönelik eleştirileri ve artan siyasi desteği, hükümet üzerindeki baskıyı artırıyor.

Güneş ve rüzgâr enerjisinde yeni düzenlemeler

Alman hükümetinin değerlendirdiği seçenekler arasında elektrik şebekesindeki yoğunluk nedeniyle üretimi kısıtlanan güneş ve rüzgâr santrallerine yapılan bazı ödemelerin azaltılması bulunuyor.

Elektrik iletim hatlarının sık sık tıkandığı bölgelerde uygulanan bu ödemelerin sınırlandırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanını etkileyebilir.

Bankalar, söz konusu değişikliklerin yeni projeleri riske atabileceği uyarısında bulundu.

Hükümetin önerileri arasında çatı tipi güneş enerjisi sistemlerine yönelik bazı sınırlamalar da yer alıyor.

Merz ise daha rekabetçi bir enerji sektörünün uzun vadede Almanya'nın iklim hedeflerine ulaşmasını kolaylaştıracağını savunuyor.

Avrupa sanayi politikasında belirleyici süreç

AB'nin yeni sanayi politikasında üç farklı yaklaşım öne çıkıyor.

Fransa, Avrupa üreticilerini Çin başta olmak üzere dış rekabete karşı daha güçlü biçimde korumayı savunuyor.

Almanya, haksız ticaret uygulamalarına karşı önlem alınmasını desteklemekle birlikte korumacılığın rekabeti ve yenilikçiliği zayıflatmasından endişe ediyor.

Türkiye ise Avrupa sanayisinin mevcut üretim zincirlerine entegre bir ekonomi olarak yeni yerli içerik düzenlemelerine dahil edilmeyi talep ediyor.

Sanayi Hızlandırma Yasası'nın nihai kapsamı, AB üyesi ülkeler ve Avrupa Parlamentosu arasındaki müzakerelerin ardından şekillenecek.

Bu süreçte Avrupa içeriğinin nasıl tanımlanacağı, Türkiye'nin yanı sıra Japonya, Güney Kore ve diğer önemli ticaret ortaklarının da yakından izlediği başlıklardan biri olmaya devam ediyor.

Briefs Finance, Bloomberg, TRT World

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler