Sosyal Medya

Genel

Şirketler 2023 yılında iflas salgınına karşı nasıl önlem almalı?

2023 yılında şirketlerin geleceği için önem taşıyan konu başlıkları etkili risk yönetimi, güvenli ticaret ve doğru nakit akışı şeklinde öne çıkıyor. Peki bu nasıl olacak?

Şirketler 2023 yılında iflas salgınına karşı nasıl önlem almalı?

Advertorial

Dünya ekonomisi gün geçtikçe artan belirsizliğin yeni “normal” olduğu bir süreçten geçiyor. Tüm işaretler gelecekte giderek daha karmaşık sorunların ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Eşi, benzeri görülmemiş enflasyon nedeniyle ortaya çıkan faiz şoku, yüksek ücret politikası ve enerji krizinin derinleştiği bu ortamda bir de politika ortamı nedeniyle yapılan hatalar şirketlerin akıbetinde soru işareti oluşturuyor. Dolayısıyla bu sürece hazırlıklı olmak da hayati önem taşıyor.

İş ortamı risklerinin yıllık olarak listelendiği Allianz’ın 2023 yılı Risk Barometresi de şirketlerin bu yıl ana gündem maddesinin; dünya çapında Covid-19 sonrası ekonomik ve politik gelişmeler, Rusya- Ukrayna savaşının etkileri dolayısıyla enflasyon, finansal piyasa oynaklığı ve yaklaşan durgunluk olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de 2023 Şubat ayında meydana gelen Kahramanmaraş depremi ön plana çıkıyor. Depremin bu yılki kârlılığı ciddi oranda etkileyeceği bekleniyor.

Benzer Konular

Allianz’ın 2023 yılı Risk Barometresi yayınlandı: 2023’te Küresel İflaslar Yüzde 19 Artacak

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

2023 yılında küresel çapta iflasların yüzde 19 artması beklenirken şirketlerin geleceği için önem taşıyan konuların başında da etkili risk yönetimi, güvenli ticaret ve doğru nakit akışı geliyor. Şirketlerin gelecek planları adına bu süreci hasarsız atlatmak istiyorlarsa risklerini doğru yönetmeliler. Ticari alacaklarının tahsil edilememesi durumunda ortaya çıkacak riski yönetmeleri de son derece önemli.

Bu nokta da bilançoların yaklaşık yüzde 40’ının alacaklardan oluştuğu göz önüne alınırsa, “şirketlerin hayat sigortası” olarak da adlandırılan alacak sigortasının önemi daha çok ortaya çıkıyor. Siz de güvenli ticaret yaparak şirketinizin büyümesini hedefliyor ve 2023 yılında ticaretinizin sürdürülebilirliğini sağlamak istiyorsanız Allianz Trade’in ticari alacak sigortası hizmetiyle ilgili detayları yazının devamında bulabilirsiniz.

Ticari Alacak Sigortası Nedir?

Ticari alacak sigortası, ticari borçların ödenmemesi durumunda şirketlerin nakit akışını korumak için alacaklarını güvence altına alan bir sistemdir. Ticari bir alacağın ödenmemesine bağlı olarak ortaya çıkabilecek kayıpları tazmin eden alacak sigortasının nihai hedefi, ticari faaliyetleri büyük ölçekli kayıplardan korumak veya kayıpları en aza indirmektir.

Kısaca, üç fonksiyonlu bir ürün olan alacak sigortası; alacağı güvence altına alır, riski önceden öngörüp önlemeye çalışır ve riskin gerçekleşmesi durumunda örneğin iflas eden ya da temerrüde düşen müşteriler olduğunda tazminat ödeyerek işletmelere şüpheli alacak olan bir tutarı sermaye olarak sağlar. Ticari alacaklarını sigortalayan şirketler, mevcut müşterileri ile güvenle ticaret yapmalarının yanı sıra, yeni pazarlara açılırken Allianz Trade’i referans ve yol gösterici olarak bir iş ortağı olarak yanlarına alır. Böylece, firmaların kredibilite değerlendirmesi, faturaların ödenmeme riskini bertaraf etme ve olası hasarlarda Allianz Trade’in tahsilat ve yasal takip deneyimi ile iş birliği fırsatına da kavuşur.

Allianz Trade, tüm bunların yanı sıra dünyanın dört bir yanında bulunan yurt dışı ofisleri aracılığı ile alıcı hangi ülkede olursa olsun, müşterilerinin hukuki ve bürokratik süreçlerini yürütür ve müşterilerini hiçbir koşulda yalnız bırakmaz. Küçük, orta, büyük ölçekli, her sektörden firmaların yurt içi ve yurt dışı pazarlarda güvenle ticaret yapmalarını sağlar. Alacak tahsilatı konusundaki yetkinliği ve hizmet ağıyla Allianz Trade ticari alacak sigortası sizi iş yaptığınız her alanda bir adım öne çıkarır. 83 milyondan fazla şirketin finansal takibini gerçekleştiren, 62 binden fazla müşteriden gelen günlük 22 bin limit talebine cevap veren Allianz Trade, Risk Veri Tabanı ve teknolojik altyapısı ile desteklenen güçlü erken uyarı sistemi sayesinde daha iyi bir risk yönetimi yapar. Müşterilerinizin risk analizi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilirken sigortalanmış faturalar da çok daha iyi bir nakit akışı sağlar. Sigorta kapsamındaki alıcılarınızdan mali tablolarının haricinde kefalet ya da maddi teminat talep edilmez. Müşterilerinize bu bağlamda herhangi bir sorumluluk yüklenmez.

İşinizi büyütürken alacaklarınızı yönetmeye ayırdığınız zamanı azaltmak ve şirketinizin geleceğine odaklanmak istiyorsanız alacak sigortasının sunduğu avantajlardan faydalanabilirsiniz. Siz de Allianz Trade’in bilgi birikimiyle yeni pazarlara açılıp yeni alıcılarla ticari anlaşmalar yapabilirsiniz. Anlaşılır ve kullanışlı sigorta poliçeleri şeffaf bir iletişim sağlar. Alacak sigortası sayesinde yurt içi ve yurt dışı pazarlarda açık hesapla satış yapabilir, yoğun rekabette adımlarınızı güvenle atabilirsiniz.

Ticari Alacak Sigortası Nasıl Yapılır?

Açık hesap vadeli satışlardan doğan teminatsız alacaklarınızı ticari alacak sigortasıyla güvence altına almak için alanında dünya lideri olan Allianz Tradei tercih edebilirsiniz. Ticarette riskinizi azaltmak için ilk adımı atmak istiyorsanız Allianz Trade’in web sitesi üzerinden hızlı başvuru formunu doldurarak veya müşteri hizmetlerine telefonla ulaşarak ticari alacak sigortasıyla ilgili bilgi alabilirsiniz. 2023 yılında şirketinizin nakit akışlarını ve alacaklarını yöneterek güvenli bir şekilde büyümeyi hedefliyorsanız Allianz Trade Alacak Sigortası sizin için doğru bir çözüm sunar.

Ticarette riskinizi azaltmak için ilk adımı atmak istiyorsanız Allianz Trade’in web sitesi üzerinden hızlı başvuru formunu doldurabilir ya da satış ekibi ile iletişime geçerek ticari alacak sigortasıyla ilgili bilgi alabilirsiniz. Üstelik ücretsiz olarak 15 müşterinizin risk analizi fırsatını yakalayabilirsiniz!

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • ING’den Türkiye Analizi: Dış Ticaret Açığındaki Artış Cari Dengeyi Zorlayabilir

    ING Global’e göre jeopolitik risklerdeki artış ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’nin cari dengesi üzerinde baskı yaratabilir. Banka, dış ticaret açığındaki büyüme, turizm gelirlerinde yaşanabilecek olası kayıp ve artan altın ithalatının cari açık görünümünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

  • Yabancı Yatırımcılar Hissede Net Satışa Geçti

    Yabancı yatırımcılar, 6 Mart ile biten haftada hisse senedinde 755,6 milyon dolar ve tahvilde 1,72 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi. Böylece, 13 haftadır süren kesintisiz hisse alımının ardından yabancı yatırımcılar bu hafta hisse tarafında net satışa geçmiş oldu.

  • TCMB Toplam Rezervleri Mart Başında Sert Düştü: 197,5 Milyar Dolara Geriledi

    Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 6 Mart haftasında 12,8 milyar dolarlık düşüşle 197,5 milyar dolara geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre, brüt döviz rezervleri 6 Mart itibarıyla 10,7 milyar dolar azalarak 62,8 milyar dolara indi. Önceki hafta, 27 Şubat’ta bu rakam 73,4 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Visa’dan Çarpıcı Araştırma: Türkiye’de Banka Şubesi Bağımlılığı Azalıyor

    Visa’nın 2026 Finansal Hizmetler Araştırması, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı dijitalleşen ödeme ekosistemlerinden birine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, fiziksel banka şubelerine olan ihtiyacın azalırken, temassız ve karekodlu ödemelerin günlük hayatın vazgeçilmez parçaları hâline geldiğini gösterdi.

  • Gündeme Bomba Gibi Düşen İddia: Soma Termik Santrali Satılıyor mu?

    Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Konya Şeker’in (Torku) işlettiği Soma Termik Santrali’nden olan alacağını tahsil etmek için yeni yollar arıyor. İddiaya göre, santrale ilişkin borç uzun süredir ödenememiş ve faizleriyle birlikte yaklaşık 24 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

  • SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), mart ayı toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu da faiz oranının bu seviyede korunmasını bekliyordu.

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

Benzer Haberler