Sosyal Medya

Ekonomi

Üretimde tehlike çanları çalıyor

Ekonomim Gazetesi’nden Merve Yiğitcan’ın haberi Türkiye ekonomisindeki ivme kaybına işaret ediyor. Dışarıda resesyon, içeride yüksek enerji maliyetleri; çelik, bakır, alüminyum, döküm,…

Üretimde tehlike çanları çalıyor

Ekonomim Gazetesi’nden Merve Yiğitcan’ın haberi Türkiye ekonomisindeki ivme kaybına işaret ediyor.

Dışarıda resesyon, içeride yüksek enerji maliyetleri; çelik, bakır, alüminyum, döküm, tekstil ve çimento gibi sektörlerde kapasiteleri yüzde 70’in altına çekti. Üretimi durduramayan cam sektöründe de durgunluk stokları şişirdi. Kapasitelerin daha fazla düşmesinden endişelenen iş dünyası, sektörel fiyat tarifesi ve gözetim tedbirleriyle işletmelerin desteklenmesini istiyor.

Resesyon kaynaklı ihracatta yavaşlama ve enerji maliyetlerindeki artış, yanı sıra özkaynak yetersizliği belli sektörlerde kapasite kullanım oranlarını tehlikeli seviyelere getirdi. İhracatta önemli payı olan tekstil, çelik, bakır, alüminyum, döküm, çimento gibi enerji yoğun sektörlerde kapasite kullanım oranları yüzde 70’lerin altına düşerken, özellikle iç ve dış talepteki düşüş sürekli proses sektörlerden olan camda ise stokları şişirdi. Sanayi çarklarındaki yavaşlama elektrik tüketimi verilerinde de görülüyor. Zira aylık elektrik tüketim miktarları bir önceki yıla göre kıyaslandığında Temmuz 2022’den bu yana düşüşte. EKONOMİ gazetesine konuşan sektör temsilcileri, kritik sektörlerde enerji maliyetlerinin ivedilikle düşürülmesini talep ederken, ihracatçıların rekabetçiliğinin korunabilmesi için sektörle bazda tedbirlerin alınması gerektiğine işaret ediyor.

Elektrik tüketimi 5 aydır düşüyor

Merkez Bankası tarafından açıklanan İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı, aralıkta yüzde 76,5 olarak gerçekleşti. Mayıs ayında yüzde 78 ile yılın en yüksek seviyesine çıkan oran, kasıma kadar yüzde 75,9’a kadar düşmüş, aralıkta ise sınırlı bir artış yaşamıştı. İmalat sanayi genelindeki bu oran, bazı alt sektörlerde yüzde 70’lerin altında seyrediyor. Enerji maliyetlerindeki artış ve iç-dış talepteki düşüşün frenlediği kapasite kullanım oranları, özellikle tekstil sektöründe istihdam kayıplarını da beraberinde getirmeye başladı. Yanı sıra finansman bulamadığı için üretim yapamayan işletmelerin, ihracat siparişlerini kaçırmaya başlaması ise endişelendiriyor. Fabrikalarda düşen kapasite kullanımları, elektrik tüketim verilerinde de görülüyor. Kasım’da elektrik tüketimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,4 düştü. Ekimdeki düşüş oranı yüzde 3,6; eylüldeki düşüş oranı ise yüzde 0,8 idi.

Finansman darlığı da üretimi vurdu

İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, sektörde özellikle bakır, alüminyum, döküm ve paslanmaz alt kollarında şu an kapasitelerin yüzde 65’in altına indiğini söyledi. İlgili sektörlerde enerji maliyetlerinin çok yükseldiğini dile getiren Tecdelioğlu, tıpkı Avrupa Birliği’nde olduğu gibi metal sanayiinin enerji fiyatlamasına sektörel bir tarife getirilmesi gerektiğini belirtti. Yanı sıra 2 bin dolarlara gerileyen navlun fiyatlarının da sektöre olumsuz yansımaya başladığını ifade eden Tecdelioğlu, “Lojistik farkımız kayboluyor. Şu an ihracat tek cazibemiz ihracat lojistik yakınlığımız ve parsiyel üretimle talebe hızlı cevap verme kabiliyetimiz. Ancak bu avantalarımızı rekabetçi enerji fiyatlarıyla kullanabiliriz” dedi. Finansmana erişim sıkıntısı nedeniyle işletme sermayesi darlığı yaşayan firmaların üretim yapamadığı için ihracat siparişlerini kaçırmaya başladığına dikkat çeken Tecdelioğlu, finansmana erişim koşullarının iyileşmemesi durumunda sektörün daha fazla ihracatı kaçırma riski olduğu uyarısında bulundu.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Çelikte kapasite kullanım oranı yüzde 51

Ana metal sanayiinde genel kapasite kullanımı aralık ayında yüzde 75,1 seviyesine geriledi. Ancak çelik sanayinde kapasitelerin yüzde 50’ye indiğine dikkat çeken sektör temsilcileri, endişeli. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) verilerine göre, Türkiye’nin ham çelik üretimi Kasım 2022’de 2,4 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Üretimdeki yüzde 30,7 azalış nedeniyle, kasımda kapasite kullanım oranı yüzde 51’e geriledi. 11 aylık kapasite kullanım oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 74,8 seviyesinden, yüzde 63,3 oranına düştü. 2022 yılının tamamında kapasite kullanım oranının yüzde 62,9’a inmesi bekleniyor.

TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, kapasite kullanım oranlarındaki düşüşün nedenlerini, dünya piyasalarında çelik talebinin daralmasıyla düşen ihracat talebi ve enerji maliyetlerindeki artış olarak sıraladı. Doğalgaz ve elektrik fiyatları bu seviyelerde oldukça sektörün rekabet koşullarının düzelmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Yayan, rakip ülkelerde çelik sektörünün gözetildiğini hatırlatan Yayan, “Türk çelik sektörünün destekleri yok. Bu nedenle sektör hem ihracat piyasalarında rekabet edemiyor hem de kapasite yatırımları ve modernizasyon yatırımlarını gerçekleştiremiyor. Türkiye’de küreselde gerileyen enerji fiyatlarını dikkate alarak buna uyumlu şekilde enerji fiyatlarının gözden geçirilmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Ekonomim

 

Tekstil sektörü maliyetleri kaldıramıyor

Atıl kapasite ve istihdam kaybı sorunlarıyla boğuşan tekstil sektöründe de kapasiteler yüzde 70’in altına geriledi. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz sektör genelinde kapasite kullanım oranlarının yüzde 65’ler seviyesinde olduğunu söylerken, bu oranın pamuk iğliğinde ve örme sektöründe yüzde 60’lara indiğinin altını çizdi. Tıpkı ana metal sanayinde olduğu gibi tekstilde de enerji maliyetlerindeki artış ve talepteki yavaşlamanın kapasite kullanım oranlarını etkilediğini anlatan Öksüz, 2023 yılında artacak işçilik maliyetlerinin de sektörü oldukça zorlayacağını ifade etti. “Maliyette dezavantajlı durumdayız” diyen Öksüz, “Dünyadaki rakiplerimiz elektriği 7 cent’ten kullanıyor, işçilik maliyetleri ise 250 dolar seviyesinde. Biz elektriği 24 cent’ten kullanıyoruz, işçilik maliyeti de işverene 650 dolara geldi, hatta yemek ve servisi de katarsa 750 dolar seviyelerinde. Türkiye 550 doların üzerindeki işçilik maliyetini kaldıramıyor” dedi. Kurların enflasyona paralel artması gerektiğini yineleyen Öksüz, “En azında ihracatçının işçilik ve enerji giderlerinin karşılanması için ihracatçıya özel kur belirlenmeli” önerisinde bulundu.

Çimentoda üretim % 8,5 düştü

Kapasite kayıplarından nasibini alan sektörlerden biri de çimento. İnşaat ve altyapı yatırımlarındaki zayıflığa paralel iç ve dış piyasadan talep düşüşü ile karşı karşıya kalan sektörde kapasite kullanım oranı yüzde 64 seviyelerinde. Üretimde ilk 9 ayda geçen yıla göre yüzde 8,5; iç satışta da yüzde 12 düşüşün yaşandığı sektörde ihracattaki düşüş de miktar bazında yüzde 8 civarında. Yıllık kurulu kapasitenin 118 milyon ton seviyelerinde olduğu sektörde, ilk 9 ayda üretim 58,6 milyon tondan 53,6 milyon tona düşmüş durumda. Sektördeki yavaşlamayı değerlendiren Türkiye Çimento Sanayicileri Birliği (TÜRKÇİMENTO) CEO’su Volkan Bozay, inşaat sektörünün son 5 çeyrektir küçüldüğünü, yurt dışı pazarlarda da küçülme yaşandığını belirterek, kapasite kullanım oranlarının yılın son çeyreğinde düşüş trendinde olduğunu dile getirdi. 2023’te de ihracat pazarlarında bir düşüş beklendiğini aktaran Bozay, “Gelecek yıl da kapasite kullanım oranlarının bir miktar daha gerileyeceği beklentisi var. En önemli ihracat pazarlarımız Afrika, İsrail ve ABD… Afrika pazarı şu an neredeyse durmuş durumda. Eğer Amerika’da yatırımlar hareketlenirse bu durum bizi de olumlu etkileyebilir” dedi. Bozay, sektörde enerji maliyetleriyle ve maliyetleri yönetmekle ilgili sıkıntılar olduğunu da sözlerine ekledi.

Camcılar stoka çalıştı

Süreç itibariyle fırınlarını kapatamayan cam sektöründe, kapasiteler stoka çalışıyor. Cam sektöründe geçen yıl yüzde 87,5 olan kapasite kullanım oranının yüzde 85’in altına indiğini dile getiren sektör temsilcileri, sürekli proses olan sektörde stokların çok şiştiğine dikkat çekiyor. Düzce Cam Genel Müdürü Serkan Turğut, “Enerji yoğun bir sektörüz, dolayısıyla en büyük girdimiz enerji. Enerji maliyetlerindeki artışlar çığ gibi büyüyor. Bu da bizi ithal ürünlerle rekabette zorluyor. Navlun fiyatları çok artmıştı, şimdi geriye geldiği için yabancı üreticiler Türkiye’ye ürün göndermeye başladı. Yani burada ithal payı artıyor” dedi. “Biz sürekli prosesiz. Üretime devam etmek zorundayız” diyen Turğut, “Kapasiteleri bir miktar düşürdük. Yüzde 85’in altına indi. Ama enerji maliyetleri bizi ciddi anlamda zorluyor. Doğalgaz faturamız 2020’de 10 milyon TL iken, bu yıl 160 milyon TL’ye çıktı. Bizde stok fazlası çok olmaya başladı. Duramadığımız için stoka çalışıyoruz aslında. Örneğin 10 bin ton stok ile girdiğimiz 2022’de bu miktar 70 bin tona çıktı. Bir süre sonra stok koyacak yer olmayınca kapatmak zorunda kalabilirsiniz prosesi” ifadelerini kullandı.

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • ING’den Türkiye Analizi: Dış Ticaret Açığındaki Artış Cari Dengeyi Zorlayabilir

    ING Global’e göre jeopolitik risklerdeki artış ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’nin cari dengesi üzerinde baskı yaratabilir. Banka, dış ticaret açığındaki büyüme, turizm gelirlerinde yaşanabilecek olası kayıp ve artan altın ithalatının cari açık görünümünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

  • Yabancı Yatırımcılar Hissede Net Satışa Geçti

    Yabancı yatırımcılar, 6 Mart ile biten haftada hisse senedinde 755,6 milyon dolar ve tahvilde 1,72 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi. Böylece, 13 haftadır süren kesintisiz hisse alımının ardından yabancı yatırımcılar bu hafta hisse tarafında net satışa geçmiş oldu.

  • TCMB Toplam Rezervleri Mart Başında Sert Düştü: 197,5 Milyar Dolara Geriledi

    Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 6 Mart haftasında 12,8 milyar dolarlık düşüşle 197,5 milyar dolara geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre, brüt döviz rezervleri 6 Mart itibarıyla 10,7 milyar dolar azalarak 62,8 milyar dolara indi. Önceki hafta, 27 Şubat’ta bu rakam 73,4 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Visa’dan Çarpıcı Araştırma: Türkiye’de Banka Şubesi Bağımlılığı Azalıyor

    Visa’nın 2026 Finansal Hizmetler Araştırması, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı dijitalleşen ödeme ekosistemlerinden birine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, fiziksel banka şubelerine olan ihtiyacın azalırken, temassız ve karekodlu ödemelerin günlük hayatın vazgeçilmez parçaları hâline geldiğini gösterdi.

  • Gündeme Bomba Gibi Düşen İddia: Soma Termik Santrali Satılıyor mu?

    Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Konya Şeker’in (Torku) işlettiği Soma Termik Santrali’nden olan alacağını tahsil etmek için yeni yollar arıyor. İddiaya göre, santrale ilişkin borç uzun süredir ödenememiş ve faizleriyle birlikte yaklaşık 24 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

  • SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), mart ayı toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu da faiz oranının bu seviyede korunmasını bekliyordu.

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

Benzer Haberler