Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Petrol Fiyatları Yeniden Yükselişte: Orta Doğu’da Barış Umudu Piyasaları İkiye Böldü

Orta Doğu’daki arz sorunlarının kısa sürede çözülemeyeceğini ve küresel stokların kritik seviyelere indiğini belirtiyor.

Petrol Fiyatları Yeniden Yükselişte: Orta Doğu’da Barış Umudu Piyasaları İkiye Böldü

Petrol fiyatları, yatırımcıların ABD ile İran arasında olası bir barış anlaşmasını değerlendirmesiyle yeniden yükselişe geçti. Her ne kadar diplomatik temaslar piyasada iyimserlik yaratsa da, uzmanlar Orta Doğu’daki arz sorunlarının kısa sürede çözülemeyeceğini ve küresel stokların kritik seviyelere indiğini belirtiyor. Analistler, savaş sona erse bile petrol piyasasında arz sıkışıklığının aylar boyunca sürebileceği uyarısında bulunuyor.

Brent petrol ve ABD ham petrolü, Çarşamba günü yaşanan sert düşüşün ardından Perşembe günü yeniden yükseldi. Piyasalarda, ABD ile İran arasında olası bir barış anlaşmasına ilişkin beklentiler fiyat hareketlerinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Brent petrolün varil fiyatı sabah saatlerinde 78 sent yükselerek 102,05 dolara çıkarken, ABD tipi ham petrol (WTI) ise 76 sent artışla 95,84 dolardan işlem gördü.

Bir gün önce petrol fiyatları yüzde 7’den fazla düşerek iki haftanın en düşük seviyelerine gerilemişti. Bu sert düşüşte, Orta Doğu’daki savaşın sona erebileceğine yönelik beklentiler etkili olmuştu. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran ile doğrudan görüşmeler için “henüz çok erken” olduğunu söylemesi ve İranlı yetkililerin ABD teklifine temkinli yaklaşması fiyatların yeniden toparlanmasına yol açtı.

Piyasalar Diplomasi ile Gerilim Arasında Sıkıştı

Nissan Securities Investment Baş Stratejisti Hiroyuki Kikukawa, piyasalarda belirsizliğin sürdüğünü belirterek, ABD ile Çin liderlerinin gelecek hafta yapacağı zirvenin de enerji piyasaları açısından önemli olduğunu söyledi.

Kikukawa’ya göre temel senaryo, petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi yönünde şekilleniyor.

İran Dışişleri Bakanlığı ise ABD’nin sunduğu barış teklifini değerlendirdiklerini açıkladı. Reuters kaynaklarına göre önerilen çerçeve anlaşma, savaşı resmi olarak sona erdirebilir ancak İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gibi kritik başlıklarda tam uzlaşı henüz sağlanmış değil.

Axios’un haberine göre Washington yönetimi önümüzdeki 48 saat içinde İran’dan resmi yanıt bekliyor. Kaynaklar, tarafların savaşın başlangıcından bu yana ilk kez anlaşmaya bu kadar yaklaştığını belirtiyor.

Phillip Nova Kıdemli Piyasa Analisti Priyanka Sachdeva ise petrol piyasalarının iki aydır “diplomasi ile arz kesintileri arasında sıkıştığını” ifade etti.

Sachdeva’ya göre resmi bir anlaşma sağlanması halinde jeopolitik risk priminin hızla çözülmesi nedeniyle petrol fiyatlarında sert düşüş görülebilir. Ancak Orta Doğu’daki enerji altyapısına yönelik yeni saldırılar ya da çatışmanın yeniden tırmanması halinde petrol fiyatlarında yeniden agresif yükselişler yaşanabilir.

Barış Gelse Bile Petrol Arzı Rahatlamayacak

Enerji şirketleri ve yatırım bankaları ise savaş sona erse bile küresel petrol arzında ciddi sıkışıklık yaşanacağını düşünüyor.

Uzmanlara göre Körfez bölgesinden petrol sevkiyatlarının yeniden normale dönmesi haftalar hatta aylar alabilir. Bu süreçte rafineriler yaz aylarında zirve yapan talebi karşılayabilmek için depolardaki stokları kullanmaya devam edecek.

ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin (EIA) açıkladığı son verilere göre ABD ham petrol stokları geçen hafta 2,3 milyon varil azalarak 457,2 milyon varile geriledi. Reuters anketine katılan analistler 3,3 milyon varillik düşüş bekliyordu.

Savaşın başlangıcından bu yana dünya genelinde ticari stoklar, denizde bekleyen petrol tankerleri ve acil rezervler devreye alınarak arz şoku hafifletilmeye çalışıldı. Ancak sektör temsilcileri, Orta Doğu’daki üretim ve ihracatın savaş öncesi seviyelere dönmesinin aylar sürebileceğini söylüyor.

Goldman Sachs: Stoklar 2018’den Bu Yana En Düşük Seviyeye İnilebilir

Goldman Sachs, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışının kısa sürede toparlanması halinde bile küresel stokların 2018’den bu yana en düşük seviyeye gerileyebileceği uyarısında bulundu.

Banka, küresel petrol stoklarının Mayıs sonuna kadar talebin yalnızca 98 gününü karşılayabilecek seviyeye düşmesini bekliyor. Bu oran savaş öncesinde yaklaşık 105 gün seviyesindeydi.

Özellikle rafine ürün stoklarının hızla eridiğine dikkat çeken Goldman Sachs analistleri, enerji sisteminin yaz aylarında ciddi baskı altında kalabileceğini vurguluyor.

Kuzey Yarımküre’de yaz aylarında artan araç kullanımı, havacılık faaliyetleri, tarımsal üretim ve taşımacılık nedeniyle enerji talebinin zirve yaptığı biliniyor.

Enerji Devlerinden Kritik Uyarılar

TotalEnergies CEO’su Patrick Pouyanne, çatışmalar Mayıs ayında sona erse bile küresel stok seviyelerinin “son derece düşük” kalacağını söyledi.

Pouyanne’ye göre savaş nedeniyle günlük 10 ila 13 milyon varillik stok kullanımı gerçekleşti ve şu ana kadar toplamda en az 500 milyon varil rezerv tüketildi.

Karşılaştırma açısından ABD’nin toplam ticari ham petrol stokları yaklaşık 460 milyon varil seviyesinde bulunuyor.

Norveçli enerji devi Equinor’un CEO’su Anders Opedal da piyasanın normale dönmesinin en az altı ay sürebileceğini ifade etti.

“Abartılı İyimserlik” Uyarısı: İran Savaşı ve Petrol Şoku Küresel Ekonomiyi Resesyona Sürükleyebilir

Yakıt Fiyatları Kolay Kolay Düşmeyebilir

ABD Başkanı Donald Trump, savaş sona erdiğinde petrol fiyatlarının hızla düşeceğini savunsa da sektör uzmanları fiziksel petrol ve akaryakıt piyasalarında toparlanmanın daha yavaş gerçekleşeceğini düşünüyor.

Reuters’ın geçen hafta yaptığı ankete göre analistler 2025 yılı Brent petrol ortalama fiyat tahminini 86,38 dolara yükseltti. Ocak ayında bu beklenti yaklaşık 62 dolar seviyesindeydi.

Savaş sonrası dönemde ülkelerin ve şirketlerin yeniden stok oluşturmak istemesi de talebi yüksek tutabilir. Özellikle enerji güvenliği konusunda endişe yaşayan ülkeler yeni stratejik rezervler kurmaya hazırlanıyor.

Yakıtının yaklaşık yüzde 80’ini ithal eden Avustralya, savaş nedeniyle yaşanan arz sıkıntılarının ardından 7,22 milyar dolarlık yeni yakıt rezerv programı açıkladı.

Avrupa Komisyonu da AB ülkelerinin zorunlu petrol stoklama kurallarını gözden geçirmeyi değerlendiriyor.

Küresel Ekonomi İçin Yeni Risk

Analistler, petrol arzındaki bozulmanın yalnızca enerji piyasalarını değil küresel enflasyonu ve merkez bankalarının faiz politikalarını da etkileyebileceğini belirtiyor.

Özellikle petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalması halinde Avrupa ve ABD’de enflasyon baskısının yeniden artabileceği, bunun da faiz indirim beklentilerini geciktirebileceği ifade ediliyor.

Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından ise yüksek petrol fiyatları cari açık, enflasyon ve döviz kuru üzerinde yeni baskılar yaratabilir.

Kaynak:  Reuters

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler