Sosyal Medya

Genel

Yunanistan’dan Karasuları Hamlesi: Ankara’nın “Casus Belli” Uyarısına Rağmen Genişleme Mesajı

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, Atina’nın karasularını genişletme planından vazgeçmeyeceğini açıkladı. Açıklama, Türkiye’nin Ege Denizi’nde karasularının 6 deniz milinin ötesine genişletilmesini “savaş nedeni” sayan 1995 tarihli TBMM kararını bir kez daha gündeme taşıdı. NATO müttefiki iki ülke arasında son yıllarda tansiyon düşmüş olsa da, Ege’de deniz yetki alanları, hava sahası ve enerji kaynakları üzerindeki anlaşmazlıklar yeniden ön plana çıkıyor.

Yunanistan’dan Karasuları Hamlesi: Ankara’nın “Casus Belli” Uyarısına Rağmen Genişleme Mesajı

Özet:


Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, Atina’nın karasularını genişletme planından vazgeçmeyeceğini açıkladı. Açıklama, Türkiye’nin Ege Denizi’nde karasularının 6 deniz milinin ötesine genişletilmesini “savaş nedeni” sayan 1995 tarihli TBMM kararını bir kez daha gündeme taşıdı. NATO müttefiki iki ülke arasında son yıllarda tansiyon düşmüş olsa da, Ege’de deniz yetki alanları, hava sahası ve enerji kaynakları üzerindeki anlaşmazlıklar yeniden ön plana çıkıyor.


Atina: “Genişleme Gelecek”

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, cuma günü parlamentoda yaptığı konuşmada, Yunanistan’ın karasularını genişletme hakkından vazgeçmeyeceğini söyledi. Gerapetritis, “Bugün Ege Denizi’ndeki egemenliğimiz 6 deniz miliyle sınırlı. İtalya ile, Mısır ile anlaşmalar nasıl yapıldıysa, karasularının daha da genişletilmesi de gerçekleşecektir” dedi.

Gerapetritis, genişlemenin hangi deniz alanlarında olacağına ilişkin net bir takvim ya da coğrafi sınır belirtmedi. Ancak açıklama, özellikle Ege Denizi’ni işaret etmesi nedeniyle Ankara’da yakından izleniyor.


Ege, İyon ve Doğu Akdeniz Ayrımı

Yunanistan, 2021 yılında İyon Denizi’nde karasularını 6 deniz milinden 12 deniz miline çıkarmış, bu adımı İtalya ile yapılan deniz yetki alanları anlaşmasına dayandırmıştı. Ayrıca Atina, Doğu Akdeniz’de Mısır ile deniz yetki alanlarını belirleyen bir anlaşmaya da imza atmıştı.

Ancak Yunanistan, bugüne kadar Ege Denizi’nde benzer bir adım atmaktan kaçındı. Bunun temel nedeni, Türkiye’nin bu yöndeki sert itirazları ve TBMM’nin 1995 yılında aldığı “casus belli” kararı oldu. Ankara, Ege’nin kendine özgü coğrafi yapısı nedeniyle Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (UNCLOS) burada aynen uygulanamayacağını savunuyor.


Türkiye’nin “Casus Belli” Tutumu

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 9 Haziran 1995’te aldığı kararla, Yunanistan’ın Ege Denizi’nde karasularını tek taraflı olarak 6 deniz milinin ötesine genişletmesini savaş nedeni sayacağını ilan etmişti. Ankara’ya göre böyle bir adım, Türkiye’nin Ege’deki açık denizlere erişimini ciddi biçimde kısıtlayacak.

Türk yetkililer, Yunanistan’ın karasularını 12 deniz miline çıkarması halinde Ege’de Yunanistan’ın kontrol alanının yüzde 43’ten yüzde 71’e yükseleceğini, uluslararası suların ise yüzde 49’dan yüzde 20’nin altına düşeceğini vurguluyor. Bu nedenle Türkiye, Ege’nin “özel bir durum” teşkil ettiğini savunuyor.


Atina: “Uluslararası Hukuk Bizim Yanımızda”

Yunanistan ise Türkiye’nin tezlerini reddediyor. Atina, UNCLOS kapsamında karasularını 12 deniz miline kadar genişletme hakkının tartışmasız olduğunu savunuyor. Yunan tarafına göre, geçiş serbestisi ilkesi korunuyor ve hatta genişletiliyor; diğer ülkelerin, savaş gemileri dahil olmak üzere, Yunan karasularından ve adalar arasındaki dar geçitlerden serbestçe geçişi mümkün olmaya devam ediyor.

Gerapetritis, Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrinini “kabul edilemez” olarak nitelendirirken, Yunanistan’ın bugün geçmişe kıyasla çok daha güçlü hukuki ve diplomatik argümanlara sahip olduğunu öne sürdü.


Deniz Parkları ve Yeni Gerilim Başlıkları

Atina’nın son dönemde attığı adımlar yalnızca karasuları tartışmasıyla sınırlı değil. Yunanistan, Temmuz ayında İyon ve Ege denizlerinde iki yeni deniz parkının sınırlarını açıklamıştı. Ege Denizi’ndeki parkın, Türkiye’ye göre daha güneyde yer alan Kiklad Adaları çevresinde yaklaşık 9.500 kilometrekarelik bir alanı kapsaması planlanıyor.

Bu adım da Ankara’nın tepkisini çekmiş, Türkiye deniz parklarının tek taraflı olarak ilan edilmesinin Ege’deki hassas dengeyi bozabileceği uyarısında bulunmuştu.


“Diyalog Var, Egemenlik Pazarlık Konusu Değil”

Yunan Dışişleri Bakanı, Türkiye ile diyalog kapısının açık olduğunu vurgularken, egemenlik haklarının pazarlık konusu yapılamayacağını söyledi. Gerapetritis, Yunanistan’ın “ilkeli güç” politikasını uzun vadeli bir strateji olarak tanımladı ve bu yaklaşımın savunma harcamaları ile desteklendiğini ifade etti.

Bu kapsamda, Yunan donanmasının modernizasyonu da siyasi söylemin önemli bir parçası haline geldi. Atina, kısa süre önce Belharra sınıfı FDI tipi fırkateynlerin ilkini envanterine kattı.


Ege’de Eski Tartışma, Yeni Dönem

Türkiye ve Yunanistan arasında son yıllarda diplomatik temaslar artmış, liderler düzeyinde diyalog yeniden canlandırılmıştı. Ancak karasuları meselesi, tarafların “kırmızı çizgileri” arasında yer almayı sürdürüyor.

Atina’nın karasularını genişletme yönündeki kararlılık mesajı, Ege’de uzun süredir donmuş görünen tartışmaların yeniden ısınabileceğine işaret ediyor. Gözler şimdi Türkiye’nin vereceği siyasi ve diplomatik tepkide olacak.


Kaynak: Reuters, Greek Reporter

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler