Sosyal Medya

Gündem

Suriye’de Kürt otonomisine darbe

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.

Suriye’de Kürt otonomisine darbe

Suriye’de Kürt Meselesi ve El-Şaraa’nın Hızlı Konsolidasyon Hamleleri: Yeni Dönemin Sınırları

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.


Kürtlere Tanıma Adımı: Sembolik mi, Stratejik mi?

16 Ocak’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed al-Sharaa, Kürtlerin Suriye’nin tam vatandaşları olduğunu resmen ilan etti. Bu kapsamda Kürtçenin kamusal alanda kullanımına izin verildi ve Newroz (21 Mart) Suriye’de ulusal bayram olarak tanındı. Açıklama, Halep’in Şeyh Maksud (Sheikh Maqsoud) semtinde yaşanan ve on binlerce kişinin kuzeydoğuya göç etmesine yol açan çatışmaların hemen ardından geldi.

Söz konusu adım, özellikle Batılı ülkeler nezdinde yeni Suriye yönetiminin kapsayıcı bir çerçeveye yöneldiği şeklinde yorumlandı. Ancak bazı gözlemciler, bu hamlenin daha çok diplomatik bir mesaj taşıdığını ve sahadaki askeri gerçekliklerle henüz tam olarak örtüşmediğini savunuyor.


Uluslararası Baskı ve Zamanlama Faktörü

Kürtlerin tanınmasına yönelik açıklamanın, ABD ve Avrupa’dan gelen eleştirilerin yoğunlaştığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekti. ABD’de Başkan Yardımcısı James Vance’in, Suriye’ye yönelik yaptırımların yeniden gündeme gelebileceğine dair mesajlar verdiği kulislerde konuşulurken, Şam yönetiminin özellikle Avrupa başkentleriyle ilişkileri yumuşatma arayışında olduğu değerlendiriliyor.

Bu çerçevede, el-Şaraa’nın Almanya ziyareti öncesinde verilen mesajların, Batı’ya “ılımlı ve kapsayıcı” bir görüntü sunma amacını taşıdığına işaret eden analizler bulunuyor.


SDF ile Anlaşma ve Merkezileşme Hedefi

10 Mart 2025’te, Suriye Demokratik Güçleri (SDF) lideri Mazloum Abdi ile Şam yönetimi arasında SDF’nin Suriye ordusuna entegrasyonuna dair bir çerçeve anlaşması imzalandı. Bu adım, Suriye’nin toprak bütünlüğünün barışçıl yollarla yeniden tesis edilebileceğine dair umutları artırdı.

Ancak anlaşmanın ardından yaşanan gelişmeler, sürecin kırılganlığını gözler önüne serdi. Şam’ın, özellikle kuzeydoğudaki Autonomous Administration of North and East Syria yapılanmasını uzun vadede ortadan kaldırmayı hedeflediği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Suriye yönetimi ise bu politikayı, “ülke genelinde tek egemenlik ve tek ordu” ilkesiyle gerekçelendiriyor.

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/4/46/Syria_Ethnoreligious_Map.png/1214px-Syria_Ethnoreligious_Map.png
https://www.syriandemocraticcouncil.us/wp-content/uploads/2020/09/AANES-map-1024x573.png
https://www.researchgate.net/publication/350345943/figure/fig5/AS%3A1004868131094536%401616590640214/Euphrates-river-within-Syria.png

Petrol, Gelir ve Fırat Hattı

Şam açısından stratejik öneme sahip bölgelerin başında Deyrizor geliyor. Fırat Vadisi boyunca uzanan bu bölge, Suriye’nin en önemli petrol ve doğal kaynak rezervlerinin büyük bölümünü barındırıyor. SDF güçlerinin bazı noktalardan çekilmesi, Şam’ın bu kaynaklar üzerindeki kontrolünü artırma hedefiyle ilişkilendiriliyor.

Raqqa ise AANES’in fiili başkenti olarak görülüyor. Nüfusun büyük ölçüde Araplardan oluştuğu şehir, Kürt-Arap ortak yönetim modeli açısından sembolik bir önem taşıyor. Ancak bölgedeki Arap aşiretlerinin önemli bir kısmı, merkezi bir Arap ağırlıklı yönetimi tercih ettiklerini açıkça dile getiriyor.


Kobani, Haseke ve Kamışlı: Olası Senaryolar

Kobani, IŞİD’e karşı verilen mücadelenin simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Coğrafi olarak Türkiye sınırına ve Türkiye’nin kontrolündeki bölgelere yakınlığı, kentin güvenlik risklerini artırıyor. Bazı analistler, Afrin’de 2018 sonrası yaşanan demografik ve idari değişimlerin Kobani için bir emsal oluşturabileceğini savunuyor.

Haseke’de ise karmaşık bir toplumsal yapı söz konusu. Uzun süredir devam eden su sıkıntısı ve ekonomik zorluklar, Arap ve Kürt toplulukları arasındaki gerilimi artırmış durumda. Kamışlı ve çevresi, Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu ender bölgelerden biri olsa da, burada da bölgesel güç dengeleri belirleyici olmaya devam ediyor.

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/2e/Koban%C3%A9VOA1.JPG
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/0/07/Assyrian_Church_of_the_East_parish_in_al-Hasakah.jpg

Batı’nın Önceliği: İstikrar ve Güvenlik

Batılı ülkelerin temel önceliğinin, kuzeydoğu Suriye’de büyük ölçekli bir insani krizin ve yeni bir kitlesel göç dalgasının önlenmesi olduğu ifade ediliyor. Aynı zamanda bölgede tutulan binlerce eski IŞİD mensubunun durumu, uluslararası güvenlik açısından kritik önemini koruyor.

Bu nedenle ABD’nin askeri varlığını tamamen çekip çekmeyeceği, yalnızca Kürtler açısından değil, bölgesel istikrar bakımından da belirleyici olacak.


Değerlendirme: Hızlı Konsolidasyon, Yüksek Risk

Ahmed el-Şaraa yönetimi, kısa sürede ülke genelinde kontrolü sağlamayı ve merkezi devleti yeniden inşa etmeyi hedefliyor. Kürt meselesine yönelik atılan adımlar ise bu stratejinin bir parçası olarak, hem iç kamuoyuna hem de uluslararası aktörlere verilen mesajlar şeklinde okunuyor.

Ancak sahadaki askeri hareketlilik, etnik ve mezhepsel hassasiyetler ile ekonomik kaynakların paylaşımı gibi başlıklar, Suriye’nin önümüzdeki dönemde de kırılgan bir denge üzerinde ilerleyeceğini gösteriyor. Kürtlerin statüsü ve kuzeydoğudaki yönetim modelinin akıbeti ise bu denklemin en kritik unsurlarından biri olmaya devam edecek.


Kaynak: Bloomberg ve saha analizleri

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler