Borsa
ANALİZ: Borsa İstanbul’da Gözler Merkez Bankası’nın Faiz Kararında
Borsa İstanbul’da ocak rallisi beklenen şekilde gerçekleşirken, piyasaların odağı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararına çevrildi. Enflasyondaki düşüş eğilimi, kredi notuna ilişkin iyimser beklentiler ve yabancı yatırımcı girişleri, borsadaki yükselişi destekleyen ana unsurlar olarak öne çıkıyor.
Özet:
Borsa İstanbul’da ocak rallisi beklenen şekilde gerçekleşirken, piyasaların odağı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararına çevrildi. Enflasyondaki düşüş eğilimi, kredi notuna ilişkin iyimser beklentiler ve yabancı yatırımcı girişleri, borsadaki yükselişi destekleyen ana unsurlar olarak öne çıkıyor.
Ocak Rallisi Beklendiği Gibi Geldi
Piyasalarda son haftalarda iyimser hava belirgin biçimde güçlendi. Temmuz 2024’ten bu yana süren baskının kalkmasıyla birlikte, Borsa İstanbul’da uzun süredir beklenen ocak rallisi hayata geçti. Yerli ve yabancı yatırımcıların artan ilgisiyle işlem hacimleri yükselirken, borsanın temel sorunu olarak görülen talep eksikliği de büyük ölçüde giderildi.
Mevcut fiyatlamalarda öne çıkan başlıklar şu şekilde sıralanıyor:
-
Enflasyondaki düşüş eğilimi ve TCMB’nin faiz indirim sürecini başlatmış olması
-
Faiz indirimlerinin devam edeceğine yönelik beklentiler
-
Türkiye’nin kredi notunda iyileşme öngörüleri
-
Ülke risk priminde (CDS) gerileme
-
2025 yıl sonu bilançolarının açıklanmaya başlaması
-
Küresel piyasalardaki yükseliş eğilimi
BIST 100 endeksi bu gelişmelerin önemli bir kısmını fiyatlamış durumda. Ancak uzun süreli baskı nedeniyle endeksin dolar ve TÜFE bazlı grafiklerinde hâlen belirgin bir primlenme görülmüyor. Piyasa bozucu bir haber akışı olmadığı sürece, hisse rotasyonlarıyla birlikte yükseliş trendinin korunması bekleniyor. Bununla birlikte, ara kâr satışları ve kısa vadeli düzeltmelerin yaşanması olası.
Banka Hisselerinde “Enflasyon” Satışı
Yükseliş dönemlerinde hisse seçiminin önemi daha da artıyor. Son hareketlerde bazı hisselerde güçlü primler görülürken, bazı sektörlerin daha zayıf kaldığı dikkat çekiyor. Savunma sanayii hisselerinin, özellikle ASELSAN’ın, yükselişte lokomotif rolünü sürdürdüğü görülüyor. Ulaştırma ve bazı holding hisselerinde de hareketlilik artmış durumda.
Buna karşılık bankacılık sektörü görece durgun bir görünüm sergiliyor. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın, “Önümüzdeki iki aylık dönemde enflasyon verileri karışık sinyaller içerebilir” yönündeki açıklaması, piyasa tarafından banka hisselerine gelen satışların gerekçesi olarak yorumlandı.
Faize en duyarlı sektör olan bankacılık hisselerinde, perşembe günü yapılacak TCMB toplantısından faiz indirimi beklentisi olmasına rağmen satışların öne çıkması dikkat çekiyor. Ocak ayı enflasyonunun zaten yüksek beklenmesi, bu fiyatlamayı kısmen açıklıyor. Banka hisseleri açısından yıl sonu bilançoları belirleyici olacak. Kasım ayı verileri ise sektör kârlılığındaki artışın genel olarak sürdüğüne işaret ediyor.
Önce Faiz Kararı, Sonra Kredi Notu Değerlendirmeleri
Bu ay bilanço açıklamalarının başlamasıyla birlikte hisse bazlı hareketlerin artması bekleniyor. Piyasanın ana odağı ise 22 Ocak’taki TCMB faiz kararı olacak. Beklenen 150 baz puanlık faiz indirimi, gerçekleşmesi halinde piyasalara pozitif katkı sağlayabilir.
Faiz indirimi yalnızca bankacılık sektörüyle sınırlı kalmayarak, kredi maliyetleri üzerinden orta ve uzun vadede reel sektöre de yansıyabilir. Krediye erişimde yaşanan sorunlara rağmen, faizlerdeki yumuşama bu etkinin daha görünür hale gelmesini sağlayabilir.
Öte yandan 23 Ocak Cuma akşamı, Fitch ve Moody’s’ten Türkiye’nin kredi notuna ilişkin değerlendirmeler bekleniyor. Türkiye hâlen yatırım yapılabilir seviyenin altında olsa da, görünüm tarafında iyileşme beklentileri öne çıkıyor. Mevcut makroekonomik veriler dikkate alındığında, olumsuz bir sürpriz ihtimali düşük görülüyor.
Yabancı Yatırımcı Alımları Sürüyor
9 Ocak ile biten haftada yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 237 milyon dolar, tahvil ve bonoda ise 864 milyon dolar net alım gerçekleştirdi. Yabancılar hisse tarafında üst üste altı haftadır alım yapıyor.
Alımlar haftalık bazda yüksek tutarlara ulaşmasa da, son dönemdeki fiyatlamalar ve “ucuzluk” algısı yabancı yatırımcıların yeniden ilgisini çekmiş görünüyor. 2025 yılında küresel ölçekte zayıf performans sergileyen Borsa İstanbul’un bu açıdan cazip hale geldiği değerlendiriliyor.
Aynı hafta içinde TCMB brüt rezervleri 6,9 milyar dolar artarak 196 milyar dolara yükselirken, yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatlarında 564 milyon dolarlık düşüş kaydedildi.
Teknik Görünüm: Yükseliş Trendi Korunuyor
Borsa İstanbul’da yükseliş trendi gücünü koruyor. Endekste ilk destek seviyeleri 12.300 – 12.000 bandında bulunuyor. 12 bin seviyesinin üzerinde kalındığı sürece yükselişin devamı beklenebilir. Aşağıda ise 11.700 – 11.600 aralığı önemli destek konumunda.
Yukarı yönlü hareketlerde ilk dirençler 12.700 – 12.800, ardından 13.000 – 13.200 seviyelerinde yer alıyor. Endeks yükselişini sürdürse de, bu direnç bölgelerinde kâr satışlarının görülmesi doğal karşılanıyor.
Hürriyet yazarı Zeynel Balcı’dan alıntıdır
