Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Alman Ekonomisi 2022’den Bu Yana İlk Kez Büyüdü 

Almanya ekonomisi, iki yıl süren daralmanın ardından 2025’te yeniden büyümeye geçti. Gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) yüzde 0,2 artarken, toparlanmanın ana itici gücü hanehalkı tüketimi ve kamu harcamaları oldu. Buna karşın sanayi, inşaat ve ihracat cephesindeki zayıflık sürüyor. Ekonomistler, mali genişlemenin büyümeyi destekleyeceğini kabul ederken, kalıcı toparlanma için yapısal reform ihtiyacına dikkat çekiyor.

Alman Ekonomisi 2022’den Bu Yana İlk Kez Büyüdü 

Özet:

Almanya ekonomisi, iki yıl süren daralmanın ardından 2025’te yeniden büyümeye geçti. Gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) yüzde 0,2 artarken, toparlanmanın ana itici gücü hanehalkı tüketimi ve kamu harcamaları oldu. Buna karşın sanayi, inşaat ve ihracat cephesindeki zayıflık sürüyor. Ekonomistler, mali genişlemenin büyümeyi destekleyeceğini kabul ederken, kalıcı toparlanma için yapısal reform ihtiyacına dikkat çekiyor.

https://www.statista.com/graphic/1/375203/gross-domestic-product-gdp-growth-rate-in-germany.jpg
https://architizer-prod.imgix.net/media/1439890440737_09R0232.jpg?auto=compress&auto=format&cs=strip&fit=max&q=60&w=1680
https://blog.bentley.com/wp-content/uploads/blog-thumbnail-35.png?ver=1764944535
4

İki Yıllık Daralmanın Ardından Pozitif Büyüme

Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya, 2022’den bu yana ilk kez yıllık bazda büyüme kaydetti. Almanya Federal İstatistik Ofisi Destatis verilerine göre, ülke ekonomisi 2025 yılında yüzde 0,2 oranında büyüdü. Bu oran, Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin medyan beklentisiyle de uyumlu gerçekleşti.

Yılın son çeyreğinde de GSYH yüzde 0,2 artarak, ekonomik faaliyette kademeli bir toparlanmaya işaret etti. Böylece Almanya, arka arkaya yaşanan iki yıllık ekonomik daralmanın ardından teknik olarak yeniden büyüme patikasına girmiş oldu.

Tüketim ve Kamu Harcamaları Sürükledi

Destatis’in açıklamasına göre, 2025’teki büyümenin temel kaynağı hanehalkı tüketimi ve kamu harcamaları oldu. Buna karşın yatırımlar gerilerken, dış ticaret büyümeyi aşağı çeken bir unsur olarak öne çıktı.

Son yıllarda Almanya ekonomisi; enerji krizi, kritik ara mallara erişimde yaşanan sıkıntılar ve ABD Başkanı Donald Trump’ın küresel ticarette yarattığı korumacı şoktan ciddi şekilde etkilendi. Bu faktörler özellikle Almanya’nın sanayi merkezlerinde üretimi baskı altında bıraktı.

Sanayi ve İnşaatta Duraklama Sürüyor

Büyümeye rağmen Almanya’daki sanayi durgunluğu üçüncü yılına girdi. 2025’te imalat sanayi üretimi yüzde 1,3 daralırken, inşaat sektörü yüzde 3,6 küçüldü. Uzun süredir devam eden istihdam artışı da durma noktasına geldi; özellikle sanayi sektöründe önemli sayıda istihdam kaybı yaşandı.

Uzmanlara göre bu tablo, büyümenin henüz geniş tabanlı ve sağlıklı bir toparlanmaya dönüşmediğini gösteriyor.

Merz’in Harcama Planları Umut Veriyor Ama Soru İşaretleri Var

Yeni Başbakan Friedrich Merz’in savunma harcamalarını artırmaya ve altyapıyı yenilemeye yönelik yüz milyarlarca euroluk planı, ekonomide canlanma beklentilerini güçlendirdi. Ekonomistler, bu mali genişlemenin önümüzdeki yıllarda büyümeyi yüzde 1’in üzerine taşıyabileceğini öngörüyor.

Ancak birçok analist, bu harcamaların tek başına yeterli olmayacağı görüşünde. Talebi kalıcı olarak destekleyecek reformların eşlik etmemesi halinde toparlanmanın kırılgan kalabileceği uyarısı yapılıyor.

Alman Sanayi ve Ticaret Odası Genel Müdürü Helena Melnikov, “Yılın başında en azından dibi gördüğümüze dair bir umut var. Ancak gerçek anlamda güçlü bir toparlanma için hâlâ uzun bir yol var” değerlendirmesinde bulundu.

Bloomberg Economics: Büyüme Var Ama Riskler Sürüyor

Bloomberg Economics analistlerine göre, 2025’teki sınırlı büyüme iki yıllık daralmanın ardından olumlu bir sinyal. Ancak görünüm hâlâ temkinli.

Bloomberg Economics, mali harcamalardaki artışın 2026’da büyümeyi yüzde 0,8 civarına taşıyabileceğini, buna karşın zayıf iş dünyası güveninin yılın başında ekonomik ivmeyi sınırlayabileceğini belirtiyor. Ayrıca mali teşviğin beklenenden daha yavaş ekonomiye yansıması riskine de dikkat çekiliyor.

Otomotivde Alarm Zilleri: ABD ve Çin Satışları Çakıldı

Toparlanma umutlarını gölgeleyen bir diğer başlık ise otomotiv sektörü oldu. Volkswagen ve BMW, ABD ve Çin’de satışların sert şekilde düştüğünü açıkladı.

ABD’nin uyguladığı tarifeler ve Çinli üreticilerin artan rekabeti, Alman otomotiv devlerini zor durumda bıraktı. Özellikle BYD gibi Asyalı üreticilerin yükselişi, Alman markalarının küresel pazar payını baskılıyor.

Destatis verilerine göre, Avrupa Birliği içi ticaret “istikrar çıpası” olmaya devam ederken, Almanya’nın ABD’ye ihracatı yaklaşık yüzde 8 geriledi. Motorlu taşıtlar ve yedek parçalar bu düşüşten en fazla etkilenen kalemler oldu. Çin’e ihracat ise daha da sert bir gerileme kaydetti.

“Çin Artık Rakip, Müşteri Değil”

Destatis, Çin’in giderek Alman sanayisi için bir müşteri olmaktan çok, doğrudan bir rakip haline geldiğini vurguladı. Bu dönüşüm, özellikle sanayi ve otomotiv sektörlerinde uzun vadeli istihdam kayıpları riskini artırıyor.

Almanya’da otomotiv sektöründe önümüzdeki on yılın sonuna kadar yaklaşık 100 bin istihdamın kaybolması bekleniyor. İş Kurumu Başkanı Andrea Nahles, işsiz kalanlar için istihdam koşullarının “her zamankinden daha zor” olduğu uyarısında bulundu.

Siyasi Yankılar: Popülizm Güçleniyor

Ekonomideki sıkıntılar, siyasi dengeleri de etkiliyor. Sağ popülist Alternative for Germany (AfD), son anketlerde bazı bölgelerde birinci parti konumuna yükseldi. Son genel seçimlerin üzerinden bir yıl bile geçmeden AfD’ye verilen desteğin artması, merkez siyasetin zayıfladığına işaret ediyor.

Altyapı Açığı ve Güvenlik Riski

Öte yandan Berlin’de bu ay yaşanan kundaklama saldırısı, yıllardır ihmal edilen altyapının ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Saldırı sonrası yaklaşık 50 bin hane ve 2 bin işletme günlerce elektriksiz kaldı.

Belediyelerin toplam altyapı yatırım açığının 215 milyar euroyu aştığı, bunun yaklaşık dörtte birinin yol yatırımlarından kaynaklandığı belirtiliyor.

Son Veriler Umut Veriyor

Tüm bu risklere rağmen, son veriler Almanya’da toparlanmanın filizlenmeye başladığına işaret ediyor. Ekim ve kasım aylarında fabrika siparişleri ve sanayi üretimi güçlü artış gösterdi. Savunma sanayii siparişleri bu toparlanmada önemli rol oynarken, Rheinmetall 2025 yılına ilişkin beklentilerini yukarı yönlü revize etti.

Genel tablo, Almanya ekonomisinin dipten dönmüş olabileceğini, ancak kalıcı ve güçlü bir büyüme için önünde hâlâ zorlu bir yol bulunduğunu gösteriyor.


Kaynak: Bloomberg

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

  • Elektrikli Araçlar Devrimi Geride Kaldı

    Ünlü finans yorumcusu Patrick Boyle'un videosuna dayalı kapsamlı analiz. Ford'un milyarlarca dolarlık zararı, Tesla'nın strateji değişikliği ve Çin'in batarya savaşı galibiyeti elektrikli araç pazarını kurutuyor.

  • Petrol Fiyatları Sert Düştü: ABD–İran Gerilimi Yumuşarken Piyasalar Arz Fazlasına Odaklandı

    Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki askeri gerilim ihtimalinin zayıflamasıyla birlikte sert düşüş yaşadı. Brent petrol yüzde 4’ün üzerinde gerileyerek haftalık kazançlarının büyük bölümünü geri verirken, piyasa odağını yeniden jeopolitik risklerden küresel arz fazlası sinyallerine çevirdi. ABD stok verileri ve Venezuela’nın ihracata dönüş ihtimali, düşüşü hızlandıran unsurlar oldu.

  • ANALİZ: 2025 Bütçe Yılı Analizi: Mali Disiplinde Beklentileri Aşan Performans 

    Türkiye ekonomisi için kritik bir dönemeç olan 2025 yılı, merkezi yönetim bütçesi açısından piyasalara "hoş bir sürpriz" yaparak kapandı. Aracı kurumların son raporları, bütçe disiplininin dezenflasyon sürecine beklenenden daha güçlü bir destek verdiğini ortaya koyuyor. Özellikle bütçe açığının GSYH’ye oranının %3 barajının altında kalması, makroekonomik istikrar açısından dönüm noktası olarak görülüyor. İşte Gedik Yatırım, İş Bankası ve Şeker Yatırım’ın verilerinden yola çıkarak hazırladığımız kapsamlı 2025 bütçe analizi.

  • En Düşük Emekli Aylığı 20 Bin TL’ye Yükseltiliyor: Düzenleme TBMM Komisyonu’ndan Geçti

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da kapsayan kanun teklifinin görüşmeleri tamamlandı. Görüşmelerin ardından, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesini öngören madde komisyonda kabul edildi.

  • Tüketici Güveni Aralık Ayında Artış Gösterdi

    Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi, Aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,42 artış göstererek 75,85 seviyesine yükseldi. Endekste artış eğilimi sürerken, öncü endekse göre sınırlı bir gerileme dikkat çekti.

  • Goolsbee: “Merkez Bankası Bağımsızlığı Aşınırsa Enflasyon Patlar”

    Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, CNBC’ye verdiği röportajda, son dönemde Fed’e ve Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik siyasi ve hukuki baskıların enflasyon açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.

  • Bakanlık Duyurdu: Bütçe Açığı 528,1 Milyar TL’ye Ulaştı

    2025 yılının Ocak–Aralık döneminde merkezi yönetim bütçesi, 14 trilyon 634,6 milyar TL harcama ve 12 trilyon 835,5 milyar TL gelir ile tamamlandı. Bu dönemde bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Aralık ayında ise bütçe açık verdi.

  • TCMB Başkanı Karahan: Dezenflasyonda Ana Eğilim Güçleniyor

    Merkez Bankası Başkanı Karahan, Londra ve New York’ta uluslararası yatırımcılarla bir araya gelerek Türkiye’nin yeni yol haritasını paylaştı. Dezenflasyon sürecinde ana eğilimin güçlendiğini vurgulayan Karahan, kısa vadeli dalgalanma riskine karşı "ihtiyatlı ve veri odaklı" kalmaya devam edecekleri mesajını verdi. Küresel finans dünyasının kalbi olan Londra ve New York’ta gerçekleştirilen yatırımcı toplantılarında, Türkiye’nin para politikasına dair kararlılık bir kez daha teyit edildi. TCMB Başkanı Fatih Karahan tarafından sunulan projeksiyonlarda, fiyat istikrarı hedefine ulaşana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağı ve herhangi bir sapma durumunda ek sıkılaşma adımlarının atılabileceği vurgulandı.

  • MetroPOLL’den “Toplumsal Tükenmişlik ve Güven” Raporu: Güvensizlik ve Yorgunluk, Türkiye’nin Duygusal Tablosunu Şekillendiriyor”

    MetroPOLL’ün 2025 sonu verileriyle hazırladığı rapor, Türkiye’de “toplumsal tükenmişlik” tablosunu ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek düzeyde tükenmişlik yaşarken, her iki kişiden biri son bir yılda psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. MetroPOLL Araştırma’nın 2025 yılı sonu verileriyle hazırladığı "Toplumsal Tükenmişlik ve Güven" raporu, Türkiye’nin ağır bir duygusal yorgunluktan geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek veya çok yüksek tükenmişlik yaşıyor. Seçmenlerin neredeyse yarısı "hiçbir yere güvenmeyenler" sınıfında yer alırken, özellikle gençler arasında ülkeden gitme isteği "ana akım" bir düşünceye dönüşmüş durumda.

  • TCMB Rezervleri Yükseldi: Swap Hariç Net Rezerv 70,1 Milyar Dolara Çıktı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri, 9 Ocak 2026 ile biten haftada 196,1 milyar dolara yükseldi. Önceki hafta bu rakam 189,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

  • WEF’in 2026 Küresel Riskler Raporu’ndan Kritik Analiz: Dünya Ekonomisini Zorlu Bir Dönem Bekliyor

    Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) Davos’ta gerçekleştireceği toplantılar öncesinde yayımlanan Küresel Riskler 2026 Raporu, dünya ekonomisini tehdit eden unsurları gözler önüne serdi. Rapora katkı sunan katılımcılar, önümüzdeki iki yıla ilişkin beklentilerini “Çalkantılı ve fırtınalı” olarak tanımlarken, küresel ölçekte en ciddi riskin jeopolitik gerilimler olduğuna dikkat çekti.

  • TÜİK: İnşaat Üretimi Kasım Ayında Yıllık Yüzde 22,3 Arttı

    Türkiye’de inşaat üretimi Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında gerilerken, yıllık bazda yüzde 22,3 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini yayımladı.

  • EspressoLab, CHP Mitinginde Kahve Dağıttı: Bardaklarda Özgür Özel’in İsmi Yer Aldı

    CHP’nin boykot listesinde bulunan ünlü kahve zinciri EspressoLab, CHP’nin Beşiktaş’ta gerçekleştirdiği mitinge yüzlerce kahve gönderdi. Gönderilen kahvelerin bardaklarında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in isminin yazılı olduğu görüldü.

Benzer Haberler