Dünya Ekonomisi
Gelişen Piyasalarda Güven Zayıf: 2026’ya Girerken Temkin Sürüyor
S&P Global PMI verileri, 2025’in sonuna doğru gelişen piyasalarda üretim ve yeni siparişlerde sınırlı bir toparlanmaya işaret etse de, şirketlerin 2026’ya ilişkin beklentilerinin belirgin biçimde zayıf kaldığını gösteriyor. ABD’nin 2025 Nisan’ında açıkladığı geniş kapsamlı gümrük tarifeleri sonrası oluşan güven kaybı telafi edilemezken, istihdamdaki durgunluk ve yatırım iştahındaki çekingenlik büyüme görünümünü baskılamaya devam ediyor.
Özet:
S&P Global PMI verileri, 2025’in sonuna doğru gelişen piyasalarda üretim ve yeni siparişlerde sınırlı bir toparlanmaya işaret etse de, şirketlerin 2026’ya ilişkin beklentilerinin belirgin biçimde zayıf kaldığını gösteriyor. ABD’nin 2025 Nisan’ında açıkladığı geniş kapsamlı gümrük tarifeleri sonrası oluşan güven kaybı telafi edilemezken, istihdamdaki durgunluk ve yatırım iştahındaki çekingenlik büyüme görünümünü baskılamaya devam ediyor.
2026’ya Girerken İyimserlik Neden Zayıf?
Gelişen piyasalarda faaliyet gösteren şirketler, 2025’in son aylarında üretim ve yeni siparişlerde artış kaydetse de 2026’ya ilişkin beklentilerinde temkinli kalmayı sürdürüyor. S&P Global tarafından derlenen PMI anketleri, iş dünyası güveninin 2025 boyunca kalıcı biçimde zayıfladığını ve Nisan 2025’te ABD’nin açıkladığı kapsamlı tarifelerin ardından kaybedilen zeminin geri alınamadığını ortaya koyuyor.
2025 yılı genelinde ölçülen iş güveni, verilerin tutulmaya başlandığı 2012’den bu yana en düşük yıllık ortalamaya gerilemiş durumda. Bu seviye, küresel ekonominin COVID-19 şokunu yaşadığı 2020 yılının dahi altına işaret ediyor.
Tarifeler Sonrası Güven Erozyonu Kalıcı Oldu
PMI’nın “Gelecek Üretim Endeksi” 2025 Aralık’ta üç ayın zirvesine yükselse de, uzun dönem ortalamasının belirgin biçimde altında kalmaya devam etti. Özellikle Nisan 2025’te ABD’nin gümrük tarifelerini devreye almasıyla yaşanan sert güven kaybı, yılın geri kalanında telafi edilemedi.
Gelişen piyasalar ile gelişmiş ekonomiler arasındaki güven farkı da açıldı. Gelişmiş ülkelerde iş dünyası güveni Nisan’daki düşüşün ardından hızla toparlanarak Mart 2025 seviyelerine geri dönerken, gelişen piyasalarda iyimserlik belirgin biçimde geride kaldı. Bu durum, küresel büyüme dinamiklerinde iki farklı hızın oluştuğuna işaret ediyor.
Hizmetler Toparlanıyor, Sanayi Geride Kalıyor
Sektörel ayrışma 2025’in sonunda daha görünür hale geldi. Hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalar Aralık ayında dokuz ayın en yüksek güven seviyesine ulaşarak genel tabloyu bir miktar destekledi. Buna karşın, imalat sanayinde güven geriledi ve Haziran 2024’ten bu yana en düşük seviyeye indi.
İmalat tarafındaki zayıflık, özellikle dış ticaret ve maliyet baskılarının yoğun hissedildiği ekonomilerde öne çıkıyor. Kazakistan’da KDV artışına ilişkin belirsizlikler, Meksika’da ise tarifelerin geleceğine dair endişeler güveni aşağı çekti. Çin, Hindistan ve Rusya’da da imalatçıların iyimserliği sınırlı kaldı.
Buna karşılık Tayland’da üretim ve yeni siparişlerdeki hızlanma, 2026’ya yönelik beklentileri yukarı taşıdı. Brezilya, Türkiye ve Güney Kore de yeni yıla görece daha güçlü bir güvenle giren ülkeler arasında yer aldı.
Güven Eksikliği İstihdamı Vuruyor
Zayıf beklentiler, istihdam kararlarına da doğrudan yansıdı. Gelişen piyasalarda istihdam Aralık ayında son beş ayın dördüncü düşüşünü kaydetti. İşten çıkarmaların hızı sınırlı olsa da, Ocak 2025’ten bu yana görülen en sert tempo dikkat çekti.
2025 yılı genelinde mevsimsellikten arındırılmış İstihdam Endeksi ortalaması 50,0 seviyesinde kaldı. Bu da yıl boyunca istihdamda net bir artış ya da azalış olmadığını, yani fiili bir durgunluk yaşandığını gösteriyor. İmalat sektöründe istihdam artışı yalnızca Mart ve Ekim aylarında görülebildi.
Bu tablo, üretim ve yeni siparişlerdeki artışa rağmen firmaların kapasite artırımı konusunda isteksiz kaldığını ortaya koyuyor. Normal şartlarda artan iş yükü istihdamı desteklerken, mevcut ortamda şirketler temkinli davranmayı tercih ediyor.
Enflasyon Baskıları Hafif, Ama Büyüme Kısıtlı
PMI verileri, maliyet enflasyonunun 2025’in sonunda belirgin biçimde hafiflediğine işaret ediyor. Girdi maliyetleri altı ayın en düşük artış hızına gerilerken, çıktı fiyatları Kasım ayındaki sınırlı artış temposunu korudu.
Ancak düşük enflasyon baskısı tek başına yeterli olmadı. İstihdamdaki zayıflık ve yatırım iştahındaki çekingenlik, 2026’nın başında büyümenin ivme kazanmasını zorlaştırıyor. İş gücü kapasitesinin sınırlı kalması, talep artsa bile üretim artışının hızlanmasını engelleyebilir.
2026 İçin Kritik Eşik: Güven Yeniden İnşa Edilecek mi?
Ocak PMI verileri, 2026’nın başında açıklanacak ilk önemli gösterge olacak. Bu veriler, şirketlerin yeni yılla birlikte beklentilerini revize edip etmeyeceğini ve artan iş yüküne paralel olarak istihdamı artırıp artırmayacağını gösterecek.
Mevcut tablo, gelişen piyasalarda büyümenin önündeki en büyük engelin artık enflasyon değil, güven eksikliği olduğunu ortaya koyuyor. Küresel ticaret politikalarındaki belirsizlikler giderilmeden ve jeopolitik riskler azalmeden, 2026’da güçlü ve yaygın bir toparlanma beklemek zor görünüyor.
Kaynak: S&P Global PMI / Andrew Harker
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
