Dünya Ekonomisi
Financial Times’tan Kritik “Venezuela” Analizi: ABD’li Bankaların Maduro Sonrası Venezuela Hesapları Neler?
ABD’li bankalar, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik operasyonun ardından ülkede özellikle enerji ve altyapı alanlarında on milyarlarca dolarlık potansiyel yatırım fırsatını değerlendirmeye başladı. Financial Times, Wall Street’in Maduro sonrası dönemde Venezuela’daki yatırım olanaklarını yokladığını aktardı.
ABD’li bankalar, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik operasyonun ardından ülkede özellikle enerji ve altyapı alanlarında on milyarlarca dolarlık potansiyel yatırım fırsatını değerlendirmeye başladı. Financial Times, Wall Street’in Maduro sonrası dönemde Venezuela’daki yatırım olanaklarını yokladığını aktardı.
Haberde, büyük ABD bankalarının, Venezuela’nın dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine sahip olması ve yıllardır ihmal edilen altyapının yenilenmesi için ortaya çıkacak yüksek finansman ihtiyacını mercek altına aldığı belirtildi. ABD özel sektörünün, Venezuela’nın yeniden inşa sürecinde merkezi bir rol üstlenmesi beklenirken, Latin Amerika’da güçlü varlığı ve yüksek likiditesi bulunan bankaların sürece ilgisi artıyor.
Büyük projeler uzun vadeye yayılacak
Uzmanlar, enerji ve altyapı gibi büyük ölçekli projelerin finansmanının yıllar alabileceğine dikkat çekiyor. Venezuela’da perakende bankacılıkta önemli bir paya sahip olan İspanyol BBVA, ülkedeki sermaye ve döviz kontrolleri nedeniyle kâr ve temettü transferinde zorluk yaşıyor. Bu kısıtlamaların gevşetilmesi, banka için önemli bir mali kazanç potansiyeli anlamına geliyor.
JPMorgan’ın Karakas’ta bir ofisi bulunmasına rağmen, bu ofisin uzun süredir aktif olmadığı biliniyor. Citigroup ise Venezuela’daki yüzyılı aşkın faaliyetini 2021 yılında Banco Nacional de Crédito’ya devretmişti.
Wall Street–Karakas hattında temaslar arttı
ABD’nin Maduro’ya yönelik operasyonunun ardından Wall Street’ten Venezuela’ya yönelik temaslar hız kazandı. Bazı bankaların, olası bir siyasi değişime karşı ön hazırlıklarını yaptığı ifade ediliyor.
Barclays’in, 2025 yılında Washington’da düzenlenen IMF toplantıları sırasında Venezuela muhalefetiyle yatırım odaklı özel görüşmeler gerçekleştirdiği; bu görüşmelerde petrol sektörü ve ham petrol satışlarının yeniden açılmasının ele alındığı belirtiliyor.
Enerji ve altyapı yatırımları ön planda
Yabancı bankaların, enerji yatırımlarının yanı sıra temel altyapı projelerinin finansmanında da kritik rol üstlenmesi bekleniyor. Ancak Venezuela’nın finansal hizmetler sektörünün sınırlı büyüklükte olması, bankaların kısa vadede hızlı bir geri dönüş konusunda temkinli davranmasına neden oluyor.
Bankalar, ABD yaptırımlarının geleceğini ve ülkedeki seçim sürecini yakından izliyor. Maduro sonrası dönemde Delcy Rodríguez’in, ABD onayıyla ülke yönetimini sürdürdüğü belirtiliyor.
Hukuki belirsizlik yatırımları sınırlıyor
Hukuk ve düzenleyici çerçevenin zayıflığı, yatırım kararlarının önündeki en büyük engellerden biri olarak öne çıkıyor. Bankaların, Venezuela pazarına girişte Chevron ve ExxonMobil gibi enerji devlerinin adımlarını referans alması bekleniyor.
Enerji yatırımlarının hayata geçmesi için finansmana erişim kritik görülürken, büyük ölçekli projeler için ABD hükümeti destekli garantilerin talep edilebileceği ifade ediliyor.
Venezuela ekonomisi, 2013–2020 döneminde yaklaşık yüzde 80 oranında küçüldü. Büyük ölçekli şirket birleşme ve satın almalarının gündeme gelmesi için ise en az iki yıllık bir süreç öngörülüyor. Küresel devler, ABD’nin geçmiş operasyonlarının ardından kalıcı bir siyasi dönüşüm sağlanamaması nedeniyle temkinli duruşunu koruyor.
