Dünya Ekonomisi
UNCTAD: Küresel ekonomide dayanıklılık var ancak büyüme patikası zayıflıyor
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) yayımladığı son Dünya Ekonomik Görünümü raporuna göre küresel ekonomi direnç göstermeye devam etse de, ticaret gerilimleri, mali baskılar ve artan belirsizlikler görünümü gölgeliyor. Küresel büyümenin 2026 yılında %2,7’ye yavaşlaması beklenirken, düşük yatırım iştahı ve yapısal sorunlar enflasyonun gerilemesine ve parasal gevşemeye rağmen büyüme ivmesini sınırlıyor.
Özet:
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) yayımladığı son Dünya Ekonomik Görünümü raporuna göre küresel ekonomi direnç göstermeye devam etse de, ticaret gerilimleri, mali baskılar ve artan belirsizlikler görünümü gölgeliyor. Küresel büyümenin 2026 yılında %2,7’ye yavaşlaması beklenirken, düşük yatırım iştahı ve yapısal sorunlar enflasyonun gerilemesine ve parasal gevşemeye rağmen büyüme ivmesini sınırlıyor.
UNCTAD tarafından yayımlanan rapor, mevcut küresel koşullar altında daha güçlü bir politika eşgüdümü sağlanmadığı takdirde dünyanın kalıcı olarak daha düşük büyüme patikasına kilitlenebileceği uyarısında bulunuyor. Rapora göre, daralan mali alan, ülkeler arasında dengesiz seyreden dezenflasyon süreci ve çok taraflı iş birliğinin zayıflaması; özellikle gelişmekte olan ve iklim şoklarına açık ekonomilerde Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na yönelik ilerlemeyi sekteye uğratıyor.
Küresel büyüme yavaşlıyor, tablo bölgesel olarak dengesiz
UNCTAD tahminlerine göre küresel ekonomi 2026 yılında %2,7 büyüyecek, 2027’de ise sınırlı bir toparlanmayla %2,9’a yükselecek. Ancak bu oranlar, pandemi öncesi ortalama büyüme hızı olan %3,2’nin belirgin şekilde altında kalmaya devam edecek.
Raporda, ABD ve Asya’nın bazı bölgelerinde iç talep ve politika gevşemesinin ekonomik faaliyeti desteklediği belirtilirken, Avrupa’da büyümenin zayıf seyrettiği vurgulanıyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise yüksek borçluluk ve artan iklim kaynaklı şoklar, ekonomik performansı baskılayan temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Ticaret ve yatırımlar için riskler artıyor
2025 yılında küresel ticaret, beklenenden daha güçlü bir performans sergiledi. Bu görünümde, olası gümrük tarifeleri öncesinde yapılan öne çekilmiş sevkiyatlar ve hizmet ihracatındaki artış etkili oldu. Ancak UNCTAD, bu geçici desteklerin 2026’da ortadan kalkacağını ve küresel ticaret büyümesinin yeniden yavaşlayacağını öngörüyor.
Artan ticaret engelleri ve politika belirsizliği, yatırımlar üzerindeki baskıyı artırırken, yatırım harcamalarının birçok bölgede zayıf seyrini sürdürdüğü belirtiliyor. Bu durum, orta vadeli büyüme potansiyelini sınırlayan temel risklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Enflasyon düşüyor ama hayat pahalılığı sürüyor
Rapora göre küresel manşet enflasyonun 2026 yılında %3,1’e gerilemesi, 2025’teki %3,4 seviyesine kıyasla olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor. Buna karşın, yüksek fiyat seviyeleri özellikle düşük gelirli hanehalklarının reel gelirlerini aşındırmaya devam ediyor.
Gıda, enerji ve konut maliyetleri; hem hayat pahalılığı baskısının hem de gelir eşitsizliğinin başlıca kaynakları olmaya devam ediyor. UNCTAD, enflasyondaki düşüşe rağmen sosyal refah üzerindeki baskıların kısa vadede ortadan kalkmayacağına dikkat çekiyor.
Finansal koşullar gevşedi, kırılganlık sürüyor
Küresel ölçekte faiz oranlarının düşmesi ve piyasa algısının iyileşmesi, sermaye akımlarında sınırlı bir canlanma sağladı. Ancak rapor, özellikle yapay zekâ bağlantılı sektörlerde varlık fiyatlarının aşırı değerlenmiş olabileceği uyarısında bulunuyor.
Buna ek olarak, borçlanma maliyetleri her ne kadar gerilemiş olsa da, birçok gelişmekte olan ülke yüksek borç yükü ve uygun maliyetli finansmana erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle kırılgan konumunu koruyor.
UNCTAD’dan politika önerileri
Raporda küresel ekonomi için dört temel politika önerisi öne çıkıyor. İlk olarak, kalıcı fiyat baskılarıyla mücadelede yalnızca para politikasının yeterli olmadığına dikkat çekiliyor. Para, maliye ve sanayi politikaları arasında daha güçlü bir eşgüdüm sağlanmasının; enflasyonu istikrara kavuşturmak, yatırımları desteklemek ve kırılgan grupları korumak açısından kritik olduğu vurgulanıyor.
İkinci olarak, maliye politikasının stratejik ve güvenilir biçimde kullanılması öneriliyor. Hedefli ve geçici desteklerin hayat pahalılığına karşı hanehalklarını koruyabileceği, ancak orta vadeli mali planlar ve ihtiyatlı borç yönetimiyle mali alanın yeniden inşa edilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Üçüncü başlıkta, çok taraflı iş birliği ve kalkınma finansmanının ölçek büyütmesi gerektiği belirtiliyor. Sevilla Taahhüdü kapsamında borç reformu, imtiyazlı finansman ve iklim finansmanının genişletilmesi; yatırım açıklarının kapatılması ve sistemik risklerin azaltılması açısından hayati görülüyor.
Son olarak, açık ve kurallara dayalı küresel ticaret sisteminin güçlendirilmesi çağrısı yapılıyor. Şeffaflık, öngörülebilirlik ve iş birliğinin artırılmasının, giderek parçalanan küresel ekonomide büyümeyi desteklemek için merkezi önem taşıdığı vurgulanıyor.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
