Sosyal Medya

Genel

SABAH Raporu:  Powell faiz indirimi sinyali verirken dolar zayıflıyor, içeride gündem siyaset! 

Dolardan kaçış tam hız, valrık valonu ve Çin deflasyonu aşağı yönlü riskler. Bizim piyasalar yeniden siyasi riske odaklandı.

SABAH Raporu:  Powell faiz indirimi sinyali verirken dolar zayıflıyor, içeride gündem siyaset! 

Türk mali piyasalarında son dönemde hüküm süren limoni ya da tatsız hava dün de devam etti.

 

Siyasi cephede CHP belediyelerine yönelik zihinleri meşgul eden süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi ekseninde Başkan Yavaş hakkında soruşturma başlatabilmesi için izin talebi ve devamında dün İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan hakkında “Görevi yaptırmama konusunda direnmekten” iddianame düzenlendiği haberi, siyasi risk algısını artırarak TL ve hisse senetlerinde satış baskısını güçlendirdi.

Borsa İstanbul ana endeksi günü %2,3 düşüşle tamamladı. Son 16 günde endekste düşüş %10,6 seviyesinde olurken, teknik mânâda aşağıda 10,250 seviyesine dikkat etmek gerekiyor. Faiz indirimlerinin yarayacağı beklentisiyle alımlara sahne olan bankacılık endeksi, enflasyona yönelik değişen beklentilerin faiz indirim beklentilerini de bozması ile tam ters yönde hareket ederek dün %5’e yakın değer kaybetti. Bankacılık endeksinin son 16 günde %20’den fazla gerilediğini not edelim. CDS risk primi 272 baz puan seviyesine yükselerek son bir ayın zirvesine gelirken, tahvil piyasasında da beklentilerin değişmesi ile 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %40,71 seviyesine gelerek neredeyse son beş haftanın zirvesini test etti.

Atilla Yeşilada: Borsa Niye Düşmeye Mahkum?

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Türkiye cephesinde 24 Ekim tarihinde görülecek CHP kurultay ve mutlak butlan davaları yaklaşırken siyasi tansiyonun da artma ihtimalini göz ardı etmiyoruz.

Yukarıda değişen enflasyon beklentilerinden söz etmişken, Friedman ve parasalcı iktisat okulunun “enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur” tezine katılmadığımızı belirtelim. Türkiye özelinde, yüksek faizlerin yarattığı servet etkisi ve bunun talebi baskılarken üretim kapasitesini zayıflatması, yani sanayisizleşme riski, enflasyonu besleyen arz yönlü dinamikleri öne çıkarıyor. Dolayısıyla kalıcı çözüm ancak kapsamlı yapısal reformlarla mümkün olsa da, bu adımların sonuç vermesi zaman alacaktır. Şu anda bu zamanı yaratmak kolay görünmediğinden, enflasyonla mücadelenin yükü yeniden TCMB’nin omuzlarında kalacak gibi görünüyor.

Son iki aya ilişkin yüksek gelen enflasyon verileri ardından, gıda fiyatlarının etkisiyle enflasyonun yüksek seyrini koruması ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Bu minvalde, TCMB'den haftaya perşembe günü sonuçlanacak olağan PPK toplantısında 100 baz puan gibi ölçülü bir indirim adımı görebileceğimizi, bir ihtimal da olsa piyasalara yanlış bir sinyal vermemek adına faiz oranlarını sabit bile tutabileceğini düşünüyoruz.

Enflasyonun yapışkanlık göstermesi ile sene sonu %30 seviyesinde olan enflasyon beklentilerinin de hemen hemen her kurum tarafından yavaş da olsa yukarı yönlü güncellendiğini görüyoruz.

Yurt dışı cephede ise Trump'ın geçen hafta fitilini ateşlediği ticaret savaşlarına yönelik endişeler piyasaların üzerinde baskı unsuru olmaya devam ederken, dolardan kaçan yatırımcıların sığındığını kıymetli metaller tarafında ise yükseliş isteğinin devam ettiğini görüyoruz.

Dün de bültenimizde dile getirdiğimiz üzere, altın gümüş rasyosunda 77,50, atının cephesinde ise teknik mânâda 4,200 dolar seviyesini takip ediyoruz. Gümüşün dün sabah saatlerinde 53,60 dolar seviyesini test etmesi ile rasyo da 77,52 seviyesine kadar gelerek akabinde yönünü yukarıya (80,20) çevirdi. Londra'da yaşanan fiziki gümüş sıkışıklığı ardından spot ile vadeli fiyatlar arasından makas, ABD'den uçakla getirilen gümüş ardından daralırken, çok uzun bir süredir taşıdığımız gümüş uzun pozisyonlarımızı dün kâr al çalıştırarak realize ettik.

Teknik mânâda, rasyonun 77,50 seviyesinin altına gelmesi durumunda, yeniden gümüş cephesinde uzun pozisyon açacağız. Şimdilik biraz 'nefeslenmek' istiyoruz. Altın cephesinde var olan uzun pozisyonlarımızı da, artık hedef seviyemizin (4,200 dolar) iyice kıyısına gelmemiz ile bugün realize edeceğiz. Dün de bültenimizde dile getirdiğimiz üzere, değer kazanan kıymetli metalleri mi, yoksa eriyen dolar mı sorusuna cevabımız aslında net. Doların ölçü birim özelliğini kaybetmesi sonrası, piyasaların kıymetli madenleri güvenli liman olarak görmeye devam edeceğini, itibarlı paralarda önümüzdeki yıllarda yaşanabilecek büyük çaplı değer erozyonuna karşı kıymetli madenlerin talep görmeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Öte yandan, IMF-Dünya Bankası toplantıları göz ucuyla takip edilirken, IMF'nin finansal istikrar raporunda, ticaret savaşları, jeopolitik gerilimler ve yüksek kamu açıklarına rağmen varlık fiyatlarının gerçeğinden fazla yükseldiği, bu durumun ani ve sert bir piyasa düşüşünü tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.

 

Fed Başkanı Powell, ABD ekonomisinin beklenenden biraz daha sağlam bir seyir izlediğini, ancak işgücü piyasasının zayıf kaldığını söyledi.

Philadelphia’daki konuşmasında Powell, faiz indirimlerinde toplantıdan toplantıya ilerleyeceklerini belirterek hem enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde olmasının hem de istihdamdaki durgunluğun karar süreçlerini zorlaştırdığını vurguladı. Powell, son dönemde ekonomik verilerin güçlü geldiğini ancak bunun işe alımlara yansımadığını ifade etti. Hükûmetin kapanması nedeniyle bazı resmî veriler yayınlanmasa da, mevcut göstergelerin Fed’e yeterli bilgi sağladığını söyledi.

Başkan Powell faiz indirimlerine açık kapı bırakırken, bilanço küçültme sürecinin de -likiditenin azalması kaynaklı olduğunu düşünüyoruz- sonuna yaklaşıldığını belirtti. Bu açıklamalar, yıl sonuna kadar 48 baz puanlık indirim beklentisini (2 kere 25 baz puan) güçlendirirken, dün gece ABD borsaları yön bulmakta zorlandı.

Teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi %0,7, en büyük 500 şirketi barındıran S&P500 endeksi ise hafif de olsa geriledi. Yeni gün başlangıcında,  ABD borsalarının vadeli işlemlerinde yükseliş isteği ağır basarken, Pasifik'in diğer ucunda Kore borsası %2 yükselişle başı çekerken, gösterge endeks Tokyo borsası ise %1,3 yükseldi.

Çin’de zayıf talep deflasyon baskılarını sürdürdüğünü görüyoruz. Eylül ayında tüketici fiyatları %0,3, üretici fiyatları %2,3 geriledi.

Uzayan emlak krizi ve artan ABD-Çin gerilimi harcamaları sınırlarken, Trump’ın yeni gümrük vergileri ve liman ücretleri açıklamalarıyla tansiyonun da yüksek seyretmeey devam ettiğini görüyoruz. Siyasi sorunlar yaşayan Fransa'da Başbakan Lecornu’nun emeklilik reformunu 2027 seçimleri sonrasına ertelemesi Avrupa piyasalarına moral verdi.

Dolar, faiz indirimi beklentileri ve Fransa'dan gelen haberlerle EUR karşısında gerilerken, 10 yıllık ABD tahvil faizi %4 seviyesini aşağıda test etti.

Faiz getirisi olmayan altının ons fiyatı 4,185 dolar ile yeni rekor seviyelere ulaştı. Gümüş 52 dolar seviyesinde kalırken (rasyo: altın gümüşten 80,3 kat daha pahalı), kripto cephesinde ise dün bir kez daha 110bin seviyesine kadar gerileyen bitcoin bu sabah 112bin seviyesinde yer alarak tehlikeli sulardan uzak durmaya çalışıyor. Aşağıdaki grafikte de görebileceğiniz üzere, teknik mânâda haftalık kapanışın 109bin dolar seviyesinin altında olmaması gerekiyor.

Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye'de bütçe dengesi, yurt dışında ise Euro bölgesi sanayi üretimi takip edilebilir.

 

 

Emre Değirmencioğlu, Kıbrıs İktisat Bankası

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

  • Gazprom: TürkAkım Altyapısına Saldırılar Artıyor, Enerji Piyasasında Baskı Yükseliyor

    Enerji uzmanları ise BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifesinde yeni bir artışa gidebileceğini belirtiyor.

  • İran’dan Tehdit: “Dünya 200 Dolarlık Petrol Fiyatına Hazır Olsun”

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Körfez’de ticari gemilere…

  • Mehmet Öğütçü: Orta Doğu’daki Savaş Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkiler?

    ürkiye için petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş cari açık, enflasyon ve finansal piyasalarda oynaklık riskini artırıyor. Bununla birlikte kriz, Türkiye’ye yatırım ve lojistik açısından yeni fırsatlar da yaratabilir.

  • Besler, inovasyon ve Ar-Ge stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi 

    Besler’in 2025 yılında konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt kârı ise 8 milyar TL oldu...

  • ANALİZ:  ABD TÜFE Fed’e ne mesaj verdi?

    Her ay söylediğim gibi Trump ve ekibi bilerek ve isteyerek dünyayı ekonomik krize götürüyorlar. Görüşümü koruyor ve krizin 1-3 yıl içerisinde gerçekleşeceğini düşünüyorum.

  • Kron Teknoloji 2025’te Beklentilerin Üzerinde Büyüdü; Gelirler yüzre 31, Yinelenen Gelirler yüzde 43 Arttı!

    Küresel siber güvenlik pazarında 35 ülkede faaliyet gösteren yerli yazılım şirketi Kron Teknoloji, 2025 yılını tüm finansal hedeflerinin üzerinde kapattı...

  • DESA 2025 Yılında Karlılığını Güçlendirdi: Net Kâr %35 Artışla 581 Milyon TL’ye Ulaştı

    Üretim, perakende ve ihracat alanlarında yarım asrı aşan deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen deri markalarından DESA, 2025 yılı finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı...

Benzer Haberler