Sosyal Medya

Emre Balıca

Emre Balıca Yazdı…”Güneş Doğuyor”

Merhaba sevgili okurlar Ben yazıya bu kadar ara verip tekrar bilgisayar başına oturunca iki eski dostun kavuşması gibi hasretle ekrandaki…

Emre Balıca Yazdı…”Güneş Doğuyor”

Merhaba sevgili okurlar

Ben yazıya bu kadar ara verip tekrar bilgisayar başına oturunca iki eski dostun kavuşması gibi hasretle ekrandaki beyazlığa dalıp gidiyorum.

Parmaklarım klavyede bir geziyor, tozunu alıyor. Mouse’u sağa sola garip hareketler çizecek biçimde sallıyorum. Ki sanırım çok sallamış olmalıyım. Bulunduğum yerdeki tuhaf bakışlardan delirdiğimi düşündükleri açık.

Neyse.

Bu kadar uzun süre yazmayınca siz benden ekonomi hakkında bir şeyler de bekliyorsunuzdur. Klavyeme dokundukça bunun ağırlığını hissediyorum. Valla ne yalan söyleyeyim. Her şey daha önce de söylendiği gibi toz pembe. Hatta pespembe. Sanayinin göbeğinde insanlar o kadar kazanıyorlar ki, sanırım kazandıkları para fazlası ile yetmiş olmalı fabrikaları kapatıp tatile gidiyorlar. Kiralık fabrika sayısının bulunduğum sanayi içinde her gün artıyor olması muhtemelen işlerin çokluğundan.

Ya da krediler o kadar bol dağıtılıyor ki, son düzenlemeden sonra ihracatçı krediye nereden ulaşırım derdi yerine çekimi nasıl yazdırmadan ayı atlatırım diye düşünüyor. Ayrıca hazır kredi kartlarında da düzenleme geldiğine göre yaşasın KOBİ’ler ve KOBİ sevenler.

Bu arada benzin ve motorine zam geldi mi yakında? Ben bisiklete geçmeye hazırlanıyorum da.

Son olarak laf salatasının dibine vurayım ki Tarım ÜFE’deki rekor artıştan bahsedeyim de tam salatalık olsun. Pazarda çileğin kilosuna 300 tl dediklerinden beri kalbim sevgi dolu atıyor. Tarım TÜFE son yedi ayın zirvesini yaptı. Yaşasın tarım dolu hayatımız.

Bak işte kalbim sevgi dolu atıyor deyince aklıma geldi. Bayağıdır da yazmadığım için haliyle paslanmışım. Paslanmayı her yerde yaşıyorsunuz ya hayatın geneline de baktığınızda. Galiba heyecan ile çarptıkça bir kalp paslanmıyor. Size günlük o heyecanı yaşatan biri var ise hayatınızda kalbinizin pas tutmasına imkân yok. Dedim ya yazmadım bir süredir ama ekonomiden uzak kalmadım. Ayrıca bana hadi bu yazıya sebepsin diye klavye başına oturduğum kalbimi pastan kirden koruyan düşünen biri olunca kelimelere dökülmemek mümkün değil.

Bir süredir yazı yazamıyor oluşumun sebebi elbette mevcut ekonomik süreçlerin beni de yıpratmış olması gibi bazı sağlık problemleri de yaşamış olmam. Elim ya da zihnim hiç yazıya gitmek istemedi.

Bir süredir toparlanmaya çalışırken yanımda olan biricik eşimin, arada bir hırpaladım kalbini ruhunu. Bakışlarındaki keyfi kaçırdım yeri geldi. Yeri geldi gülümsemesini sildim yüzünden. Şimdi o toparlanma evresinde haliyle görevin büyüğü bana düşüyor. Kendini affettirmek. Kalbinizi pastan kirden koruyan birine karşı daha farklı davranmanız gerekir. İşte orada ben biraz sanırım tam anlamıyla odunluk ettim.

Türkiye ekonomisi gibi yavaş yavaş düzlüğe çıkmaya çalışırken olmadık bataklıklara saplanan ekonomi gibi toparlanma zamanı başladı. Güneş doğuyor bir taraftan onun sıcaklığını hissederken şimdi benim de bu hayatı yaptığım hataları telafi edecek biçimde toparlama zamanı. Haksızlıkları ortadan kaldırma zamanı.

Dedim size bu kadar zaman sonra yazınca böyle oluyor sevgili okur. Bundan sonra hem borsa yazmaya hem ekonomi yazmaya devam. Yenilenen haliyle Emre geliyor.

Teşekkür ederim. İyi ki varsın sevgili eşim Pınar.

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler