Dolar/TL49,83
0.10%
Euro/TL55,46
0.17%
Gram Altın6.494,23
0.42%
BIST 10011.165,44
0.13%
Brent Petrol$111,66
2.06%
Gümüş/Ons$53,72
1.45%
Gedik Yatırım
Ekonomi

2026’da Türkiye ekonomisi; Dengelenme mi, kırılganlık mı?

İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi ve Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmelerin ve 2026’ya ilişkin görünümün ele alındığı bir panel düzenledi. Prof. Dr. M. Ege Yazgan, Prof. Dr. Asaf Savaş Akat ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu’nun katıldığı panelde artan gıda enflasyonu, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gelişmelerin ekonomiye yansımaları değerlendirildi.

5 Nisan 2026

2026’da Türkiye ekonomisi; Dengelenme mi, kırılganlık mı?

İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi ve Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmelerin ve 2026’ya ilişkin görünümün ele alındığı bir panel düzenledi. Prof. Dr. M. Ege Yazgan, Prof. Dr. Asaf Savaş Akat ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu’nun katıldığı panelde artan gıda enflasyonu, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gelişmelerin ekonomiye yansımaları değerlendirildi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi ile Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi (BİLGİ CEFIS) Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmelerin ve 2026 yılına ilişkin görünümün ele alındığı bir panel düzenledi. Panelde 2025 yılında uygulanan dezenflasyon ve dengelenme politikalarının sonuçları değerlendirilirken, 2026 yılına girerken artan gıda enflasyonu, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkileri çok boyutlu olarak ele alındı. Kur dinamikleri, cari denge ve para politikasının karşı karşıya olduğu yeni kısıtlar panelin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serda Selin Öztürk moderatörlüğünde düzenlenen panelde, İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. M. Ege Yazgan, Prof. Dr. Asaf Savaş Akat ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu konuşmacı olarak yer aldı.

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Serda Selin Öztürk, açılış konuşmasında 2025 yılının dezenflasyon süreci ile 2026 yılında öne çıkan yeni risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Panelde İran-İsrail gerilimiyle petrol fiyatlarında oluşan yukarı yönlü baskının enflasyon, üretim maliyetleri, kârlılıklar, cari açık ve döviz talebi üzerindeki etkileri ele alındı. Ayrıca gıda fiyatları ve arz yönlü gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkisi ile enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisine yansımaları değerlendirildi.

‘Enflasyon iyileşirken başka dengesizlikler birikiyor’ 2025 yılı Türkiye ekonomisini değerlendiren Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, enflasyonda yaşanan kısmi iyileşmeye rağmen ekonomide farklı alanlarda dengesizliklerin biriktiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Akat, “2025 yılında yüzde 3.6 büyümeye rağmen istihdamda bir artış yaşanmadığını görüyoruz. Yumuşak bir dezenflasyon olsa da verimlilik, rekabet gücü, talebin yapısı ve yatırımlar açısından ciddi sorunlarımız var ve bu sorunlar birikiyor. Bu tabloda enflasyon yükselmiyor, ancak düşmüyor da. Bu durum enflasyonun giderek yapışkan hale geldiğini gösteriyor. Böylesine tekrar eden, kronik bir hastalığa dönüşmüş enflasyon klasik mücadele yöntemleriyle çözülemez, daha köklü müdahaleler gerektiren bir operasyon işidir” dedi.

‘Fiyatlama davranışında belirgin bir kırılma yaşıyoruz’ Enflasyonla mücadelede politika alanının sınırlı olduğunu ve çözümün fiyatlama davranışının düzelmesi ile güvenin yeniden inşa edilmesine bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. M. Ege Yazgan, “2022’den itibaren Türkiye’de hizmetler sektöründe fiyatlama davranışında çok belirgin bir kırılma yaşıyoruz. Fiyatların değişme sıklığı artarken bu güncellemeler çok daha yüksek oranlarda yapılıyor. Hizmetler sektörü döviz kuru şoklarına cevabını fiyat hareketlerini yukarıya doğru çekerek veriyor. Bu ortamda yeni bir döviz kuru hareketi de benzer şekilde etki edecektir. Krediyi artırırsanız bu sadece fiyatlara yansır. Bu nedenle mevcut koşullarda politika alanı oldukça sınırlı” diye konuştu.

Mevcut ekonomik durumu iyileştirmek için üretimin artırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yazgan, “Üretimi artırıcı yatırımları, gerekirse teşviklerle desteklemek gerekiyor. Kısa sürede sonuç alınabilecek alanlardan biri ise tarım. Arz tarafının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor” dedi.

‘Tarımsal arz ve verimlilikte gerileme yaşanıyor’ Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ise artan gıda enflasyonunun arkasındaki yapısal sorunlara dikkat çekti. Türkiye’nin nüfus dinamikleri, göç ve turizm hareketliliği nedeniyle güçlü bir talep yapısına sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Aslanoğlu, buna karşın tarımsal arz ve verimlilikte gerileme yaşandığını ifade etti. Prof. Dr. Aslanoğlu, “Planlama eksikliği ve günlük politikaların etkisiyle tarımla uğraşanların sayısı azalırken üretim verimliliği düşüyor. Bu durum temel bir yapısal sorun yaratıyor. Türkiye’nin arz kapasitesini artırmadan ve uzun vadeli, kapsamlı bir planlama yapmadan gıda enflasyonunu kalıcı biçimde düşürmek mümkün değil” dedi.

‘Jeopolitik gelişmeler ekonomi politikalarının yönünü belirleyebilir’ Türkiye ekonomisinin mevcut koşullarını ve önümüzdeki döneme ilişkin temel riskleri değerlendiren Prof. Dr. Aslanoğlu, jeopolitik gelişmelerin belirleyici rolüne dikkat çekti: “Bugün en büyük belirsizlik, bölgedeki gerilimlerin ne kadar süreceğidir. Sürecin kısa sürmesi halinde tablo yönetilebilir; ancak uzaması durumunda ekonomi politikası hedeflerinin ve çerçevesinin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Bu süreçte büyümeden sert şekilde vazgeçmek ya da kurda ani ve sert hareketlere izin vermek ekonomiye zarar verir. Önümüzdeki dönemde iç talebin desteklendiği bir yapı sürerken enflasyonun görece yüksek seyretmesi olasıdır. Uzun vadede ise temel ihtiyaç, doğru fiyatların oluştuğu, beklentilerin çıpalandığı ve dış talebe dayalı büyüme ile desteklenen güçlü bir ekonomik çerçevedir” dedi.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Hizmet Sektöründe Eylül Raporu: Yıllık En Yüksek Fiyat Artışı Lojistikte Yaşandı
Ekonomi

Hizmet Sektöründe Eylül Raporu: Yıllık En Yüksek Fiyat Artışı Lojistikte Yaşandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemine ait Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) sonuçlarını duyurdu. Açıklanan verilere göre hizmet sektöründeki fiyat artışı aylık bazda sınırlı kalırken, yıllık bazda yükseliş trendini sürdürdü. Hizmet üretici fiyatları eylül ayında bir önceki aya göre %0,17, geçen yılın aynı ayına göre ise %33,23 oranında artış gösterdi.

28 Ekim 2026
TÜİK Açıkladı: Eylül Ayında Dış Ticaret Açığı Yüzde 25,8 Geriledi
Ekonomi

TÜİK Açıkladı: Eylül Ayında Dış Ticaret Açığı Yüzde 25,8 Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan Eylül 2026 Dış Ticaret İstatistikleri yayımlandı. Eylül ayında ihracatın ithalattan daha hızlı bir büyüme kaydetmesiyle birlikte, dış ticaret açığında yıllık bazda belirgin bir daralma yaşandı. Ancak yılın ilk dokuz aylık döneminde toplam dış ticaret açığındaki artış eğilimi devam etti.

28 Ekim 2026
AKP'den Emeklilere Yeni Düzenleme Hazırlığı: Hangi Emekli Ne Kadar Zam Alacak?
Ekonomi

AKP'den Emeklilere Yeni Düzenleme Hazırlığı: Hangi Emekli Ne Kadar Zam Alacak?

Yeni yıla yaklaşırken, Türkiye’deki 18 milyonu aşkın emekliyi ilgilendiren maaş artışı ve sosyal destek düzenlemelerine ilişkin detaylar netleşmeye başladı. AK Parti kurmaylarının üzerinde çalıştığı taslak kapsamında; emekli maaşlarına enflasyon farkının yanı sıra refah payı eklenmesi, en düşük emekli aylığının artırılması ve ilave ödemelerin emeklilerin sosyo-ekonomik durumuna göre kademelendirilmesi masada yer alıyor.

27 Ekim 2026