Gündem
CHP kurultay davası NİYE ertelendi? MHP de mutlak butlandan rahatsız
“Mutlak butlan” tartışmaları CHP içinde tansiyonu yükseltirken, olası bir kararın yalnızca parti yönetimini değil Türkiye siyasetinin genel dengelerini de etkileyebileceği konuşuluyor.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada mahkeme yeni duruşma tarihini 15 Eylül olarak belirledi. “Mutlak butlan” tartışmaları CHP içinde tansiyonu yükseltirken, olası bir kararın yalnızca parti yönetimini değil Türkiye siyasetinin genel dengelerini de etkileyebileceği konuşuluyor. MHP kulislerinden gelen “CHP zedelenmemeli” mesajları dikkat çekerken, Özgür Özel yönetimi süreci “siyasi operasyon” olarak tanımlıyor.
Mahkeme davayı 15 Eylül’e erteledi
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada yeni duruşma tarihi 15 Eylül olarak açıklandı.
Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada daha önce ceza yargılaması süreci ve görevsizlik kararına ilişkin itirazların beklenmesine karar verilmiş, dava önce 8 Eylül’e bırakılmıştı.
Son duruşmada taraf avukatlarının beyanları alınırken, davacı eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı CHP delegelerinin avukatı Onur Yusuf Üregen bir kez daha “mutlak butlan” talebini gündeme taşıdı.
Üregen, kurultay divan başkanının tarafsız davranmadığını savunarak genel başkanlık seçiminin şaibeli olduğunu öne sürdü.
Davacı taraf hem olağan hem de olağanüstü kurultayın geçersiz sayılmasını isterken, sözlü yargılama aşamasına geçilmesini talep etti.
CHP’den sert tepki
CHP’nin avukatı Çağlar Çağlayan ise davacı tarafın CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında kullandığı “gayri meşru” ifadesine sert tepki gösterdi.
Çağlayan, “Amaç sandık koymaktır, sonuç ortaya çıkmıştır, haliyle dava konusuz kalmıştır” dedi.
Mahkemenin erteleme kararının ardından Özgür Özel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada süreci siyasi operasyon olarak değerlendirdi.
Özel, “Partimize dönük hiçbir kumpas, 19 Mart Darbesi’nden bağımsız değildir” ifadelerini kullanırken, davanın sonuç odaklı değil süreç odaklı bir müdahale olduğunu savundu.
CHP lideri ayrıca Saraçhane’de düzenlenecek miting için çağrıda bulunarak Ekrem İmamoğlu ve parti yöneticilerine sahip çıkacaklarını söyledi.
Seçim Anketi: CHP İlk Sırada, Erdoğan’a Karşı Senaryolarda Muhalefet Önde
CHP içinde “en kötü senaryo” tartışması
CHP kulislerinde davanın yaratabileceği sonuçlar konusunda ciddi bir gerilim yaşanıyor.
Parti yönetimine yakın isimler açısından en büyük risk, mahkemenin “mutlak butlan” kararı vermesi ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden parti yönetimine dönmesi olarak görülüyor.
Kılıçdaroğlu cephesinde ise en olumsuz ihtimalin partiye kayyum atanması olduğu ifade ediliyor.
Parti içinde birçok isim her iki ihtimali de riskli görürken, süreci “kırk katır mı kırk satır mı” ikilemiyle tanımlıyor.
Bir dönem “kurultaylar partisi” olarak anılan CHP’nin bugün siyasi mücadelesini mahkeme salonlarında vermek zorunda kalması dikkat çekiyor.
“Mutlak butlan” kararı ne anlama geliyor?
Hukuk çevrelerinde tartışılan “mutlak butlan” kararı, kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına geliyor.
Böyle bir karar çıkması halinde, 2023 kurultayında genel başkanlığı Özgür Özel’e devreden Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden mahkeme kararıyla CHP’nin başına geçmesi gündeme gelebilir.
Ancak hukukçular, kurultayın üzerinden uzun süre geçmiş olması nedeniyle böyle bir kararın yalnızca parti yönetimini değil, bu süreçte alınan tüm siyasi ve idari kararları tartışmalı hale getirebileceğine dikkat çekiyor.
MHP kulislerinde rahatsızlık
Öte yandan MHP kulislerinden gelen mesajlar Ankara’da dikkatle takip ediliyor.
Devlet Bahçeli geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada CHP’nin “hukuken zedelenmemesi gerektiğini” söylemişti.
DW Türkçe’ye konuşan MHP’li kaynaklar, “mutlak butlan” tartışmasının fazla uzadığını ve bu durumun hem siyaseti yorduğunu hem de toplumda “yargının siyasallaştığı” algısını güçlendirdiğini savunuyor.
MHP kaynaklarına göre davada toplanması gereken delillerin büyük ölçüde tamamlandığı düşünülüyor ve artık sürecin belirsizlik içinde sürdürülmemesi gerektiği değerlendiriliyor.
Bahçeli’nin açıklamalarının CHP’ye açık destekten çok, Türkiye’deki siyasal dengeyi korumaya yönelik stratejik bir uyarı olduğu yorumları yapılıyor.
Bir MHP yetkilisi süreci, “Bir tuğlayı çekerken temele zarar verebilirsiniz” sözleriyle değerlendirdi.
“Güçlü ana muhalefet gerekli”
MHP kulislerinde öne çıkan bir diğer görüş ise Türkiye için güçlü bir ana muhalefetin gerekli olduğu yönünde.
Parti kaynakları, CHP’nin kontrolsüz biçimde zayıflamasının yalnızca muhalefete değil, iktidar sistemine ve siyasi dengeye de zarar verebileceğini düşünüyor.
MHP’ye yakın çevreler, tamamen iç krizlere gömülmüş bir ana muhalefetin Türkiye açısından sağlıklı olmayacağını savunuyor.
Bu yaklaşım, Bahçeli’nin “CHP milletle buluşmalı ve tarihi sorumluluğunu yerine getirmeli” açıklamalarıyla birlikte değerlendiriliyor.
Tartışmanın CHP içinden de beslendiği iddiası
MHP kaynakları ayrıca “mutlak butlan” tartışmasının yalnızca iktidar çevreleri tarafından değil, CHP içindeki bazı aktörler tarafından da canlı tutulduğunu öne sürüyor.
DW Türkçe’ye konuşan bir MHP’li yetkili, CHP içinde “silahları hazır, şarjörleri dolu bekleyen” isimler bulunduğunu savunarak parti içi hesaplaşmaların süreci uzattığını iddia etti.
Bu değerlendirme, Özgür Özel’in son dönemde Kemal Kılıçdaroğlu ve eski yönetimine yönelik sert açıklamalarıyla birlikte okunuyor.
Ankara kulislerinde genel beklenti, CHP kurultay davasının önümüzdeki dönemde yalnızca hukuki değil, aynı zamanda Türkiye’nin siyasi dengelerini belirleyecek önemli bir mücadele alanı olmaya devam edeceği yönünde.
