Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Dünya Ekonomisi

The Economist Analizi: Rusya Ekonomisi Geri Dönüşü Zor Bir Eşiğe Geldi

İngiliz yayın organı The Economist’te yer alan çarpıcı bir değerlendirmeye göre, Ukrayna’daki savaşın beşinci yılına girilmesiyle birlikte Rusya ekonomisi geri dönüşü son derece güç bir evreye girdi. Beklenen ani çöküş yaşanmasa da analiz, ekonominin artık sürdürülebilir bir iyileşme rotasından uzaklaştığını savunuyor.

24 Şubat 2026

The Economist Analizi: Rusya Ekonomisi Geri Dönüşü Zor Bir Eşiğe Geldi

İngiliz yayın organı The Economist’te yer alan çarpıcı bir değerlendirmeye göre, Ukrayna’daki savaşın beşinci yılına girilmesiyle birlikte Rusya ekonomisi geri dönüşü son derece güç bir evreye girdi. Beklenen ani çöküş yaşanmasa da analiz, ekonominin artık sürdürülebilir bir iyileşme rotasından uzaklaştığını savunuyor. Uzmanlar mevcut tabloyu, dağcılıkta kullanılan ve insan bedeninin kendini yenileyemediği 8.000 metre üzerindeki “ölüm bölgesi” kavramıyla açıklıyor.

Değerlendirmede, Rus ekonomisinin kısa vadede ayakta kalabilse bile uzun vadeli kapasitesini aşındıran bir yapıya sıkıştığı vurgulanıyor. İhracat gelirlerindeki zayıflama ve bütçe dengesindeki bozulma, vergi artışlarıyla telafi edilemeyecek bir baskı yaratıyor. Büyümenin 2025 yılında yüzde 1 civarında kalacağı öngörülürken, sonraki döneme ilişkin beklentilerin daha da karamsar olduğu belirtiliyor.

Son yıllarda ekonominin iki farklı işleyişe sahip yapıya ayrıldığına dikkat çekiliyor. Bir tarafta savunma ve askeri üretim merkezli öncelikli sektör bulunuyor. İş gücü, finansman ve ithalat kaynaklarına ilk erişim hakkına sahip olan bu alan, ekonominin ana kaynaklarını kendine çekiyor. Diğer tarafta ise özel girişimler, küçük işletmeler ve tüketim odaklı sektörler yer alıyor. Bu sivil alanların kaynaklara ulaşımının giderek zorlaştığı ve ekonomik faaliyetlerin baskı altında kaldığı ifade ediliyor.

Analize göre Rusya, 2000’li yıllarda büyümeyi destekleyen dış kaynaklı enerji gelirlerinden uzaklaşarak, iç kaynakların askeri harcamalara yönlendirildiği yeni bir düzene geçti. Bu dönüşüm, ekonominin üretken kapasitesini beslemek yerine aşındıran bir sürece benzetiliyor. Mevcut durumun para politikası araçlarıyla çözülebilecek geçici bir dalgalanma değil, yapısal bir bozulma niteliği taşıdığı ileri sürülüyor.

Savunma harcamalarının milli gelir içindeki payının yaklaşık yüzde 8 seviyesine ulaşması, normalleşme sürecini daha karmaşık hale getiriyor. Kriz yaşanmadan sivilleşmenin gerçekleşebilmesi için bir dizi zor koşulun aynı anda sağlanması gerektiği, bunun ise olasılık dahilinde görülmediği belirtiliyor. Öte yandan bütçe açığının milli gelire oranının pandemiden bu yana en yüksek seviyelere çıktığı, borçlanma maliyetlerinin sosyal harcamaları geride bıraktığı ifade ediliyor. Rus petrolünün küresel fiyatlara göre indirimli işlem görmesi de gelir tarafındaki baskıyı artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.

Peki ekonomik görünüm bu kadar kırılganken Kremlin neden geri adım atmıyor? Değerlendirmede, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yalnızca iç dinamikleri değil, küresel tabloyu da dikkate aldığı görüşü yer alıyor. Avrupa’daki ekonomik zorluklar, Ukrayna’nın yıpranmışlığı ve dünya ekonomisindeki durgunluk beklentileri, Moskova’nın stratejik hesaplarında belirleyici faktörler arasında gösteriliyor. Karşı tarafların zayıfladığına yönelik algının, çatışmanın sürdürülmesi yönündeki iradeyi güçlendirdiği ifade ediliyor.

Analiz, Rusya’nın savaşı belirli bir süre daha devam ettirebilecek kapasiteye sahip olduğunu kabul etmekle birlikte, bu sürecin risklerine dikkat çekiyor. Uzun süreli yüksek askeri harcamaların; mali istikrar, kurumsal yapı ve savaş sonrası toparlanma üzerinde kalıcı hasar bırakabileceği uyarısında bulunuluyor. “Ölüm bölgesi” benzetmesiyle, mevcut dengenin sürdürülebilir olmadığı ve zirvede geçirilen her ek yılın sistemsel kırılganlıkları artırdığı vurgulanıyor.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Uber’den Robotaksi Dönüşümü: Küresel Çapta 3 Bin 300 Çalışanını İşten Çıkarıyor
Dünya Ekonomisi

Uber’den Robotaksi Dönüşümü: Küresel Çapta 3 Bin 300 Çalışanını İşten Çıkarıyor

Robotaksi ve sürücüsüz araç alanında Tesla ile Waymo’nun artan rekabet baskısıyla karşı karşıya kalan Uber, yönetim kademelerini sadeleştirmek ve kaynaklarını otonom sürüş teknolojilerine aktarmak amacıyla küresel iş gücünün %10’unu oluşturan 3 bin 300 çalışanının işine son veriyor. Şirket bu hamleyle operasyonel verimliliği artırmayı, yönetim katmanlarını düşürmeyi ve uzaktan çalışma oranını %1 ile sınırlandırarak otonom geleceğe daha hızlı adapte olmayı hedefliyor.

3 Eylül 2026
Altında Yükseliş Trendi Neden Bitmedi? Dev Bankadan Dikkat Çeken Analiz
Dünya Ekonomisi

Altında Yükseliş Trendi Neden Bitmedi? Dev Bankadan Dikkat Çeken Analiz

Bütçe açıkları, yaptırım kaygıları ve rezerv çeşitlendirme hamleleriyle altının ons fiyatı rekor tazelerken, küresel finans merkezleri dolara bağımlılığın azaldığı yeni bir döneme adım atıyor.

3 Eylül 2026
G20'de Ortak Metin Çöktü: ABD ve Çin Arasında "Devasa Ticaret Fazlası" Restleşmesi
Dünya Ekonomisi

G20'de Ortak Metin Çöktü: ABD ve Çin Arasında "Devasa Ticaret Fazlası" Restleşmesi

ABD’nin başını çektiği G20 ülkeleri, Çin’in 1,2 trilyon dolara ulaşan rekor dış ticaret fazlası ve ucuz ihracat baskısı nedeniyle Pekin yönetimiyle sert bir anlaşmazlığa düştü. Kuzey Karolina’daki zirvede Çin; ticaret dengesizlikleri, borç yapılandırmaları ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer özgürlüğüne dair maddelere itiraz ederek ortak bildirinin yayımlanmasını engelledi. Toplantı, ABD ve AB’nin tepkilerine rağmen geleneksel bildiri yerine 19 ülkenin desteklediği başkanlık metniyle tamamlandı.

3 Eylül 2026