Sosyal Medya

Barış Soydan

Barış Soydan Yazdı…’Cevdet Akçay: Kısa Bilanço’

2023 seçimleri sonrasında Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetimini üstlenmesi, ardından Merkez Bankası yönetiminde yapılan değişiklikler pek çok kesimde büyük beklenti oluşturmuştu. Nurettin Nebati-Şahap Kavcıoğlu dönemi bitiyordu ve “rasyonel zemine" dönülüyordu. Merkez Bankası başkanlığına Amerika’dan Gaye Erkan’ın transfer edilmesi yeni bir dönemin kapısının açıldığının bir anlamda tescili olmuştu.

Barış Soydan Yazdı…’Cevdet Akçay: Kısa Bilanço’

2023 seçimleri sonrasında Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetimini üstlenmesi, ardından Merkez Bankası yönetiminde yapılan değişiklikler pek çok kesimde büyük beklenti oluşturmuştu. Nurettin Nebati-Şahap Kavcıoğlu dönemi bitiyordu ve “rasyonel zemine” dönülüyordu. Merkez Bankası başkanlığına Amerika’dan Gaye Erkan’ın transfer edilmesi yeni bir dönemin kapısının açıldığının bir anlamda tescili olmuştu.

Eski Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu’nun BDDK Başkanlığı’na atanması biraz bu havayı bozar gibi oldu. Ardından Şimşek, kendi kadrosunu kurarken Bakan Yardımcılarına ilişkin tercihler bir başka soru işareti doğurdu. Ama Merkez Bankası Başkan Yardımcılarının atanması sonrasında hava tekrar olumluya döndü. Bu isimler arasında en dikkat çekeni Cevdet Akçay’dı. Akçay 2023 yılında seçimlerden kısa süre önce Fatih Altaylı’nın programına katılmış ve iktidar cephesinde olası bir seçim başarısının  “Mevcut ekonomi politikalarının tasdiki olarak görüleceğini” söylemişti. Ama yanıldı ve Cumhur İttifakı hem Cumhurbaşkanlığı seçimini hem Meclis çoğunluğunu kazandıktan sonra keskin bir dönüş yaparak Mehmet Şimşek’le yola devam etme kararı aldı, Cevdet Akçay ise bir süre sonra Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı’na atandı. Akçay’ın bu göreve atanması Şimşek’in güçlü kadro kurma çabasına bir işaret olarak algılanmıştı. Pek çok kesimde büyük beklenti oluşturan yeni ekonomi yönetimi bu şartlarda yola çıktı.

Yeni Merkez Bankası yönetimi işe bekleneceği gibi faiz artırımlarıyla başlamıştı. Ama hızlı ve güçlü adımlar yerine sıkılaşmanın zamana yayılacağının anlaşılması beklentileri daha en baştan bozmaya başladı. Bir süre sonra Merkez Bankası Hafize Gaye Erkan’ın görevin gerektirdiği yöneticilik vasıfları ve karakter yapısından çok uzak olduğunun dramatik biçimde ortaya çıkması ve görevden alınması piyasalara soğuk duş oldu. Yeni ekonomi yönetimi enflasyonu yüzde 40’ta almıştı, Gaye Erkan istifa ettiğinde yıllık enflasyon yüzde 64’e yükselmişti.

Yeni Başkan Fatih Karahan, Erkan döneminde kendini gösteren politika belirleme ve uygulama sorunlarını miras aldı. Para politikasında istenen ivme bir türlü yakalanamamış ve bu arada eski dönemin uygulamalarına tekrar başvurulmaya başlanmıştı. Örneğin “arka kapı satışları” diye adlandırılan ve kamuoyuna açıklama yapılmaksızın döviz rezervlerinin satışını ifade eden uygulamaya tekrar dönülmüştü. Kesin rakamları tespit etmek zor olsa da Şimşek döneminin Nebati ve Albayrak dönemlerinden hiç geride kalmadığı  belliydi. Eski Merkez Bankası Başekonomisti Hakan Kara, 20 Mart 2024 tarihli tweetinde son birkaç haftada 20 milyar dolar rezervin satıldığını yazıyordu. Ekonomistlerin hesaplamalarına göre 19 Mart 2025 günü Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını takip eden birkaç günde toplam rezerv satışı 25 milyar doları bulmuştu.

Başkan Karahan dönemindeki değişikliklerden biri enflasyon raporu toplantılarında artık bazı sorulara başkan yardımcılarının yanıt vermesiydi. Bu yeni durum başkan yardımcılarının duruşlarının anlaşılmasına fırsat tanıdı, Cevdet Akçay için açık iletişim fırsatı doğmuştu.

Nitekim Akçay 8 Şubat 2024 tarihli toplantıda “İddiasız hedef koyan merkez bankası zaten oksimorondur. Yaptığımız şeye fena halde inanıyoruz” ve “Yedi aydır kopan bağlantıları yeniden ihdas etmeye çalışıyoruz” sözleriyle epey gündem oldu. Alabildiğine teknik görünümlü, İngilizce kavram yoğun cümlelerle ve biraz da üst perdeden ifadelerle Akçay’ın açıklamaları çok ilgi çekiyordu. Ama esas soruya, yani hedeflenen sonuçlara ne zaman ve nasıl ulaşılacağına dair tatmin edici bir yanıt vermiyordu. 7 Şubat 2025 tarihli toplantıda ise bu kez daha da üst perdeden bir söylemle enflasyon konusunda “30’larda takılır, inmez’ söylemleri hurafe; 30 da olabilir, 20 de, 18 de… Bilmiyoruz” demişti. Akçay yüzde 30 ve üzerinde bir enflasyonun ülkenin kaderi haline gelmekte olduğu yönündeki algıyı kırmaya çalışıyordu. Ama hayat enflasyonun yüzde 30’da takılacağını düşünenleri haklı çıkaracak, Merkez Bankası da 2025 sonu enflasyon tahminini revize ederek yüzde 31-33’e çıkaracaktı. Akçay bu revizyonun yapıldığı geçen haftaki toplantıda bu kez “Enflasyon ana eğiliminde aşağı yönlü kırılmanın nerede olacağını kestirmek zor; geciktiği aşikâr” demek durumunda kaldı ve “Faizin yüksek olması tek başına sıkılık demek değildir” diyerek gecikmeyi finansman koşulları ve talep üzerinden açıklamaya çalıştı. Dediğine göre şirketler önceleri çok fazla kredi kullanma ihtiyacı hissetmediği için para politikasındaki sıkılığı pek hissetmemişlerdi.

Akçay’ın enflasyon raporu sunumlarındaki çıkışları kimi çevrelerde “Cevdet Hoca aslında eleştiriyor, içeride doğru politikaları savunmaya devam ediyor” biçiminde yorumlanıyordu. Bu da Akçay’a enflasyonu düşürmedeki başarısızlığın faturasını üstlenmeme imkanı sağlıyordu, “Hoca doğruları söylüyordu ama politikalarda onun önerileri dikkate alınmıyordu”. Başkan Fatih Karahan bu algıyı “Bugüne kadar aldığımız bütün kararları oy birliğiyle aldığımızı ifade etmek isterim” diyerek kırdı.

Akçay’ın görev süresinin yaş haddinden 2026 baharında sona erdiği ve bir formülle uzatılması konusunda bir isteksizlik olduğu ne zamandır konuşuluyordu. Fatih Karahan geçen haftaki toplantıda Akçay’ın görev süresinin yaş haddinden dolayı 2026’nın nisan ayında sona ermesiyle ilgili soruya “Kurul üyelerinin atanma şartları ve görev süreleri yasalarla belirleniyor. Bizim böyle bir atama yetkimiz söz konusu değil. … Burada Cevdet Bey’in süresi nisan ayında yaş haddinden dolayı dolacak. Bu konudaki tasarruf bizim dışımızda” diyerek bu tartışmaya noktayı koydu.

Akçay büyük umutlarla gelmişti, gidişi öyle görünüyor ki, sessiz sedasız olacak.

 

BAKMADAN GEÇME

  • Time Dergisi, 2025 Yılın Kişisi Olarak ‘Yapay Zekâ Liderlerini’ Seçti: Listede Kimler Yok Ki!

    Time dergisi, 2025 için Yılın Kişisi unvanını bu kez tek bir bireye değil, “yapay zekanın mimarları” olarak tanımladığı bir liderler grubuna verdi. Seçilen isimler arasında Nvidia’nın CEO’su Jensen Huang, Meta’nın CEO’su Mark Zuckerberg, Elon Musk, OpenAI CEO’su Sam Altman, AMD CEO’su Lisa Su, DeepMind CEO’su Demis Hassabis, Anthropic CEO’su Dario Amodei ile yapay zekâ alanının öncü akademisyenlerinden Fei-Fei Li bulunuyor.

  • İflas Kervanına Dev Bir Şirket Daha Eklendi: Üretim Durdu, Binlerce Çalışan İşten Çıkarıldı

    Türkiye’nin önde gelen ambalaj üreticilerinden Multipak Ambalaj hakkında kesin iflas kararı verildi. Konkordato talebi mahkeme tarafından reddedilen şirket, yaşadığı mali sıkıntıları aşamayınca üretimini durdurdu ve çalışanlarını işten çıkardı.

  • ABD İş Gücü Piyasasında Yavaşlama Sürüyor, Kasım Ayında Sınırlı Toparlanma Bekleniyor

    Ekonomistler, ABD’de tarım dışı istihdam artışının Kasım ayında 50 bin kişi civarında gerçekleşerek toparlanma gösterdiğini öngörüyor. Ekim ayında ise federal hükümetteki istihdam kayıpları nedeniyle düşüş yaşandığı tahmin ediliyor.

  • Reuters: Meta Çinli çevrimiçi dolandırıcılara göz yumdu

    Reuters’in incelediği Meta iç belgelerine göre şirket, Çin’den gelen reklam gelirlerinin önemli bir kısmının dolandırıcılık, yasa dışı kumar, pornografi ve diğer yasaklı içeriklerle bağlantılı olduğunu tespit etti. 2024’ün ikinci yarısında Çin kaynaklı ihlalli reklamları ciddi biçimde azaltan özel ekip kurulsa da, belgeler Meta’nın daha sonra bu baskıyı gevşettiğini; bunun da 2025 ortasına gelindiğinde ihlalli reklamların yeniden yükselmesine yol açtığını gösteriyor.

  • Aracı Kurumlar Borsa İstanbul’u Nasıl Değerlendiriyor? Teknik Görünüm Güçleniyor, Hedefler Yukarı Revize Ediliyor

    TCMB’nin faiz indirimi sonrası Borsa İstanbul’da yükseliş ivmesi güçlenirken, aracı kurumlar BIST 100 endeksinde kritik teknik seviyelerin aşılmasını orta vadeli görünüm açısından olumlu değerlendiriyor. 11.160–11.250 bandının üzerinde kalıcılık sağlanması halinde, tarihi zirve olan 11.605 ve üzerinin gündeme gelebileceği görüşü öne çıkıyor. Bankacılık hisseleri başta olmak üzere endekste yukarı yönlü beklentiler artarken, küresel piyasalardan da pozitif ayrışma dikkat çekiyor.

  • SABAH Analizi: Kritik veriler ve merkez bankaları haftasında piyasalar bekle-gör stratejisinde

    Küresel piyasalarda risk iştahı, ABD’de açıklanacak kritik istihdam, perakende satış ve enflasyon verileri ile Fed, ECB, BoE ve BoJ toplantıları öncesinde belirgin biçimde zayıflamış durumda. Hisse senetleri, kripto varlıklar ve emtia fiyatlarında geri çekilmeler görülürken, yatırımcılar faiz patikasına ve merkez bankalarının mesajlarına odaklanarak bekle-gör stratejisini tercih ediyor.

  • Küresel Piyasalarda Temkinli Seyir: Hisseler Düşüyor, Dolar Zayıf, Gözler ABD Verilerinde

    Küresel piyasalarda risk iştahı haftaya zayıf başladı. ABD’den bu hafta açıklanacak kritik makroekonomik veriler öncesinde yatırımcılar pozisyonlarını azaltırken, hisse senetleri geriledi, dolar son iki ayın dip seviyelerine yakın seyretti. Asya ve Avrupa borsalarında satışlar öne çıkarken, kripto paralarda, emtiada ve tahvil piyasasında da temkinli bir tablo dikkat çekiyor.

  • 🚨 Son Dakika: GAİN Medya ve Anahat Holding’e Büyük ‘Kara Para Aklama’ Operasyonu! TMSF Kayyum Atandı

    HalkTV'ye göre, İstanbul merkezli yürütülen soruşturma kapsamında, dijital yayın platformu GAİN Medya'nın bağlı olduğu Anahat Holding ve iştiraklerine Jandarma ekipleri tarafından geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. 'Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlamalarıyla yapılan baskınlarda, aralarında şirket yöneticilerinin de bulunduğu üç kişi gözaltına alındı. Holdingin ve GAİN Medya'nın yönetimine ise el konularak TMSF kayyum olarak atandı.

  • Niye İngilizce konuşamıyoruz?

    Kalkınmanın yolu İngilizce'den geçer

  • Güldem Atabay yazdı:  Siyasette Taht Oyunları

    Türkiye, siyasetin yeniden sertleştiği ve piyasa dinamiklerinin giderek daha fazla siyasi hesapların gölgesinde kaldığı bir döneme giriyor. “Terörsüz Türkiye–Suriye” başlığı altında yürüyen süreç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden seçilmesine ilişkin senaryolarla iç içe geçerken, iktidar blokunda Erdoğan sonrası döneme dair güç mücadeleleri de giderek görünür hâle geliyor.

  • Piyasalarda umutlar yeniden yeşerdi: BIST 100 için kritik eşik 11.300 aşıldı

    Yılın son günlerine girilirken piyasalarda gelecek yıla ilişkin beklentiler yeniden güçleniyor. BIST 100 Endeksi’nin 11.300 puanın üzerinde tutunması halinde yükselişin devam edebileceği, olumsuz bir haber akışı olmaması durumunda endeksin dolar bazında 300 seviyesini hedefleyebileceği değerlendiriliyor.

  • Konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor

    Blackdot'tan Hakan Çalışkantürk'e göre, Konkordatotakip.com verileri, Türkiye ekonomisinde finansal stresin yeni ve daha yaygın bir evreye girdiğine işaret ediyor. 2025’in ilk 11 ayında konkordato başvuru sayısı 4.364’e ulaşarak 2019 krizini geride bıraktı. İnşaat, tekstil ve imalat sanayi başta olmak üzere birçok sektörde konkordato artık istisna değil, “yeni normal” haline geliyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: ‘İç piyasayı unutun…’

    Dünyanın en büyük iki ekonomisinden biri ve dünyanın fabrikası olarak nitelendirilen Çin, 2026 projeksiyonlarında ağırlığı yine iç piyasaya vermeye devam edeceğini açıkladı...

Benzer Haberler