Amerikan Merkez Bankası
Trump – Fed kavgası büyüyor, Fed bağımsız kalabilir mi?
Yatırımcılar İran Savaşı biterse, belirsizliğin de biteceğine inanıyor, yanılıyor.
Trump’tan Fed Başkanı Powell’a sert tehdit: “Gerekirse görevden alırım”
ABD Başkanı Donald Trump, görev süresi dolmak üzere olan Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik baskısını artırdı. Powell’ın koltuğunu gönüllü olarak bırakmaması halinde görevden alınabileceğini söyleyen Trump, aynı zamanda Fed binası yenileme projesine ilişkin soruşturmanın sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Süreç, Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirirken, Powell sonrası dönemde para politikası üzerindeki siyasi etkilerin artabileceği endişesi güçleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Jerome Powell’ın görevden ayrılmaması durumunda kendisini görevden alabileceğini bir kez daha dile getirdi. Fox Business’a verdiği röportajda Trump, Powell’ın görev süresi dolmasına rağmen Fed Yönetim Kurulu üyeliğinde kalması halinde müdahale edeceğini açıkça ifade etti.
Trump, “Eğer zamanında ayrılmazsa onu görevden almak zorunda kalırım” diyerek, aslında uzun süredir Powell’ı görevden almak istediğini ancak tartışma yaratmamak adına bu adımı ertelediğini söyledi.
Powell’ın görev süresi ve yerine aday: Kevin Warsh
Powell’ın Fed Başkanlığı görevi 15 Mayıs’ta sona eriyor. Trump, bu pozisyon için daha önce Fed’de görev yapmış olan Kevin Warsh’ı aday gösterdi.
Ancak Powell’ın yalnızca başkanlık görevi değil, aynı zamanda Fed Yönetim Kurulu üyeliği de bulunuyor ve bu görev süresi iki yıl daha devam ediyor. Geçmişte birçok Fed başkanı koltuğunu devrettikten sonra kurumdan tamamen ayrılmış olsa da Powell, gelecekteki planlarına ilişkin net bir açıklama yapmaktan kaçındı.
Bu durum, Powell’ın görevde kalıp kalmayacağına ilişkin belirsizliği artırırken, Trump yönetimi ile Fed arasındaki gerilimi de derinleştiriyor.
Fitch’ten 9 Türk Bankasına Kritik Hamle: Görünümler “Pozitif”ten “Durağan”a Çekildi!
Soruşturma krizi: Fed binası yenilemesi tartışma yaratıyor
Powell’ın görevden ayrılma sürecini karmaşık hale getiren unsurlardan biri de Fed’in merkez binasında yürütülen yenileme projesine ilişkin başlatılan soruşturma oldu. Washington DC savcısı Jeanine Pirro, projeye dair belgeleri talep etmek için Powell’a mahkeme celbi çıkarmaya çalıştı ancak bu girişim yargı tarafından reddedildi. Pirro, kararı temyize götüreceğini açıkladı.
Öte yandan Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, söz konusu soruşturma sonuçlanmadan Warsh’ın adaylığını Senato Bankacılık Komitesi’nden geçirmeyeceğini duyurdu. Bu durum, Fed’deki liderlik değişiminin daha da gecikmesine neden olabilir.
Trump ise projeye yönelik eleştirilerini sertleştirerek, “Bu sadece yolsuzluk değil, aynı zamanda ciddi bir beceriksizlik örneği” ifadelerini kullandı ve soruşturmanın mutlaka devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Faiz baskısı ve siyasi müdahale tartışması
Trump, açıklamalarında bir kez daha faiz oranlarının düşürülmesi gerektiğini savundu. Warsh’ın göreve gelmesi halinde daha düşük faiz politikalarının uygulanacağına inandığını belirtti.
Bu açıklamalar, Fed’in bağımsızlığına yönelik endişeleri artırırken, para politikasının siyasi etkiler altında kalabileceği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Fed bağımsızlığı sınavdan geçiyor
Yaşanan gelişmeler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bağımsızlığı açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Özellikle Trump yönetiminin, Fed üyelerinin görevden alınabilmesine ilişkin hukuki sınırları zorlayan adımları, kurumun yapısal dengesini tartışmaya açmış durumda.
San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, bölgesel Fed başkanlarının sistemdeki rolüne dikkat çekerek, bu yapının merkez bankası bağımsızlığının temel taşlarından biri olduğunu vurguladı.
ABD’de Fed sistemi, Washington’daki merkez yönetim ile ülke genelindeki 12 bölgesel Fed bankası arasında bir denge üzerine kurulu. Bu bölgesel başkanlar, doğrudan siyasi atama sürecine tabi olmamaları sayesinde daha bağımsız hareket edebiliyor. Para politikası kararlarında oy kullanan bu başkanlar, Fed Başkanı için de kritik bir denge unsuru oluşturuyor.
Yargı süreci ve yeni reform tartışmaları
Trump yönetiminin daha önce Fed Guvernörü Lisa Cook’u görevden alma girişimi de halen ABD Yüksek Mahkemesi’nde bekleyen bir dava olarak gündemdeki yerini koruyor. Bu dava, başkanın Fed yetkililerini görevden alma yetkisinin sınırlarını belirlemesi açısından emsal niteliği taşıyabilir.
Trump’ın ekonomi politikalarında etkili isimlerden biri olan Hazine Bakanı Scott Bessent, Fed’in ekonomideki rolünü eleştiren kapsamlı değerlendirmeler yaparken, kurumda reform ihtiyacına dikkat çekiyor.
Benzer şekilde bazı ekonomistler ve hukukçular, mevcut sistemin ABD Anayasası ile tam uyumlu olup olmadığını tartışmaya açmış durumda. Columbia Üniversitesi’nden hukuk profesörü Kathryn Judge, sürecin Fed bağımsızlığını zayıflatabilecek bir “sarsıntı dönemine” işaret ettiğini belirtiyor.
“Ateşle oynuyorsunuz” uyarısı
Fed’in eski yetkilileri ise siyasi müdahale riskine karşı uyarıyor. Eski St. Louis Fed Başkanı James Bullard, Fed yönetim kurulu üyelerinin kolayca görevden alınabilmesinin tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirterek, “Bu açıkça ateşle oynamaktır” dedi.
Bullard’a göre, siyasi iktidarın para politikası üzerinde doğrudan kontrol kurması durumunda, faiz kararları ekonomik gerçeklerden ziyade siyasi ihtiyaçlara göre şekillenebilir.
Belirsizlik sürüyor
Powell’ın görev süresi dolarken, yerine gelecek ismin onay süreci, devam eden soruşturmalar ve yargı kararları Fed’in geleceğini şekillendirecek kritik faktörler olarak öne çıkıyor.
Trump’ın Fed üzerindeki baskıyı artırması ve daha düşük faiz çağrılarını sürdürmesi, önümüzdeki dönemde ABD para politikasının yönü konusunda belirsizlikleri artırırken, küresel piyasalar açısından da yakından izlenen bir risk unsuru haline geliyor.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
