Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Kakao Piyasasında Ters Rüzgar; Fiyatlar Yıl Sonu Talebi Öncesi Düştü!

Kakao fiyatlarındaki düşüş ivme kazanıyor. Ocak ayında başlayan gerileme, 2025 yılı başından bu yana %45’e ulaşarak piyasalardaki dengesizliği artırdı...

Kakao Piyasasında Ters Rüzgar; Fiyatlar Yıl Sonu Talebi Öncesi Düştü!

Kakao fiyatlarındaki düşüş ivme kazanıyor. Ocak ayında başlayan gerileme, 2025 yılı başından bu yana %45’e ulaşarak piyasalardaki dengesizliği artırdı.

Öne çıkanlar:

  • 45% = Ocak 2025’ten bu yana kakao fiyatlarındaki düşüş
  • 5.000 ABD doları = Kakao fiyatının ton başına mevcut seviyesi
  • 60% = Fildişi Sahili ve Gana’nın küresel kakao üretimindeki payı

İki yıllık gerginliğin ardından mevcut düzeltme, kakao fiyatlarını daha makul seviyelere geri getiriyor. Ancak normalleşmeden söz etmek yanıltıcı olur: sektör, yapısal kısıtlar ve çekirdek üretiminin son derece yüksek coğrafi yoğunlaşması nedeniyle kırılganlığını koruyor.” Simon Lacoume, Sektör Ekonomisti

Rekordan Dengeye: Kakao Fiyatlarında Geri Çekilme

2024 yılının sonunda ton başına yaklaşık 12.000 ABD dolarına kadar yükselen kakao fiyatları, bugün 5.000 ABD doları/ton seviyelerine gerileyerek bir yıl içinde %50’nin üzerinde düşüş kaydetti. Bu sert geri çekilmenin arkasında iki temel unsur öne çıkıyor: Fildişi Sahili’nde olumlu seyreden hasat beklentileri ve 2024 yılında fiyat artışını körükleyen spekülatif hareketlerin sona ermesi. Ancak yaşanan bu düşüşe rağmen fiyatlar, 2012–2022 dönemine ait 2.525 ABD doları/tonluk ortalamanın hala iki katı seviyesinde bulunuyor.

Arz cephesinde kırılganlık devam ediyor

El Niño etkisinin ve swollen shoot virüsünün[1]  etkileri azalmış olsa da, arz açığı devam ediyor ve 2024 yılında yaşanan sorunlar büyük ölçüde sürüyor. Kakao plantasyonları yaşlanıyor, yatırımlar yetersiz kalıyor ve üretim coğrafi olarak yüksek derecede yoğunlaşmış durumda. Fildişi Sahili ve Gana, birlikte küresel kakao üretiminin yaklaşık %60’ını karşılıyor. Batı Afrika’nın diğer ülkeleri de eklendiğinde bu oran %70’e kadar çıkıyor. Bu nedenle kakao sektörü, bu bölgeden kaynaklanabilecek herhangi bir arz aksamasına karşı son derece kırılgan bir yapı sergiliyor.

Tüketim cephesinde güçlü seyir

Çikolata tüketimi, Asya pazarları ve premium segmentlerin etkisiyle büyümeye devam ediyor. Etik, organik ve düşü

 

k şekerli çikolatalar ile sertifikali kakao (Fairtrade, Rainforest Alliance) ürünleri hızla yaygınlaşıyor. Aynı zamanda Fildişi Sahili ve Gana gibi üretici ülkeler, daha fazla katma değer yaratmak amacıyla yerel ögütme (grinding) kapasitesinin payını artırmayı hedefliyor.

Tedarik Zincirinde Sürdürülebilir Dönüşüm

Batı Afrika baskın konumunu korurken, Latin Amerika, özellikle Ekvador, 2027 yılına kadar Gana’yı geride bırakmayı ve yıllık 650 bin ton kakao üretimine ulaşmayi hedefliyor. Avrupa Birliği tarafından zorunlu hale getirilen izlenebilirlik uygulamaları ile Gana ve Fildişi Sahili hükümetlerinin hayata geçirdigi İnsan Onuruna Yakışır Gelir İçin Referans Fiyat (PRRD) mekanizması Gana’da üretici için asgari fiyatı (tarla çıkıs fiyatı) 3.408 ABD doları/tonFildişi Sahili’nde[2]  ise 2.650 ABD doları/ton olarak belirleyerek ayni anda sürdürülebilir ve şeffaf bir tedarik zinciri üzerindeki baskıyı artırıyor.

 

[1] Batı Afrika’ya özgü, kakao ağaçlarını etkileyen endemik bir viral hastalık.

[2] PRRD farkları, COCOBOD ile Coffee and Cocoa Board tarafından belirlenen üretici (fabrika çıkış) fiyatlarının referans fiyatın altında kalması durumunda devreye giriyor.

BAKMADAN GEÇME

  • Tarım Sektörünün İhracattaki Payı Yüzde 15,3’e Ulaştı

    Tarım sektörü, 2025 yılında 36,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Bu rakamın içinde mobilya, kağıt ve orman ürünleri de yer aldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, sektörün ihracatı bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,6 artış göstererek 36,4 milyar doların üzerine çıktı. Tarım sektörünün toplam ihracattaki payı ise yüzde 15,3 olarak kaydedildi.

  • Trump’ın Tarife Tehdidi Almanya Otomotiv Hisselerini Sarsıyor: Mercedes ve BMW Hisselerini Etkiledi

    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland konusundaki taleplerine karşı çıkan sekiz Avrupa ülkesine yönelik tarife tehditleri, Almanya’da özellikle otomotiv sektöründe ciddi bir dalgalanmaya yol açtı. Frankfurt Borsası’nda işlem gören önde gelen Alman otomobil üreticilerinin hisseleri, yatırımcıların artan endişeleriyle birlikte keskin değer kayıpları yaşadı. Buna göre, Mercedes-Benz hisseleri %2,7, BMW %3,35, Porsche %2,88 ve Volkswagen %3,64 oranında düştü.

  • Garanti BBVA Portföy’den Rekor Büyüklük: Yatırımcı Güveniyle 1 Trilyon Lira

    Garanti BBVA Portföy, yönettiği yatırım fonlarının toplam büyüklüğünün 1 trilyon lirayı geçtiğini açıkladı. Bankadan yapılan bilgilendirmeye göre, 15 Ocak tarihli TEFAS verilerine göre, şirketin portföy yönetimindeki yatırım fonlarının toplam değeri 1 trilyon lirayı aşarak sektörde önemli bir dönüm noktasına ulaştı.

  • Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Kasım’da Azaldı

    Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Kasım ayı itibarıyla bir önceki aya göre %1,3 azalarak 163,7 milyar dolar seviyesine geriledi.

  • Japonya’nın İlk Kadın Başbakanı Takaichi, Erken Seçime Gidiyor

    Ekim ayında Japonya’nın ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi’den dikkat çeken bir adım geldi. Japon Başbakan Takaichi, bugün yaptığı açıklamada erken seçim kararı aldığını duyurdu. Kendisinin Liberal Demokrat Parti’deki (LDP) lider değişikliği sonucunda başbakan olduğunu ve Japonya Inovasyon Partisi (JIP) ile yeni bir koalisyon hükümeti kurduğunu hatırlatan Takaichi, "Bu kapsamda uygulayacağımız politikaların çoğu, LDP’nin son Temsilciler Meclisi seçimlerindeki kampanya vaatleri arasında yer almamıştı" dedi.

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

Benzer Haberler