Sosyal Medya

Güldem Atabay

Güldem Atabay: Büyüme güçlendi, enflasyon neden düşmeyecek

Mevcut gidişat eşliğinde %50 civarı bir TÜFE enflasyonu 2024 sonu için %36’ya göre çok daha gerçekçi görünüyor.    2025 sonu %14 hedefi ve 2026’da tek haneli enflasyon hedeflerini ise tartışmaya dahi gerek yok şu aşamada.

Güldem Atabay: Büyüme güçlendi, enflasyon neden düşmeyecek

Türkiye ekonomisinin büyüme ve enflasyon arasındaki amansız savaşı devam ediyor. Önce açıklanan somut veriler üzerinden gidelim. Ardından da yazının ikinci bölümünde bu verilen genel makroekonomik çerçeve içinde nereye oturduğunu anlatmaya çalışalım.

Büyüme güçlenerek devam etti

Türkiye ekonomisi 2023’ün son çeyreğinde önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,0 büyüdü ve medyan beklenti %3,6’nın üzerinde açıklandı. Böylece, 2023 yılı büyüme oranı %4,5 oldu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH önceki çeyreğe göre %1,0 arttı. Seçim dönemi 2023 ikinci çeyrekte %3,6’ya yükselen çeyrekten değişim üçüncü çeyrekte %0,3’e yavaşlamıştı.

Kısaca, 2023 son çeyrekte büyüme yeniden kuvvet kazandı.  

Son dört çeyrek milli gelir toplamının dolar karşılığı 1 trilyon 119 milyar dolar ile tarihi yeni zirve oluşturdu. Böylece kişi başına düşen milli gelir de 13.110 dolarla 2022’deki 10.655 doların %24,9 üzerine çıktı.

TÜİK, 2018 sonrası seride dolar cinsi yıllık GSYH hesabını yaparken kullandığı “ithalata göre ağırlıklandırılmış günlük TCMB döviz kuru” yerine 2023’te “Dış Ticaret İstatistiklerinden elde edilen ithalat döviz kurunu” kullandığını açıkladı. 

Büyümenin kaynağı özel tüketim, sanayi güç kaybediyor

Türkiye ekonomisinde enflasyon yaratan aşırı iç tüketime dayalı büyüme resminde 2023 son çeyrek itibarıyla kayda değer bir değişim bulmak zor.

Üretim tarafında son çeyrekte inşaat, hizmetler ve finans sektörü dikkat çekiyor. Sanayideki çeyrekten çeyreğe daralma ise dikkat çekici.

Sektörler açısından toplam katma değerdeki bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişim, ana sektörler için; Tarım +%0,5, Sanayi +%1,9, İmalat Sanayi +%1,7, İnşaat +%10,8, Hizmetler +%3,0, Finans +%7,4 ve Gayrimenkul Faaliyetleri +%2,8’de.

Büyümenin ana eğilimini çeyrekten çeyreğe sektörel büyüme oranları daha iyi yansıtır.

Bu açıdan Tarım +%0,1 ile zayıf. Sanayi sektörünün önceki çeyreğe göre %0,8 daralması üretimi bacağının güç kaybettiğini gösteriyor. Üçüncü çeyrekte %0,8 daralan inşaat sektörü son çeyrekte %6,5 sıçrama yapmış durumda. Hizmetler de üçüncü çeyrekte %1,1 daralmanın ardından son çeyrekte yeniden %1,1 büyüdü.  Finans 2023 ilk çeyrekte hızla %4,4 zıplamanın ardından sene içinde ivme kaybederken, son çeyrekte büyümesini güçlendirerek %1,1’e ulaştı.

Harcamalar yöntemiyle yapılan büyüme hesabındaysa, özel tüketiminin üçüncü çeyrekte sert yavaşlamasının ardından 2023 son çeyrekte sıçrama yaptığını görüyoruz. Son çeyrekte hanehalklarının nihai tüketiminin büyüme oranına katkısı +6,7 puan. Yatırım harcamaları da kuvvetli devam ediyor ve büyümeye katlısı 2,6 puan. İthalat artışının ihracat artışı hızının üzerinde seyretmesiyle net dış talep büyümeye eksi yönde 0,6 puan katkı yaptı.  Şaşırtıcı olmayan şekilde stoklarda izlenen gerileme de büyümeyi 5,0 puan gibi önemli ölçüde aşağıya çekiyor.

Hanehalkı tüketim talebinin yüksek ve yükselmekte olan enflasyon beklentileri veri iken yeniden dayanıklı tüketim mallarına olan talebine yöneldiğini görüyoruz. Dayanıksız tüketim malları gibi zorunlu harcamalarda ise 2023 ilk yarısına kıyasla önemli zayıflama izleniyor.

Harcamaların son çeyrekte ana gruplarına göre yıllık değişimler; hanehalklarının nihai tüketimi +%9,3, devletin nihai tüketim harcamaları +%1,7, özel ve kamu toplamı gayrisafi sabit sermaye +%10,7, mal-hizmet ihracatı +%0,2 ve mal-hizmet ithalatı +%2,7 olarak açıklandı.

Deprem inşaat yatırımlarını güçlendirdi, makine yatırımları güçlü devam

GSYİH hesapları içinde TÜİK toplam gayrisafi sabit sermaye oluşumunda özel ve kamu sektörlerinin detaylarını açıklamıyor. Ancak verdiği tablolar içinden, yatırımların makine ve inşaat olarak ayrıma ulaşmak mümkün.

Burada izlenen durum da makine-teçhizat yatırımlarının yıllık %14,0 artışla büyümeye devam ederek 2019 son çeyreğinden daralma izlenmeden olumlu yönde ilerlediği.

6 Şubat depremleri ardından da inşaat yatırımlarının yılın son iki çeyreğinde sırasıyla yıllık %8,0 ve %7,5 büyüyerek güçlendiği.

Ücretli kesimin büyümeden aldığı pay yine düşüşte

Son söz olarak da, Türkiye ekonomisinin son çeyrekte %4 büyürken, emek-sermaye arasındaki paylaşımın emek aleyhine yeniden kötüleştiğini de not etmek önemli. Hükümetten gelen açıklamalara göre ücretlerin enflasyon düzenlemesi 2024 yılında tek sefer olarak sene başında yapılacak. Başka ifadeyle 2024 ortasında %65 civarında olması beklenen TÜFE enflasyonu karşısında reel ücretler eritilecek. Bu durumda, 2024 ilk çeyrek ötesinde ücretli kesimin yaratılan katma değerden aldığı payın üst üste her çeyrek kötüleşmeye devam edişine tanık olacağız.

Gelir yöntemiyle GSYH bileşenlerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payları, IV. Çeyrek: Ekim-Aralık, 2023

Büyüme nereye, enflasyon ne yöne?

Haziran-Aralık 2023’te %8,5’tan %42,5’e hızla faiz artıran merkez bankası açısından büyümenin son çeyrek 2023’te yeniden iç talep üzerinden hareketlenmesi 2024 sonu %36 enflasyon hedefine yönelme açsından iyi bir gelişme değil.

Daha kısa ifadeyle, “yeniden dengelenme” yeterli düzeyde değil. Ocak ayı TÜFE enflasyonunun %6,7 seviyesi de bunun kanıtı zaten.

Bunun temel nedenlerinden önemli bir tanesi enflasyonun 2023 sonundaki %64 seviyesinden Mayıs 2024’e kadar yıllık %70’in üzerine çıkılacağı hesapları. TCMB’nin de kabul ettiği bir beklenti bu üstelik. Tüketicinin “yarın daha pahalı” olacağını düşündüğü dayanıklı tüketim malı talebini “bugüne çektiği” döngünün devam ettiğini görüyoruz son çeyrek büyüme verilerinden.

Dolayısıyla büyüme hızının enflasyonu dizginleyecek şekilde 2024 ilk çeyrekte önemli ölçüde zayıflaması beklenmiyor. PMI ve tüketici güven endeksleri Ocak-Şubat verileri açısından güçlenme yönünde. Tüketimin canlı olduğunu gösteren şekilde perakende, hizmet sektörleri güven endeksleri artışta, inşaat sektörü ise daha uzun çeyrekler boyunca deprem ardı faaliyetlerle büyüme yönünde kalacak görüntüde. Dış ticaret verileri içinde ocak ayında tüketim ithalatının büyümeye çift hanede devam etmesi de önemli.

Kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi ise sanayi üretiminde daralmanın devam edeceğini gösteren yönde önceki çeyreğe göre daha zayıf.

2024 ilk çeyrek itibarıyla genel beklenti seçim ekonomisinin mali tarafta devrede olacağı. Yerel seçimlerin ardından ise para politikasındaki mevcut sıkılaşmaya maliye politikasının eşlik edeceği.  Yerel seçimlere kadar faiz artışlarına ara veren TCMB’nin faiz artırması zor bir adım. Bu da mevcut politika faizini enflasyonun gerinde tutmaya devam ediyor. TCMB tüm adımlarına rağmen halen “kaçanı kovalıyor” ve politik etkilerden arınmış bir duruşa sahip olarak algılanmıyor.

31 Mart yerel seçimlerinin ardından para politikası yerine kamu maliyesinde bir sıkılaşma dönemi bekleniyor. Fakat beklenen mali sıkılaştırmanın yine ek vergiler yoluyla geleceği düşüncesi hâkim. Basına yansıyan kayda değer bir harcamalarda kısılma planı ortada yok.

Dış talep özellikle 2024 son çeyrek itibarıyla Türkiye ekonomisinde büyümeye katkı verecek seyre bürünecek. Net dış ticaretin büyümeye katkısı 2024 sonunda yeniden pozitife dönecek Bunlar büyümenin olumlu yanları.

TCMB’nin Enflasyon Raporu’nda dikkat çeken çıktı açığı beklentisinin aksine 2024 sonu GSMH yine OVP hedefi %4 seviyesine %3,5-4 aralığında kalarak yakın olacak görüntüde. En azından Mart 2024 başı itibarıyla öyle. Enflasyonda baz etkisinden öteye düşüş beklemeye ancak büyümenin potansiyel seviye görünen %3,5 ve altında seyretmesi halinde başlayabiliriz.

Mevcut gidişat eşliğinde %50 civarı bir TÜFE enflasyonu 2024 sonu için %36’ya göre çok daha gerçekçi görünüyor.   

2025 sonu %14 hedefi ve 2026’da tek haneli enflasyon hedeflerini ise tartışmaya dahi gerek yok şu aşamada.

BAKMADAN GEÇME

  • ABD’de Üretici Enflasyonu Kasım Ayında Enerji Maliyetlerinin Etkisiyle Artış Gösterdi

    ABD’de üretici enflasyonu, enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle kasım ayında yükseliş kaydetti. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) açıkladığı verilere göre, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kasım ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 artarak beklentilere paralel gerçekleşti. Bir önceki ay ÜFE yüzde 0,1 oranında artış göstermişti.

  • Grönland: Buzların Altındaki Büyük Satranç

    Haritalarda beyaz ve ıssız bir alan gibi görünen Grönland, iklim değişikliğiyle birlikte 21. yüzyılın en kritik jeopolitik cephelerinden birine dönüşüyor. Eriyen buzullar yalnızca yeni deniz yollarını değil, büyük güç rekabetinin askeri, ekonomik ve teknolojik fay hatlarını da ortaya çıkarıyor. Danimarka’nın hukuki egemenliğine rağmen, adanın güvenliği fiilen ABD’nin stratejik şemsiyesi altında şekilleniyor. Rusya ve Çin’in Arktik hamleleri ise Grönland’ı küresel satranç tahtasının merkez karelerinden biri haline getiriyor.

  • İran’dan ABD’ye sert uyarı: Trump saldırırsa misilleme gelir, Türkiye de uyarılan ülkeler arasında

    İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın olası bir askeri müdahalesine karşı bölge ülkelerini açık şekilde uyardı. Tahran yönetimi, Washington’un İran’a yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde, ABD’nin Orta Doğu’daki üslerinin hedef alınacağını bildirdi. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkiliye göre bu uyarı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’ye de iletildi. Artan gerilim nedeniyle ABD, Orta Doğu’daki bazı askeri üslerinden personel çekmeye başladı.

  • “Kaynak milliyetçiliği” altını 5.000 dolara, gümüşü 100 dolara taşıyabilir

    Küresel piyasalarda altın ve gümüş, 2025’i rekorlarla kapattıktan sonra 2026’ya da son derece güçlü bir başlangıç yaptı. Yatırımcılar, arz kısıtları, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının bağımsızlığına ilişkin endişelerin etkisiyle değerli metallerde yeni zirvelerin gündeme gelebileceğini düşünüyor. Bazı piyasa oyuncularına göre, bu yıl altın 5.000 doları, gümüş ise 100 doları test edebilir.

  • Enflasyonla Mücadelede Sona Yaklaşılırken Sanayi Devleri 2026’ya Umut Bağladı

    Türkiye’de yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları, son iki yılda sanayi sektörünü ağır bir baskı altına aldı. Vestel, SASA ve Arçelik gibi sanayi devleri yüksek faiz, güçlü TL ve zayıf iç talep nedeniyle ciddi zararlar açıklarken, 2026 yılına doğru daha dengeli bir makro görünümle birlikte kademeli bir toparlanma beklentisi güçleniyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde iflaslar ve konkordato başvurularında yaşanan rekor artış, reel sektörün kırılganlığının sürdüğüne işaret ediyor.

  • Enflasyon Kıskacındaki Türkiye’de Yeni Trend: Son Kullanma Tarihi Yaklaşan Ürünler Satan Marketler

    Türkiye’de uzun süredir devam eden yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştiriyor. Alım gücü hızla gerileyen orta gelirli şehirli kesim, daha ucuz gıdaya erişim için alternatif kanallara yönelirken, ülkede ilk kez “salvage grocery” olarak bilinen, son kullanma tarihi yaklaşan ya da tavsiye edilen tüketim tarihini aşmış ürünleri satan market zincirleri ortaya çıkıyor. Bu alandaki öncü girişimlerden biri olan Yenir, kısa sürede büyüme hedefleri ve yatırımcı ilgisiyle dikkat çekiyor.

  • Türkiye’nin Dev Tekstil Markasıydı: O da Ekonomik Kriz Karşısında Konkordato Başvurusunda Bulundu

    Türkiye’nin köklü tekstil firmalarından Famateks Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu. Ev, otel, plaj ve promosyon tekstilleri üreten ve 25 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren şirket; başta ABD olmak üzere Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Japonya’ya ihracat yapıyordu.

  • AB Komisyon Başkanı Von der Leyen Duyurdu: Ukrayna’ya AB’den 90 Milyar Euro’luk Destek Paketi Sağlanacak

    Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin 2026-2027 döneminde Ukrayna’ya toplam 90 milyar euro finansman sağlayacağını açıkladı. Von der Leyen, bu tutarın 60 milyar eurosunun askeri destek, 30 milyar eurosunun ise bütçe desteği olarak ikiye bölüneceğini belirtti.

  • Formül Plastik Payları Yarın Borsada İşlem Görmeye Başlıyor, 9 Endekse Dahil Edilecek

    Halka arz süreci, 7-9 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen talep toplama işleminin ardından yatırımcılara pay dağıtımı ile tamamlandı. Formül Plastik’in payları yarından itibaren işlem görmeye başlayacak ve Borsa İstanbul tarafından 9 farklı endekse dahil edilecek.

  • Riskli Varlıklar Parlıyor: Kripto Piyasasında Ralli Sürecek mi?

    Bitcoin, haftalarca dar bir fiyat aralığında işlem gördükten sonra yaklaşık iki ayın en yüksek seviyesine çıkarak riskli varlıklar ve değerli metallerdeki genel ralliyi takip etti. Bu yükseliş, yatırımcıların alternatif varlıklara yönelmesi ve jeopolitik belirsizliklerin destekleyici etkisiyle gerçekleşti.

  • Allianz Commercial 2026 Risk Barometresi: Siber Tehditler Zirvede, Yapay Zekâ Hızla Yükseliyor

    Allianz Commercial tarafından hazırlanan yıllık küresel iş dünyası riskleri araştırması, Allianz Risk Barometresi’nin 15. sayısını yayımladı. 97 ülke ve bölgeden, 23 farklı sektörde görev yapan 3 bin 338 risk yönetimi uzmanının görüşleriyle oluşturulan rapora göre, 2026 yılında siber olaylar, özellikle fidye yazılımı saldırıları, tüm şirketler için art arda beşinci kez en büyük risk olarak öne çıktı.

  • Sürücüler Dikkat: 2026 Trafik Sigortası Fiyatları Açıklandı

    2026 yılı trafik sigortası primleri belli oldu ve milyonlarca araç sahibini doğrudan ilgilendiriyor. Ocak ayından itibaren geçerli olacak tarifede, aylık maksimum artış oranı yüzde 0,66 olarak belirlendi. Yeni tarifede, araç sahibinin hasar geçmişi, araç tipi ve bulunduğu il prim tutarlarını önemli ölçüde etkiliyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral’dan “Gümrük Düzenlemesi” Açıklaması

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral, ‘gümrük düzenlemesine’ dair bir paylaşım yaptı. Saral, “Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır. Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Benzer Haberler