Sosyal Medya

Borsa

Anadolu Hayat Emeklilik GM Atalay: “Toplam fon büyüklüğümüz yıl başına göre yüzde 77,2 arttı”

Anadolu Hayat Emeklilik, 2023 yıl sonu finansal sonuçlarına göre, bir önceki yıla kıyasla aktif büyüklüğünü yüzde 80 artırdı. Aktif büyüklüğü 162,7 milyar TL’ye ulaşan şirketin özkaynakları ise 6,3 milyar TL olarak gerçekleşti...

Anadolu Hayat Emeklilik GM Atalay: “Toplam fon büyüklüğümüz yıl başına göre yüzde 77,2 arttı”

Anadolu Hayat Emeklilik, 2023 yıl sonu finansal sonuçlarını açıkladı. Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki toplam fon büyüklüğü 134 milyar TL’yi aşan Anadolu Hayat Emeklilik, geçtiğimiz yıla göre aktif büyüklüğünü yüzde 80 oranında artırdı.

Anadolu Hayat Emeklilik, 2023 yıl sonu finansal sonuçlarına göre, bir önceki yıla kıyasla aktif büyüklüğünü yüzde 80 artırdı. Aktif büyüklüğü 162,7 milyar TL’ye ulaşan şirketin özkaynakları ise 6,3 milyar TL olarak gerçekleşti.

Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Murat Atalay, 2023 yıl sonu finansal sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede; “Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörleri 2023 yılında da büyümeye devam etti. Emeklilik Gözetim Merkezi’nin 31 Aralık 2023 tarihli verilerine göre, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) toplam fon büyüklüğümüz yıl başına göre yüzde 77,2 oranında artarak 134 milyar TL’yi, katılımcı sayımız ise yüzde 15,2 oranında büyüyerek 2,8 milyonu aştı. Bunun yanı sıra şirketimiz, sayısı 1,4 milyonu aşan gönüllü BES katılımcısı ve 7,1 milyar TL’yi aşan otomatik katılım fon büyüklüğü tutarı ile bu yılı da her iki kategoride özel sermayeli şirketler arasında lider olarak tamamladı. Hayat sigortası prim üretimimiz, 2023 yıl sonunda geçen yılın aynı dönemine göre 2 kat artarak 7,1 milyar TL’ye ulaştı. Aktif büyüklüğümüz 162,7 milyar TL, özkaynaklarımız ise 6,3 milyar TL seviyesinde gerçekleşti” şeklinde açıklama yaptı.

“Anadolu Hayat Emeklilik olarak, sektörde çocuklara yönelik ilk ürün olma özelliğini taşıyan “Çocuğum için BES” ile 262 bin çocuğa ulaştık”

31 Aralık 2023 itibarıyla, 18 yaş altı müşteri grubunda 262 bin katılımcı ve 3,2 milyar TL fon büyüklüğüne ulaştıklarını ifade eden Atalay, “Katılımcı sayısında yüzde 25,7, fon büyüklüğünde ise yüzde 26’lık pazar payı ile liderliğimizi koruduk. 2023 yılında, bir önceki seneye göre yüzde 12,2’lik artışla toplamda 4,8 milyon müşteri sayısına ulaştık. Bireysel Emeklilik Sistemi’nin 20. yılını geride bıraktığımız 2023 yılında, dijitalleşme ve sürdürülebilirliği ön planda tutarak yaptığımız yenilikçi uygulamalarımızla sektöre öncülük etmeye devam ettik. Bireylerin finansal geleceklerini güvence altına alırken sorumlu iş yapma anlayışımızı sürdürdük. Müşterilerimize dijital kanallar üzerinden sunduğumuz ürün ve hizmet çeşitliliğini artırarak onlara kusursuz bir deneyim yaşatmayı hedefledik. Farklı sektörlerdeki firmalar ve ekosistemler ile iş birliği yaparak kanal çeşitliliğimizi zenginleştiriyor, dijitalleşme yolculuğumuzda ilerliyoruz” diye konuştu.

“Ülke ekonomisine katma değer yaratmaya devam edeceğiz”

Marketing Türkiye ve Akademetre tarafından düzenlenen, müşterileri için en iyi deneyimi tasarlayan markaların ödüllendirildiği Alfa Awards’ta, bu yıl beşinci kez Bireysel Emeklilik kategorisinde Yılın Tüketici Markası seçildiklerini vurgulayan Atalay, “Capital Dergisi öncülüğünde, Deutsche Telekom’un katkıları ve Zenna Araştırma ve Danışmanlık iş birliğiyle hazırlanan güvenilir şirket olma, finansal sağlamlık, iletişimde şeffaflık, müşteri memnuniyeti, çalışanına değer verme ve kurumsal sosyal sorumluluk gibi birçok kriteri inceleyen ‘İş Dünyasının En Beğenilen Şirketleri’ araştırmasında bireysel emeklilik sektörünün en beğenilen şirketi ödülüne layık görüldük. Happy Place to Work ve Capital Dergisi iş birliğinde yürütülen Türkiye’nin En Mutlu İş Yerleri Araştırması’nda, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sektöründe en mutlu iş yeri seçildik ve ‘Olağanüstü Çalışan Deneyimi’ sertifikasını aldık.

Cumhuriyetimizin 100. yılını ve şirketimizin 33. yılını kutladığımız 2023 yılında, toplumsal kalkınma ve bireylerin tasarruf alışkanlıklarına katkı sağlayacak olan uygulamaları üst seviye müşteri deneyimi ile sunmuş olmanın gururunu yaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun finansal çözümleri sunmaya, daha da çok çalışarak ülke ekonomisine katma değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi.

BAKMADAN GEÇME

  • Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Kasım’da Azaldı

    Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Kasım ayı itibarıyla bir önceki aya göre %1,3 azalarak 163,7 milyar dolar seviyesine geriledi.

  • Japonya’nın İlk Kadın Başbakanı Takaichi, Erken Seçime Gidiyor

    Ekim ayında Japonya’nın ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi’den dikkat çeken bir adım geldi. Japon Başbakan Takaichi, bugün yaptığı açıklamada erken seçim kararı aldığını duyurdu. Kendisinin Liberal Demokrat Parti’deki (LDP) lider değişikliği sonucunda başbakan olduğunu ve Japonya Inovasyon Partisi (JIP) ile yeni bir koalisyon hükümeti kurduğunu hatırlatan Takaichi, "Bu kapsamda uygulayacağımız politikaların çoğu, LDP’nin son Temsilciler Meclisi seçimlerindeki kampanya vaatleri arasında yer almamıştı" dedi.

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

  • Konut Fiyat Endeksi 2025’te Reel Olarak Geriledi

    Konut Fiyat Endeksi, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 29 yükseldi. Ancak endeks, 2025 yılı genelinde reel olarak yüzde 1,4 oranında değer kaybetti.

  • Suriye’de Kürt otonomisine darbe

    Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.

  • Çin Ekonomisinde Momentum Kaybı: %5 Büyüme Hedefi Tutsa da İç Talep Alarm Veriyor

    Çin ekonomisi 2025’te hükümetin “yaklaşık %5” büyüme hedefini tutturmasına rağmen yılın son çeyreğinde belirgin bir ivme kaybı yaşadı. Sanayi üretimi görece güçlü seyrini korurken, perakende satışlar ve yatırımlar beklentilerin altında kaldı. Veriler, ihracata dayalı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretlerini artırırken, iç talepteki zayıflığın derinleştiğine işaret ediyor.

Benzer Haberler