Sosyal Medya

Döviz

Robin Brooks: Dolar kral, Gelişen Ülkeler zora girecek

Diğer gelişmekte olan piyasalar için bu kadar büyük bir değer kaybı deprem etkisi yaratacak. Asya genelinde para birimleri Renminbi ile birlikte düşecek. Bu da gelişmekte olan piyasaların para birimlerini aşağı çekecek. Emtia fiyatları da iki nedenden dolayı düşecek.

Robin Brooks: Dolar kral, Gelişen Ülkeler zora girecek

ABD seçimleri uzun soluklu bir dolar rallisinin başlangıcı olabilir ancak piyasalar bunu henüz anlamadı. ABD’de daha gevşek maliye politikası beklentileri, büyüme beklentilerini yükseltiyor, borsayı canlandırıyor, dünyanın geri kalanına karşı yüksek kalacak ABD faiz oranları ise doları destekliyor.

Ancak gelecek Trump vaat ettiği gümrük  tarifelerini tamı tamına  uygularsa daha büyük şoklar ufukta. 2018’de ABD’nin Çin’den ithal ettiği her şeyin yarısına yüzde 25 oranında gümrük vergisi koymasının ardından renminbi dolar karşısında yüzde 10 düştü.  Sonuç olarak, ABD’de dolar cinsinden ithalat fiyatları çok az değişti ve gümrük vergileri, Kovid-19 salgını öncesi düşük enflasyon dengesini bozma konusunda çok az şey yaptı.

Eğer ABD daha fazla ve belki de çok daha büyük gümrük vergileri uygularsa, Renminbi’nin değer kaybetmesi acil bir durum haline gelecektir. Bunun nedeni, Çin’in tarihsel olarak halkında devaluasyon beklentileri ortaya çıktığında derhal sermaye kaçışına karşı katı tedbirler alması, yani bir gecede devaluasyon. Bu durum 2015 ve 2016’da gerçekleştiğinde, Çin’in resmi döviz rezervlerinde 1 trilyon dolara mal olan büyük çıkışlara yol açtı.

 

Belki o zamandan bu yana sermaye akışı üzerindeki kısıtlamalar sıkılaştırılmıştır, ancak bu olaydan alınacak ana ders, hane halklarının devaluasyon öngörüp  dövize kaçmaması için renminbide önden yüklemeli, büyük bir düşüşe izin verilmesidir. ABD  gümrük tarifeleri ne kadar kapsamlı olursa, bu mantık da o kadar önemli hale gelir.

Çin’den yapılan tüm ithalatlara uygulanan yüzde 60’lık gümrük vergisini ele alalım; bu rakam, Trump’ın kampanya sırasında öne sürdüğü  rakam. 2018’den itibaren yürürlükte olan tarifeleri  de hesaba katarsak, ABD ithalat fiyatlarını sabit tutmak için Renminbi’nin dolar karşısında yüzde 50 oranında düşmesi gerekebilir. Çin, bu oranı azaltacak misilleme niteliğinde gümrük vergileri uygulamaya koysa bile, gerekli olan renminbi değer kaybının boyutu muhtemelen eşi benzeri görülmemiş bir boyutta olacaktır.

 

Diğer gelişmekte olan piyasalar için bu kadar büyük bir değer kaybı deprem etkisi yaratacak. Asya genelinde para birimleri Renminbi ile birlikte düşecek. Bu da gelişmekte olan piyasaların para birimlerini aşağı çekecek. Emtia fiyatları da iki nedenden dolayı düşecek. Birincisi, piyasalar bir ticaret savaşını ve onunla birlikte gelen tüm istikrarsızlığı küresel büyüme bağlamında olumsuz  bir şok olarak görecek. İkincisi, küresel ticaret dolar cinsinden yapılıyor; bu da gelişmekte olan piyasaların dolar yükseldiğinde satın alma gücünü kaybetmesi anlamına geliyor. Finansal koşullar aslında sıkılaşacak ve bu da emtialar üzerinde baskı yaratacak. Bu gelişme emtia ihracatçılarının para birimleri üzerindeki değer kaybı baskısını artıracaktır.

Böyle bir ortamda, gelişmekte olan piyasalardaki çok sayıda dolar çıpası uygulayan Merkez Bankaları özellikle savunmasız durumda. Pek çok sabit kıymet patlayıcı devalüasyon riskiyle karşı karşıya kalacak. Dikkate değer riskli ülkelerin başında Arjantin, Mısır ve Türkiye yer alıyor.

 

Gümrük tarifeleri, büyümeyi gelişmekte olan piyasalardan ABD’ye geri kaydıran bir süreç olarak küreselleşmeden kurtulmanın yebir bir dışavurumu. Bu aynı zamanda dolar açısından da olumlu. Son olarak, artan jeopolitik risk, emtia fiyatlarını daha değişken hale getirerek ekonomik şokların görülme sıklığını artırıyor. Bu da tamamen esnek döviz kurlarını artık geçmişe göre daha değerli kılıyor.

İyi haber şu ki gelişmekte olan piyasalar için politika reçetesi açık: Döviz kurunuzun serbestçe dalgalanmasına izin verin ve çok büyük bir dış şoka karşı dengeleyici bir rol üstlenin. Bu fikre karşı çıkış, büyük değer kayıplarının enflasyonu artırabileceği, ancak gelişmekte olan piyasalardaki merkez bankalarının bu durumla daha iyi başa çıkma konusunda daha iyi hale gelmesidir. Çoğunlukla Kovid enflasyon şokunu G10 muadillerine göre daha iyi atlattılar ve faiz oranlarını daha erken ve daha hızlı yükselttiler. Kötü haber ise dolardaki bir başka büyük yükselişin gelişmekte olan piyasalardaki yerel para cinsinden borç piyasalarına kalıcı zarar verebileceği.

Bu ekonomiler, son on yılda dolarda yaşanan büyük yükselişin, yabancı yatırımcıların kendi para birimlerine dönüş yaparken elde ettikleri getirileri ortadan kaldırması nedeniyle zaten sıkıntı yaşadı. Dolardaki bir başka büyük yükseliş bu varlık sınıfına daha fazla zarar verecek ve gelişmekte olan piyasalarda faiz oranlarını artıracaktır. Bu durum, bu ekonomilerin bütçelerini akıllıca ve önceden önlem alarak yapmalarını daha da zorunlu hale getiriyor.

 

 

Robin Brooks, IFC eski başekonomisti. Halen Brookings Institute’da  araştırma görevlisi

 

Kaynak:  FT, Big changes are coming for dollar and emerging markets

 

 

 

 

BAKMADAN GEÇME

  • DİSK’ten Çarpıcı Rapor: Kaç Kişinin Maaşı Asgari Ücretin Altında Kaldı?

    Kamuoyunun gündemi asgari ücret artışına odaklanmışken, maaşlarda yaşanan erime, halkın yoksulluk seviyesini bir kez daha gözler önüne serdi. Asgari ücret zamları için masalar kurulurken, Türkiye’nin çalışma hayatına dair çarpıcı bir tablo ortaya çıktı. Artık “Maaşım asgari ücretin üzerinde” diyenlerin sayısı hızla azalıyor.

  • Konut Zamları Halkı Zorluyor: Mega Kentlerde Kira Fiyatları Patladı

    Kasım 2025 itibarıyla Türkiye genelinde daire nitelikli konutların ortalama kira bedeli 23.805 TL’ye ulaştı. Ülke genelinde kiralardaki yıllık artış oranı %27,82 olarak kaydedildi ve bu oran, Kasım ayındaki %31,07’lik yıllık enflasyonun altında kaldı.

  • Cumhuriyetin Köklü Kurumu TMO, Rekor Seviyede Zarar Açıkladı

    Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2023’te 675 milyon TL kâr elde ederken, 2024 yılında 12 milyar TL zarara uğradı. Bu borca rağmen aynı dönemde üstelik buğday ve mısır üretimi azaldı; çiftçilerin bankalara olan borcu ise 1 trilyon TL’yi aştı. 

  • OSD Verileri Yayımladı: Yerli Araç Payı Artıyor, Otomobil Üretimi Hafif Geriledi

    Otomotiv sektörü, 2025 yılının ocak-kasım döneminde ihracatta güçlü bir performans sergiledi. Otomotiv ihracatı adet bazında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 960 bin 989 oldu. Toplam otomotiv sanayi ihracatı ise 37 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

  • Kasım Ayında Merkezi Yönetim Bütçesi 169,5 Milyar TL Fazla Verdi

    Kasım ayında merkezi yönetim bütçesi 169,5 milyar TL fazla verdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, bütçe Kasım ayında bu seviyede fazla kaydetti.

  • İnşaat Üretimi Ekim Ayında Yıllık Yüzde 28 Arttı

    Türkiye’de inşaat üretimi ekim ayında yıllık bazda yüzde 28,0 artış gösterdi. Bir önceki aya ait veri ise yüzde 29,9’dan yüzde 29,8’e revize edildi. İnşaat üretim endeksi, aylık bazda ise yüzde 0,1 oranında geriledi.

  • Hizmet Üretim Endeksi Açıklandı

    Hizmet üretim endeksi, 2025 yılı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 3,4 oranında artış gösterdi. Bu dönemde ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 0,1’lik düşüş yaşanırken, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 5,4 oranında yükseldi. Bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 13,4, gayrimenkul hizmetleri yüzde 14,5 artış kaydetti. Buna karşılık mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 0,5 azalırken, idari ve destek hizmetleri yüzde 2,6 oranında artış gösterdi.

  • TÜİK: Ücretli Çalışan Sayısı Yıllık Yüzde 1 Arttı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Ekim ayına ilişkin ücretli çalışan istatistiklerini yayımladı. Buna göre, sanayi, inşaat ile ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1 artarak 16 milyon 20 bin 394 kişiye ulaştı. Geçen yılın Ekim ayında bu sayı 15 milyon 860 bin 31 olarak kaydedilmişti.

  • Japon Şirketlerinden Güçlü Sinyal: Güven Endeksi 4 Yılın En Yükseğinde

    Japonya’da büyük imalat şirketlerinin iş dünyasına olan güveni, Aralık ayına kadar olan üç aylık dönemde son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) yakından takip edilen Tankan anketi, bankanın bu hafta faiz artırabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.

  • ANALİZ | Borsada zirve testi: Gözler 11.605 seviyesinde

    Piyasalar, TCMB’nin beklentilere paralel 150 baz puanlık faiz indirimi sonrasında yeni bir denge arayışına girdi. Faiz kararının Borsa İstanbul üzerindeki etkisi sınırlı kalırken, bankacılık hisselerindeki satışlar dikkat çekti. BIST 100 Endeksi için kritik eşik olarak öne çıkan 11.605 seviyesi, önümüzdeki günlerde yön tayini açısından belirleyici olacak.

  • SABAH Yorumu: 📉 Küresel Piyasa İştahı Azalıyor

    ABD borsalarındaki düşüş ve AI hisselerindeki sorgulamaların etkisiyle Asya piyasaları haftaya satıcılı başladı. Çin'deki zayıf ekonomik görünüm, merkez bankaları kararları ve kritik ABD verileri öncesinde risk iştahı düşerken, altın/gümüş güvenli liman talebiyle öne çıkıyor.

  • Bu hafta piyasaları neler bekliyor? Faiz indirimi sonrası iç gündem, küreselde yoğun veri trafiği

    TCMB’nin beklentilere paralel 150 baz puanlık faiz indirimiyle birlikte iç piyasalarda dengeli bir görünüm korunurken, küresel tarafta FED’in genişleyici adımları ve Japonya Merkez Bankası’nın olası faiz artışı öne çıkıyor. Yeni haftada bütçe gündemi, PPK tutanakları ve yoğun küresel veri akışı piyasaların ana yön belirleyicisi olacak.

  • CHP’de ‘Gölge Bakanlar’ kadrosu açıklandı

    CHP, 39. Olağan Kurultay’da tüzüğe eklenen Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) kapsamında yeni bir icracı yapılanmaya geçti. “Gölge Kabine” modeli, aktif politika üretmeyi hedefleyen CAO Yürütme Kurulu’na dönüştürülürken, Kerim Rota “gölge Hazine ve Maliye Bakanı” olarak atandı. Yeni yapı, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında çalışacak.

Benzer Haberler